T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018 / 239
KARAR NO : 2018 / 266
KARAR TR : 20.04.2018
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : H.Ç.
Vekili : Av. C.K.
Davalı : Karayolları GenelMüdürlüğü
Vekili : Av. İ.K.
O L A Y : Davacı vekili dava dilekçesindeözetle; 05.08.2013 tarihinde M.Ç.' nin sevk ve idaresindeki 27 L ....plakalı motosikletin arka tarafında oturmak suretiyle Gaziantepİli Araban İlçesi Köklüce Köyü yoluüzerinde seyir halinde iken motosikletin yolda bulunan çukuragirmesi nedeniyle meydana gelen trafik kazası sonucundadavacının yaralanması ve sakat kalması olayındadavalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu iddia edilerek fazlayailişkin haklar saklı kalmak ve kusur oranıylasınırlı olmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi, 20.000,00 TLmanevi zararın 05.08.2013 tarihinden itibaren işletilecek yasalfaiziyle birlikte tazmini istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
GAZİANTEP 2. İDARE MAHKEMESİ: 24/07/2014 gün,E:2014/759, K:2014/647 sayılı; "...2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu'nun "Karayolları GenelMüdürlüğünün Görev ve Yetkileri"başlıklı 7. maddesinde; yapım ve bakımdan sorumluolduğu karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparakönlemleri almak ve aldırmak, tüm karayollarındakiişaretleme standartlarını tespit etmek, yayınlamak vekontrol etmek, trafik ve araç tekniğine ait görüşbildirmek, karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleriincelemek ve onaylamak, yapım ve bakımından sorumlu olduğukarayollarında, İçişleri Bakanlığınınuygun görüşü alınmak suretiyle, yönetmeliktebelirlenen hız sınırlarının üstünde veyaaltında hız sınırları belirlemek ve işaretlemek,trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak, yapım ve bakımından sorumluolduğu karayollarında trafik güvenliğini ilgilendirenkavşak, durak yeri, aydınlatma, yol dışı park yerlerive benzeri tesisleri yapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarcahazırlanan projeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek, yetkilibirimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kaza analizisonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ile işaretlemeyedayalı kaza sebepleri göz önünde bulundurularakönerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak, trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmaküzere, bu Kanunun 13, 14, 16, 17, 18, 47/a ve 65. maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47. maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek, bu Kanunla ve bu Kanunagöre çıkarılmış olan yönetmeliklerleverilen diğer görevleri yapmak, Karayolları GenelMüdürlüğünün görev ve yetkileri olarakbelirlenmiş, 11.01.2011 gün ve 6099 sayılı Kanunladeğişik 110. maddesinde; "İşleteni veya sahibi Devletve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyetverdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundandoğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür.Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir." hükmüne, 11.01.2011gün ve 6099 sayılı Kanunla eklenen Geçici 21.maddesindeise; "Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz." hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının, 05.08.2013tarihinde M.Ç.' nin sevk ve idaresindeki 27 L .... plakalımotosikletin arka tarafında oturmak suretiyle Gaziantep İli Arabanİlçesi Köklüce Köyü yolu üzerinde seyirhalinde iken motosikletin yolda bulunan çukura girmesi nedeniyle meydanagelen trafik kazası sonucunda yaralandığı ve sakatkaldığı, bu kazada davalı idarenin hizmet kusurubulunduğu iddia edilerek 200.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevizararın tazmini istemiyle 06.05.2014 tarihinde davalı idareyebaşvurduğu, başvurusunun cevap verilmemek suretiyle zımnenreddi üzerine fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak ve kusuroranıyla sınırlı olmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi,20.000,00 TL manevi zararın 05.08.2013 tarihinden itibarenişletilecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle 22.07.2014 tarihindebakılan davayı açtığıanlaşılmaktadır.
19.01.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun ile 2918sayılı Kanunun 110. maddesinde yapılan değişikliksonrasında, idarelerin 2918 sayılı Kanunda kendilerine verilengörev ve yetkileri yerine getirmeyerek zarara sebebiyet verdikleriiddiasıyla açılan tazminat davaları adliyargının görev alanına sokulmuş olup, söz konusudeğişikliğin yürürlüğe girdiği tarihtensonra açıldığı anlaşılan işbu davadamahkememiz görevsiz bulunmaktadır”görüşüyle davanın 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Yasasının 15/1-a maddesi hükmüuyarınca görev yönünden reddine dair verdiği kararadavacı vekilince yapılan itiraz Gaziantep Bölge İdareMahkemesinin 03.12.2014 gün ve E:2014/3209, K:2014/3096 sayılıonama kararıyla reddedilmekle kararın kesinleştiğianlaşılmıştır.
Davacı vekili bu kez aynı taleple adli yargı yerinemüracaat etmiştir.
ARABAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 24.02.2016 gün ve E:2015/31, K:2016/30 sayı ile "Dava, trafik kazasından kaynaklananmaddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davalıKarayolları Genel Müdürlüğü'nü hizmet kusurunedeniyle dava etmiştir. Kamu hizmeti görmekle yükümlüolan idareler, kamu hizmeti sırasında verdikleri zararlardandolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildirler. Kamutüzelkişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilengörev ve yetkilerin kullanılması sırasında oluşanzararlar, niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup,bu zararların tazmini amacıyla hizmet kusurlarına dayalıolarak İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun’un 2.maddesi hükmü uyarınca idari yargı yerinde tam yargıdavası ikame edilmesi gerekmektedir. Hukuk Genel Kurulu'nun 04/11/2015tarih 2015/17-86 Esas, 2015/2364 Karar sayılı kararı da buyöndedir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup,mahkemece kendiliğinden (re'sen) dikkate alınmasızorunludur" görüşüyle Davanın Yargı YoluNedeniyle Reddine karar vermiş, karar temyiz edilmiştir.
YARGITAY 17.HUKUK DAİRESİ: 09.02.2017 gün veE:2016/8757, K:2017/1262 sayılı ilamıyla “Dosyakapsamına göre, aynı konuda Gaziantep 2. İdare mahkemesindegörülen dava hakkında da 24.07.2014 gün, 2014/759E-2014/647 K sayılı kararı ile adli yargı yolunungörevli olduğu gerekçesi ile davanın görevyönünden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık Mahkemesi Kanunu'nun 19. maddesinde "Adli,idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelenbir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargımercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevliolduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ilegörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurur ve elindeki işin incelenmesini UyuşmazlıkMahkemesinin karar vermesine değin erteler. Yargı merciince,önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası datemin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte davadosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir."düzenlemesi yer almaktadır.
Bu durumda mahkemece, Uyuşmazlık Mahkemesi Kanunu’nun19. maddesi gereğince işlem yapılması gerekirkenyazılı olduğu gibi hüküm kurulması doğrugörülmemiştir” gerekçesiyle temyizitirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasınakararı vererek dosyayı Araban Asliye Hukuk Mahkemesi'negöndermiştir.
ARABAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 28/03/2018 tarih E:2017/220sayılı "Mahkememizin 2015/31 Esas ve 2016/30 Kararsayılı karan ile yargı yolunun caiz olmaması nedeniyledavanın reddine karar verildiği, bu kararın Yargıtay 17.Hukuk Dairesi’nin 09/02/2017 tarih, 2016/8757 Esas ve 2017/1262 Kararsayılı kararında \..Bu durumda mahkemece, UyuşmazlıkMahkemesi Kanunu’nun 19. maddesi gereğince işlem yapılmasıgerekirken yazılı olduğu gibi hüküm kurulmasıdoğru görülmemiştir...’’ denilmek suretiylekarar bozularak mahkememize iade edilmiştir.
Açıklamalar doğrultusunda; Kamu hizmeti görmekleyükümlü olan idareler, kamu hizmeti sırasındaverdikleri zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabideğildirler. Kamu tüzel kişilerinin yasalar tarafındankendilerine verilen görev ve yetkilerin kullanılmasısırasında oluşan zararlar, niteliği itibariyle hizmetkusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararların tazmini amacıylahizmet kusurlarına dayalı olarak İdari Yargılama UsulüHakkındaki Kanun’un 2. maddesi hükmü uyarınca idariyargı yerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerekmektedir. HukukGenel Kurulu'nun 04/11/2015 tarih, 2015/17-86 Esas, 2015/2364 Karar sayılıkararı da bu yöndedir. Görev kuralları kamu düzenineilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re'sen) dikkatealınması zorunludur. Her ne kadar, Gaziantep 2. İdareMahkemesi’nce görevsizlik kararı verilmiş ve bu kararkesinleşmiş ise de, somut olayımızda idare mahkemeleriningörevli olduğu ve mahkememizin yargı yolu bakımındangörevsiz olduğu kanaati ile Uyuşmazlık Mahkemesi Kanunu'nun19.maddesi gereğince" Mahkememize başvurmuş, başvuru02/04/2018 tarihi itibarıyla kaydedilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN,Birgül KURT ve Turgay Tuncay VARLI’nınkatılımlarıyla yapılan 20.04.2018 günlütoplantısında:
I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; Asliye Hukuk Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, adliyargı dosyasının, ekindeki idari yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yoldameydana gelen ölümlü kaza nedeniyle oluştuğu önesürülen maddi ve manevi zararın tazmin edilmesi istemiyleaçılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde,Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları,hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasınıve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev,yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş, aynı Kanunun, “Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde; “Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunlailgili görev ve yetkileri şunlardır:
a) Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında canve mal güvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b) Tüm karayollarındaki işaretlemestandartlarını tespit etmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
d) Trafik ve araç tekniğine ait görüşbildirmek, karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleriincelemek ve onaylamak,
e) Yapım ve bakımından sorumlu olduğukarayollarında, İçişleri Bakanlığınınuygun görüşü alınmak suretiyle, yönetmeliktebelirlenen hız sınırlarının üstünde veyaaltında hız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f) Trafik kazalarının oluş nedenlerine göreverileri hazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici tekniktedbirleri almak veya aldırmak,
g) Yapım ve bakımından sorumlu olduğukarayollarında trafik güvenliğini ilgilendiren kavşak,durak yeri, aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeritesisleri yapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarcahazırlanan projeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h) Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilentrafik kaza analizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
j) (Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddeleri hükümlerineaykırı hareket edenler hakkında suç veya cezatutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d) bentlerindebelirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanakla belirlemekve gerekli işlemin yapılması için en yakın trafikkuruluşuna teslim etmek,
k) Bu Kanunla ve bu Kanuna göreçıkarılmış olan yönetmeliklerle verilendiğer görevleri yapmaktır.” hükmüne yerverilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreve ilişkinhükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önceidari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2,125 ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ninyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşlarıve bunların görev yetki ve sorumlulukları ileçalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana geldiği ileri sürülen maddi ve manevizararın tazmini istemiyle açılan bu davanın da adliyargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın görüm veçözümü adli yargı yerinin görevinegirdiğinden, Araban Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 28/03/2018 tarih veE:2017/220 sayılı başvurusunun reddi gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Araban Asliye HukukMahkemesi’nin 28/03/2018 tarih ve E:2017/220 sayılıBAŞVURUSUNUN REDDİNE, 20.04.2018gününde Üye Turgay Tuncay VARLI’nın KARŞI OYU veOY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Birgül
KURT
Üye
Turgay Tuncay Varlı
KARŞI OY
03.11.2015 tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün veE:2015/580 K:2015/592 sayılı kararında belirtilmiş olandüşünce doğrultusunda sayın çoğunluğungörüşüne katılamıyorum. 20.04.2018
ÜYE
Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy