T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018 / 232
KARAR NO : 2018 / 263
KARAR TR : 20.04.2018
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece rücuen giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : L. Sigorta A.Ş.
Vekili : Av. G. D.
Davalı : Karayolları GenelMüdürlüğü
Vekilleri : Av. G. T. Av. A. G.
O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil sigortaşirketince sigortalı 07 YH... plakalı aracın, 12/01/2013tarihinde Belek'ten Serik istikametinde giderken Serik OtogarKavşağı'nda karayolunda biriken yağmur suyu nedeniyle hasaraldığını, meydana gelen hasar için onarımıyapan firmaya 15/03/2013 tarihinde 42.923 TL, 28/03/2013 tarihinde ise 1.531,79TL olmak üzere toplam 44.454,79 TL ödemeyapıldığını, bu sebeplerle davalarınınkabulü ile toplam 44.454,79 TL'nin ödeme tarihi olan 15/03/2013tarihinden, 1.531,79 TL'sinin ödeme tarihi olan 28/03/2013 tarihindenitibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline kararverilmesi istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır
SERİK 2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 21.02.2017 gün ve E:2014/525, K:2017/59sayı ile "İdare hukukunda idarenin iki tür sorumluluğukabul edilmektedir. Biri idarenin özel hukuk ilkeleri doğrultusundayaptığı sözleşmelerden kaynaklanan özel hukuksorumluluğu; diğeri ise, idarenin idare hukuku ilkeleridoğrultusunda yapmış olduğu sözleşmeler veidarenin her türlü işlem ve eyleminden kaynaklanan kamu hukukuilkeleri doğrultusunda oluşmuş idare hukukuna özgüsorumluluk türüdür. İdarenin kişilere verdiğizararları tazmin yükümlülüğü, idarenin“hizmet kusuruna (kusurlu sorumluluk)” ve “kusursuz sorumluluğuna”dayanmaktadır.
İdareninkusura dayanan sorumluluğu, uygulamada “hizmet kusuru”kavramı ile anlatılmaktadır. Doktrinde hizmet kusuru; idareninifa ile mükellef olduğu herhangi bir kamu hizmetininkuruluşunda, düzenlenmesinde veya teşkilatında,bünyesinde, personelinde yahut işleyişinde bir takımaksaklık, hukuka aykırılık, bozukluk, düzensizlik,eksiklik, sakatlık veya ihmalin ortaya çıkması,şeklinde tanımlanmaktadır
Hizmetkusurunun üç durumda varlığı hem yargıiçtihatları hem de öğreti tarafından kabuledilmiştir. Bu üç durum; hizmetin hiç işlememesi,hizmetin geç işlemesi ve hizmetin kötü işlemesidir.
Bunagöre idare kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiile nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminleyükümlü olup, İdari Yargılama UsulüKanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdari YargıYetkisinin Sınırı” başlıklı 2. maddesinin1. fıkrasının “b” bendi gereğince“İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar” idari yargı yerinde tamyargı davası açabilecektir. Yine İYUK 15/I-a maddesindeise, adli yargının görevli olduğu konulardaaçılan davaların reddine karar verileceği de hükmebağlanmıştır.
2918sayılı KTK’nın 11.01.2011 tarih ve 6099 sayılıKanun’un 14. maddesi ile değişik “Görevli ve YetkiliMahkeme” başlıklı 110. maddesinin 1. fıkrası‘‘İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleriuygulanıl hükmünü içermektedir.
2918sayılı KTK’da hukuki sorumluluğa ilişkindüzenlemeler “Hukuki Sorumluluk ve Sigorta”başlıklı 8. kısımda 85 ve devamı maddelerinde yeralmaktadır. 85. maddenin 1. fıkrası “Bir motorluaracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veyayaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebepolursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veyaişletme adı altında veya bu teşebbüs tarafındankesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni vebağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğanzarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar ”şeklindedir.
Bununyanında yine Kanunun “Devlete ve Kamu Kuruluşlarına AitAraçlar” başlıklı 106. maddesi “Genelbütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelere, ilözel idarelerine ve belediyelere, kamu iktisadi teşebbüslerineve kamu kuruluşlarına ait motorlu araçların sebepoldukları zararlardan dolayı, bu Kanunun işletenin hukukisorumluluğuna ilişkin hükümleri uygulanır. Bukuruluşlar, 85 inci maddenin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarınınkarşılanmasını sağlamak üzere 101 inci maddedekişartları haiz milli sigorta şirketlerine mali sorumluluksigortası yaptırmakla yükümlüdürler ” hükmünüiçermektedir.
Görüldüğügibi KTK’da sorumluluğa yönelik düzenlemeler 85 vedevamı maddelerinde yer almakta olup; sorumlu olarak motorlu araçişleteni (gerçek ya da farazi işleten olabilir) ve araçişleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibibelirlenmiştir. Buna göre bir motorlu aracın işletilmesibir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut birşeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın birteşebbüsün unvanı veya işletme adı altındaveya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesihalinde, “motorlu aracın işleteni ve bağlıolduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardanmüştereken ve müteselsilen sorumlu olacaklardır”.Özellikle 106. maddede belirtildiği üzere kamukuruluşlarına ait araçların neden olduğu zararlarailişkin sorumluluk da 85 ve devamı maddeleri gereğinceişletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümlere tabikılınmıştır.
Yapılandeğişiklik ile 2918 sayılı KTK’dan doğansorumluluk davalarının, işleteni veya sahibi Devlet vediğer kamu kuruluşları olan araçların nedenolduğu zararlara ilişkin olanları da dâhil olmaküzere adli yargı yerinde görüleceği, zarargörenin kamu görevlisi olmasının da bahsi geçenKanun hükmünün uygulanmasını önlemeyeceğiöngörülmüştür.
Buradavurgulanması gereken husus, ister özel hukuk isterse kamu hukukukişisi olsun 2918 sayılı KTK gereğince sorumluluğuancak motorlu araç işleteni ve araç işleticisininbağlı olduğu teşebbüs sahibi sıfatı ilesözkonusu olabilmektedir. İşleten tanımı iseKTK’nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyetimuhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıylasicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun sürelikiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alankişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişininaracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzereişlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğuispat edilirse, bu kimse işleten sayılır’’düzenlemesine yer verilmiştir.
KTK’nın 110. maddesinde yapılan değişikliğin genelgerekçesinde “...Karayolları Trafik Kanunu, kamuya aitaraçların karayolu üzerindeki seyrini (m.85, 86, 90, 106, 109ve diğ.) kendi kapsamına almış ve bu nevi araçlarınsebebiyet verdikleri zararların tazmini davaları -doğru olarak-adli yargıda görülmüştür...”; maddegerekçesinde ise “...Komisyon; Kanunun kamuaraçlarının karayolundaki seyrini ve bu sıradaoluşan haksız fiilleri özel hukuka bağlıkılmış olması karşısında (m. 106), butür fiillerden kaynaklanan davaların adli yargıdagörülmesini, bu kabulün kaçınılmaz sonucuolarak görmektedir... Sonuç olarak, kamuya ait olan araçlarınsebebiyet verdiği trafik kazaları ile hemzemin geçitlerdemeydana gelen tren-trafik kazaları Karayolları Trafik Kanununabağlı kılınmış, bu uyuşmazlıklardagörevin adli yargıda olduğu yönünde düzenlemeyoluna gidilmiştir...” şeklinde kanun koyucunun amacıortaya konulmuştur.
Görüldüğüüzere, anılan değişiklikle “kamuaraçlarının” verdiği zararlar nedeniyleişletenin sorumluluğuna ilişkin olarak 2918 sayılıKanunun amacına uygun biçimde, adli yargıda görüm veçözüm esası benimsenmiş, hizmet kusurundan kaynaklananhukuki uyuşmazlıkların da bu kapsamdadeğerlendirileceğine yönelik her hangi bir ifadeye yerverilmemiştir.
Ayrıcadeğinilmesi gereken diğer bir husus, KTK’da kuruluşlar vekomisyonlara verilen görev ve yetkilere ilişkin sorumluluğun buKanun kapsamında değerlendirilmesi gerekip gerekmediğidir. 5216ve 5393 sayılı kendi kuruluş yasaları yanındaBüyükşehir Belediyeleri ve Belediyeler KTK’nın 10.maddesinde genel olarak karayollarını emniyetlekullanılmasını sağlamakla görevli ve yetkilikılınmıştır. KTK’da yalnızca Belediyelerindeğil, Kanun’un 2. Kısmının 4 ila 12. maddelerinde karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik düzen vegüvenliğini sağlamak, trafik güvenliğini ilgilendirengerekli önlemleri belirlemek ve motorlu araçlar ile ilgili idariişlemleri düzenlemek amacı ile Emniyet GenelMüdürlüğü, Milli Eğitim Bakanlığı,Sağlık Bakanlığı, Gıda Tarım veHayvancılık Bakanlığı, Ulaştırma Denizcilikve Haberleşme Bakanlığı ve Karayolları GenelMüdürlüğü’nün de görev ve yetkilerisayılmıştır.
Bununlabirlikte 2918 sayılı KTK’da diğer kamu idareleri veBelediyelerin trafik düzeni ve trafik güvenliği ile ilgiliüstlendikleri kamu hizmetlerinden dolayı hukuki sorumluluğudüzenlenmiş değildir. Diğer bir anlatımla,Büyükşehir Belediyeleri ve Belediyelerin karayolu yapım,bakım ve işletilmesi şeklindeki kamu hizmetleri gibi diğerkamu kuruluşlarının kendi görev alanlarındaki kamuhizmetlerinin, idare hukuku ilke ve kurallarına göreyürütüleceği, anılan kuruluşların idariişlem ve eylemlerinden doğan uyuşmazlıkların daAnayasa’nın 125. maddesi ve 2577 sayılıİYUK’nın 2. maddesine göre idari yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği noktasında duraksamabulunmamaktadır.
KTK’dandoğan sorumluluk davaları 85 ve devamı maddelerindedüzenlenen “motorlu aracın işletilmesinin” sonucudoğan zararlar nedeni ile “motorlu aracın işleteni vebağlı olduğu teşebbüsün sahibinin” sorumluolduğu davalardır. Yani, KTK'nun 106. maddesi gereğince Devletve diğer kamu kuruluşlarına ait motorlu araçlarınişletilmesi nedeniyle araç işleticisi sıfatıyla(KTK'nun 85. maddesi gereğince) kamu idareleri ve kuruluşlarınakarşı açılacaklar da dahil bütün araçsahibi ve işleticilerine karşı açılan davalar adliyargı kolunun görev almana girmektedir. Buna karşın kamuidareleri ve kuruluşlarının trafik güvenliği vedüzenini sağlamak amacıyla gerek kendi kuruluşyasaları, gerekse 2918 sayılı KTK’na göreyürüttükleri hizmetlerin, kamu hizmeti niteliğinitaşıması ve yukarıda sözü edilen KTK’dagörevlendirilen kamu idare ve kuruluşlarınınsorumluluklarına ilişkin her hangi bir düzenlemenin ayrıcaKTK’da yer almaması dikkate alındığında, trafikdüzeni ve güvenliği hizmetlerinden kaynaklandığıiddia edilen zararların tazmini istemiyle ilgili idarelere karşıaçılan davalar idari yargı kolunun görev alanınagirmektedir.
Somut olayda,davacı sigorta şirketinin sigortalısı 07 YH... plakalıaracın, 12/01/2013 tarihinde Mustafa Türkmen sevk ve idaresindeykenBelek'ten Serik istikametinde giderken Serik Otogar Kavşağı'ndakarayolunda biriken yağmur suyu nedeniyle hasar aldığıiddia edilmiştir. Bu iddiaya göre, davalı Karayolları GenelMüdürlüğü'ne ait bir aracın sebebiyetverdiği bir trafik kazasından bahsetmek olanaksızdır.Davada KTK’nın 85 ve devamı maddelerinde düzenlenenişletenin hukuki sorumluluğuna değil, davalıKarayolları Genel Müdürlüğü'nüngörevlerini tam ve eksiksiz yerine getirilmediği, yaniyürütülen kamu hizmetinin kusurlu olduğu iddiasınadayanılmıştır. Uyuşmazlık, oluşanhasarın hizmet kusurundan kaynaklandığı iddiasınadayandığından, uyuşmazlığınçözüm yerinin de idari yargı yeri olacağıaçıktır" gerekçesiyle 6100 SY HMK'nın 114/1-bmaddesine göre dava şartı olan "Yargı yolunun caizolmaması " nedeniyle davanın Usulden Reddine dair verdiğikarar tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine 05/07/2017 tarihindekesinleşmiştir.
Davacıvekili aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ANTALYA 1.İDARE MAHKEMESİ:01.02.2018 gün ve E:2018/66, K:2018/147sayı ile "2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; "Kapsam"başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adilyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir"; Geçici 21. maddesinde de"Bu Kanunun 110. maddesinin birinci fıkrasının göreve ilişkinhükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önceidari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz" hükmüyer almıştır.
Davadosyasının incelenmesinden; Antalya İli, Serikİlçesi, otogar kavşağında yağışsonucu oluşan su birikintisi nedeniyle 12.01.2013 tarihindeşirketlerince sigortalanan aracın hasarauğradığından bahisle tamir ve bakım giderlerinekarşılık ödenen 44.454,79 TL'nin, Karayolları genelMüdürlüğü'nden tazmini istemiyle Serik 2. Asliye HukukMahkemesi'ne Esas No; 2014/525 sayılı dosyası ileaçılan davada mahkemenin, 21/02/2017 tarihli ve Karar No; 2017/59sayılı kararı ile görev ret kararı verildiği,adli yargı ret kararının kesinleşmesi üzerinebakılmakta olan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Yukarıdaaçıklanan nedenler ve 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesigözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; trafik kazası nedeniyle sigorta şirketininsigortalıya ödediği araç bedelinin davalı idareninkusur oranına isabet eden kısmının tazmini istemiyleaçılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
NitekimUyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümünün 13.05.2013tarih ve E;2013/710, E:2012/723, K;2013/816, K:2013/828 sayılıkararlan da bu yöndedir.
Açıklanannedenlerle, davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 15/1 -a. maddesi uyarınca görevyönünden reddine" dair verdiği karar da 20/03/2018tarihinde kesinleşmiştir.
Davacıvekilinin 15/02/2018 tarihli dilekçesi üzerine her iki davadosyası Antalya İdari Mahkemesinin bila tarih 2018/66 E. 2018/147 K.Sayılı üst yazısı ile Mahkememizegönderilmiş, başvuru 27/03/2018 tarihi itibarıylakayıt altına alınmıştır.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN,Birgül KURT ve Turgay Tuncay VARLI’nınkatılımlarıyla yapılan 20.04.2018 günlütoplantısında:
I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; adli ve idari yargı yerleri arasında 2247 sayılıYasa'nın 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuzgörev uyuşmazlığı doğduğu, adli ve idariyargı dosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygunolarak davacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda biriken yağmur suyu nedeniyle oluştuğu önesürülen hasar sebebiyle sigortalıya yapılan ödemenindavalı kurumdan rücuan tazmin edilmesi istemiyleaçılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu Kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş, aynı Kanunun, “Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde; “Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunlailgili görev ve yetkileri şunlardır:
a) Yapımve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b) Tümkarayollarındaki işaretleme standartlarını tespit etmek,yayınlamak ve kontrol etmek,
d) Trafik vearaç tekniğine ait görüş bildirmek, karayolugüvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e) Yapımve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f) Trafikkazalarının oluş nedenlerine göre verileri hazırlamakve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirleri almak veyaaldırmak,
g) Yapımve bakımından sorumlu olduğu karayollarında trafikgüvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri, aydınlatma,yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleri yapmak,yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlanan projeleritetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h) Yetkilibirimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kaza analizisonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ile işaretlemeyedayalı kaza sebepleri göz önünde bulundurularakönerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafik zabıtasınıngörev ve yetkileri saklı kalmak üzere Bu Kanunun13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddeleri hükümlerine aykırıhareket edenler hakkında suç veya ceza tutanağıdüzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen kuralihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanakla belirlemek ve gerekliişlemin yapılması için en yakın trafikkuruluşuna teslim etmek,
k) Bu Kanunlave bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleriyapmaktır.” hükmüne yer verilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca,başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargı organlarıbakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın görüm veçözümü adli yargı yerinin görevinegirdiğinden, Serik 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 21.02.2017 günve E:2014/525, K:2017/59 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Serik 2. Asliye HukukMahkemesi’nin 21.02.2017 gün ve E:2014/525, K:2017/59 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 20.04.2018 gününde Üye Turgay TuncayVARLI’nın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Birgül
KURT
Üye
Turgay Tuncay Varlı
KARŞIOY
3.11.2015 tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün veE:2015/580 K:2015/592 sayılı kararında belirtilmiş olandüşünce doğrultusunda sayın çoğunluğungörüşüne katılamıyorum. 20.04.2018
ÜYE
Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy