T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018 / 200
KARAR NO : 2018 / 234
KARAR TR : 20.4.2018
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : E. SigortaA.Ş.
Vekilleri
:Av. A.F., Av. Ş. İ.T.
Davalı : Karayolları GenelMüdürlüğü
Vekili : Av. İ.K.A., Av.Z.Ö.
O L A Y
:Davacı vekili; müvekkili şirkete sigortalı 38 YL...plakalı aracın 21.12.2010 tarihinde, Tuzluca istikametindenKağızman istikametine seyir halinde iken, yolçalışması sonrası yol ortasında unutulmuştrafik levhasına çarpması nedeniyle hasara uğradığını,olay nedeniyle belirlenen hasar bedelinin sigortalıyaödendiğini, hasardan davalının sorumlu olduğunu,hukuki halef sıfatıyla sigortalıya ödenen 3.202 TLtazminatın 25.05.2011 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasalfaiziyle birlikte davalıdan tahsili istemiyle 2.7.2012 tarihinde adli yargıyerinde dava açmıştır.
ANKARA 4.ASLİYEHUKUK MAHKEMESİ; 18.12.2013 gün ve E:2013/501, K:2013/570 sayıile “(…) Dava; Rücu'en alacak istemine ilişkindir.
Mahkememizdenyapılan yargılama sonunda verilen 2012/374-529 Esas-Kararsayılı karar temyiz istemi üzerine Yargıtay 17. HukukDairesi'nin 2013/6814-7891 Esas-Karar sayılı ilamı ile bozularakmahkememize iade edilmiş, Yargıtay bozma ilamı taraflaratebliğ olunup tashihi karar süresi geçtikten sonraaçılan celsede gelen taraf vekillerinin bozma ilamınakarşı diyecekleri tespit olunarak usul ve yasaya uygun bulunanYargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Davacısigorta şirketi tarafından araç hasarı nedeniyle kaskopoliçesine dayalı olarak sigortalıya ödenen bedelindavalı kurumun ihmali ile yol ortasında bırakılan trafiklevhasından kaynaklı trafik kazası olduğundan bahislerücu'en tahsili talep edilmiş olmakla; Davalı kurumKarayollarının yapım, bakım, onarımından sorumluresmi devlet kurumudur. Tuzluca-Kağızman arasındaki yolda yolçalışmasından sonra yolda unutulmuş olan trafik levhasınedeniyle rücu'en alacağa dayalı hasar meydana gelmiş olup;yolda unutulmuş trafik levhasının hizmet kusuru niteliğindedeğerlendirilmesi gerektiği, davalı kurumun hizmet kusuruna ilişkinalacak davasına bakma görevinin ise 2577 sayılıYasanın 2. maddesi uyarınca idari yargı mercilerinde olup,görev hususu kamu düzenine ilişkin olup mahkemece resenyargılamanın her aşamasında değerlendirilmesigerektiğinden idari yargının görevli olması nedeniyledava dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiş,aşağıdaki hükmün tesisi uygungörülmüştür.
HÜKÜM:İzah olunan nedenlerle;
1-İdariyargının görevli olması nedeniyle görevsizliknedeniyle dava dilekçesinin reddine…” karar vermiş,temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesince, 13.6.2016gün ve E:2015/18649, K:2016/7125 sayı ile onanan kararkesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
Ankara 10.İdareMahkemesi, 22.9.2016 gün ve E:2016/6424, K:2016/2355 sayı ile, 2577sayılı Kanunun 36, 14 ve 15/1-a maddesi uyarınca davanınyetki yönünden reddine, dava dosyasının yetkili Erzurumİdare Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermiştir.
ERZURUM1.İDARE MAHKEMESİ; 23.2.2018 gün ve E:2016/2577 sayı ile“(…) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları,hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasınıve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev,yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Davadosyasının ve Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin E:2013/501sayılı dosyasının birlikte incelenmesinden; davacışirket tarafından, 21.12.2010 tarihinde Tuzluca-Kağızmanistikametinde gerçekleşen trafik kazasında 38 YL...plakalı araçta meydana gelen ve davacı şirkettarafından karşılanan 3.202,00 TL zararın rücuentazminine karar verilmesi istemiyle Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeaçılan davada 18.12.2013 tarih ve E:2013/501, K:2013/570sayılı karar ile uyuşmazlığın görüm veçözümünün idari yargının görevindeolduğu gerekçesiyle davanın görev yönündenreddine karar verildiği, anılan kararın taraflara tebliğedildiği, kararın 09.09.2016 tarihinde kesinleştiği, bukarar üzerine bakılmakta olan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
KarayollarıGenel Müdürlüğü aleyhine hizmet kusuruna dayalıolarak açılan tazminat davasında; 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyleYozgat İdare Mahkemesince yapılan itiraz başvurusu üzerinekonuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile Mahkemeninyetkisizliği nedeniyle başvuruyu reddetmiştir: "2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinin birincifıkrasında, bu Kanun'dan doğan sorumluluk davalarınınadli yargıda görüleceği öngörülmektedir.İtiraz yoluna başvuran Mahkemedeki bakılmakta olan dava ise itirazkonusu kural nedeniyle adli yargıda görülebilecek birdavadır. Dolayısıyla bakılmakta olan dava, itirazbaşvurusunda bulunan Mahkemenin görev alanına girmemektedir.Buna göre, itiraz yoluna başvuran Mahkemede, yöntemine göreaçılmış bir dava bulunmadığı gibikuralın uygulanması sonucu görevsizlik kararı verilecekolması da bu durumu değiştirmemektedir.
Açıklanannedenlerle başvurunun, Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddigerekir."(Anayasa Mahkemesinin 08.11.2012 tarih ve E:2012/118, K:2012/170sayılı kararı)
Yine, 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2. Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvurulan üzerine konuyu inceleyenAnayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılan kuralıAnayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “... Anayasa Mahkemesi’nin dahaönceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihselgelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayrımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2., 125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir...” (Anayasa Mahkemesinin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158'inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçelerineyer verilen 08.11.2012 tarih ve E:2012/118, K:2012/170 sayılı ile26.12.2013 tarih ve E:2013/68, K:2013/165 sayılı kararı birliktedeğerlendirildiğinde, anılan kararların esas itibariylegörev konusunda verilmiş kararlar olduğu ve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, Mahkememiz olmak üzerediğer yargı organları bakımından da uyulmasızorunlu kararlar mesabesinde olduğu açıktır.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararları gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla karayolunda meydana gelen trafik kazası nedeniyleuğranılan zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğisonucuna varılmıştır.
Nitekim;Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü'nün 26.09.2016tarih ve E:2016/407, K:2016/439 sayılı kararı da buyöndedir.
Açıklanannedenlerle, 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesiuyarınca görevli merciin belirtilmesi içinUyuşmazlık Mahkemesi'ne başvurulmasına, davadosyasının ve Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:2013/501sayılı dosyasının Uyuşmazlık Mahkemesi'negönderilmesine, dosyanın incelenmesinin UyuşmazlıkMahkemesi'nin karar vermesine değin ertelenmesine…” kararvermiş; 6.3.2018 tarihli üst yazıyla gönderilen davadosyası 19.3.2018 tarihinde Mahkememiz kaydına girmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN, Birgül KURT ve Turgay TuncayVARLI’nın katılımlarıyla yapılan 20.4.2018günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, adli yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda seyir halindeyken meydana gelen maddi hasarlı trafikkazası sonucu hasara uğrayan sigortalı aracınuğradığı hasar bedelini karşılayan sigortaşirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi isteminden ibaretbulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun, “Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde; “Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunlailgili görev ve yetkileri şunlardır:
a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.)
d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak,
g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek,
k)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır.
(Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüneyer verilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dava dosyalarınınincelenmesinden; davacı şirketçe sigorta edilen 38 YL...plakalı aracın 21.12.2010 tarihinde, Tuzluca istikametindenKağızman istikametine seyir halinde iken, yolçalışması sonrası yol ortasında unutulmuştrafik levhasına çarpması nedeniyle hasarauğradığı, olay nedeniyle belirlenen hasar bedelininsigortalıya ödendiği; hasardan davalının sorumluolduğu iddia edilerek, hukuki halef sıfatıyla sigortalıyaödenen 3.202 TL.nin 25.05.2011 ödeme tarihinden itibarenişleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden rücuentazmini istemiyle dava açıldığıanlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Erzurum 1. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulüile, Ankara 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.12.2013 gün ve E:2013/501,K:2013/570 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümünde ADLİ YARGININgörevli olduğuna, bu nedenle Erzurum 1. İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Ankara 4.Asliye HukukMahkemesinin 18.12.2013 gün ve E:2013/501, K:2013/570 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 20.4.2018 gününde Üye Turgay TuncayVARLI’nın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Birgül
KURT
Üye
Turgay Tuncay Varlı
KARŞIOY
3.11.2015 tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün veE:2015/580 K:2015/592 sayılı kararında belirtilmiş olandüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşüne katılamıyorum.20.4.2018
ÜYE
Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy