T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018 / 165
KARAR NO : 2018 / 226
KARAR TR : 20.4.2018
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : M.Ş.Z.
Vekili : Av.Z.S.
Davalı : Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekilleri : Av. Y.P., Av. S.Ç.Ö.
O L A Y : Davacıvekili dilekçesinde; 09.09.2013 tarihinde Diyarbakır ili, Erganiilçesi, Aşağı Bitişik mezrasında meydana gelenyaralamalı trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını,sağ başparmağının koptuğunu, Devlet Hastanesincemüvekkiline %18 kati rapor verildiğini; taraflarınca, ErganiAsliye Hukuk Mahkemesinin 2014-688 Esas Sayılı dosyası ileTrafik sigortasına karsı açtıkları tazminat davasındadosyanın trafik bilirkişisine tevdi edildiğini, bilirkişinin30.05.2014 tarihinde vermiş olduğu, raporda; kaza günüdavalı İdarenin, Karayolları Trafik Kanunu 7.maddesinin Abendinde verilen görevlerden, yapım ve bakımından sorumluolduğu karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparakönlemleri almak ve aldırmak hükmüne aykırıhareket ettiğinden 8/3 kusurlu olduğunun belirtildiğini; oluşan trafik kazasında Karayollarının da sorumluolduğunun 30.05.2014 tarihinde öğrenildiğini, müvekkilininise bu kazada herhangi bir kusurunun olmadığı ve kusursuzolduğu kanaatine varıldığını ifade ederek; davalıtarafın haksız fiil kusuru sebebi ile müvekkilinin, uzuvkaybı mahiyetinde ileri derecede yaralanmasına sebebiyet vermesi ve raporlaraistinaden davalı kurumun 8/3 kusur oranının sabit olmasısebebi ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile(1.000,00TL) tazminatın 30.05.2014 tarihinden itibaren işleyecekyasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemiyle 8.1.2016 tarihinde adliyargı yerinde dava açmıştır.
ERGANİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 9.3.2017gün ve E: 2016/34, K: 2017/216 sayı ile “(…) Davahaksız fiilden kaynaklı maddi tazminat talebine ilişkindir.Davalı karayolları genel müdürlüğününbilirkişi raporunda "yapım ve bakımından sorumluolduğu karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparakönlemleri almak ve aldırmak hükmüne aykırıhareket ettiğinden" 8/3 kusurlu olduğundan bahisle işbudavayı açtığı davanın idarenin hizmet kusurunadayandırıldığı anlaşılmaktadır.
Yapılan yargılama, davacı beyanı,davalı tarafın cevap dilekçesi, mahkememizin 2014/688 Esas,2014/1599 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya ile birliktedelillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi neticesinde;davanın konusu itibariyle idare tarafından üstlenilen kamuhizmetinin yürütülmesi sırasında davacınınuğradığını iddia ettiği zararın tazminineilişkin olduğu anlaşılmakla; Kamu hizmeti görmekleyükümlü olan Karayolları, kamu hizmetlerisırasında verdikleri zararlardan dolayı özel hukukhükümlerine tabi değildirler. Kamu tüzel kişilerininyasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerinkullanılması sırasında oluşan zararlar niteliğiitibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararlarıntazmini amacıyla hizmet kusurlarına dayalı olarak İdariYargılama Usulü Hakkındaki Kanun'un 2. maddesi hükmüuyarınca idari yargı yerinde tam yargı davası ikameedilmesi gerekmektedir. Görev kuralları kamu düzenineilişkin olup, mahkemece kendiliğindin (re'sen) dikkatealınması zorunlu olduğuanlaşıldığından: Mahkememizin HMK’nun 114/1-bmaddesi uyarınca görevsizliğine ve idare mahkemeleriningörevli olduğuna karar vermek gerekmiştir.
...."Dava, trafik kazasından kaynaklanandestekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacıvekili tarafından, dava dışı Mehmet Koçer'inkullandığı 63 PL 419 plakalı sepetli motorsikletin seyirhalindeyken yoldaki çukur ve çamurlu kısma motorsikletinsepet kısmındaki tekerin düşmesi sonucu savrulduğunumüvekkili Serdar Gezer'in eşi Sevda Gezer'in bu olaydahayatını kaybettiği iddiasıyla Karayolları GenelMüdürlüğü aleyhine dava açılmışolup, davada hizmet kusuruna dayanılmıştır. Kamu hizmetigörmekle yükümlü olan belediyeler, kamu hizmeti sırasındaverdikleri zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabideğildirler. Kamu tüzel kişilerinin yasalar tarafındankendilerine verilen görev ve yetkilerin kullanılmasısırasında oluşan zararlar niteliği itibariyle hizmetkusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararların tazmini amacıylahizmet kusurlarına dayalı olarak İdari Yargılama UsulüHakkındaki Kanun’un 2. maddesi hükmü uyarınca idariyargı yerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerekmektedir.Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemecekendiliğinden (resen dikkate alınması zorunludur. O haldemahkemece, adli yargının yargı yolu bakımındangörevsiz bulunması nedeni) ile dava dilekçesiningörevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılışekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.(Yargıtay 17.HD), 2016/4535 esas, 2016/4369 karar sayılıilamı)
KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın İdari Yargıda görülmesigerektiği anlaşıldığından davanın görevyönünden USULDEN REDDİNE…” karar vermiş, bukarar istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiştir.
Davacıvekili aynı somut olay nedeniyle bu kez; 20.000,00TL maddi, 100.000,00TLmanevi tazminat istemiyle 10.1.2018 tarihinde idari yargı yerinde davaaçmıştır.
DİYARBAKIR 3.İDARE MAHKEMESİ; 21.2.2018 gün veE:2018/37 sayı ile “(…) 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 2. maddesinde; idari dava türleri; idariişlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayıiptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları ve tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar olaraktanımlanmış, aynı Kanun'un 15/1-a maddesinde; idariyargının görev alanına girmeyip adli veya askeriyargının görev alanına giren davalarınreddedileceği hükme bağlanmıştır. Öte yandan,2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Karayolu TrafikGüvenliği" başlıklı 13. maddesinde;"Karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ilegörevli ve sorumlu bütün kuruluşlar, karayoluyapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmakla yükümlüdür...Bu çalışmalarsırasında meydana getirilen tehlikeli durum ve engellerbütün sorumluluk, bunları yaratan kişilere ait olmak üzerezabıtaca kaldırılır, yapılan masraflar sorumlularaödetilir." hükmüne, 110. maddesinde ise;"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğailişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yermahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vukubulduğu yer mahkemesinde de açılabilir."hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda,bakılmakta olan davanın, 09/09/2013 tarihinde saat 18.00sıralarında 21ES244 plakalı minibüssürücüsü Nejat KAYA sevk ve idaresindeki aracınDiyarbakır ili, Ergani ilçesi, Aşağı Bitişikistikametinden Yukarı Bitişik köyü istikametine doğruseyir halinde iken meydana gelen trafik kazası sonucu M.Ş.Z.'inyaralanması nedeniyle uğranıldığı ilerisürülen maddi ve manevi tazminat istemindenkaynaklandığı ve bu nedenle de işbuuyuşmazlığın 2918 sayılı Kanun'dan doğan birsorumluluk davası niteliğinde olduğu anlaşılmakla, uyuşmazlığıngörüm ve çözümünde anılan Kanun'unyukarıda aktarılan 110. maddesi uyarınca adli yargınıngörevli olduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim, UyuşmazlıkMahkemesinin benzer bir uyuşmazlıkta verdiği 08/05/2017 tarih veE:2017/292, K:2017/327 sayılı kararı da bu yöndedir. Açıklanannedenlerle; davanın adli yargının görev alanına girdiğisonucuna varıldığından, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargıyerinin belirlenmesi için dosyanınErgani Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine, dosya incelemesinin Uyuşmazlık Mahkemesince kararverilinceye kadar ertelenmesine…” karar vermiş; Mahkemece28.2.2018 tarihli üst yazıyla gönderilen dava dosyası5.3.2018 tarihinde Mahkememiz kaydına girmiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN, Birgül KURT ve Turgay TuncayVARLI’nın katılımlarıyla yapılan 20.4.2018günlü toplantısında: I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, adli ve idari yargı yerleriarasında görevuyuşmazlığının doğduğu; idariyargı dosyasının Mahkemece, adli yargı dosyasınınonaylı örneği ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacınınmeydana gelen trafik kazasında yaralanarak sağbaşparmağının kopması olayında davalıidarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle;uğranıldığı ileri sürülen maddi vemanevi zararların tazmin edilmesi isteminden ibarettir. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşlarıve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı belirtilmiş; aynıKanunun, “Karayolları GenelMüdürlüğünün görev ve yetkileri”başlıklı 7. maddesinde; “ Karayolları GenelMüdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev veyetkileri şunlardır: a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak, b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek, c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.) d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak, e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek, f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak, g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek, h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak, i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.) j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek, k)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır. (Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüneyer verilmiştir. Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dava dosyalarının incelenmesinden, 09/09/2013 tarihinde saat 18.00 sıralarında21ES244 plakalı minibüs sürücüsü davadışı N.K.nın sevk ve idaresindeki aracınDiyarbakır ili, Ergani ilçesi, Aşağı Bitişikistikametinden Yukarı Bitişik köyü istikametine doğruseyir halinde iken, yolda bulunan hafif viraj ve yolun yeni mucurdökülmesinden dolayı, aracın kontrolününkaybedilmesi nedeniyle meydana gelen trafik kazası sonucu, araçtayolcu olarak bulunan davacının yaralandığı; davalıİdarenin, Karayolları Trafik Kanunu 7.maddesinin A bendinde yerilengörevlerden, yapım ve bakımından sorumlu olduğukarayollarında can ve mal güvenliği yönünden gereklidüzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak vealdırmak hükmüne aykırı hareket ettiğindendolayı kusurlu olduğu iddia edilerek; uğranılan maddi vemanevi zararların tazmini istemiyle bakılan davalarınaçıldığı anlaşılmaktadır. 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyle açılacaksorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, davanın görüm ve çözümünde adliyargı yeri görevli olduğundan; Diyarbakır 3. İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Ergani Asliye HukukMahkemesinin 9.3.2017 gün ve E:2016/34, K:2017/216 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Diyarbakır 3.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Ergani Asliye HukukMahkemesinin 9.3.2017 gün ve E:2016/34, K:2017/216 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 20.4.2018 gününde Üye Turgay TuncayVARLI’nın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Mehmet AKSU Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Birgül KURT Üye Turgay Tuncay Varlı KARŞI OY 3.11.2015 tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün veE:2015/580 K:2015/592 sayılı kararında belirtilmiş olandüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşüne katılamıyorum.20.4.2018 ÜYE TurgayTuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy