T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018/122
KARAR NO : 2018/155
KARAR TR: 26.03.2018
ÖZET : 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun uyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın, ürünlerin “piyasaya arzının yasaklanması, toplatılması ve bertaraf edilmesine” ilişkin olarak verilen kararhakkında ayrıca idari yargı yerinde dava açılmış olsa dahi, Kabahatler Kanunu’nun 3 ve 27/1. maddesi hükümleri uyarınca ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı : K. DayanıklıTüketim Malları Plastik Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Vekili : Av. H.İ.Y.
Davalı : Kayseri Valiliği
O L A Y : Kayseri Valiliği Bilim, Sanayi ve Teknoloji İlMüdürlüğü’nün 1.2.2017 gün ve 431sayılı İdari Yaptırım Kararı ile, Manisa Bilim,Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü tarafındandavacı şirket tarafından piyasaya arz edilen “K. marka KO410 model dört gözlü gazlı set üstü ocak”üzerinde satıcı firmada yapılan denetim sonucunda;yanmamış gazların cihaz içinde ve ortamda birikme riskiniönleyecek gaz kesme emniyet tertibatı bulunmayan söz konusuürünün “2009/142/AT Yönetmeliği”ndebelirtilen güvenlikle ilgili temel emniyet gereklerinikarşılamadığı, dolayısıylagüvensizliğe neden olacağı sonucunaulaşıldığı belirtilerek,Bakanlık tarafındangüvensizlik tespiti yapılarak 24.6.2016 tarih ve E.434sayılı idari yaptırım kararınınuygulandığı, sözkonusu kararın gereklerininüretici tarafından kararın kendisine tebliğ edildiği26.12.2016 tarihinden itibaren mevzuatta belirlenmiş süreiçinde yerine getirilmediğinin tespit edilmesi nedeniyle, 4703sayılı Ürünlere İlişkin Teknik MevzuatınHazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun’un 5. maddesininyedinci fıkrasına aykırılık nedeniyle davacıhakkında aynı Kanun’un 12. maddesinin birinci fıkrası(c) bendi uyarınca 4.000,00 TL. idari para cezası uygulanmasınakarar verilmiştir.
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı SanayiÜrünleri Güvenliği ve DenetimiGenelMüdürlüğünün24.6.2016 tarih ve E.434sayılı idari yaptırım kararı ile, Manisa Bilim, Sanayive Teknoloji İl Müdürlüğünce satıcıfirmada yapılan denetim sonucunda; K. marka KO 410 model dörtgözü gazla çalışan set üstü ocakta gazkesme emniyet tertibatının bulunmamasınedeniyle“güvensizlik belirtisi” tespitiyapıldığından bahisle, söz konusuürünün 4703 sayılı Ürünlereİlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması veUygulanmasına Dair Kanun’un 5. maddesininüçüncü fıkrasına aykırı olarakpiyasaya sunulması nedeniyle aynı Kanun’un 11. maddesininikinci fıkrası uyarınca piyasaya arzının yasaklanması,masrafların üreticisi tarafından karşılanmaküzere piyasada bulunan ürünlerin üreticisi tarafındantoplanması, güvenli hale getirilmesi mümkün olanürünlerin tespit edilen uygunsuzluklarınındüzeltilerek güvenli hale getirilmesi ve güvenli halegetirildiği kanıtlanmadanpiyasaya sunulmaması, güvenli halegetirilemeyen veya getirilmesi mümkün olmayan ürünlerinbertaraf edilmesi, alınacak önlemlereilişkin bilgilerin riskaltındaki kişilere duyurulması amacıyla mevzuata uygunolarak gerekli ilan, duyuru ve çağrıların yapılmasınakarar verilmiştir.
Davacı vekili, 24.6.2016 tarih ve E.434 sayılı idariyaptırım kararının iptali istemiyle idari yargıyerinde dava açtığını belirterek, idari paracezasının iptali istemiyle adli yargı yerinde itirazdabulunmuştur.
KAYSERİ 1. SULH CEZA HAKİMLİĞİ: 6.6.2017gün ve D.İş No:2017/1025 sayı ile, başvuranhakkında düzenlenen idari para cezası ile birlikte bu işlemkapsamında idari yargının görevine giren “piyasayaarzın durdurulması, toplatma ve bertaraf”kararlarının da verildiği ve idari yargı yerinde davakonusu edildiği anlaşıldığından,5326sayılı Yasa’nın 27/8 maddesine göre idari paracezası yanında idari yargının görev alanına girenkararın da verilmiş olması nedeniyle davanınçözümünün idari yargı yerine ait olduğugerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş,verilen kararitiraz edilmeden kesinleşmiştir.
Davacı vekili, bu kez aynı istemle idari yargı yerindedava açmıştır.
KAYSERİ 2. İDARE MAHKEMESİ: 22.1.2018 gün veE:2017/871 sayı ile, 4703 sayılı Kanun’da, bu Kanunuyarınca verilen idari yaptırım kararlarına karşıidari yargı yerine başvurulacağına ilişkin birhüküm bulunmadığı ve Uyuşmazlık Mahkemesininkararları emsal alınarak,5326 sayılı Kabahatler Kanunuuyarınca davanın çözümünün adli yargıyerine ait olduğu gerekçesiyle 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargıyerinin belirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulmasına ve davanın incelenmesinin UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiş, davadosyası aynı Mahkemenin 7.2.2018 tarih ve E:2017/871 sayılıüst yazısı ile Mahkememize gönderilmiş olup, 12.2.2018tarihinde kayda girmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Birgül KURT'un katılımlarıylayapılan 26.03.2018 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;
Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulunun 11.7.1988günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılı İlke Kararında,“2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun bütünüyleincelenip değerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanmasıyönünden 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan,‘ceza uyuşmazlıkları’ ibaresinden,savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adliceza mahkemeleri arasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği…”açıkça belirtilmiştir. Bu durum gözönüne alındığında, olay bölümündeyazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19.maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idariyargı dosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyasıda temin edilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından,görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi .
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamalarıda dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 4703 sayılı Kanun’un 12. maddesinin birincifıkrasının (c) bendi uyarınca verilen idari paracezasının kaldırılması istemiyleaçılmıştır.
29.6.2001 gün ve 4703 sayılı Ürünlereİlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması veUygulanmasına Dair Kanun’un 5. maddesininüçüncü fıkrasında, “Üretici,piyasaya sadece güvenli ürünleri arz etmek zorundadır.Teknik düzenlemelere uygun ürünlerin güvenli olduğukabul edilir. Teknik düzenlemenin bulunmadığı hallerde,ürünün güvenli olup olmadığı; ulusal veyauluslararası standartlara; bunların olmaması halinde isesöz konusu sektördeki iyi uygulama kodu veya bilim ve teknolojidüzeyi veya tüketicinin güvenliğe ilişkin makulbeklentisi dikkate alınarak değerlendirilir.” denilmiş,yedinci fıkrasında, “Üretici, ürününöngörülen kullanım süresi içinde, yeterliuyarı olmaksızın fark edilemeyecek nitelikteki riskleri hakkındatüketicilere gerekli bilgiyi sağlamak, özelliklerini belirtecekşekilde ürünü işaretlemek; gerektiğinde piyasayaarz edilmiş ürünlerden numuneler alarak test etmek,şikâyetleri soruşturmak ve yapılan denetimsonuçlarından dağıtıcıları haberdar etmek,riskleri önlemek amacı ile ürünlerin toplatılmasıve bertarafı da dahil olmak üzere gerekli önlemleri almaklayükümlüdür.” hükmü yer almış; 12.maddesinin birinci fıkrasında “Bu Kanunun; ..… (c) 5 incimaddesinin yedinci fıkrasına aykırı hareket edenüreticiler hakkında dört bin Türk Lirasındanyetmiş beş bin Türk Lirasına kadar…… idari paracezası uygulanır” denilerek idari para cezalarıdüzenlenmiş; “Ürünün piyasaya arzınınyasaklanması, toplatılması ve bertarafı”başlıklı 11. maddesinde ise, “İlgili teknikdüzenlemeye uygunluğu belgelenmiş olsa dahi, birürünün güvenli olmadığına dair kesinbelirtilerin bulunması halinde, bu ürünün piyasayaarzı, kontrol yapılıncaya kadar yetkili kuruluşçageçici olarakdurdurulur.
Kontrol sonucunda ürünün güvenliolmadığının tespit edilmesi halinde, masraflarıüretici tarafından karşılanmak üzere, yetkili kuruluş;
a) Ürünün piyasaya arzınınyasaklanmasını,
b) Piyasaya arz edilmiş olan ürünlerin piyasadantoplanmasını,
c) Ürünlerin, güvenli hale getirilmesininimkânsız olduğu durumlarda, taşıdıklarırisklere göre kısmen ya da tamamen bertaraf edilmesini,
d) (Değişik: 18/6/2017-7033/69 md.) (a), (b) ve (c)bentlerinde belirtilen önlemler ve ürününiçerdiği riskler hakkındaki bilgilerin, üreticitarafından etkili olacak şekilde duyurulmasını,üretici tarafından yapılan duyuru veya duyuru şekli uygunbulunmaz veya yetersiz görülürse, ülke genelindedağıtımı yapılan iki gazete ile ülke genelindeyayın yapan iki televizyon kanalında ilanı suretiyle riskaltındaki kişilere duyurulmasını,
Sağlar.
Risk altındaki kişilerin yerel yayın yapan gazete vetelevizyon kanalları vasıtasıyla bilgilendirilmesininmümkün olduğu durumlarda, bu duyuru yerel basın veyayın organları yoluyla, risk altındaki kişilerin tespitedilebildiği durumlarda ise bu kişilerin doğrudanbilgilendirilmesi yoluyla yapılır.
(Ek fıkra: 18/6/2017-7033/69 md.) İkinci fıkrada yeralan hükümler, yetkili kuruluş tarafından 4 üncümaddenin ikinci fıkrasında belirtildiği şekildehazırlanarak yürürlüğe konulan teknik düzenlemedeyer alan diğer önlemlerin alınmasını engellemez.
Bu madde kapsamında alınacak önlemler, gerektiğindeKomisyona iletilir.” hükmü yer almış; 13. maddesinde,bu idarî para cezalarına karşı, tebliğ tarihindenitibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine itiraz edilebileceğiöngörülmüşken, 23.1.2008 gün ve 5728sayılı Kanun’un 496. maddesi ile 13. madde, ”Bu Kanundayer alan idarî para cezaları, yetkili kuruluşlartarafından verilir” şeklinde değiştirilmiş; 5728sayılı Kanun, 8.2.2008 tarihinde yürürlüğegirmiştir.
4703 sayılı Ürünlere İlişkin TeknikMevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun’daidari para cezasına ve idari tedbirlere karşı kanun yolunailişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Öte yandan, 30.3.2005 tarihli ve 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun 3. maddesini değiştiren 6.12.2006 günlü,5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesinde, “ (1) BuKanunun;
a) İdarî yaptırım kararlarına karşıkanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde,
b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezasıveya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında,
uygulanır” denilmiş; Kanunun 16. maddesinde, kabahatlerkarşılığında uygulanacak olan idariyaptırımların idari para cezası ve idari tedbirlerdenibaret olduğu, idari tedbirlerin ise, mülkiyetin kamuyageçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerolduğu hükme bağlanmış;“Başvuru yolu”başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise “idaripara cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkinidari yaptırım kararına karşı, kararıntebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş güniçinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halindeidari yaptırım kararı kesinleşir.” ; 27. maddesine,5560 sayılı Kanun ile eklenensekizincifıkrasında ise; idariyaptırım kararının verildiği işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargınıngörev alanına girenkararların da verilmiş olmasıhalinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukukaaykırılıkiddialarının, bu işlemin iptalitalebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceği kuralabağlanmış, bu maddeningerekçesinde de buhükümle, Kabahatler Kanunu’ndaki düzenlemelerin ortayaçıkardığı bağlantı sorununaçözüm getirilmesinin amaçlandığı ifadeedilmiştir.
19.12.2006tarihinde yürürlüğe giren bu düzenlemeyegöre,Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmamasıhalinde uygulanacağı;diğerkanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı ancak; idari yaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddialarının, buişlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciindegörüleceği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nce,idari para cezası yönünden oluşan olumsuzgörevuyuşmazlıklarının çözümünde, idaripara cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ileilgili olarak idari yargının görev alanına girenkararın da verilmiş olması ve dosya içeriğinden bukararın idari yargı yerinde dava konusu edildiğininanlaşılması halinde; idari para cezasına ilişkinkararınhukuka aykırılığı iddiasının da,idari yargı yerinde görüleceği sonucuna varılarak,idari yargı yerince verilen görevsizlikkararlarınınkaldırılmasına karar verilmiştir.
Somut olayda, idari para cezasına konu işlem kapsamındaaynı kişi ile ilgili olarak mülkiyetin kamuya geçirilmesiamacıyla “ürünlerin piyasaya arzınınyasaklanması, masrafların üreticisi tarafındankarşılanmak üzere piyasada bulunan ürünlerinüreticisi tarafından toplanması, güvenli hale getirilmesimümkün olan ürünlerin tespit edilenuygunsuzluklarının düzeltilerek güvenli hale getirilmesi vegüvenli hale getirildiği kanıtlanmadan piyasayasunulmaması, güvenli hale getirilemeyen veya getirilmesimümkün olmayan ürünlerin bertaraf edilmesi, alınacakönlemlereilişkin bilgilerin risk altındaki kişilereduyurulması amacıyla mevzuata uygun olarak gerekli ilan, duyuru veçağrıların yapılmasına” da kararverildiği, bu kararın iptali istemiyle idari yargı yerinde davaaçıldığı anlaşılmış ise de;yukarıda anlatıldığı şekilde, söz konusuyaptırımın kabahatler karşılığındauygulanacak olan ilgili kanununda yer alan diğer tedbirler içindesayılan yaptırımlardan biri olduğu ve bu kararakarşı 4703 sayılı Kanunda kanun yoluna ilişkin birdüzenlemeye yer verilmediği gözetildiğinde, oluşanolumsuzgörev uyuşmazlığınınçözümünde, “ürünlerin piyasayaarzının yasaklanması, masrafların üreticisitarafından karşılanmak üzere piyasada bulunanürünlerin üreticisi tarafından toplanması,güvenli hale getirilmesi mümkün olan ürünlerin tespitedilen uygunsuzluklarının düzeltilerek güvenli halegetirilmesi ve güvenli hale getirildiği kanıtlanmadanpiyasayasunulmaması, güvenli hale getirilemeyen veya getirilmesimümkün olmayan ürünlerin bertaraf edilmesi, alınacakönlemlereilişkin bilgilerin risk altındaki kişilereduyurulması amacıyla mevzuata uygun olarak gerekli ilan, duyuru ve çağrılarınyapılmasına” ilişkin işlemin iptali istemiyle idariyargı yerinde açılan davanın bir önemininbulunmadığı, davanın adli yargı yerindegörüleceği açıktır.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkinolduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesephak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilen görevkurallarının, geçmişe de etkili olacağı,bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanın açıldığı andaki kurallaragöre görevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz halegelmiş ise, (davanın açıldığı andagörevli olan ve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen)mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeniyasadaki görev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilemeyeceğiaçıktır.
Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemedeaçılmış, bu sırada yapılan bir kanundeğişikliği ile görevsiz mahkeme o dava içingörevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlikkararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiğiiçin) davaya bakmaya devam etmesi gerekir.
İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen idaripara cezasının 5326 sayılı Kanun’un16.maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biriolduğu, 4703 sayılı Ürünlere İlişkin TeknikMevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun’daidari para cezasına itiraz konusunda görevli mahkemeningösterilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda,Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasa hükümleridikkate alınacağından, dava konusu idari yaptırımkararına karşı açılan davanın görümve çözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Kayseri 2. İdareMahkemesi’nce yapılan başvurunun kabulü ile, Kayseri 1.Sulh Ceza Hakimliğince verilen 6.6.2017 gün ve D.İşNo:2017/1025 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle, Kayseri 2.İdare Mahkemesi’nce yapılan BAŞVURUNUN KABULÜ ile,Kayseri 1. Sulh Ceza Hakimliğince verilen 6.6.2017 gün veD.İş No:2017/1025 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 26.03.2018 günündeOYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Nuri Şükrü Mehmet Ahmet Tevfik
NECİPOĞLU BOZER AKSU ERGİNBAY
Üye ÜyeÜye
AlaittinAli Süleyman Hilmi Birgül
ÖĞÜŞ AYDIN KURT
Full & Egal Universal Law Academy