T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018 / 92
KARAR NO : 2018 / 144
KARAR TR : 26.3.2018
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan maddi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı : Ö.V.
Vekilleri :Av. Y.A. - Av. U.Ç.
Davalı :Karayolları Genel Müdürlüğü (Karayolları18. Bölge Müdürlüğü)
Vekilleri : Av. Y.C., Av. B.G., Av.Y.E.Ü.
O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin,22.04.2015 tarihinde, sevk ve idaresindeki 34 JZ.... plakalı aracıile Iğdır ili Kars ili istikametine D 070-01 karayolunu takiben seyirhalindeyken, Kars iline 5 km + 430 m uzaklıktayken yolda 60 metre mesafeboyunca bulunan irili ufaklı çukurlara girmesi sonucu tek taraflımaddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, aracınsağ ön ve arka tekerleklerinin patladığını; aracın,çukurların başlangıcından 280 metre ileride banketüzerinde durabildiğini; kazanın oluşumunda yol yapım,bakım ve onarımından sorumlu kuruluşların 2918sayılı KTK.nun 13-c (zorunlu nedenlerle meydana gelen arıza,engel ve benzerlerini en kısa zamanda ortadan kaldırarak karayolunukullananlara ve araçlara zarar vermeyecek duruma getirmek) maddesiniihlal ettiğini; trafik kazası tespit tutanağında dabelirtildiği üzere, yol sorununa ait 2100 metre boyunca herhangi biruyarıcı işaret veya levha bulunmadığını; idareninicap eden tedbirleri almadığını, İdareninağır hizmet kusuru bulunduğunu; müvekkilinin, kazayasebebiyet veren idarenin ihmalinden kaynaklanan hizmet kusurundan dolayızarara uğradığını; kazanın oluşumundamüvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını; yapılanbaşvuru sonucunda Karayolları 18. BölgeMüdürlüğünün cevabında, tek taraflıtrafik kazasının meydana geldiği yolda kaza tarihi olan22.04.2015 tarihinden önce yama ekipleri tarafından muhtelifçukurların kapatıldığı ve işaret veuyarı levhalarının mevcut olduğunun belirtildiğini, kazagünü itibariyle polis memurları tarafından tutulan maddihasarlı trafik kazası tespit tutanağının, idareninyazılı beyanlarının gerçeğe aykırıolduğunu ortaya çıkardığını ifade ederek; idarealeyhine 1.755,53 TL maddi tazminata hükmedilmesi istemiyle idariyargı yerinde dava açmıştır.
ERZURUM1.İDARE MAHKEMESİ; 8.7.2015 gün ve E:2015/659, K:2015/808sayı ile “(…) 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu'nun 1. maddesinde, Kanunun amacının Karayollarında can vemal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacakve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun Karayollarındauygulanacağı belirtilmiştir.
Öteyandan; 2918 sayılı Kanun'un 19.01.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasa'nın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğailişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yermahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vukubulduğu yer mahkemesinde de açılabilir” kuralınayer verilmiştir.
Davadilekçesi ve eklerinin incelenmesinden; davacının sevk veidaresindeki 34 JZ.... plaka sayılı araç ile 22.04.2015tarihinde Iğdır ilinden Kars ili istikametine D 070-01 karayolunutakiben seyir halinde iken davalı idarece yolun bakım veonarımının yapılmadığı ve gereklitedbirlerin alınmadığından bahisle yaptığıkaza üzerine uğranıldığı ileri sürülenmaddi zarara karşılık 1.755,53 TL. tutarındaki zararıntazminine karar verilmesi istemiyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Aynıkapsamda uğranılan zararın tazmini için idaremahkemesinde açılan başka bir davada, İdare Mahkemesi2918 sayılı Yasanın 110.maddesinin 1.fıkrasınınbirinci ve ikinci cümlelerinin Anayasaya aykırı olduğukanısına varmış; İdare Mahkemesinin bu ikicümlenin iptali istemiyle yaptığı başvuruyu inceleyenAnayasa Mahkemesi 08.12.2011 gün ve E:2011/124, K:2011/160 sayı,08.11.2012 gün ve E:2012/118, K:2012/170 sayı ve 28.05.2013 günve E:2013/59, K; 2013/68 sayılı aynı içeriklikararları ile “2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun 110. maddesinin birinci fıkrasında, buKanun’dan doğan sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceği öngörülmektedir. İtirazbaşvurusunda bulunan mahkeme ise idare mahkemesi olup davaya bakmaktagörevli ve yetkili mahkeme değildir. BaşvurununMahkeme’nin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.”kararını vermiştir.
Bu durumda;2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin benzer bir konuda İdare Mahkemesi’nin davayabakmakla görevli bulunmadığı yolundaki kararlarıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usulleriniiçerdiği, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu, meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle; 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 15/1-a maddesi uyarınca davanın görevyönünden reddine…” karar vermiş; itiraz edilmesiüzerine Erzurum Bölge İdare Mahkemesince, 1.12.2015gün ve E:2015/1294, K:2015/1321 sayı ile davanın görevyönünden reddine ilişkin kısmına karşıtaraflarca yapılan itirazın reddi ile bu kısmınınonanmasına karar verilmiş ve görevsizlik kararıkesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istemle adli yargıyerinde dava açmıştır.
KARS 2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 9.1.2018 gün ve E:2016/715,K:2018/2 sayı ile “(…) Dava kusur nedeni ile tazminattalebinden ibarettir.
Tüm dosyakapsamı birlikte değerlendirildiğinde: Dava, KarayollarıGenel Müdürlüğü'nün hizmet kusuruna dayalıolarak açılmış olan tazminat davasıdır.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/4-835 Esas- 2016/426 Karar;Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/7528 Esas- 2017/1989 Karar ve yineYargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/8020 Esas-2017/1491 Kararsayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, yine dosyadamevcut Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2017/664 ve 2017/604 kararlarıgereği, Karayolları Genel Müdürlüğü'nünde içerisinde bulunduğu kamu tüzel kişilerinin, kamuhizmeti görmekle yükümlü bulunmaları nedeniyle kamuhizmetleri sırasında verdikleri iddia olunan zararlardan dolayıoluşan sorumlulukları özel hukuk hükümlerine tabi değildir.Kamu tüzel kişilerinin, yasalar tarafından kendilerine verilengörev ve yetkilerinin kullanılması sırasındaoluşan zararlar, niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklananzararlar olup, bu zararların tazmini amacıyla anılan idarelerekarşı hizmet kusurlarına dayalı olarak İ.Y.U.K.'nun2.maddesi hükmü uyarınca idari yargı yerinde tam yargıdavası ikame edilmesi gerektiğinden, mahkememizingörevsizliğine karar verilmiş, aşağıdakihüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:GerekçesiAçıklandığı Üzere
1-6100sayılı HMK'nun 114/1 -b, 115/2 maddeleri gereğince yargıyolunun caiz olmaması nedeni ile, mahkememizinGÖREVSİZLİĞİNE,
2-Davanınidari yargıda görülmesi gerektiğinden Erzurum İdareMahkemesinin görevli olduğunun tespitine, mahkememiz ile Erzurumİdare Mahkemesi arasında olumsuz görevuyuşmazlığı çıktığıanlaşıldığından uyuşmazlığınçözümü için dosyanın resenUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine,
3-Esasınbu şekilde kapatılmasına…” karar vermiş;Mahkemece, 23.1.2018 tarihli üst yazıyla gönderilen davadosyası, 31.1.2018 tarihinde Mahkememizin kaydına girmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve Birgül KURT’unkatılımlarıyla yapılan 26.3.2018 günlütoplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasanın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, olaykısmında belirtildiği üzere, tarafları, konusu venedeni aynı olan davada; idari yargı yerince adli yargı yeriningörevli olduğu gerekçesiyle verilmiş bir görevsizlikkararı bulunmakta olup, bunun üzerine kendine gelen davayıinceleyen adli yargı yerinin sahip olduğu seçenekler ile verdiğikarar bakımından bir değerlendirme yapılmasıgerekmektedir.
1- 2247sayılı Yasanın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuzgörev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargımercilerinden en az ikisinin tarafları konusu ve sebebi aynı olandavada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdiklerikararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir.
Bu uyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıca ilgili makamlarcaileri sürülebilir.” hükmüne göre, idaremahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerineadli yargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bukararın kesinleşmesi halinde, olumsuz görevuyuşmazlığı doğmuş olacak; hukuk alanındadoğmuş bulunan bu uyuşmazlığın giderilmesi istemiise, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilecektir.
2- 2247sayılı Yasanın 19. maddesindeki “Adli, idari, askeriyargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler.” hükmüne göre ise, adli yargıyeri, davaya bakma görevinin daha önce görevsizlik kararıveren idari yargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli birkarar ile doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu daiçermesi gerekir.
Yasakoyucu,14. maddeye göre olumsuz görev uyuşmazlığıdoğması durumunda her iki yargı merciince işten elçekilmiş olduğundan başvurma istencini davanıntaraflarına bırakmış iken, bu yönteme oranla dahakısa zamanda çözüme ulaşılmasınıamaçladığı 19. madde ile, daha önce görevsizlikkararı veren yargı merciinden sonra davayı inceleyen yargımerciine, işten el çekmeden doğrudan UyuşmazlıkMahkemesine başvurma olanağını tanımıştır.
Olayda, adliyargı yerince, davada idari yargının görevli olduğubelirtilerek görevsizlik kararı verilmekle birlikte, bununlayetinilmemiş ve re’sen Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulmuştur.
Bu haliyle, Kars2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce re’sen yapılan başvuru, 2247sayılı Yasa’da öngörülen yöntemeuymamaktadır.
Ancak, adli veidari yargı yerleri arasında olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, Asliye Hukuk Mahkemesince,2247 sayılı Yasa’nın 14 ve 19. maddelerindeöngörülen durumun aksine, idari yargı kararınınkesinleşme durumu açıklığa kavuşturulmadan veönceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası teminedilmeden Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulduğugörülmekte ise de; Mahkememizce, idari yargı kararınınkesinleşme durumunu gösteren onaylı bir örneğininMahkemesinden istenilmesiyle yetinildiği ve sonuçta usuleilişkin başka bir noksanlık da bulunmadığıanlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleriarasında doğan görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, karayolunda meydana gelen tek taraflı, maddihasarlı trafik kazası sonucu uğranılan maddi zararın tazminedilmesi isteminden ibarettir.
2918 sayılı Karayolları TrafikKanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can vemal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacakve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun, “Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde; “Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunlailgili görev ve yetkileri şunlardır:
a) Yapım ve bakımdan sorumlu olduğukarayollarında can ve mal güvenliği yönünden gereklidüzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak vealdırmak,
b) Tüm karayollarındaki işaretlemestandartlarını tespit etmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
c) (Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.)
d) Trafik ve araç tekniğine aitgörüş bildirmek, karayolu güvenliğini ilgilendirenkonulardaki projeleri incelemek ve onaylamak,
e) Yapım ve bakımından sorumlu olduğukarayollarında, İçişleri Bakanlığınınuygun görüşü alınmak suretiyle, yönetmeliktebelirlenen hız sınırlarının üstünde veyaaltında hız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f) Trafik kazalarının oluş nedenlerinegöre verileri hazırlamak ve karayollarında, gerekliönleyici teknik tedbirleri almak veya aldırmak,
g) Yapım ve bakımından sorumlu olduğukarayollarında trafik güvenliğini ilgilendiren kavşak,durak yeri, aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeritesisleri yapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarcahazırlanan projeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h) Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasıncatespit edilen trafik kaza analizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısıile işaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
i) (Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j) (Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddeleri hükümlerineaykırı hareket edenler hakkında suç veya cezatutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d) bentlerindebelirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanakla belirlemekve gerekli işlemin yapılması için en yakın trafikkuruluşuna teslim etmek,
k) Bu Kanunla ve bu Kanuna göreçıkarılmış olan yönetmeliklerle verilendiğer görevleri yapmaktır.
(Son fıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16md.)” hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “Bu Kanunun110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreve ilişkinhükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önceidari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dava dosyalarının incelenmesinden, davacınınsevk ve idaresindeki 34 JZ.... plaka sayılı araç ile22.04.2015 tarihinde Iğdır ilinden Kars ili istikametine D 070-01karayolunu takiben seyir halinde iken, davalı idarece yolun bakım veonarımının yapılmadığı ve gereklitedbirlerin alınmadığından bahisle meydana gelen kazanedeniyle uğranıldığı ileri sürülen maddizarara karşılık 1.755,53 TL. tutarındaki zararın tazmini istemiyle davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarınınadli yargıda görüleceğini öngörmektedir.İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiğigibi, askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargıkolları arasında uygulamada var olan yargı yolubelirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgili olarak yeknesakbir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynıyargı yolunda çözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin sonfıkrasında “ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı,yasa koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adliyargının görevine verebileceğine, dolayısıyla2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, davanın görüm ve çözümünde adliyargı yeri görevli olduğundan; Kars 2.Asliye Hukuk Mahkemesininbaşvurusunun reddi ile aynı Mahkemece ayrıca verilen 9.1.2018gün ve E:2016/715, K:2018/2 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Kars 2.Asliye HukukMahkemesinin BAŞVURUSUNUN REDDİ ile aynı Mahkemece ayrıcaverilen 9.1.2018 gün ve E:2016/715, K:2018/2 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 26.3.2018gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Ahmet Tevfik
ERGİNBAY
Üye
Birgül
KURT
Full & Egal Universal Law Academy