T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018/112
KARAR NO : 2018/194
KARAR TR: 26.03.2018
ÖZET :Davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğu öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K ARAR
Davacı : E.K.
Vekili :Av. N.İ.
Davalı :İl Özel İdaresi
Vekili : Av. F.G.D.
O L A Y: Davacı vekili dava dilekçesindeözetle; müvekkilinin 29.10.2009 tarihinde Adana İli, Ceyhanİlçesi, Mustafabeyli Beldesinden Laleli Köyü istikametinedoğru 31 YE.... plaka sayılı aracı ile seyir halinde ikenyoldaki viraj nedeniyle yapmış olduğu kazada, anılan virajöncesinde yolda uyarıcı levhalarınbulunmadığını, aracın yoldançıkmasını önleyecek nitelikte yol kenarınagerekli bariyerlerin yerleştirilmemesi nedeni ile kazanın meydanageldiğini ileri sürerek 10.000,00 TL manevi tazminatındavalı idareden tahsili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
CEYHAN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 23.11.2012 günve E:2011/193, K:2012/422 sayı ile, idarenin hizmet kusurunadayanılması nedeni ile hizmet kusuruna dayalı taleplerin tamyargı davasına konu olup idari yargıda görülmesigerektiği hususunun karar altına alınmasıkarşısında, hizmet kusuruna dayalı olarak tazminattalebinde bulunulan, davalı idareye yöneltilen davanın tamyargı davası niteliğinden olması nedeni ile mahkemelerininyargı yolu bakımından görevsizliğine kararvermiş, bu karar davacı vekili tarafından temyizedilmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi: 27.2.2013 gün veE:2013/2637, K:2013/3451 sayı ile, dosyadaki yazılara, kararındayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenleregöre yerinde görülmeyen bütün temyizitirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmünonanmasına karar vermiş, karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istemle idari yargı yerindedava açmıştır.
Adana 2. İdare Mahkemesi: 10.12.2013 gün veE:2013/894, K:2013/1748 sayı ile, davacının Ceyhan 2. AsliyeHukuk Mahkemesi'nin 2011/193 Esas, 2012/422 Karar numaralıgörevsizlik kararının 27.02.2013 tarihinde kesinleşmesiüzerine otuz (30) gün içerisinde görevli yargı kolundadava açılması gerekirken davanın Kırkdokuz (49)gün sonra 17.04.2013 tarihinde açıldığıgörülmüş olup, İYUK'nun 9.maddesinin2.fıkrası gereği yapılan inceleme neticesinde de;İYUK'nun 13.maddesine göre kaza tarihinden itibaren bir yıliçerisinde davacı tarafından davalı idareye herhangi birbaşvuru yapılmadığından davanın idari davaaçma süresinin de geçirildiğianlaşıldığından, yasal süresinde açılmayandavanın 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 15/1-b maddesi gereğince süre aşımıyönünden reddine karar vermiş, bu karara karşıdavacı vekili tarafından istinaf isteminde bulunulmuştur.
Adana Bölge İdare Mahkemesi: 27.2.2015 gün veE:2014/1486, K:2015/614 sayı ile, mahkemelerinin 12.01.2015günlü ara kararıyla getirtilen bilgi ve belgelerden Yargıtay4. Hukuk Dairesi'nin onama kararının 28.03.2013 günütebliğ edildiği ve karar düzeltme yoluna gidilmediğinden28.3.2013 günü kesinleştiği ve bakılmakta olandavanın da 17.04.2013 günüaçıldığının görülmekte olduğu;bu durumda, 2577 sayılı Yasanın 9. ve 13. maddesine göreadli yargıdaki açılan davadaki kesinleşmeden itibarendavanın süresinde açıldığı; bu nedenle,2577 sayılı Yasa'nın 45. maddesinin 4. fıkrasıuyarınca mahkeme kararın bozulmasına karar vermiş, bukarara karşı davalı vekili tarafından karar düzeltmeisteminde bulunulmuştur.
Adana Bölge İdare Mahkemesi: 18.12.2015 gün veE:2015/2468, K: 2015/3391 sayı ile, düzeltilmesi istenen Mahkemelerikararı usul ve kanuna uygun olup düzeltilmesini gerektiren bir sebepbulunmadığından aynı Kanunun 55/3. maddesine görekarar düzeltilmesi isteminin reddine karar vermiştir.
Adana 2. İdare Mahkemesi: 31.3.2016 gün ve E:2016/229,K:2016/456 sayı ile, bozma kararına uyarak, davalı idareninolayda kusurlu olduğu, bu kusurun niteliği veağırlığı davacının olay nedeniyleduyduğu elem ve ızdırap hususları ile Adli Tıp KurumuAnkara Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesindenalınanrapordaki araç sürücüsü AliKürtül'ün, meydana gelen mevcut koşullardaki olaydadikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle%75 oranında kusurlu olduğu kanaati birlikte gözönünde bulundurulduğunda davacının talep ettiği10.000,00TL manevi tazminat isteminin 2.500,00TL olarak kabulü ve Ceyhan2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan ve görevsizlikkararı verilen davanın dava tarihinden (02.05.2011) itibarenişletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine,fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin ise reddine kararvermiş, bu karara karşı taraf vekillerince istinaf istemindebulunulmuştur.
Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi:21.9.2017 gün ve E:2016/456, K:2017/3600 sayı ile, 2918sayılı Yasa'nın 110. maddesinde yapılan söz konusudeğişiklik sonrası, Karayolları Trafik Yasası'nadayalı olarak açılan sorumluluk davalarında Yasadeğişikliğinin yürürüğe girdiği19.1.2011 günü sonrasında açılan davanıngörüm ve çözümünde adli yargınıngörevli olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle,mahkemeler arasında oluşan görevuyuşmazlığının giderilmesi için 2247sayılı Kanunun 19. maddesi uyarınca Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulması gerektiği; bu nedenle, itirazın kabulünekarar vermiştir.
ADANA 2. İDARE MAHKEMESİ : 4.1.2017 gün veE:2017/1195 sayı ile, dava konusu uyuşmazlığın 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun uygulanmasınailişkin bir tazminat davası olduğu, anılan Kanunun 110.maddesi uyarınca davanın görüm veçözümünde adli yargı mercilerinin görevliolduğu gerekçesiyle, 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesi’nin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesineve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince kararverilinceye kadar ertelenmesine karar vermiş, 1.2.2018 tarih veE:2017/1195 sayılı üst yazısı ile Mahkememizegönderilmiş olup, 9.2.2018 tarihinde kaydagirmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Birgül KURT’unkatılımlarıyla yapılan 26.03.2018 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idariyargı dosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyasıile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim GülşenAKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yoldameydana gelen kaza nedeniyle oluştuğu öne sürülenzararın tazmin edilmesi istemiyle açılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde,Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 3. Maddesinde, Karayolunun Trafik için, kamununyararlanmasına açık olan arazi şeridi, köprülerve alanlardır şeklinde tamamlandığı; 10. maddesinde,yapım ve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzenive güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu belirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğailişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yermahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vukubulduğu yer mahkemesinde de açılabilir”; Geçici21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü, haklıneden ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucutarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memurolmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklı kılındığıve bunun söz konusu davaların adli yargıdagörüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıdagerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumluluk davalarınınadli yargıda görülmesi düzenlemesinin Anayasa’yaaykırı bulunmadığına dair olup, esas itibariylegörev konusunda verilmiş bir karardır ve Anayasa’nın158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememiz olmak üzerediğer yargı organları bakımından da uyulmasızorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu dolayısıyla, Adana 2. İdare Mahkemesininbaşvurusunun kabulü ile, Ceyhan 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen23.11.2012 gün ve E:2011/193, K:2012/422 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Adana 2. İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Ceyhan 2. Asliye HukukMahkemesince verilen 23.11.2012 gün ve E:2011/193, K:2012/422sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,26.03.2018 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Nuri Şükrü Mehmet Ahmet Tevfik
NECİPOĞLU BOZER AKSU ERGİNBAY
Üye ÜyeÜye
Alaittin Ali SüleymanHilmi Birgül
ÖĞÜŞ AYDIN KURT
Full & Egal Universal Law Academy