T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2018 / 171 KARAR NO : 2018 / 178 KARAR TR : 26.03.2018 ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : A. Sigorta A.Ş. Vekili : Av.E.T. Davalı : Diyarbakır Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı Vekili : Av. M.N.D. OLAY :Davacıvekili dava dilekçesinde özetle; 21/12/2013 tarihinde meydana gelentrafik kazasında sigortalıları 21 KK... plakalı araçsürücüsüne 17.989,00 TL ödemeyaptıklarını, davalının kusur oranı dikkatealındığında 13.491,00 TL'den sorumlu olduğunubelirterek bu bedelin 30/03/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticarifaizi ile birlikte tahsili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır. DİYARBAKIRASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 28.04.2016 gün ve E:2015/476, K:2016/436sayılı " Taraf beyanları, poliçe, kaza tespittutanağı, ödeme belgesi, fotoğraf, CBS'nin 2014/1480hazırlık sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamıhep birlikte ele alındığında davacınınsigortalısı 21 KK... plakalı araç işleteninetazminat ödediği, davalının ödenen bu tazminattansorumlu olduğu gerekçesiyle iş bu davayıaçtığı ve fakat davacının, davalınınhizmet kusuruna dayandığı, hukuk genel kurulunun 04/11/2015tarih, 2015/17-87 sayılı kararında da belirtildiğiüzere hizmet kusuruna dayanan davalarda adliye mahkemelerinin görevliolmadığı, idari yargının görevli olduğugörülmüş, görevin yargılamanın heraşamasında mahkemece resen dikkate alınması gerekli birdava şartı olması nedeniyle" davanın Usulden Reddinekarar vermiş, yasal süre içinde temyiz yolunagidilmediğinden karar 14/07/2016 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı vekiliaynı taleple bu kez idari yargı yerinde davaaçmıştır. DİYARBAKIR1.İDARE MAHKEMESİ: 01.02.2018 gün ve E:2018/69 sayı ile"2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinde,"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir." hükmüne yerverilmiştir. Davadosyasının incelenmesinden; davacı şirketinsigortalısı olan M.A. kendisine ait 21 KK... plakalı araçile 21.12.2013 tarihinde, Mehmet Akif Ersoy Bulvarı üzerindeŞehitlik Kavşağı istikametine seyir halindeyken hemzemingeçide geldiği esnada, hemzemin bariyerleri açık olduğuiçin yolun karşısına geçmek isterken, aracınsağ arka yan kısmına TCDD'ye ait 52545 sefer sayılıtrenin ön kısmının çarpması sonucu meydanagelen trafik kazası nedeniyle oluşan hasarın sigortalıyaödenerek haklarına halef olunduğu, davalı idarenin karayoluyapımı ve trafik güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmak yükümlüğünü yerinegetirmediğinden bahisle Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeaçılan rücuen tazminat davasında 28/04/2016 tarih veE:2015/476, K:2016/436 sayılı karar ile görevsizlik kararıverildiği ve bu kararın tarafların temyiz etmemesi nedeniyle14/07/2016 tarihinde kesinleştiği, bunun üzerine fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 13.491,87 TLtazminatın ödeme tarihi olan 30/03/2014 tarihinden itibarenişleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istemiylebakılmakta olan davanın açıldığıanlaşılmaktadır. 2918sayılı Yasa'nın 110. maddesinde yer alan hükümnedeniyle öncelikle görevli yargı yerinin belirlenmesigerekmektedir. 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 1.maddesiyleTürkiye Cumhuriyeti Anayasası ile görevlendirilmiş, adli,idari ve askeri yargı mercileri arasındaki görev vehüküm uyuşmazlıklarını kesin olarakçözmeye yetkili ve bu kanunla kurulup görev yapanbağımsız bir yüksek mahkeme olan UyuşmazlıkMahkemesi'nin bu konudaki kararlarının irdelenmesi de yararlıolacaktır. 18/06/2012 günve 28327 sayılı Mükerrer Resmi Gazete'de yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi kararlarınabakıldığında, resmi bir aracın yolda bulunanrögar kapağına çarpması nedeniyle hasara uğramasısonucu açılan dava sonucunda çıkarılan görevuyuşmazlığı sonucu Mahkemenin, 04/06/2012 gün veE:2012/101, K:2012/l 33 sayılı kararı ile " 2918sayılı Yasanın 19/01/2011 tarihindeyürürlüğe giren l10. maddesi gözetildiğindemeydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan davanınadli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği'ne kararverilmiştir. Öte yandan,2918 sayılı Kanunun 110. maddesinin 1. fıkrasınıniptali istemiyle yapılan itiraz başvurularını inceleyenAnayasa Mahkemesi, 26/12/2013 tarih ve E:2013/68, K:2013/165 sayılıkararı ile Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimikararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucutarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memurolmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir, itiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde deifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idari yargı veya adliyargı kollan arasında uygulamada var olan yargı yolubelirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgili olarak yeknesakbir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynıyargı yolunda çözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda"bir tartışma bulunmamaktadır. İdare tarafındankamu gücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir...”gerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir. Anayasa’nın158. maddesinin son fıkrasında; “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarda gerekçesine yer verilen kararı,yasa koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adliyargının görevine verebileceğine, dolayısıyla2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158. maddesi uyarınca tüm yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir karardurumundadır. Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19/01/2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile UyuşmazlıkMahkemesi'nin ve Anayasa Mahkemesi’nin yukarda yer verilen kararlarıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumluluktan ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; olayda, 21 KK... plakalı aracın Mehmet Akif ErsoyBulvarı üzerinde Şehitlik Kavşağı istikametine seyirhalindeyken hemzemin geçide geldiği esnada, treninçarpması sonucu meydana gelen kaza sonucu oluşan zararıntazmini istemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır. Buna göre,uyuşmazlığı çözmekte adli yargımahkemeleri'nin görevli olduğu sonucunaulaşıldığından, yukarıda metnine yer verilen 2247sayılı Yasanın 19. maddesi uyarınca görevli mahkemeninbelirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulması gerekmiştir. Açıklanannedenlerle; 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesiuyarınca Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:2015/476sayılı dava dosyası da temin edilerek görevli yargıyerinin belirlenmesi için dava dosyasının Diyarbakır 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:2015/476 sayılı dava dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine" kararvererek her iki dava dosyasını 28.02.2018 tarih ve 2018/69 E.Sayılı üst yazı ile Mahkememize göndermiş,başvuru 05.03.2018 tarihinde kaydedilmiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve BirgülKURT’un katılımlarıyla yapılan 26.03.2018günlü toplantısında: I-İLKİNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının, ekindeki adli yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davalıidarenin sorumluluk sahasındaki hemzemin geçitte meydana gelenmaddi hasarlı kaza nedeniyle davacı şirket tarafındanevvelce ödenen tazminatın davalı Belediyeden kusuruoranında rücuan tahsili istemiyleaçılmıştır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacakdurumda bulundurmanın, gerekli görülen kavşaklara veyerlere trafik ışıklı işaretleri, işaretlevhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafikbirimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir. Öte yandan2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafık kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “... Anayasa Mahkemesi’nin dahaönceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir...” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevine girenbir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, Diyarbakır 1.İdare Mahkemesinin Başvurusunun Kabulü ile Diyarbakır 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 28.04.2016 gün ve E:2015/476, K:2016/436sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ :Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Diyarbakır 1. İdare MahkemesininBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Diyarbakır 2. Asliye HukukMahkemesi’nin 28.04.2016 gün ve E:2015/476, K:2016/436sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 26.03.2018gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Mehmet AKSU Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Birgül KURT
Full & Egal Universal Law Academy