T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018/68
KARAR NO : 2018/154
KARAR TR: 26.03.2018
ÖZET : 618 sayılı Limanlar Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca verilen idari para cezası ile geminin seferden men edilmesine ilişkin kararın iptal edilmesi istemiyle açılan davanın 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3. maddesi ve aynı Kanun'un 27. maddesinin sekizinci fıkrası hükmü bir arada değerlendirildiğinde, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesı gerektığı hk.
KARAR
Davacı : A. Denizcilik Turizmİnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.
Vekili : Av. Ç.V.
Davalı : UlaştırmaDenizcilik ve Haberleşme Bakanlığı
Vekili : Av. A. S.
O L A Y : İstanbul LimanBaşkanlığı’nın 24.7.2015 gün ve 1287sayılı İdari Yaptırım Kararı ile, TCSG-312Komutanlığınca, 24.6.2015 tarihinde, saat 09:45 sıralarında,Beşiktaşönlerinde 41 02,71 K-029 01,84 D mevkiinde yapılan denetimde,donatanı A. Denizcilik Turizm İnş. San. ve Tic. Ltd.Şti.’nin olduğu AK… isimli geminin, 25.11.2014 tarih ve15774 sayılı İstanbul LimanBaşkanlığının uyarı yazısıolmasına rağmen fribord çizgisini aşarakaşırı yükleme yaptığının tespitedildiği, davacının bu davranışı ile 618sayılı Limanlar Kanunu’nun 2. maddesi ileyürürlüğe girmiş olan LimanlarYönetmeliğinin 8. maddesinin birinci fıkrasını ihlalettiğinden bahisle,davacının Limanlar Kanunu’nun 11.maddesi uyarınca, 8.000 TL idari para cezası ilecezalandırılmasına ve geminin seferden men edilmesine kararverilmiştir.
Davacı vekili, idari yaptırım kararının iptaliistemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
İSTANBUL 7. İDARE MAHKEMESİ: 29.2.2016 gün veE:2015/1731, K:2016/335 sayı ile, 618 sayılı Kanun’da buKanun uyarınca verilen idari para cezalarına ve seferden menkararlarına karşı hangi yargı kolunabaşvurulacağına ilişkin bir hükümbulunmaması nedeniyle, 5326 sayılı Kanun uyarıncadavanın görüm ve çözümünün adliyargı yerine ait olduğu gerekçesiyle davanın görevyönünden reddine karar verilmiş, verilen karar itiraz edilmedenkesinleşmiştir.
Davacı vekili, bu kez, aynı istemle adli yargı yerineitirazda bulunmuştur.
İSTANBUL 9. SULH CEZA HAKİMLİĞİ: 9.6.2016gün ve D.İş:2016/2354 sayıyla; 5326 sayılı Kanun’un27/8. maddesine göre idari para cezası yanında idariyargının görev alanına giren kararın da verilmişolması nedeniyle davanın çözümünün idariyargı yerine ait olduğu gerekçesiyle başvurunungörev yönünden reddine karar vermiş, verilen karar itiraz edilmedenkesinleşmiştir.
Davacı vekilinin 27.7.2016 tarihinde İstanbul 9. Sulh CezaHakimliğine vermiş olduğu dilekçesi ile,adli ve idariyargı yerlerince verilmiş olan görevsizlik kararlarınedeniyle oluştuğunu ileri sürdüğü olumsuzgörev uyuşmazlığının giderilmesi istemiyleUyuşmazlık Mahkemesine Başvurulmasını talep etmesiüzerine, önce sehven Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığına, daha sonra İstanbul BölgeAdliye Mahkemesine gönderilen dava dosyası, İstanbul 7.İdare Mahkemesinin 8.1.2018 tarih ve D.İş:2016/2354sayılı üst yazısı ile Mahkememizegönderilmiş olup, 25.1.2018 tarihinde kayda girmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Birgül KURT'un katılımlarıylayapılan 26.03.2018 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;
Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 11.7.1988günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılı İlke Kararında,“2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun bütünüyleincelenip değerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanmasıyönünden 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan,‘ceza uyuşmazlıkları’ ibaresinden,savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adliceza mahkemeleri arasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlara bırakılancezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlar hakkındayapılan itirazlar ya da açılan davalar ‘cezadavası’ olarak nitelendirilemezler. İdari niteliklerindendolayı bu davalara ilişkin görev ve hükümuyuşmazlıklarının Uyuşmazlık Mahkemesinin HukukBölümünde incelenip çözümlenmesigerektiği...” açıkça belirtilmiştir. Budurum gözetildiğinde, olay bölümünde yazılıbaşvuru konusu görev uyuşmazlığının HukukBölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
İdari ve adli yargı yerleri arasında 2247sayılı Yasa'nın 14. maddesinde öngörülenbiçimde olumsuz görev uyuşmazlığıdoğduğu, adli yargı dosyasının 15. maddede belirtilenyönteme uygun olarak, davacı vekilinin istemi üzerine songörevsizlik kararını veren Mahkemece, idari yargıdosyası sureti de temin edilmek suretiyle UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin işlemlerdeherhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından,görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi .
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümündeidari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halilİbrahim ÇİFTÇİ ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın idari yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, Limanlar Yönetmeliğinin 8. maddesinin birincifıkrasının ihlal edildiğinden bahisle, 618 sayılıLimanlar Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca verilen idari paracezası ile geminin seferden men edilmesine ilişkin kararın iptaledilmesi istemiyle açılmıştır.
618 sayılı Limanlar Kanunu’nun11. maddesinde,“İşbu Kanun ile ikinci maddede mezkür nizamnameleremuhalif hareket edenlere liman başkanı tarafındanbeşyüz Türk Lirasından yirmibin Türk Lirasınakadar idarî para cezası verilir” denilmiş; 2. maddesinde,“(Değişik: 16/7/2008 - 5790/15 md.) Türkiyelimanlarına girip çıkan bütün gemiler ve denizaraçları bu Kanun hükümlerine tabidirler. Limanlarınsınırları ile kamu limanlarının yetki alanlarınıbelirleyen deniz koordinatları, limanlara gelen gemilerin ve gemidışında kalan her türlü deniz aracının limaniçinde seyir, demirleme, rıhtım ve iskelelere yanaşma,şamandıralara bağlama ve buralardan ayrılmalarındauyulacak kurallar ile ticaret eşyası, patlayıcı, yanıcıve benzeri tehlikeli maddelerin boşaltma ve yükleme yöntemini,yer ve zamanlarını, gemilerin limanda kalabilecekleri süreleri,çevre kirliliğinin önlenmesi ile limanda düzen vedisiplinin sağlanmasına ilişkin diğer hususlar DenizcilikMüsteşarlığınca çıkartılacakyönetmelikle düzenlenir.” hükmü yeralmıştır.
31.10.2012 gün ve 28453 sayılı Resmi Gazete’deyayımlanarak yürürlüğe giren “LimanlarYönetmeliği” nin, “Dayanak” başlıklı3. maddesinde,“(Değişik:RG-20/10/2015-29508) BuYönetmelik, 14/4/1341 tarihli ve 618 sayılı Limanlar Kanunu,10/6/1946 tarihli ve 4922 sayılı Denizde Can ve Mal KorumaHakkında Kanun ile 26/9/2011 tarihli ve 655 sayılıUlaştırma, Denizcilik ve HaberleşmeBakanlığının Teşkilat ve Görevleri HakkındaKanun Hükmünde Kararnamenin 2, 9, 10, 11, 12 ve 28 inci maddelerinedayanılarak hazırlanmıştır.”;
“Limanda Seyir Emniyeti” üst başlıklı“Genel esaslar” başlığı altındadüzenlenen 8. maddesinde ise,“ (1) Liman idari sahasındaseyreden, kıyı tesisinde bulunan veya demirde bekleyen gemi ve denizaracı ile kıyı tesisi ilgilileri ve diğer ilgililer; buYönetmelik ile ulusal ve uluslararası mevzuat hükümleriçerçevesinde seyir, can, mal, çevre güvenliği veemniyetine yönelik olarak liman başkanlığınca verilentalimatlara uymakla yükümlüdürler.
(……)” denilmiş;
“İdari yaptırımlar” başlıklı39. maddesinde, “(1) Liman idari sahasında bulunan gemi, denizaraçları, kıyı tesisleri ve diğer tüm ilgililerbu Yönetmelik ve seyir, can, mal, çevre güvenliği veemniyetini temin etmeye yönelik diğer mevzuatın gerekleriniyerine getirir. Bu Yönetmelik kapsamında uymakla yükümlüolduğu kuralları ihlal edenlere, ya da seyir, can, mal, çevregüvenliğini ve emniyetini temin ile ilgili diğer mevzuathükümlerine aykırı hareket edenlere, 655 sayılıKanun Hükmünde Kararname, 618 sayılı Kanun ve 4922sayılı Kanun uyarınca idari yaptırım uygulanır.
(2) Liman sahasında oluşabilecek çevrekirliliğine, 2872 sayılı Çevre Kanunu ve ilgilidiğer mevzuat hükümlerine göre işlemyapılır.
(3)Bu Yönetmelik hükümlerine ya da seyir, can, mal, çevregüvenliğini ve emniyetini temin ile ilgili diğer mevzuathükümlerine aykırı hareket edenler; limanbaşkanlığı ya da liman başkanlığıtarafından yetkilendirilmiş olan denetim personelinindüzenleyeceği tespit tutanağı neticesinde, yirmi dörtsaat içinde liman başkanlığına davet edilir vealınan idari yaptırım kararı ilgiliye tebliğ edilir.
(4) Tespittutanağı, idari yaptırım kararı ve tebligat usulleri30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunuhükümlerine göre tanzim edilir.
(5) Denetlemesonunda durumu mevzuat hükümlerine uygun olmayan gemi ve denizaraçlarına, eksikliklerini giderinceye kadar seferine müsaadeedilmez.
(6) Limanbaşkanlığı tarafından 655 sayılıKHK’nin 28 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendindebelirlenen yetkiye dayanarak 34 üncü maddenin;
a) Üçüncü, dördüncü vebeşinci fıkrasına aykırı hareket edenlere 20.000 TL,
b) Yedinci fıkrasına aykırı hareket edenlere 30.000TL,
idari para cezası verilir.
(……)”hükmü yer almıştır.
Buhaliyle, 618 sayılı Kanun’da idari para cezasına veseferden men kararına karşı kanun yoluna ilişkin birdüzenlemeye yer verilmemiştir.
Öte yandan; 30.3.2005 gün ve 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun 6.12.2006 gün ve 5560 sayılıYasa’nın 31. maddesiyle değiştirilen 3. maddesinde,“ (1) Bu Kanunun;
a) İdarî yaptırım kararlarına karşıkanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde,
b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezasıveya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında,
uygulanır.” denilmiş;
Anılan Kanun’un birinci maddesinde, “Bu Kanunda; toplumdüzenini, genel ahlâkı, genel sağlığı,çevreyi ve ekonomik düzeni korumak amacıyla;
a) Kabahatlere ilişkin genel ilkeler,
b) Kabahatler karşılığında uygulanabilecek olanidari yaptırımların türleri ve sonuçları,
c) Kabahatler dolayısıyla karar alma süreci,
d) İdari yaptırıma ilişkin kararlarakarşı kanun yolu,
e) İdari yaptırım kararlarının yerinegetirilmesine ilişkin esaslar,
Belirlenmiş ve çeşitli kabahatlertanımlanmıştır”denilerek Kanunun amaç vekapsamı belirlenmiş;ikinci kısmında yer alan 32 ila 43.maddelerinde, Türk Ceza Kanunu kapsamı dışında kalançeşitli kabahatler sayılarak, bu eylemlereyaptırımlar öngörülmüştür.
AynıKanun’un 2. maddesinde, “kabahat”deyiminden, kanunun karşılığında idariyaptırım uygulanmasını öngördüğühaksızlığın anlaşılacağı; 16.maddesinde, kabahatler karşılığında uygulanacak olanidari yaptırımların “idari para cezası” ve“idari tedbirler”denibaret bulunduğu; “idari tedbirler”inde mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alandiğer tedbirler olduğu belirtilmiş;
“Saklı tutulan hükümler”başlığını taşıyan 19. maddesinde ise,“(1) Diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için;
a) Bir meslek ve sanatın yerine getirilmemesi,
b) İşyerinin kapatılması,
c) Ruhsat veya ehliyetin geri alınması,
d) Kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veyaseyrüseferden alıkonulması,
gibiyaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda buKanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncayakadar saklıdır.” denilmek suretiyle belirli bir süreiçin kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veyaseyrüseferden alıkonulması konusunda geçici istisnagetirilmiştir.
Bu durumda,belirli bir süre verilmeden, geminin süresiz seferden men edilmesineilişkin kararın, idari davaya konu edilebilecek kesin veyürütülmesi zorunlu idari bir işlem olduğu ve 5326sayılı Kanun’un 19. maddesinde belirli bir süreiçin kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veyaseyrüseferden alıkonulmasına ilişkin hükümleringeçici istisnalar içinde sayıldığı hususu dadikkate alındığında; geminin seferden men edilmesineilişkin olarak açılan davaya bakma görevi idaremahkemesine ait olmaktadır.
Diğer yandan, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27.maddesine, 5560 sayılı Kanun ile eklenen sekizinci fıkrada ise;idari yaptırım kararının verildiği işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren kararların da verilmiş olmasıhalinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukukaaykırılık iddialarının, bu işlemin iptalitalebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceği kuralabağlanmış, bu maddenin gerekçesinde de buhükümle, Kabahatler Kanunu'ndaki düzenlemelerin ortayaçıkardığı bağlantı sorununaçözüm getirilmesinin amaçlandığı ifadeedilmiştir.
19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren bu düzenlemeyegöre,Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı ancak; idari yaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddialarının, buişlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciindegörüleceği anlaşılmaktadır.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkinolduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesephak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanın açıldığı andaki kurallaragöre görevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz halegelmiş ise, (davanın açıldığı andagörevli olan ve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen)mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeniyasadaki görev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır.
Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemedeaçılmış, bu sırada yapılan bir kanundeğişikliği ile görevsiz mahkeme o dava içingörevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlikkararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiğiiçin) davaya bakmaya devam etmesi gerekir.
İncelenen uyuşmazlıkta, öngörülenidari para cezasının 5326 sayılı Kanun’un 16.maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biriolduğu, 618 sayılı Limanlar Kanunu’nda da idari paracezasına itiraz konusunda görevli mahkemeningösterilmediği, ancak; idari para cezasına konu işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari paracezasının yanısıra idari yargının görevalanına giren kararın (geminin süresiz seferden men edilmesi) daverildiği ve dava konusu edildiğianlaşıldığından; idari para cezasına ilişkinkararın hukuka aykırılığı iddiasınında, idari yargı yerinde görüleceği kuşkusuzdur.
Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılıKanun’la değişik 3. maddesi ve aynı Kanunun 27. maddesine5560 sayılı Kanun’la eklenen sekizinci fıkrahükmü bir arada değer-lendirildiğinde, 618 sayılıLimanlar Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca verilen idari paracezası ile geminin süresiz seferden men edilmesine ilişkinkarara karşı açılacak davanınçözümünde idari yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, İstanbul 7. İdareMahkemesi’nce verilen 29.2.2016 gün ve E:2015/1731,K:2016/335sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle, İstanbul7. İdare Mahkemesi’nce verilen 29.2.2016 gün ve E:2015/1731,K:2016/335 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 26.03.2018 gününde OYBİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Nuri Şükrü Mehmet Ahmet Tevfik
NECİPOĞLU BOZER AKSU ERGİNBAY
Üye ÜyeÜye
Alaittin Ali SüleymanHilmi Birgül
ÖĞÜŞ AYDIN KURT
Full & Egal Universal Law Academy