T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018 / 183
KARAR NO : 2018 / 166
KARAR TR : 26.03.2018
ÖZET : Türk Telekomünikasyon A.Ş.’de çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka bir kamu kurumuna nakledilen davacının, maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :A.İ.T.
Vekili :Av. B.Y.
Davalı : Türk TelekomünikasyonA.Ş.
Vekili :Av. M.E. (Adli Yargıda)
O L A Y : Davacı vekili dava dilekçesindeözetle; davacı müvekkilinin davalı şirkette işmevzuatı çerçevesinde sözleşmeli statüdeçalışmakta iken başka bir kamu kurum ve kuruluşunaatanmak üzere Devlet Personel Başkanlığınagönderilen nakil ilmühaberinde ayrıldığı tarihitibarıyla ödenen aylık 626,94 TL ikramiyeye yer verilmeksizinhatalı olarak düzenlendiğini, fazlaya ilişkin talep ve davahakları saklı kalmak üzere 2.100, TL nin davalıdan tahsiliistemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır. ANKARA 4.İŞ MAHKEMESİ: 04.04.2017 gün ve E:2015/692 K:2017/349sayılı kararı ile “Normatif dayanağı 406 sayılı Kanunun Ek. 29.maddesi, 375 sayılı KHK’nın Ek 3. maddesi, 399sayılı KHK’nın Ek. II cetveli ve bu kanunhükmünde kararnamelere dayanılarak çıkarılan2006/1, sayılı tebliğ yanında taraflar arasındakisözleşme hükümleridir. Dosyaiçeriğine göre gerek yasal düzenleme ve gereksesözleşmedeki hükümler dikkatealındığında, davalı kurumda özelleştirmeöncesi kapsam dışı olarak çalışan ve 399sayılı KHK hükümlerine tabi olarak ücreti belirlenendavacının özelleştirme sonrası çalıştıktansonra nakledildiği tarihe kadar kamuda aynı statüdeçalışanlar için getirilen özlükhaklarından yararlandırılarak, nakil edildiklerindehaklarının korunması amaçlanmıştır. Kısacadavacı kapsam dışı olarak kamudaçalışmış gibi sayılmaktadır. Özelleştirmedenönce statü hukuku hükümlerine tabi davacıniteliğindeki personel, özelleştirme sonrası belirli birsüreliğine davalı ile özel hukuk hükümlerine tabiolarak iş sözleşmesi kapsamındaçalıştırılmakta, nakledildiğinde tekrarstatü hukuku kapsamına girmektedir. Davacının işsözleşmesi ile çalıştığıdönemde, davalı şirkete davacının ücretikonusunda “artış oranının, kamudaki memur maaşartış oranında” olacağı yönündeyükümlülük getirildiği gibi 406 sayılı Yasahükümleri uyarınca davalı şirkete, hak sahibi personeliDevlet Personel Başkanlığına bildirmesi, bildirim ileberaber personelin nakledileceği kamu kurumunda yararlanacağıparasal haklara esas olmak üzere memur maaş nakil ilmühaberidüzenlenmesi, personelin ilişiğinin kesilmesi gibi işlemleryaptırıldığı görülmektedir. Bu işlemleridare hukuku alanında hukuki sonuçlar doğurduğu ve ilgilipersonelin nakledilecekleri kurumdaki statülerini, özlük veparasal haklarını belirlediği, söz konusu işlemlerinkamu personeli hakkında ve idare hukuku alanında tesis edilmişbirer idari işlem niteliğinde olduklarıaçıktır. İdari işlemlerle ilgiliuyuşmazlığın ise adli yargı yerinde değil, idariyargı yerinde çözümlenmesi gerekir. Gerekçesi ileyargı yolunun caiz olmadığına ilişkin hükümkurulmuştur. (Emsal Yargıtay 9. Hukuk D.nin 01.10.2012 gün ve2012/27071 Esas, 2012/32336-Karar sayılı ilamı)”şeklindeki gerekçe ile “yargı yolunun caiz olmamasısebebiyle HMK 114/1-b, 115/2. maddeleri gereğince açılandavanın Usulden Reddine kararı vermiş, verilen karar taraflarcaistinaf edilmeksizin 29/09/2017 tarihinde kesinleşmiştir. Davacıvekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır. ANKARA 3. İDARE MAHKEMESİ:15.02.2018gün ve E:2017/2952 sayılı kararı ile “406sayılı Kanunun değişik 1. maddesinin 7.fıkrasında; “1953 tarihli ve 6145 sayılı Kanun ile,Türkiye Cumhuriyeti Posta, Telgraf ve Telefon İşletmesikurulmuş; 1924 tarihli ve 406 sayılı Telgraf ve TelefonKanunu'nun 10.06.1994 tarihli ve 4000 sayılı Kanunladeğiştirilen 1. maddesi ile, posta ve telgraf tesis veişletmesine ilişkin hizmetler, Posta İşletmesi Genel Müdürlüğü’nce(P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise, "TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Şirket)" tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmıştır. 27.01.2000tarihli ve 4502 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile, 406 sayılıKanun'un 1. maddesine eklenen dokuzuncu fıkrada, "Türk Telekom,bu Kanun ve özel hukuk hükümlerine tabi bir anonimşirkettir. Kamu İktisadi Teşebbüslerinin kuruluş,teşkilât ve faaliyetleri ile ilgili mevzuat Türk Telekom'auygulanmaz. Sadece, Türkiye Büyük Millet Meclisi denetimineilişkin 02.04.1987 tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9 uncu maddesihükümleri uygulanır" şeklinde düzenlenmiş;anılan fıkra hükmü, 12.05.2001 tarihli ve 4673sayılı Kanun'un 1. maddesi ile değiştirilmiş ve"Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukuk hükümlerine tabibir anonim şirkettir. Bu Kanun hükümleri saklı kalmaküzere, kamu iktisadi teşebbüsleri de dahil, sermayesininyansından fazlası kamuya ait olan kamu kurum, kuruluş veortaklıklarına uygulanan mevzuat Türk Telekom'a uygulanmaz.Sermayesinin yansından fazlası kamuda kaldığısürece, Türkiye Büyük Millet Meclisi denetimineilişkin 02.04.1987 tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9 uncu maddesihükümleri uygulanır. 16.07.1965 tarihli ve 697 sayılıKanun ile milli güvenlik ve kamu düzeniyle sıkıyönetimve seferberlik hallerinde telekomünikasyon hizmetlerininyürütülmesine ilişkin özel kanunlarınhükümleri saklıdır"; Ek 29. maddesinin 03.07.2005tarihli ve 5398 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile değişikbirinci fıkrasında, "Türk Telekom hisselerinin devri sonucukamu payının yüzde ellinin altına düşmesidurumunda; Türk Telekom’da ek 22. maddenin (a) bendinin bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleriuyarınca belirlenen aslî ve sürekli görevlerdeçalışmakta olanlar ile 22.01.1990 tarihli ve 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüz seksen gün aylıksız izinlisayılır..." hükmüne yer verilmiştir. Öteyandan; 406 sayılı Yasa'nın 4502 sayılı Yasa iledeğişik 2. maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birincicümlesinde, "Türk Telekom; telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva edentelefon hizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanun ve görevsözleşmesi çerçevesinde tekel olarakyürütür" denildikten sonra, anılan (c) bendininbirinci alt bendine 12.05.2001 tarihli ve 4673 sayılı Yasa ileeklenen üçüncü cümlede, "Ancak, TürkTelekom'daki kamu payı %50'nin altınadüştüğünde, Türk Telekom'un tüm tekel haklan31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmış olur"kuralına yer verilmiş ve ; 4502 sayılı Yasa'nınGeçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK'nin ekindeki "B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)" bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır. Budüzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde,telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal veuluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003tarihine kadar "tekel" olarak yürütmekle görevlikılman ve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunan TürkTelekom'un, tekel kapsamında kamu hizmeti yürüten, ancakkuruluş yasasındaki son düzenlemeler ile kendine özgüstatüye sahip olan ve sermayesindeki kamu payı %50'nin altınadüşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır. Özelleştirmekapsamında bulunan TürkTelekomünikasyon A.Ş.'dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55'i, Bakanlar Kurulu'nun25.07.2005 tarihli ve 2005/9146 sayılı "TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Türk Telekom)'nin % 55Oranındaki Hissesinin Blok Olarak Satışınaİlişkin Nihai Devir İşlemlerine Dair KararınYürürlüğe Konulması Hakkında Karar"ıuyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesiile (6.550.000.000 USD bedelle) Oger Telekomünikasyon A.Ş.'nesatılmıştır. Bu sürecegöre Türk Telekom personelinin durumu incelendiğinde: TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa'nın 29.01.2000 tarihli ve23948 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.01.2000 tarihi itibariyle 233sayılı KHK kapsamı dışında kalmış veanılan KHK eki cetvellerden çıkarılmışolması nedeniyle, Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu'nun22.01.1996 tarihli ve E: 1995/1, K: 1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumlan ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Karan kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Yukarıdaanılan 4502 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile 406 sayılıKanun'a eklenen Ek 22. maddenin (a) bendinde, "a) Personelinstatüsü: Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği aslive sürekli görevler telekomünikasyon alanında sekizyıl tecrübeye sahip ve en az dört yıllık yüksek öğrenimgörmüş bir genel müdür ile kadro, unvan, derece vesayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüz seksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenenkadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bupersonel hakkında bu Kanunda öngörülen hükümlersaklı kalmak üzere 399 sayılı Kanun HükmündeKararname hükümleri uygulanır. Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur" hükmüne yer verilmiş; bu benthükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılandeğişiklikler sonucunda; "a) Personelin statüsü:(Ekibare: 12.05.2001-4673/6. md.) Türk Telekom’daki kamu payı%50'nin altına düşünceye kadar, Türk TelekomYönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğunaatanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dörtyıllık yüksek öğrenim görme şartlarıaranır.(Mülga ikinci ve üçüncü cümle:16.06.2004-5189/12 md.) Bunların dışında kalan personeliş mevzuatı uyarınca istihdam edilir. İşmevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkin kayıt veşartlar Yönetim Kurulu tarafından tayin olunur"hükmünü almış; aynı maddenin (b) bendinin ikinciparagrafında da iş mevzuatına tabi olan Türk Telekomçalışanlarının aylık ücretlerininkendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespitolunacağı kurala bağlanmıştır. 406sayılı Kanun'un anılan Ek 22. maddesi uyarınca, TürkTelekom A.Ş. Genel Müdürlüğü'ne ait asli vesürekli kadrolar belirlenerek 04.04.2000 tarihli ve 24010 (Mükerrer)sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 31.03.2000 tarihli ve 2000/331sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede: merkezteşkilatı için 100 ve taşra teşkilatıiçin 100 (6 Bölge Müdürü, 12 BölgeMüdür Yardımcısı ve 82 Î1 TelekomMüdürü) kadro ihdas edilmiş; öte yandan, aynıYasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan"Türk Telekomünikasyon A.Ş. Kapsam DışıPersonel Yönetmeliği" adı altındaki düzenleme,Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407 sayılı kararıylakabul edilmek suretiyle yürürlüğe konulmuştur. Kanunla,Kurumda görev yapan personelden asli ve sürekli görev yapacakolanları kadro unvanı itibariyle belirlemek konusunda BakanlarKurulu'na yetki verildiği açıktır. Bu yetki 4502sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 29.01.2000tarihi ile 5189 sayılı Kanun'un yürürlüğegirdiği 2.7.2004 tarihleri arasında geçerli olmuştur. Anayasa'nın128. maddesinde, "Devletin, kamu İktisadîteşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genelidare esaslarına göre yürütmekle yükümlüoldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekligörevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür" denilmiştir. 406sayılı Kanun'un Ek 29. maddesinin 03.07.2005 tarihli ve 5398sayılı Kanun'la değişik birinci fıkrasında,"Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamu payınınyüzde ellinin altına düşmesi durumunda; TürkTelekom’da ek 22. maddenin (a) bendinin bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleriuyarınca belirlenen asli ve sürekli görevlerdeçalışmakta olanlar ile 22.01.1990 tarihli ve 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadrolu veyasözleşmeli personel statüsünde çalışanlarve kapsam dışı personel, kamu görevlerinden yüz seksengün aylıksız izinli sayılır. Bu personel belirtilensüre içinde Türk Telekom’da çalışmayadevam eder ve hisse devir tarihinden nakli için Devlet PersonelBaşkanlığına bildirildikleri tarihe kadarki aylıkücret, harcırah, sağlık giderleri, cenaze giderleri veölüm yardımı ile diğer mali ve özlükhakları Türk Telekom tarafındankarşılanır..." denilerek, yasa koyucu tarafındanTürk Telekom'da 22.01.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Bakılanolayda, Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi'ndesözleşmeli personel statüsünde memur olarak görevyapmakta iken çalıştığı kurumunözelleştirilmesi sonucu 406 sayılı Yasanın Ek:29 vedevamı hükümleri ile 4046 sayılı Yasanın22.maddesi uyarınca başka kamu kurum ve kuruluşlarınaatanmak üzere Devlet Personel Başkanlığına bildirimiyapılan davacı tarafından, maaş nakil ilmühaberi eksikdüzenlendiğinden bahisle, davalı kurumdanayrıldığı tarihten itibaren maaş nakil ilmühaberinineksik düzenlendiğinin tespiti ve maaşının eksiködenmesinden dolayı uğradığı zararındavalı şirketten tazmini istemiyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır. 2577sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdariDava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı" başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: "a) idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, İdari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları, Tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerindendoğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar" idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancak Devleteve kamu tüzel kişilerine karşı açılan davalarabakılabilir. Bunagöre, iptali istenilen işlemin tesis edildiği ve davanınaçıldığı tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz etmek olanaksız olduğundan;uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmaktadır” şeklindekigerekçeyle 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesiuyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi içindosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine,dosya incelemesinin Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadarertelenmesine karar vermiş, aynı Mahkemenin 8.3.2018 tarih ve2017/2957 sayılı üst yazısı ile Mahkememizegönderilmiş olup, 14.3.2018 tarihinde kayda girmiştir.. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve BirgülKURT’un katılımlarıyla yapılan 26.03.2018günlü toplantısında: I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasınınMahkemece, ekinde adli yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava,davalı şirkette görev yapmakta iken, 406 sayılıYasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen, sonrasında Kamu Kurumu emrine atanan davacıtarafından; maaş nakil ilmühaberinde yer verilmeyen eksiködemeye karşılık gelen aylık 626,94 TL’ nınyasal faiziyle birlikte tazmini istemiyleaçılmıştır. Telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar“tekel” olarak yürütmekle görevli kılınanve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunan TürkTelekom’un, tekel kapsamında kamu hizmeti yürüten, ancakkuruluş yasasındaki son düzenlemeler ile kendine özgüstatüye sahip olan ve sermayesindeki kamu payı %50’ninaltına düşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır. Ancak,özelleştirme kapsamında bulunan Türk TelekomünikasyonA.Ş.’deki tamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i,14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesi ile OgerTelekomünikasyon Anonim Şirketine satılmıştır. Olayda, hissedevir (14.11.2005) tarihinde davalı şirket nezdinde çalışmaktaiken 406 sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046sayılı Yasa'nın 22. maddesine göre adı Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilen ve sonrasında kamu kurumuemrine atanan davacı tarafından; maaş nakil ilmühaberinindüzeltilmesi ve parasal hakların giderilmesi istemiyle davaaçılmıştır. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, b) İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c) (Değişik:18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Bunagöre, maaş nakil bildirimi düzenleme ve dava tarihlerindedavalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliği taşımayanTürk Telekomünikasyon A.Ş.' nin olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamında açılmışbir idari davadan söz etmek imkânı bulunmadığından; uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen nedenlerle, Ankara 3. İdareMahkemesinin başvurusunun kabulüyle, Ankara 4. İşMahkemesince verilen 04.04.2017 gün ve E:2015/692 K:2017/349 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ankara 3. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile Ankara 4. İş Mahkemesince verilen 04.04.2017gün, E:2015/692 K:2017/349 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 26.03.2018 gününde Üye Birgül KURT’ unKARŞI OYU VE OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Mehmet AKSU Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Birgül KURT KARŞIOY TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi; 406 sayılı Telgraf veTelefon Kanunu’nun, 18/06/1994 günlü, 21964 sayılıResmi Gazete'de yayımlanan 4000 sayılı Yasa’yladeğiştirilen 1. maddesi uyarınca, Posta İşletmesiGenel Müdürlüğünce yürütülentelekomünikasyon hizmetlerinin sermayesinin tamamı kamu kesimine aitolacak bir anonim şirket şeklindeyapılandırılması suretiyle kurulmuş ve 233 ile 399 sayılıKanun Hükmünde Kararnamelere tabi bir kamu iktisadi kuruluşustatüsü verilmişken; özelleştirilmesi amacıyla4502 ve 4673 sayılı Yasa’lar ile yapısı yenidendüzenlenmiş, 233 sayılı KHK’nin ekindeki“B-Kamu İktisadi Kuruluşları (KİK)” bölümündeyer alan kuruluşlar listesindençıkarılmıştır. TürkTelekomünikasyon A.Ş.’nde çalışan personelinhukuki statüsü ise, 406 sayılı Yasa’ya, 4502sayılı Yasa ile eklenen Ek 22.madde ile yenidendüzenlenmiş; aynı Yasa’nın Geçici 4.maddesinde, 4502 sayılı Yasa’nınyürürlüğe girdiği tarihte TürkTelekomünikasyon A.Ş’de 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak kadrolu veya sözleşmelipersonel statüsünde çalışmakta olanlardanisteyenlerin iş mevzuatına tabi personel statüsünegeçirileceği, iş mevzuatına tâbi personelstatüsüne geçmek istemeyenlerin mevcut statü, sosyal veözlük haklarıyla istihdamlarına devam olunacağıkurala bağlanarak, iş mevzuatına geçmek istemeyenlerinmevcut statü, sosyal ve özlük hakları korunmuştur. Hisselerin fiilendevredildiği ve Telekomünikasyon Kurumu ile imzalanan“Telekomünikasyon Hizmetlerinin Yürütülmesineİlişkin İmtiyaz Sözleşmesi” ninimzalandığı 14/11/2005 tarihinden sonra, hisselerinin yüzdeelliden fazlası özel hukuk tüzel kişisine geçenTürk Telekomünikasyon A.Ş. kamu kuruluşu niteliğinikaybetmiştir. Ancak, 406sayılı Yasa'nın Ek 29. maddesinin, 5398 sayılı Kanun’un14. maddesi ile değişik birinci fıkrasında;özelleştirme tarihi itibarıyla Türk TelekomünikasyonA.Ş. de çalışmakta olan personelin haklarınınkorunması amacıyla, hukuki statülerini ve kamu kurumlarınanakil olanaklarını belirlenerek; Türk TelekomünikasyonA.Ş.’nin özelleştirilmesi sonucunda, işlevselgörevlerde bulunan ve ikamesi kısa sürede imkansızpersonelin isteklerine bağlı olarak makul bir süre kamugörevlerinden aylıksız izinli sayılmasına veaylıksız izin süresinin bitiminden itibaren beş yılsüre ile nakil hakları korunarak özel hukuk tüzelkişisinde çalışmalarına olanaksağlanmıştır. Diğer yandan,İmtiyaz Sözleşmesi ile bir kamu hizmetini yürütmekhakkını elde eden Türk Telekomünikasyon A.Ş.’ne,devir sonrasında yetişmiş personel yetersizliği nedeniyledoğabilecek aksaklıkların önüne geçilebilmesiiçin, bünyesinde belli süre ile çalışmayadevam eden söz konusu personelin kamu kurumlarına naklenatanmasının sağlanması amacıyla, 406 sayılıYasa hükümleri uyarınca; hak sahibi personelinin Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilmesi, bildirim ile beraber personelinnakledileceği kamu kurumunda yararlanacağı parasal haklara esasolmak üzere memur maaş nakil ilmühaberi düzenlenmesi,personelin ilişiğinin kesilmesi gibi görevleryüklenmiştir. Sayılangörevler kapsamında yapılan bu işlemler, idare hukukualanında hukuki sonuçlar doğurmakta ve ilgili personelinnakledilecekleri kurumdaki statülerini, özlük ve parasalhaklarını belirlenmesine esas oluşturmaktadır. Bu durumda; 406sayılı Yasa hükümleri ile kamu kurumlarına nakilhakkı bulunan personeli ile ilgili olarak bazı kamusal görevleryüklenen Türk Telekomünikasyon A.Ş.’nin belirtilengörevleri kapsamında tesis ettiği işlemin, idari işlemniteliğinde olduğu ve bu işlemden kaynaklananuyuşmazlığa konu davanın görüm veçözümünün idari yargının görevindebulunduğu sonucuna varıldığından, davanınçözümünde adli yargı yerinin görevli olduğuyolunda verilen karara katılmıyorum. 23.10.2017 ÜYE Birgül KURT
Full & Egal Universal Law Academy