T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018/168
KARAR NO : 2018/153
KARAR TR: 26.03.2018
ÖZET : 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu’nun 6. maddesinin beşinci fıkrasına aykırılık nedeniyle, aynı Kanun’un 7. maddesinin birinci fıkrası (e) bendi uyarınca verilen idari para cezasına karşı yapılan itirazın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı : İ.G.
Vekili : Av. Ü.S.
Davalı : Tütün ve AlkolPiyasası Düzenleme Kurumu
Vekili : Av. T.Ç.
OLAY : Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunun15.4.2015 gün ve 9212 sayılı kararı ile, İlçeEmniyet Müdürlüğü ekiplerince 30.6.2014 günüyapılan denetimler sırasında, işletmeciliğinidavacının yaptığı “G.K.” isimliişyerinde saat00.30 sıralarında alkollü içkisatıldığının tespit edildiğinden bahisle,davacı adına 4250 sayılı İspirto ve İspirtoluİçkiler İnhisarı Kanunu’nun 6. maddesininbeşinci fıkrasına aykırılık nedeniyle 7.maddesinin birinci fıkrası (e) bendi ile 4733 sayılıTütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve GörevleriHakkında Kanun’un 8. maddesinin beşincifıkrasının (k) bendi uyarınca 30.454,00 TL idari paracezası verilmiş, aynı Kurumun 5.5.2015 gün ve 12200sayılı yazısı ile davacıya bildirilmiştir.
Davacı vekili, idari para cezasına karşı adliyargı yerinde itirazda bulunmuştur.
KÜÇÜKÇEKMECE 1. SULH CEZAHAKİMLİĞİ: 27.5.2015 gün ve D.İş:2015/2599sayı ile, itiraza konu idari para cezasına karşıyapılan başvurunun 4733 sayılı Tütün ve AlkolPiyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve GörevleriHakkında Kanun’un 8. maddesinin onuncu fıkrasıuyarınca idari yargı yerinin görev alanına girdiğigerekçesiyle görev yönünden reddine karar vermiş,karara davalı vekili tarafından yapılan itiraz,Küçükçekmece 2. Sulh Ceza Hakimliğince kesinolarak reddedilmiştir.
Davacı vekili, bu kez, aynı istemle idari yargı yerindedava açmıştır.
Ankara 15. İdare Mahkemesi 25.2.2016 gün ve E:2015/1823, K:2016/529 sayı ile, Uyuşmazlık Mahkemesinin konu ile ilgilikararlarını emsal alarakdavanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle davanın görev yönünden reddine kararvermiş, davacı vekilinin itirazı üzerine, Ankara Bölgeİdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesinin 30.11.2016 gün veE:2016/274, K:2016/356 sayılı kararı ile davadosyasının 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesiuyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi gerekirken, davanıngörev yönünden reddine şeklinde verilen kararda hukukiisabet bulunmadığı gerekçesiyle kararınbozulmasına karar vermiş, bu kezAnkara 15. İdare Mahkemesi27.4.2017 gün ve E:2017/429, K:2017/1150 sayı ile davanınesasını inceleyerek, davanın reddine karar vermiş,davacı vekilinin itirazı üzerine, Ankara Bölge İdareMahkemesi 8. İdari Dava Dairesinin 29.11.2017 gün ve E:2017/947,K:2017/946 sayılı kararı ile, Ankara 15. İdare Mahkemesinin,Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesinin 30.11.2016gün ve E:2016/274, K:2016/356 sayılı bozma kararınauymamahakkı (direnme hakkı) bulunmamasına karşın kararauyulmayarak uyuşmazlığın esası hakkında incelemeyapılmak suretiyle davanın reddi yolunda verilen kararda hukukiisabet bulunmadığı gerekçesiyle istinafbaşvurusununkabulüne, Ankara 15. İdare Mahkemesinin27.4.2017 gün veE:2017/429, K:2017/1150 sayılı kararı-nınkaldırılmasına kesin olarak karar verilmiştir.
ANKARA 15. İDARE MAHKEMESİ: 14.2.2018 gün ve E:2018/313sayı ile, Uyuşmazlık Mahkemesinin emsal kararlarıuyarınca davanın çözümünün adli yargıyerine ait olduğu gerekçesiyle 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurulmasınave işin incelenme-sinin Uyuşmazlık Mahkemesi’nin kararvermesine değin ertelenmesine karar vermiş, dava dosyası,aynı Mahkemenin 27.2.2018 tarih ve E:2018/313 sayılı üstyazısı ile Mahkememize gönderilmiş olup, 5.3.2018 tarihindekayda girmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Birgül KURT'un katılımlarıylayapılan 26.03.2018 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;
Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulunun 11.7.1988günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılı İlke Kararında,“2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun bütünüyleincelenip değerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanmasıyönünden 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan,‘ceza uyuşmazlıkları’ ibaresinden,savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adliceza mahkemeleri arasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği…”açıkça belirtilmiştir. Bu durum gözönüne alındığında, olay bölümündeyazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
İdare Mahkemesince, 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuşolduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece, ekinde adliyargı dosyası da temin edilmek suretiyle birlikte UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin işlemlerdeherhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi .
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın adli yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 4250 sayılı İspirto ve İspirtoluİçkiler İnhisarı Kanunu’nun 6. maddesininbeşinci fıkrasına aykırılık nedeniyle 7.maddesinin birinci fıkrası (e) bendi ve 4733 sayılıTütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat veGörevleri Hakkında Kanun’un 8. maddesinin beşincifıkrasının (k) bendi uyarınca verilen 30.454,00 TL. idaripara cezasının kaldırılması istemiyleaçılmıştır.
4250 sayılı Kanun’un 6. maddesinde, “(Mülga:11/1/2001-4619/5 md.;Yeniden düzenleme: 24/5/2013-6487/2 md.) Alkollüiçkilerin her ne surette olursa olsun reklamı ve tüketicilereyönelik tanıtımı yapılamaz. Bu ürünlerinkullanılmasını ve satışını özendirenveya teşvik eden kampanya, promosyon ve etkinlik yapılamaz. Ancak,münhasıran alkollü içkilerin uluslararasıdüzeyde tanıtımına yönelik ihtisas fuarları ilebilimsel yayın ve faaliyetler düzenlenebilir. Alkollüiçkileri üreten, ithal eden ve pazarlayanlar, her ne surette olursaolsun hiçbir etkinliğe ürünlerinin marka, amblem ya da işaretlerinikullanarak destek olamazlar. Açık alkollü içkisatışı yapmaya ilişkin izin belgesi olan işletmelerdeservis amaçlı materyallerde marka, amblem ve logokullanılabilir. Televizyonlarda yayınlanan dizi, film ve müzikkliplerinde alkollü içkileri özendiricigörüntülere yer verilemez.
……..
……..
……..
Alkollü içkiler, otomatik satış makineleri ilesatılamaz, her nevi oyun makineleri veya farklı yöntemlerle oyunve bahse konu edilemez. Bu ürünler basın ve yayın yoluylatüketicilere satılamaz ve posta ile satış yöntemikullanılarak gönderilemez. Alkollü içkiler, 22:00 ila06:00 saatleri arasında perakende olaraksatılamaz……..” denilmiş;
“Cezalar” başlıklı 7. maddesinde,“(Mülga: 27/3/1969-1137/37-1 md.; Yeniden düzenleme:24/5/2013-6487/3 md.) Bu Kanunun 6 ncı maddesinin;
a) Birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen yasaklarınher birine aykırı hareket edenlere ve ilgili işletmesahiplerine, beş bin Türk Lirasından iki yüz bin TürkLirasına kadar,
b) Üçüncü, dördüncü vealtıncı fıkralarında belirtilen yasaklara aykırıhareket edenlere, on bin Türk Lirasından beş yüz binTürk Lirasına kadar,
c) Yedinci fıkrasına aykırı hareket edenlere,beş bin Türk Lirasından elli bin Türk Lirasına kadar,
ç) Sekiz, dokuz ve onuncu fıkralarındakiyükümlülük ve yasakları ihlal eden üretici veithalatçılara, yüz bin Türk Lirasındanaşağı olmamak kaydıyla, bu yükümlülükve yasaklara aykırı olarak piyasaya sürülen mallarınpiyasa değeri kadar,
d) On birinci fıkrasındaki yasakları ihlal edensatıcılara, on bin Türk Lirasından yüz bin TürkLirasına kadar,
e) Beşinci fıkrasındaki yasaklara aykırıhareket edenlere, 3/1/2002 tarihli ve 4733 sayılı Tütün veAlkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve GörevleriHakkında Kanunun 8 inci maddesinin beşinci fıkrasının(k) bendinde öngörülen,
idari para cezası verilir.
6 ncı maddenin üçüncü fıkrasındabelirtilen yasağa aykırı hareket edilmesi sonucundaçocuğun sağlığının tehlikeyesokulması hâlinde, fail hakkında ayrıca 26/9/2004 tarihlive 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun “Sağlıkiçin tehlikeli madde temini” başlıklı 194üncü maddesi hükmüne göre cezaya hükmolunur.
Bu maddenin (a), (ç) ve (e) bentlerinde belirtilen idari paracezalarını vermeye Tütün ve Alkol PiyasasıDüzenleme Kurumu, televizyon ve radyolara uygulanacak idari paracezalarını vermeye Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, diğerbentlerde yer alan idari para cezalarını vermeye mahalli mülkiamir yetkilidir.
Birinci fıkranın (ç) bendinde tanımlanankabahatin konusunu oluşturan ürünlerin ayrıcamülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir. Bu kararıvermeye Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumuyetkilidir.” hükmü yer almış;
4733 sayılı Kanun’un “Cezaihükümler” başlıklı 8. maddesinde ise,“(Değişik: 3/4/2008-5752/3 md.) Ticari amaçolmaksızın, kendi ürettiği ürünleri kullanarakelli kilogramı aşmayan sarmalık kıyılmıştütün elde eden veya üçyüzelli litreyi aşmayanfermente alkollü içki imal edenler haricinde, Kurumdan tesis kurmave faaliyet izni almadan; tütün işleyenler veya tütünmamulleri, etil alkol, metanol ya da alkollü içki üretmeküzere fabrika, tesis veya imalathane kuran ve işletenler biryıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin gündenonbin güne kadar adlî para cezası ilecezalandırılır. Bu Kanunun 6 ncı maddesinin ikinci veüçüncü fıkralarına aykırı hareketedenler ile tesislerinde izin verilen kategori dışındafaaliyette bulunanlara da aynı ceza verilir.
(Mülga ikinci fıkra: 28/3/2013-6455/31 md.)
(Mülga üçüncü fıkra: 28/3/2013-6455/31md.)
(Mülga dördüncü fıkra: 28/3/2013-6455/31 md.)
Tütün, tütün mamulleri, etil alkol, metanol vealkollü içkiler piyasasında mal veya hizmet üreten,işleyen, ihraç veya ithal eden, pazarlayan, alan veya satangerçek ve tüzel kişilere aşağıdayazılı idarî yaptırımlar uygulanır:(………..)
k) Tütün mamulleri veya alkollü içkilerintüketicilere satışını; internet, televizyon, faks vetelefon gibi elektronik ticaret araçları ya da posta ilesipariş yöntemi kullanarak yapmak üzere satış sistemikuran veya faaliyette bulunanlara yirmi bin Yeni Türk Lirasındanyüz bin Yeni Türk Lirasına kadar idarî para cezasıverilir. (Ek ikinci cümle: 13/2/2011-6111/175 md.) Satışıninternet ortamında yapılması halinde, 4/5/2007 tarihli ve 5651sayılı İnternet Ortamında Yapılan YayınlarınDüzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen SuçlarlaMücadele Edilmesi Hakkında Kanunda öngörülen usulleregöre erişimin engellenmesine karar verilir ve bu karar hakkındada anılan Kanun hükümleri uygulanır. (……)denilmiş; onuncu fıkrası ve devamında ise;
Bu Kanun hükümlerine göre verilen idarîyaptırım kararlarına karşı 6/1/1982 tarihli ve 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerinegöre kanun yoluna başvurulabilir. Ancak, idare mahkemesinde dava,işlemin tebliği tarihinden itibaren onbeş gün içindeaçılır. İdare mahkemesinde iptal davasıaçılmış olması, kararın yerine getirilmesinidurdurmaz.
İdarî yaptırımlara ilişkin olarak bu Kanundahüküm bulunmayan hallerde 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılıKabahatler Kanunu hükümleri uygulanır.(……..)hükmü yer almıştır.
Olayda, davanın, saat 00.30 den sonra alkollü içkisattığı ileri sürülerek verilen idari paracezasının iptaline ilişkin olarakaçıldığı, bu eylemin 4250 sayılıİspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarıKanunu’nun 6. maddesinin beşinci fıkrasıylayasaklandığı, ne tutarda idari para cezasıverileceğinin ise,4733 sayılı Kanun’un 8. maddesininbeşinci fıkrasının (k) bendinde düzenlendiği, budurumda davaya konu idari para cezasına dayanak olan Kanun’un 4250sayılı Kanun olduğu ve 4250 sayılı Kanun’da daidari para cezalarına karşı kanun yoluna ilişkin birdüzenlemenin yer almadığıanlaşılmıştır.
Öte yandan; 30.3.2005 gün ve 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun 6.12.2006 gün ve 5560 sayılıYasa’nın 31. maddesiyle değiştirilen 3. maddesinde,“ (1) Bu Kanunun;
a) İdarî yaptırım kararlarına karşıkanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde,
b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezasıveya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır”;Kanunun “Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin1. fıkrasında ise, “İdari para cezası vemülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idariyaptırım kararına karşı, kararın tebliğiveya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş güniçinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halindeidari yaptırım kararı kesinleşir” düzenlemeleriyer almıştır.
Bu düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun,idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yolunailişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğerkanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağıanlaşılmaktadır.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkinolduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesephak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanın açıldığı andaki kurallaragöre görevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz halegelmiş ise, (davanın açıldığı andagörevli olan ve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen)mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeniyasadaki görev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır.
Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemedeaçılmış, bu sırada yapılan bir kanundeğişikliği ile görevsiz mahkeme o dava içingörevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlikkararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiğiiçin) davaya bakmaya devam etmesi gerekir.
İncelenen uyuşmazlıkta, öngörülenidari para cezasının 4250 sayılı İspirto veİspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu uyarıncaverildiği ve 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 4250sayılı Kanun’da da idari para cezasına itiraz konusundagörevli mahke-menin gösterilmediğianlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun3. maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin,diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacak olması nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326sayılı Yasa hükümleri dikkate alınacağından,idari para cezasına karşı açılan davanıngörüm ve çözümünde, anılan Kanunun 27.maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yeriningörevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Ankara 15. İdare Mahkemesinceyapılan başvurunun kabulü ile,Küçükçekmece 1. Sulh Ceza Hakimliğince verilen27.5.2015 gün ve D.İş:2015/2599 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle, Ankara 15.İdare Mahkemesince yapılan BAŞVURUNUN KABULÜ ile,Küçükçekmece 1. Sulh Ceza Hakimliğince verilen27.5.2015 gün ve D.İş:2015/2599 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 26.03.2018gününde Üye Birgül KURT’un KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Nuri Şükrü Mehmet AhmetTevfik
NECİPOĞLU BOZER AKSU ERGİNBAY
Üye ÜyeÜye
Alaittin Ali Süleyman Hilmi Birgül
ÖĞÜŞ AYDIN KURT
KARŞI OY
4250 sayılı Kanun’un6. maddesinin beşinci fıkrasındayer alan; alkollü içkiler, 22: ila06: saatleri arasındaperakende olarak satılamaz yasağına aykırı olarak,alkollü içki sattdığının tespitedildiğinden bahisle, davacıya, anılan Kanunu’nun7.maddesinin birinci fıkrası (e) bendi ile 4733 sayılıTütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat veGörevleri Hakkında Kanun’un 8.maddesinin beşincifıkrasının (k) bendi uyarıncaidari para cezasıverildiği;
Davacının, idari para cezasına karşı adliyargı yerinde yaptığı itiraz sonucu verilen;4733sayılıKanun’un 8.maddesinin onuncu fıkrasıuyarınca itirazın idari yargı yerinin görev alanınagirdiği gerekçesiylebaşvurunun görev yönündenreddine ilişkin karar, itiraz edilmeden kesinleştiği;
Davacının bu kez idari yargı yerindedavaaçtığı;idare mahkemesince; 4733 sayılıKanun’un 8. maddesinin beşinci fıkrasının (k)bendinde ne tutarda idari para cezası verileceğinindüzenlendiği, dava konusu para cezasının ise 4250sayılıKanunu uyarınca verildiği, bu Kanun uyarıncaverilen idari para cezalarına karşı açılacak davalardada görevli yargı yerininbelirtilmediği; 5326 sayılıKabahatler Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarıncadavanın çözümünün adli yargı yerine aitolduğu gerekçesiyle 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesi'nebaşvurulmasına karar verildiği görülmektedir.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 2. maddesinde;kabahat deyiminden; kanunun, karşılığında idarîyaptırım uygulanmasını öngördüğühaksızlık anlaşılacağı;
4. maddesinin 2. fıkrasında; kabahatkarşılığı olan yaptırımlarıntürü, süresi ve miktarının, ancak kanunlagösterileceği belirtilmiştir.
İncelenen uyuşmazlıkta, öngörülen idaripara cezası verilmesine ilişkin kabahatin tanımı, 4250sayılı Kanun’un6. maddesinin beşinci fıkrasında;yaptırımıise 4733 sayılı Kanun’un 8. maddesininbeşinci fıkrasının (k) bendinde düzenlenmiştir.
5326 sayılı Kanun’un 6.12.2006 gün ve 5560sayılı Yasa’nın 31. maddesiyle değiştirilen 3.maddesinde, “ (1) Bu Kanunun;
a) İdarî yaptırım kararlarına karşıkanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde,
b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezasıveya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında uygulanır”;kuralına yer verilmiştir.
Yukarıda metni aktarılanKanun hükmünde; idariyaptırımlara karşı “kanun yolunun” kabahatintanımlandığı kanun esas alınarak belirleneceğiyolunda bir düzenleme yapılmamış; uygulanacakyaptırıma karşı başvurulacak kanun yolunun “diğerkanunlarda aksine bir hüküm bulunmaması halinde”5326sayılı Kanun’un genel hükümlerine görebelirleneceği düzenlemesi yapılmıştır.
Anılan Kanunu’nun“Başvuru yolu”başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise,“İdari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesineilişkin idari yaptırım kararına karşı,kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geçonbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir.Bu süre içinde başvurunun yapılmamışolması halinde idari yaptırım kararı kesinleşir”hükmüne yer almıştır.
4733 sayılı Kanun’unda,”Bu Kanunhükümlerine göre verilen idarî yaptırımkararlarına karşı2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu hükümlerine göre kanunyoluna”başvurulabileceği kuralabağlanmıştır.
Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun, idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacak olması, 4733 sayılıKanun’unda, görevli mahkemenin belirlenmesi nedeniyle, idari paracezasına karşı açılan davanın görümve çözümünde, idari yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan gerekçeyle, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu, İdare Mahkemesi’nce yapılan başvurunun reddigerekeceğioyu ile karara katılmıyorum.
Üye
Birgül KURT
Full & Egal Universal Law Academy