T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018 / 94
KARAR NO : 2018 / 145
KARAR TR : 26.3.2018
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan maddi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı : A.Y.
Vekili :Av.H.G.
Davalı :Samsun Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı
Vekili : Av. T.B.
O L A Y :Davacı vekili; müvekkilinin, Samsun ili, Bafra ilçesi,Kemalpaşa Mahallesi, Aşağıbakırpınaryolu(Sarıköy) no:35/A önünde, kendisine ait olan 55 BD....plaka nolu araçla seyir halindeyken, yol üzerinde bulunan rögarkapağının yerinden çıkarak aracın altkısımlarına ve diğer bölümlerineçarptığını, araçta maddi hasar meydanageldiğini; düzenlenen olay yeri kaza tespit tutanağında“Bu kazada belediyeye ait rögar kapağının kazayasebebiyet verecek şekilde döşendiğinden dolayı 2918sayılı KYTK’nun 14.maddesini ihlal ettiğinden dolayıbelediyenin kusurlu oIduğu, 55 BD.... plakalı aracınsürücüsünün bu kazada herhangi bir kusurununolmadığı kaza yerinde yapılan ölçüm,tetkik ve incelemeler sonucu anlaşılmıştır”denildiğini; Bafra 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/14 D.İş.sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporu ilesöz konusu araçta 4.200,00 TL. maddi zarar meydana geldiğininsaptandığını; bu tutarın ödenmesi içinyaptıkları yazılı başvuruya davalı tarafçahiçbir cevap verilmediğini ifade ederek; söz konusu kazanedeniyle meydana gelen 4.200,00.TL. maddi zararın davalıdan tahsiliistemiyle 22.03.2017 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
BAFRA3.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ:13.7.2017 gün ve E:2017/100, K:2017/270sayı ile “(…) Dava: İdari işlemden doğan zararsebebine dayalı tazminat davasıdır.
2577sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu Madde 2/1-bgereğince İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davalarının İdari yargının yetkisınırında olacağı belirtilmiştir.
Yapılanyargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre,davacı vekili tarafından, müvekkilinin 55 BD.... plakasayılı araçla seyir halindeyken yol üzerinde bulunanrögar kapağının yerinden çıkarakmüvekkilinin aracının alt kısımlarına vediğer bölümlerine çarpması neticesinde araçtameydana gelen 4.200,00 TL maddi hasarın tazminini istediği,davalı idare ise mahkemenin görevsiz olduğunu,uyuşmazlığın idari yargının görevalanına girdiğini beyan ettiği, HMK 114/1-b maddesigereğince yargı yolunun caiz olmasının dava şartıolarak kabul edildiği, HMK 115.maddesi gereğince dava şartınoksanlığının tespit edilmesi halinde davanın usuldenreddine karar verilmesi gerektiği, HMK 138.maddesi gereğince mahkemenindava şartı ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden kararverebileceğinin belirtildiği, dava konusu olayın davalıidarenin kusurundan dolayı meydana gelen kaza nedeniyle oluşan maddizararın tazmini isteğine ilişkin olduğu, davalı idaretarafından yapılmadığı ya da geciktirildiği iddiaedilen idari işlemin hukuka uygunluğunu denetleyecek ve sonucunagöre dava konusu tazminat talebi hususunda karar verecek olan mercininİdari yargı olduğu, dava konusu uyuşmazlıkhakkında yargı yolu bakımından mahkememizin görevsizolduğu anlaşılmakla dava şartı yokluğu sebebiyledosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde davanın usuldenreddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekildehüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Yargıyolu bakımından mahkememizin görevsiz oluşu(İdariYargı Görevli Olduğundan) ve dava şartı yokluğusebebiyle DAVANIN USULDEN REDDİNE…” karar vermiş, istinafyoluna başvurulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi6.Hukuk Dairesince, 19.10.2017 gün ve E:2017/2359, K:2017/2352 sayıile “Dosya kapsamı, delil durumu, göz önünealınarak, Bafra 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 13/07/2017 tarih, 2017/100E.-2017/270 K.sayılı kararında, davacı vekilinin istinafnedenleri yönünden mahkemenin vakıa ve hukukideğerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırıbir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinafbaşvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğinceesastan reddine” “kesin olmak üzere” kararverilmiş, bu suretle görevsizlik kararı kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu defa, aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
SAMSUN1.İDARE MAHKEMESİ; 22.1.2018 gün ve E:2017/1745 sayı ile“(…)2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasa'nın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde; “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğailişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yermahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vukubulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.”hükmüne, geçici 21. maddesinde de; “Bu Kanunun 110 uncumaddesinin birinci fıkrasının göreve ilişkinhükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önceidari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'ndeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz.”hükmüne yer verilmiştir.
2918sayılı Kanunun 110. maddesinin 1. fıkrasının iptaliistemiyle yapılan itiraz başvurularını inceleyen AnayasaMahkemesi, 26.12.2013 tarih ve E:2013/68, K:2013/165 sayılı kararıile; Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’daadli ve idari yargı ayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir, itiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesinin hızlandırıldığı,bu suretle kısa sürede sonuç alınmasınınolanaklı kılındığı ve bunun söz konusudavaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilendüzenlemenin kamu yararına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılıKanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araçtrafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özel hukuk alanınagirdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdaretarafından kamu gücünden kaynaklanan bir yetkininkullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynıkarayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden, bunedenle aynı tür risk üreten araçlar arasındaözel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren birneden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kuralAnayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırıdeğildir...” gerekçesi ile anılan kuralı Anayasa'yaaykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiylereddetmiştir.
Anayasa’nın158. maddesinin son fıkrasında; “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158. maddesiuyarınca tüm yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar durumundadır.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; olayda Samsun ili, Bafra İlçesi, KemalpaşaMahallesi, Aşağıbakırpınar yolu No:35/Aönünde seyir halinde olan davacının yol üzerindebulunan rögar kapağının yerinden çıkarakaracının alt kısımlarına ve diğerbölümlerine çarpması neticesinde araçta meydanagelen maddi hasarlı trafik kazasında, idarenin hizmet kusuruolduğundan bahisle meydana gelen zararın tazmini istemiyleaçılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Nitekim, adli,idari ve askeri yargı kolları arasındaki görevuyuşmazlıklarını çözmekle görevli Anayasalkurum olan Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 2918 sayılıYasanın 110. maddesinin yürürlüğe girdiği19.01.2011 tarihinden itibaren benzer uyuşmazlıklarda istikrarlıolarak verdiği kararlarda, adli yargının görevliolduğuna işaret edilmektedir.
Açıklanannedenlerle, dava konusu uyuşmazlığınçözümünde görevsizlik kararı veren ve bugörevsizlik kararı kesinleşen adli yargı yeriningörevli olduğu sonucuna varıldığından,uyuşmazlığı çözümleyecek görevliyargı yerinin belirlenmesi için 2247 sayılı Yasa'nın19. maddesi uyarınca dava dosyasının ve temin edilen Bafra 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:2017/100 sayılı dosyasınınUyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine veuyuşmazlığın incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesikararına kadar ertelenmesine…” karar vermiş; Mahkemece24.1.2018 tarihli üst yazıyla gönderilen dava dosyaları1.2.2018 tarihinde Mahkememiz kaydına girmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve BirgülKURT’un katılımlarıyla yapılan 26.3.2018günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan maddi zararındavalı idarece tazmini istemiyle açılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşlarıve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu belirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dava dosyalarınınincelenmesinden; davacının 13.2.2017 tarihinde kendisine ait olan 55 BD....plaka nolu araçla seyir halindeyken, Samsun ili, Bafra ilçesi,Kemalpaşa Mahallesi, Aşağıbakırpınaryolu(Sarıköy) no:35/A önünde, yol üzerindebulunan rögar kapağının yerinden çıkarakaracın alt kısımlarına ve diğer bölümlerineçarptığı, araçta maddi hasar oluştuğu; rögar kapağının kazaya sebebiyet verecek şekildedöşendiğinden dolayı 2918 sayılı Yasauyarınca davalı belediyenin kusurlu olduğu iddia edilerek; kazanedeniyle araçta meydana gelen 4.200,00.TL. maddi zararın tazminiistemiyle bakılan davaların açıldığıanlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığınadair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardırve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Samsun 1.İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile,Bafra 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.7.2017 gün ve E:2017/100, K:2017/270 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Samsun 1.İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Bafra 3.Asliye HukukMahkemesinin 13.7.2017 gün ve E:2017/100, K:2017/270 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 26.3.2018gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Mehmet AKSU Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Birgül KURT
Full & Egal Universal Law Academy