T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018/167
KARAR NO : 2018/147
KARAR TR: 26.03.2018
ÖZET : 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 14. maddesine aykırılık nedeniyle aynı Kanun’un 26. maddesinin birinci fıkrası (e) bendi uyarınca Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce verilen idari para cezasının kaldırılması istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesinin gerektiği hk.
KARAR
Davacı : DiyarbakırDicle Üniversitesi Rektörlüğü
Vekili : Av. Ş. K.
Davalı : SosyalGüvenlik Kurumu Başkanlığı
O L A Y : Sosyal Güvenlik Kurumu BaşkanlığıDiyarbakır Sosyal Güvenlik İl MüdürlüğüSur Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğünün6.4.2017 gün ve 64441664-01.1055502.021-4.609.220 sayılıişlemi ile, 15.3.2017 tarihinde meydana gelen ve Yılmaz Avcıisimli çalışanın yaralanması ile sonuçlananiş kazasının, 6331 sayılı İşSağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 14. maddesininikinci fıkrasında belirtilen sürede Kurumabildirilmediğinden bahisle, söz konusu Kanunaaykırılık nedeniyle, aynı Kanun’un 26. maddesininbirinci fıkrası (e) bendi uyarınca Dicle ÜniversitesiTıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi adına2.702,00 TL idari para cezası verildiği davacıyabildirilmiş, davacının itirazı aynı Kurumun 3.7.2017gün ve 5 sayılı komisyon kararı ile reddedilmiştir.
Davacı vekili, idari para cezasının iptali istemiyleidari yargı yerinde dava açmıştır.
DİYARBAKIR 3.İDARE MAHKEMESİ: 18.8.2017 gün veE:2017/2446, K:2017/1668 sayı ile, 6331 sayılı Kanunuyarınca verilen idari para cezasının iptal edilmesi istemiyleaçılan davada,6331 sayılı Kanun’da bu Kanunuyarınca verilen idari para cezalarına karşı kanun yolunailişkin bir düzenleme bulunmadığı, SosyalGüvenlik Kurumunca verilen idari para cezalarının tebliğ,itiraz ve tahsilinde 5510 sayılı Kanunun 102. maddesihükümlerinin uygulanacağı, açıkça kanunyoluna yönelik olarak bir atıfta bulunulmadığından,5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3 ve 27. maddelerigereğince davanın çözümünün adliyargı yerine ait olduğu gerekçesiyle davanın görevyönünden reddine karar vermiş, verilen karar itiraz edilmedenkesinleşmiştir.
Davacı vekili, bu kez aynı istemle adli yargı yerineitirazda bulunmuştur.
DİYARBAKIR 1. SULH CEZA HAKİMLİĞİ: 27.12.2017gün ve D.İş:2017/4406 sayı ile; UyuşmazlıkMahkemesinin konu ile ilgili kararları emsal alınarakbaşvurunungörev yönünden reddine karar vermiş, yapılan itirazDiyarbakır 2. Sulh Ceza Hakimliğince kesin olarakreddedilmiştir.
Davacı vekilinin 21.2.2018 tarihinde Diyarbakır 1. Sulh CezaHakimliğine vermiş olduğu dilekçesi ile, idari ve adliyargı yerlerince verilmiş olan görevsizlik kararlarınedeniyle oluştuğunu ileri sürdüğü olumsuzgörev uyuşmazlığının giderilmesi istemiyleUyuşmazlık Mahkemesine başvurul-masını talep etmesiüzerine, dava dosyası Diyarbakır 1. Sulh Ceza Hakimliğinin27.2.2018 tarih ve E:2017/4406 sayılı üst yazısı ileMahkememize gönderilmiş olup, 5.3.2018 tarihinde kaydagirmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Birgül KURT'un katılımlarıylayapılan 26.03.2018 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;
Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulunun 11.7.1988günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılı İlke Kararında,“2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun bütünüyleincelenip değerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanmasıyönünden 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan,‘ceza uyuşmazlıkları’ ibaresinden,savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adliceza mahkemeleri arasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği…”açıkça belirtilmiştir. Bu durum gözönüne alındığında, olay bölümündeyazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
İdari ve adli yargı yerleri arasında 2247sayılı Yasa’nın 14. maddesinde öngörülenbiçimde olumsuz görev uyuşmazlığıdoğduğu, adli yargı dosyasının davacı vekilininistemi üzerine son görevsizlik kararını veren Mahkemece,15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakidari yargı dosyasıda temin edilerek Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi .
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümündeidari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın idari yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 6331 sayılı Kanun’un 14. maddesineaykırılık nedeniyle aynı Kanun’un 26. maddesininbirinci fıkrası (e) bendi uyarınca verilen idari paracezasının kaldırılması istemiyleaçılmıştır.
6331 sayılı İş Sağlığı veGüvenliği Kanunu’nun “İş kazası ve meslekhastalıklarının kayıt ve bildirimi”başlığı altında düzenlenen 14. maddesinde,“(1) İşveren;
a) Bütün iş kazalarının ve meslekhastalıklarının kaydını tutar, gerekli incelemeleriyaparak bunlar ile ilgili raporları düzenler.
b) İşyerinde meydana gelen ancak yaralanma veyaölüme neden olmadığı halde işyeri ya da işekipmanının zarara uğramasına yol açan veyaçalışan, işyeri ya da iş ekipmanını zararauğratma potansiyeli olan olayları inceleyerek bunlar ile ilgiliraporları düzenler.
(2) İşveren, aşağıdaki hallerde belirtilensürede Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirimde bulunur:
a) İş kazalarını kazadan sonraki üçiş günü içinde.
b) Sağlık hizmeti sunucuları veya işyeri hekimitarafından kendisine bildirilen meslek hastalıklarını,öğrendiği tarihten itibaren üç işgünü içinde.
(3) İşyeri hekimi veya sağlık hizmetisunucuları; meslek hastalığı ön tanısıkoydukları vakaları, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafındanyetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularına sevk eder.
(4) Sağlık hizmeti sunucuları kendilerine intikal edeniş kazalarını, yetkilendirilen sağlık hizmetisunucuları ise meslek hastalığı tanısıkoydukları vakaları en geç on gün içinde SosyalGüvenlik Kurumuna bildirir.
(5) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar,Sağlık Bakanlığının uygungörüşü alınarak Bakanlıkçabelirlenir” denilmiş;
“İdari para cezaları ve uygulanması”başlığı altında düzenlenen 26. maddesinin birincifıkrasında,“Bu Kanunun;
(……)
e)14 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilenyükümlülükleri yerine getirmeyen işverene her biryükümlülük için ayrı ayrıbinbeşyüz Türk Lirası, ikinci fıkrasındabelirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işvereneikibin Türk Lirası, dördüncü fıkrasındabelirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyensağlık hizmeti sunucuları veya yetkilendirilen sağlıkhizmeti sunucularına ikibin Türk Lirası, (……)
idari para cezası verilir.” denilmiş; aynımaddenin ikinci fıkrasında,
“(Değişik: 4/4/2015-6645/4 md.) Bu Kanunda belirtilenidari para cezaları, 14 üncü maddede belirtilen bildirimyükümlülüğünü yerine getirmeyenlereuygulanacak idari para cezaları hariç gerekçesi belirtilmeksuretiyle Çalışma ve İş Kurumu ilmüdürünce verilir. 14 üncü maddede belirtilen bildirimyükümlülüğünü yerine getirmeyenleriçin uygulanan idari para cezaları hariç tahsil edilen idaripara cezaları genel bütçeye gelir kaydedilir. 14üncü maddede belirtilen bildirimyükümlülüğünü yerine getirmeyenlereuygulanacak idari para cezaları ise doğrudan Sosyal GüvenlikKurumunca verilir. Sosyal Güvenlik Kurumunca verilen idari paracezalarının tebliğ, itiraz ve tahsilinde 5510 sayılıKanunun 102 nci maddesi hükümleri uygulanır. Verilen diğeridari para cezaları tebliğinden itibaren otuz gün içindeödenir. İdari para cezaları tüzel kişiliğibulunmayan kamu kurum ve kuruluşları adına dadüzenlenebilir.” hükmü yer almış;
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu’nun 102. maddesinde ise,
“(.......)
İdarî para cezaları ilgiliye tebliğ ile tahakkukeder. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kurumaya da Kurumun ilgili hesaplarına yatırılır veya aynısüre içinde Kuruma itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur.Kurumca itirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğtarihinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesinebaşvurabilirler. Bu süre içinde başvurununyapılmamış olması halinde, idari para cezasıkesinleşir.
İdarî para cezalarının, Kuruma itiraz edilmedenveya yargı yoluna başvurulmadan önce tebliğ tarihindenitibaren onbeş gün içinde peşin ödenmesi halinde,bunun dörtte üçü tahsil edilir. Peşin ödemeidari para cezasına karşı yargı yoluna başvurma hakkınıetkilemez. (.......)” denilmiştir.
Olayda, davanın, Sosyal Güvenlik Kurumu BaşkanlığıDiyarbakır Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Sur Sosyal Güvenlik MerkezMüdürlüğünün 6.4.2017 gün ve64441664-01.1055502.021-4.609.220 sayılı işlemi ile, 15.3.2017tarihinde meydana gelen ve Yılmaz Avcı isimliçalışanın yaralanması ile sonuçlanan işkazasının, 6331 sayılı İşSağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 14.maddesinde belirtilen sürede Kuruma bildirilmediğinden bahisle,aynı Kanun’un 26. maddesinin birinci fıkrası (e) bendiuyarınca Dicle Üniversitesi Eğitim ve AraştırmaHastanesi adına, 6331 sayılı Kanunuyarıncaverilen idaripara cezasının iptali istemiyle açıldığı,6331 sayılı Kanun’da idari para cezası verilecekhususların düzenlendiği, buna karşın idari paracezasına karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeyeyer verilmediği, ancakbu Kanun uyarınca, daha açıkbirifadeyle, Kanunun 14 üncü maddesinde belirtilen bildirimyükümlülüğünü yerine getirmeyenlereuygulanacak idari para cezalarının doğrudan Sosyal GüvenlikKurumunca verileceği ve Sosyal Güvenlik Kurumunca verilen idari paracezalarının tebliğ, itiraz ve tahsilinde 5510 sayılıKanunun 102 nci maddesi hükümlerinin uygulanacağıanlaşılmıştır.
Öte yandan, 30.3.2005 gün ve 25772 sayılı ResmiGazete’de yayımlanarak 1.6.2005 tarihindeyürürlüğe giren 30.3.2005 gün ve 5326 sayılıKabahatler Kanunu’nun 6.12.2006 gün ve 5560 sayılıYasa’nın 31. maddesiyle değişik3. maddesinde, “ (1)Bu Kanunun;
a) İdarî yaptırım kararlarına karşıkanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde,
b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezasıveya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında,
uygulanır”; Kanunun “Başvuru yolu”başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise “idaripara cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkinidari yaptırım kararına karşı, kararıntebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş güniçinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halindeidari yaptırım kararı kesinleşir.” düzenlemeleriyer almıştır.
Bu düzenlemelere göre;Kabahatler Kanunu’nun,idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yolunailişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğerKanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkinolduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesephak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanın açıldığı andaki kurallaragöre görevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz halegelmiş ise, (davanın açıldığı andagörevli olan ve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen)mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeniyasadaki görev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır.
Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemedeaçılmış, bu sırada yapılan bir kanundeğişikliği ile görevsiz mahkeme o dava içingörevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlikkararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiğiiçin) davaya bakmaya devam etmesi gerekir.
İncelenen uyuşmazlıkta, öngörülen idaripara cezasının 6331 sayılı İşSağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca, SosyalGüvenlik Kurumu Başkanlığı Diyarbakır SosyalGüvenlik İl Müdürlüğü Sur SosyalGüvenlik Merkez Müdürlüğü tarafındanverildiği,5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilenidari yaptırım türlerinden biri olduğu, 6331 sayılıKanun’da bu Kanun uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumunca verilenidari para cezalarının tebliğ, itiraz ve tahsilinde 5510sayılı Kanunun 102. maddesi hükümlerininuygulanacağı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve GenelSağlık Sigortası Kanunu’nun 102. maddesinde ise, idaripara cezalarına karşı idari yargı yerine itirazedileceği düzenlenmiş olup, itiraz konusunda görevlimahkemenin gösterildiği anlaşılmıştır. Budurumda,Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, Sosyal GüvenlikKurumunca verilen idari para cezasına karşı açılandavanın görüm ve çözümünde idariyargı yerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Diyarbakır 3. İdareMahkemesince verilen 18.8.2017 gün ve E:2017/2446, K:2017/1668sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle,Diyarbakır 3. İdare Mahkemesince verilen 18.8.2017 gün veE:2017/2446, K:2017/1668sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 26.03.2018 gününde OYBİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Nuri Şükrü Mehmet Ahmet Tevfik
NECİPOĞLU BOZER AKSU ERGİNBAY
Üye ÜyeÜye
Alaittin Ali SüleymanHilmi Birgül
ÖĞÜŞ AYDIN KURT
Full & Egal Universal Law Academy