T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018/104
KARAR NO : 2018/132
KARAR TR: 26.03.2018
ÖZET : 1608 sayılı Kanun’un 1. maddesiuyarınca verilen idari para cezasına ilişkin Mersin Büyükşehir Belediyesi Encümen Kararının iptali istemiyle açılan davanın ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı : L. Muş Turizm İnş. ve Uluslar arası Taş. Tic. Ltd.Şti.
Vekili :Av. V. T.
Daval : Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili :Av. Halim Erdem Kahraman
O LA Y : Mersin Büyükşehir Belediyesinin 19.10.2016 gün ve815, 2.11.2016 gün ve 875, 9.11.2016 gün ve 959, 14.12.2016 günve 1025, 18.1.2017 gün ve 39, 15.3.2017 gün ve 189 ve3.5.2017gün ve 365 sayılı Encümen Kararları ile, MersinBüyükşehir Belediyesi Emir ve Yasakları UygulamaYönetmeliğine aykırı hareket ettiğinin tespitedildiğinden bahisle, davacı adına 1608 sayılı UmuruBelediyeye Müteallik Ahkamı Cezaiye Hakkında 16 Nisan 1340 Tarihve 486 Numaralı Kanunun Bazı Maddelerini Muaddil Kanun’un1.maddesi uyarınca toplam olarak 27.818,00 TL idari para cezasıverilmiş, Mersin Büyükşehir Belediyesi Mali Hizmetler DaireBaşkanlığınca 22.6.2017 gün ve 390 sayılıceza ihbarnamesi düzenlenmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde 22.6.2017 gün ve 390sayılı ceza ihbarnamesine konu27.818,00 TL tutarındaki idaripara cezasının iptalini istediğini belirterek, adli yargıyerine başvuruda bulunmuştur.
MERSİN 4. SULH CEZA HAKİMLİĞİ; 28.9.2017gün ve D. İş No:2017/3381 sayı ile, başvuruyakonuidari para cezasınınencümenkararı ile verildiği, budurumda 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27/8. maddesinegöre idari yaptırım kararının verildiğiişlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idariyargının görev alanına giren kararın da verilmişolması nedeniyle, Encümen kararına karşıyapılacak itirazın görüm veçözümünün idari yargı yerine ait olduğugerekçesiyle başvurunun görev yönünden reddine kararvermiş, verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir.
Davacı vekili, bu kez, dava dilekçesinde19.10.2016 günve 813, 19.10.2016 gün ve 815, 2.11.2016 gün ve 875, 9.11.2016gün ve 959, 14.12.2016 gün ve 1025, 18.1.2017 gün ve 39,15.3.2017 gün ve 189 ve 3.5.2017 gün ve 365 sayılıEncümen Kararları ile verilen 27.818,00 TL tutarındaki idaripara cezasının iptalini istediğini belirterek, idari yargıyerinde dava açmıştır.
MERSİN 1. İDARE MAHKEMESİ; 24.11.2017 gün veE:2017/1678, K: 2017/1938 sayı ile, özetle, davacıya 1608sayılı Yasa’nın 1. maddesi uyarınca idari paracezası verildiğinden ve bu Yasa’da idari para cezasınakarşı kanun yoluna ilişkin bir düzenleme bulunmadığından,Kabahatler Kanunu’nun 3 ve 27. maddeleri uyarınca davanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle davanın görev yönünden reddine kararvermiş, verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir.
Davacı vekilinin 15.1.2018 tarihinde Mersin 1. İdareMahkemesine vermiş olduğu dilekçesi ile,adli ve idariyargı yerlerince verilmiş olan görevsizlik kararlarınedeniyle oluştuğunu ileri sürdüğü olumsuzgörev uyuşmazlığının giderilmesi istemiyleUyuşmazlık Mahkemesine Başvurulmasını talep etmesiüzerine, dava dosyası Mersin 1. İdare Mahkemesinin 24.1.2018tarih ve E:2017/1678 sayılı üst yazısı ile Mahkememizegönderilmiş olup, 31.1.2018 tarihinde kayda girmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Birgül KURT'un katılımlarıylayapılan 26.03.2018 günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre;
Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulunun 11.7.1988günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılı İlke Kararında,“2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun bütünüyleincelenip değerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanmasıyönünden 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan,‘ceza uyuşmazlıkları’ ibaresinden,savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adliceza mahkemeleri arasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği...”açıkça belirtilmiştir. Bu durum gözönüne alındığında, olay bölümündeyazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Adli ve idari yargı yerleri arasında, 2247 sayılıYasa’nın 14. maddesinde öngörülen biçimdeolumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, idariyargı dosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygunolarak davacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren Mahkemece, adli yargı dosyası da teminedilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından,Mersin BüyükşehirBelediyesince davacı adına19.10.2016 gün ve 815, 2.11.2016gün ve 875, 9.11.2016 gün ve 959, 14.12.2016 gün ve 1025,18.1.2017 gün ve 39, 15.3.2017 gün ve 189 ve 3.5.2017 gün ve 365sayılı Encümen Kararları ile verilen ve hakkındaaynı Belediyenin Mali Hizmetler Daire Başkanlığınca22.6.2017 gün ve 390 sayılı ceza ihbarnamesi düzenlenen32.293,00 TL tutarındaki idari para cezasının iptali istemiyleaçılan davada görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi .
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın adli yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 1608 sayılıKanun’un1. maddesiuyarınca,davacı şirket adınaMersin BüyükşehirBelediyesince 13.7.2016 gün ve 591, 4.8.2016 gün ve 622, 31.8.2016gün ve 775, 19.10.2016 gün ve 813, 19.10.2016 gün ve 814,2.11.2016 gün ve 875, 9.11.2016 gün ve 959, 16.11.2016 gün ve962, 14.12.2016 gün ve 1025, 14.12.2016 gün ve 1026, 18.1.2017 günve 39, 15.3.2017 gün ve 189, 3.5.2017 gün ve 365 ve 28.6.2017gün ve 570 sayılı Encümen Kararları ile verilen veaynı Belediyenin Mali Hizmetler Daire Başkanlığınca21.6.2017 gün ve 349 sayılı ceza ihbarnamesi düzenlenen27.818,00 TL tutarındaki idari para cezasının iptali istemiyleaçılmıştır.
Hangi fiil ve eylemlerin kabahat niteliğinde olduğu, idariyaptırım türleri ve bu türler arasında sayılanİdari Para Cezaları ile İdari Tedbirlerin neler olduğu vebunlara itiraz yolları 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’ndadüzenlenmiştir.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 2. maddesinde;“Kabahat deyiminden; kanunun, karşılığında idariyaptırım uygulanmasını öngördüğühaksızlık anlaşılır.” hükmü yeralmakta ve bu maddede kabahatin tanımı yapılmaktadır.
Kanun’un “Kanunilik İlkesi”başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasında;“Hangi fiillerin kabahat oluşturduğu, kanundaaçıkça tanımlanabileceği gibi; kanunun kapsam vekoşulları bakımından belirlediği çerçevehükmün içeriği, idarenin genel ve düzenleyiciişlemleriyle de doldurulabilir.” hükmü, ikincifıkrasında da “Kabahat karşılığı olanyaptırımların türü, süresi ve miktarı, ancakkanunla belirlenebilir.” hükmü yer almakta, böylece hangifiillerin kabahat oluşturduğunun kanunda açıkçatanımlanabileceği hususunun yanı sıra, idarenin de somutolayda olduğu gibi genel ve düzenleyici işlemleriyletanımlama yapabileceği belirtilmiş, ayrıcaişlenen birkabahatin karşılığı olan yaptırımıntürü, süresi, miktarının ancak kanun ilebelirlenebileceği de ifade edilmiş olmaktadır.
Belediyeencümenlerinin Kabahatler Kanunu hükümlerinegöre idari para cezası ve idari tedbir kararlarıverebileceğine dair hüküm 1608 sayılı Umuru BelediyeyeMüteallik Ahkamı Cezaiye Hakkında 16 Nisan 1340 tarih ve 486Numaralı Kanunun Bazı Maddelerini Muaddil Kanunun 1. maddesindebelirtilmiştir. Kanunun 1. maddesinde; “Belediye meclis veencümenlerinin kendilerine kanun, nizam ve talimatnamelerin verdiğivazife ve salahiyet dairesinde ittihaz ettikleri kararlara muhalif hareketedenlerle belediye kanun ve nizam ve talimatnamelerinin men veya emrettiğifiilleri işleyenlereveya yapmayanlara belediye encümenince KabahatlerKanununun 32 nci maddesi hükmüne göre idarî paracezası ve yasaklanan faaliyetin menine karar verilir. Bu kararda ilgilikişiye bir süre de verilebilir.” hükmü yer almaktaolup, somut olayda belediye encümeni tarafından tatbik edilen idaripara cezası da bu kapsamda uygulanmıştır.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun“Çeşitli Kabahatler” üstbaşlığı altında düzenlenen “Emreaykırı davranış” başlıklı 32.maddesinde, “ (1) Yetkili makamlar tarafından adlîişlemler nedeniyle ya da kamu güvenliği, kamu düzeni veyagenel sağlığın korunması amacıyla, hukuka uygunolarak verilen emre aykırı hareket eden kişiye yüz TürkLirası idarî para cezası verilir. Bu cezaya emri veren makamtarafından karar verilir.
(2) Bu madde, ancak ilgili kanunda açıkçahüküm bulunan hallerde uygulanabilir.
(3) 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun526 ncı maddesine diğer kanunlarda yapılan yollamalar, bumaddeye yapılmış sayılır.” denilmişolup,olayda idari yaptırıma konu eylem bu kapsamda yeralmaktadır.
Aynı Kanun’un 3. maddesini değiştiren 6.12.2006günlü, 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesinde,“ (1) Bu Kanunun;
a) İdarî yaptırım kararlarına karşıkanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde,
b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezasıveya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında,
uygulanır” denilmiş; Kanunun 16. maddesinde, kabahatlerkarşılığında uygulanacak olan idariyaptırımların idari para cezası ve idari tedbirlerdenibaret olduğu, idari tedbirlerin ise, mülkiyetin kamuyageçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerolduğu hükme bağlanmış;19. maddesinde, “(1) Diğerkanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için;
a) Bir meslek ve sanatın yerine getirilmemesi,
b) İşyerinin kapatılması,
c) Ruhsat veya ehliyetin geri alınması,
d) Kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veyaseyrüseferden alıkonulması,
Gibi yaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlardabu Kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncayakadar saklıdır”; Kanunun “Başvuru yolu”başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ,“İdari para cezası ve mülkiyetin kamuyageçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararınakarşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren engeç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesinebaşvurulabilir. Bu süre içinde başvurununyapılmamış olması halinde idari yaptırımkararı kesinleşir” ’’ hükmü yer almaktaolup, idari para cezasına karşı hangi yargı organınamüracaat edileceği kanun tarafından gösterilmişbulunmaktadır.
Bu düzenlemelere göre;Kabahatler Kanunu’nun,idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yolunailişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğerkanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır.
Ayrıca, 1608 sayılı sayılı Umuru BelediyeyeMüteallik Ahkamı Cezaiye Hakkında 16 Nisan 1340 tarih ve 486Numaralı Kanunun Bazı Maddelerini Muaddil Kanunun mülga5.maddesinde; “Ceza kararlarına tebliği tarihinden itibarenbeş gün içinde mahsus hakimlere ve bulunmayan yerlerde sulhhakimliğine müracaatla şifahi veya yazılı itirazolunabilir. İtiraz şifahi ise bir zabıt tutularak muterize imzaettirilir.
İtirazda sebep gösterilmesi şarttır. Sebepgösterilmeyen itirazlar yapılmamış sayılır.Ticaret ve sanattan men kararıyla para cezasınıvermediğinden dolayı hapse değiştirmehükmünün infazı itirazın neticesine karar geribırakılır.” hükmü yer almakta iken, maddenin 1.fıkrasının Anayasaya aykırılığıiddiasıyla Anayasa Mahkemesine itiraz yoluna başvurulmuş olup,Anayasa Mahkemesi 22.12.2006 gün, E:2001/26, K:2006/119 sayılıkarar ile, “… haklı nedenlerin ve kamu yararınınbulunması halinde idari işlemlere yönelik itirazlarıinceleme görevi yasa koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. Bu çerçevede, belediyelerce uygulanankimi idari yaptırımlara karşı, belediyeteşkilatının yaygınlığına paralel bir idariyargı teşkilatlanmasının söz konusu olmamasınedeniyle sulh ceza mahkemelerine başvuru olanağıtanımasının hak arama özgürlüğünükolaylaştırıcı nitelikte olduğu, bu suretle kısasürede sonuç alınmasını olanaklı kıldığıve sayılan hususların sözü edilen itirazları incelemegörevinin adli yargıya bırakılmasının haklınedenini oluşturduğu sonucunavarılmıştır….” demek suretiyle yasakuralının Anayasa’ya aykırıolmadığından bahisle iptal isteminin reddine kararvermiştir.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkinolduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesephak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanın açıldığı andaki kurallaragöre görevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz halegelmiş ise, (davanın açıldığı andagörevli olan ve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen)mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeniyasadaki görev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır.
Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemedeaçılmış, bu sırada yapılan bir kanundeğişikliği ile görevsiz mahkeme o dava içingörevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlikkararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiğiiçin) davaya bakmaya devam etmesi gerekir.
İncelenenuyuşmazlıkta,1608 sayılı Kanun’un 1. maddesinedayanılarak davacının idari para cezası ilecezalandırılmasına karar verildiği, kararın bu haliyle5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden olduğu, 1608 sayılıKanun’da bu idari yaptırımlara karşı itiraz konusundagörevli mahkemenin gösterilmediği anlaşılmıştır.
Bu durumda,Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasa hükümleridikkate alınacağından, idari para cezasına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Mersin 4. Sulh Ceza Hakimliğinceverilen 28.9.2017 gün ve D. İş No:2017/3381sayılıgörevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle,Mersin 4. Sulh CezaHakimliğince verilen 28.9.2017 gün ve D. İş No:2017/3381sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,26.03.2018 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Nuri Şükrü Mehmet Ahmet Tevfik
NECİPOĞLU BOZER AKSU ERGİNBAY
Üye ÜyeÜye
Alaittin Ali Süleyman Hilmi Birgül
ÖĞÜŞ AYDIN KURT
Full & Egal Universal Law Academy