T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2017 / 789 KARAR NO : 2018 / 135 KARAR TR : 26.3.2018 ÖZET : ATO Başkanlığında 1997 yılında sözleşmeli hukuk müşaviri olarak işe başlayan davacı hakkında gerçekleştirilen 28.02.2017 tarihli iş akdi fesih işleminin geçersizliğinin tespiti ile davacının işe iadesine, işe başlatılmaması halinde işe başlatmama tazminatının ve işe başlatılana kadar boşta geçen ücret ve sosyal hak alacaklarının davalıdan tahsili gerektiğinin tespitine karar verilmesi istemiyle açılan ve Danıştay Başsavcılığınca “davalı idare bünyesinde sözleşmeli personel olarak çalışan davacının, iş akdinin feshine yönelik Yönetim Kurulu kararı alınması”na ilişkin olarak olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılan davanın; ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : T.Ş. Vekili : Av.E.Ş. Davalı : AnkaraTicaret Odası Başkanlığı Vekili :Av.E.Y. O L A Y : Davacı vekilidilekçesinde; müvekkilinin, DanıştayBaşkanlığından Hakim statüsünde devlet memuruolarak emekli olduktan sonra 1997 yılında, Ankara Ticaret OdasıBaşkanlığında sözleşmeli "HukukMüşaviri" olarak işe başladığını;sözleşmelerinin Oda Yönetim Kurulu kararlarıyla heryıl yenilendiğini, görevini 20 yıldırbaşarıyla ifa ettiğini; müvekkilinin İş Kanununatabi olarak çalıştığını; bunun,davalı ile imzaladığı iş sözleşmesinden,29.12.2009 tarihli Yönetim Kurulu Zaptından, 5174 sayılı Yasanın73. maddesinden ve ATO'nun talebine istinaden Devlet PersonelBaşkanlığınca verilen 2012 tarihli mütalaayazısından anlaşıldığını; 31.12.2016tarihli Yönetim Kurulu kararıyla da sözleşmesinin bir yıllığınauzatıldığını; davalı işverenin,müvekkiline hiçbir bilgi vermeden, bildirim yapmadan, 28.02.2017tarihinde yapılan Yönetim Kurulu Toplantısındabulunmasına rağmen, toplantı sonrasında alınan karardoğrultusunda müvekkilinin iş akdini 65 yaşıdoldurduğu gerekçesiyle feshettiğini; fesih gerekçesiolarak ise 5590 sayılı Odalar Borsalar Kanunu'na tabiçıkarılmış olan Türkiye Ticaret ve SanayiOdaları, Ticaret Odaları, Ticaret Odaları, Sanayi Odaları,Deniz Ticaret Odaları, Ticaret Borsaları, Türkiye TicaretSanayi, Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları BirliğiPersonel Yönetmeliği'nin 24/4 maddesi ile Ankara TicaretOdası-Personel Yönetmeliğinin 43/4 maddesinin gösterildiğini;gerekçe olarak gösterilen Yönetmeliğin dayanağıolan 5590 sayılı Kanunun 18.05.2004 tarihinde kaldırıldığını,yerine 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ileOdalar Borsalar Kanununun yürürlüğe girdiğini, ancakbu Kanun uyarınca düzenlenen herhangi bir personelyönetmeliği bulunmadığı gibi,yürürlükten kaldırılmış olan bir kanunadayalı olarak da hazırlanmış yönetmelik uyarıncaişlem yapılmasının hukukun temel ilkelerineaykırı olduğunu, işlemin yok hükmündesayılması gerektiğini; feshin geçersiz olduğunuçünkü; müvekkilinin, davalı işverenlikte 65yaşını doldurduktan sonra da 7 yıl görevine devam ettiğini,sözleşmelerinin her yıl Yönetim Kurulu kararlarıyladevamlı uzatıldığını, son olaraksözleşmesi uzatıldığında 72yaşında olduğunun herkes tarafından bilindiğini; müvekkilininbir hukukçu olarak 65 yaşının üzerindeavukatlık veya hukuk müşavirliği yapmasında hukuki birengel olmadığını, birçok meslektaşınınçeşitli barolara kayıtlı olarak görevlerine devam ettiğini;kaldı ki, Ankara Ticaret Odası Başkanlığındagerek müvekkilinin sözleşmesinin feshedildiği 28.02.2016tarihinde, gerekse de halen çeşitli birimlerde 65 yaşınüzerinde sözleşmeli çalışanlar bulunduğunu;bu şekilde, sadece müvekkiline ilişkin keyfi bir uygulamayapılmış olduğunun ve kanun önünde eşitlikilkesine aykırı davranılıp iş akdinin haksızsebeple fesih edildiğinin ortaya çıktığını;davalının, yasadan kaynaklı eşit davranma borcunaaykırı hareket ettiğini, bu durumun bile feshingeçersizliğini ortaya koymak için yeterli olduğunu; müvekkilinin4587 sayılı İş Kanunu'nun 11. maddesinde belirtilen işsözleşmesine bağlı olarak, bugüne kadar özveriile çalıştığını, hiçbirkusurunun olmadığını, çalışmayabaşladığı 1997 yılından bu yana yıllıkizin de kullanmadığını, karşılıklısaygı ve sevgi çerçevesinde verilen işleriyürüttüğünü, makamın itibarınızedeleyecek bir davranışı olmadığını; müvekkilininiş akdinin fesih edildiği 28.02.2017 Yönetim KuruluToplantısına da katıldığı gibi yıllarca hertoplantıya hukuk müşaviri sıfatıyla katıldığını,davalı işverenin İş Kanunu ve sözleşmehükümlerine uymadan, daha 2 ay kadar önce yenilenmiş olansözleşmesinin fesih işleminin açıkça usul veyasaya aykırı ve geçersiz olduğunu; 65yaşın üzerinde olduğu öncesinde de bilmesinerağmen, bu gerekçenin kullanılmasının İşKanununun 21. maddesi ile öngörülen haklarını işbu dava ile talep etmelerine neden olduğunu; ayrıca işverenin, müvekkilininsözleşmesini feshettiğine ilişkin yazıyımüvekkilinin resmi doktor raporlu olduğu zaman tebliğ ederek nederece yanlı hareket ettiğini gösterdiğini ifade ederek; tümyasal alacak (izin paraları, maaş farkları, müvekkilinsözleşmesinin geri kalan kısmına ilişkin maaşücretleri, ikramiye ödemeleri vs) hakları saklı kalmakkaydıyla; davalı tarafından 28.02.2017 tarihinde alınankarar doğrultusunda müvekkiline tebliğ edilen iş akdi fesihişleminin geçersizliğinin tespitine ve müvekkilininişine iadesine; davalı tarafça müvekkilinin işebaşlatılmaması durumunda feshin kötü niyetleyapılmış olması, kıdemi ve mesleki deneyiminazarı dikkate alınarak 4-8 aylık brüt ücrettutarında alacağının davalı işverenden tahsiliile müvekkile ödenmesi gerektiğinin tespitine; ayrıcakararın kesinleşmesine kadar geçecek süredemüvekkilinin çalıştırılmadığıdöneme tekabül eden en fazla 4 aylık brüt ücretalacağının davalı işverenden alınarakmüvekkiline ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesiistemiyle, 23.3.2017 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır. Davalı vekilinin süresiiçerisinde sunduğu cevap dilekçesinde; davanın idariyargı yerinde görülmesi gerektiğinden bahisle görevitirazında bulunulmuştur. ANKARA 28.İŞMAHKEMESİ; 24.10.2017 günlü oturumda ve E: 2017/154 sayıile davacının, belirsiz süreli hizmet akdi ileçalıştığının sabit olduğu, statü hukukuna tabi olmadığı gerekçesiyle görevitirazının reddine karar vermiştir. Davalıvekilinin idari yargı yararına olumlu görevuyuşmazlığı çıkartılması yolundasüresi içinde verdiği dilekçe üzerine; dilekçe,dava dosyası ile birlikte DanıştayBaşsavcılığı'na gönderilmiştir. DANIŞTAY BAŞSAVCISI, 28.11.2017 gün ve E:2017/105 sayı ile “ DavalıATO Başkanlığı bünyesinde sözleşmelipersonel olarak çalışan davacının, 28.02.2017 tarihiitibariyle iş akdinin feshine yönelik Yönetim Kurulu'nun28.02.2017 günlü toplantısında alınan 9/2537-02 nolukararın geçersizliğinin tespitine, işe iade ve parasalhaklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle ATOBaşkanlığına karşı adli yargı yerindeaçtığı davada; davalı tarafından, davanıngörüm ve çözümünün idariyargının görevine girdiği ileri sürülerek görevitirazında bulunulmuş ve itirazın reddi üzerine olumlugörev uyuşmazlığı çıkarılmasıistenilmiş olmakla gereği düşünüldü: 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluşu ve İşleyişiHakkında Kanun'un "Olumlu görev uyuşmazlığıçıkarma" başlıklı 10. maddesinde, "Görevuyuşmazlığı çıkarma; adli, idari ve askeri birvargı merciinde açılmış olan davada ilerisürülen görev itirazının reddi üzerine ilgiliBaşsavcı veya Başkanunsözcüsü tarafındangörev konusunun incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesindenistenmesidir. (…) Her ne kadar, adli yargıdaaçılan dava; iş aktinin feshinin geçersizliği veişe iade davası şeklinde açılmış ise de; Uyuşmazlık,davalı idare bünyesinde sözleşmeli personel olarakçalışan davacının, iş akdinin feshineyönelik Yönetim Kurulu kararı alınmasındandoğmuştur. 8.3.1950 tarihli 5590Sayılı “Ticaret ve Sanayi Odaları”, “TicaretOdaları”, “Sanayi Odaları”, “Deniz TicaretOdaları”, “Ticaret Borsaları” ve“Türkiye Ticaret, Sanayi, Deniz Ticaret Odaları ve TicaretBorsaları Birliği” Kanunu’nun (Mülga) 1. maddesinde,"(Değişik: 17/4/1986 - 3277/1 md.) Ticaret ve sanayiodaları, ticaret odaları, sanayi odaları ve deniz ticaretodaları; üyelerinin müşterek ihtiyaçlarınıkarşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak,mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak,mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerindedürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzeremeslek disiplinini, ahlak ve tesanüdünü korumak ve bu Kanundayazılı hizmetleri görmek amacıyla kurulan Kamu kurumuniteliğinde tüzelkişiliğe sahip meslekkuruluşlarıdır." hükmü getirilmiş 18.5.2004tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğiile Odalar ve Borsalar Kanunu ile yürürlüktenkaldırılmıştır. 5590 sayılı Yasayadayanılarak hazırlanan ve 5.8.1983 tarihli ve 18126 sayılıR.G'de yayımlanan, 5174 sayılı Yasayürürlüğe girdikten sonra da yürürlükte olanTicaret ve Sanayi Odaları, Ticaret Odaları, Sanayi Odaları,Deniz Ticaret Odaları, Ticaret Borsaları ve Türkiye Ticaret,Sanayi, Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları BirliğiPersonel Yönetmeliğinin 1. maddesinde, "Bu Yönetmelik 5590sayılı Kanunun 2567 sayılı Kanunla değiştirilen86 ncı maddesi gereğince odalar, borsalar ve Birlik memur,sözleşmeli ve geçici personeli ile hizmetlilerinözlük hakları ve ayrılma tazminatı ile ilgiliesasları düzenlemek amacıylahazırlanmıştır."; hükmü getirilmiş; 3.Maddesinin (b) bendinde, "sözleşmeli personel":"(Değişik: 30/4/1990 - 90/377 K.) Asli ve sürekligörevlerde kadrolu memur ve hizmetli personel dışında,sözleşme ile istihdam edilen personeldir." şeklinde tanımlanmış;16. maddesinde, "(Değişik: 30/4/1990 - 90/377 K.)Sözleşmeli personele verilecek aylık ücret, aynı kadrounvanında, kadrolu olarak çalışan emsali personeleödenen derece/kademe aylığı, taban aylığı,kıdem aylığı, ek gösterge, ödenek, özelhizmet tazminatı, çocuk ve aile yardımı toplamındanaz ve bu meblağın 2 katından fazla olmamak kaydı ile; herbir görev alanı için, görevin hiyerarşideki yeri,önemi, ağırlığı vegüçlüğü ile kuruluşun bütçeimkanları gözönünde bulundurularak, oda ve borsalardameclisler, Birlik'te ise Yönetim Kurulu tarafından tesbit olunur.Sözleşmeli personel, en çok üç ay süreyledenenmek kaydı ile işe alınır. Deneme süresi sonundaişe devamı idarece uygun görülmeyenlerinsözleşmeleri yenilenmez ve işten çıkarılırlar."hükmü getirilmiş; İşten Çıkarma veGörevin Sona Ermesi Halleri 24. maddesinde düzenlenmiş; 25.maddesinde ise, personele verilecek disiplin cezaları ile bu cezalarıgerektiren fiil ve haller hakkında Devlet Memurları Kanununun ilgilihükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Yukarıdakihükümlerin birlikte değerlendirilmesinden; sözleşmeli personelin,kamu personeli statüsünde kabul edildiğianlaşılmaktadır. 5174 sayılıTürkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun73. maddesinde, oda, borsa, birlik ve bunların kurduğuteşekküllerde istihdam edilenlerin bu Kanunda yer alanhükümler dışında 4857 sayılı İşKanununa tabi olacakları hükme bağlanmış;geçici 12. maddesinde de, bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihte oda, borsa, birlik ve bunların kurduğuteşekküllerde istihdam edilmekte olanların mevcutstatülerine göre istihdam edilmelerine devam olunacağıdüzenlenmiştir. Dosyanın incelenmesinden;davacının 19.08.1997 tarihinde sözleşmeli personel olarakistihdam edildiği, Oda Yönetim Kurulunun 28.02.2017 günlükararıyla da iş akdinin feshine karar verildiği anlaşılmıştır. Kuruluşamaçları, kamu yararı; faaliyet konuları ise kamu hizmetiolup, özel hukuk tüzel kişilerine nazaran üstün veayrıcalıklı kamu gücüne sahip olan ve tek taraflıişlemlerle, yeni hukuki durum yarattıkları için personelide kamu hukukuna tabi olan oda, borsa ve birliklerin kamu hizmeti görmekamacıyla 5590 sayılı Yasanın yürürlükteolduğu dönemde personeliyle yaptıklarısözleşmeler idari sözleşme niteliğinde olduğundan,bu sözleşmelerin feshine ilişkin uyuşmazlıklarıngörüm ve çözüm yerinin de idari yargı yeriolduğu kuşkusuzdur. Her ne kadar, 5174Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonradüzenlenen iş sözleşmelerinde İş Kanunu'naatıfta bulunulmuş ise de; bu sözleşmelerin, yeni işegirenlere yönelik düzenlenen "tip sözleşme"şeklinde olduğu anlaşılmakta olup; bu durumun bahse konusözleşmenin, idari sözleşme niteliğinietkilemeyeceği açık olup; olayda, 18.5.2004 tarihindeyürürlüğe giren 5174 sayılı Yasanınyukarıda aktarılan geçici 12. maddesine göre de buYasanın yürürlük tarihinden önce 19.08.1997 tarihindestatü hukukuna tabi olarak, istihdam edilmiş olan davacınınmevcut statüsünü koruyacağı şüphesizdir Nitekim DanıştaySekizinci Dairesinin 20.9.2012gün ve E:2012/5008, K:2012/6487 sayılı kararı ve idaremahkemelerinde görülen emsal davalarda mahkemelerin verdiğigörevlilik kararına (5174 sayılı Yasanınyürürlüğünden önce işe girenler) itirazedilerek olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılması istemlerinin reddine ilişkinYargıtay Başsavcılığının 22.5.2014 tarih ve2014/164234 sayılı ve 6.9.2017 tarih ve 2017/38945 sayılıkararları da aynı yöndedir. Bu durumda, davacınıniş akdinin feshine ilişkin işlemin, işe giriş tarihiesas alınmak suretiyle yargısal denetiminin de idari yargıyerlerinde yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. SONUÇ :Açıklanan nedenlerle, 2247 sayılı Yasa'nın 10'uncumaddesi uyarınca, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına ve dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine…” karar vermiştir. Başkanlıkça,2247 sayılı Yasa’nın 13. maddesine göre YargıtayCumhuriyet Başsavcısı'nın da yazılı düşüncesiistenilmiştir. YARGITAY CUMHURİYETBAŞSAVCISI; 7.2.2018 gün ve YY-2017/73878 sayı ile“(…)Dava dosyasının incelenmesinden, davacının19/08/1997 tarihinde sözleşmeli personel olarak istihdamedildiği, Oda Yönetim Kurulunun 28/02/2017 günlükararıyla da iş akdinin feshine karar verildiği, davadilekçesinde bu kararın geçersizliğinin tespitine,işe iade ve parasal haklarının ödenmesine kararverilmesinin istenildiği, Ankara 28. İş Mahkemesindegörülen davada, davalı idarece yapılan görevitirazının anılan mahkemenin 24/10/2017 tarih ve 2017/154 Esassayılı kararı ile reddedilmesi üzerine olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılması istemindebulunulduğu anlaşılmıştır. Bilindiği gibi,Anayasanın “Kamu kurumu niteliğindeki meslekkuruluşları” başlıklı 135/1. maddesinde“Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üstkuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanlarınmüşterek ihtiyaçlarını karşılamak, meslekifaaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygunolarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarınınbirbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerindedürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzeremeslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulanve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilenusullere göre yargı gözetimi altında, gizli oylaseçilen kamu tüzelkişilikleridir.” hükmüne;5590 Sayılı (mülga) “Ticaret ve SanayiOdaları”, “Ticaret Odaları”, “SanayiOdaları”, “Deniz Ticaret Odaları”, “TicaretBorsaları” ve “Türkiye Ticaret, Sanayi, Deniz TicaretOdaları ve Ticaret Borsaları Birliği” Kanununun 1.maddesinde, " Ticaret ve sanayi odaları, ticaret odaları, sanayiodaları ve deniz ticaret odaları; üyelerinin müşterekihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerinikolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarakgelişmesini sağlamak, mensuplarının birbirleriyle ve halkile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güvenihakim kılmak üzere meslek disiplinini, ahlak vetesanüdünü korumak ve bu Kanunda yazılı hizmetlerigörmek amacıyla kurulan Kamu kurumu niteliğindetüzelkişiliğe sahip meslek kuruluşlarıdır.''hükmüne; 5174 sayılı Türkiye Odalar ve BorsalarBirliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 4. maddesinde "Odalar;üyelerinin müşterek ihtiyaçlarınıkarşılamak, meslekî faaliyetlerini kolaylaştırmak,mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak,mensuplarının birbirleri ve halk ile olan ilişkilerindedürüstlüğü ve güveni hâkim kılmaküzere meslekî disiplin, ahlâk ve dayanışmayıkorumak ve bu Kanunda yazılı hizmetler ile mevzuatla odalara verilengörevleri yerine getirmek amacıyla kurulan, tüzelkişiliğe sahip kamu kurumu niteliğinde meslekkuruluşlarıdır." hükmüne; oda yönetimkurulunun görevlerinin sayıldığı 19/1.d maddesinde "d)Oda personelinin işe alınmalarına ve görevlerine sonverilmesine, yükselme ve nakillerine karar vermek." hükmüneyer verilmiştir. Öte yandan, Ticaret veSanayi Odaları, Ticaret Odaları, Sanayi Odaları, Deniz TicaretOdaları, Ticaret Borsaları Ve Türkiye Ticaret, Sanayi, DenizTicaret Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği Personel Yönetmeliğinin"Amaç" başlıklı 1. maddesinde "BuYönetmelik 5590 sayılı Kanunun 2567 sayılı Kanunladeğiştirilen 86 ncı maddesi gereğince odalar, borsalar veBirlik memur, sözleşmeli ve geçici personeli ile hizmetlilerinözlük hakları ve ayrılma tazminatı ile ilgili esaslarıdüzenlemek amacıyla hazırlanmıştır."hükmüne; ''Çalışma biçimleri"başlıklı 3/1.b maddesinde "Sözleşmeli Personel:Asli ve sürekli görevlerde kadrolu memur ve hizmetli personeldışında sözleşme ile istihdam edilenpersoneldir." hükmüne; "Sözleşmeli personel"başlıklı 16. maddesinde "Sözleşmeli personeleverilecek aylık ücret, aynı kadro unvanında, kadrolu olarakçalışan emsali personele ödenen derece/kademe aylığı,taban aylığı, kıdem aylığı, ekgösterge, ödenek, özel hizmet tazminatı, çocuk veaile yardımı toplamından az ve bu meblağın 2katından fazla olmamak kaydı ile; her bir görev alanıiçin, görevin hiyerarşideki yeri, önemi,ağırlığı ve güçlüğü ilekuruluşun bütçe imkanları gözönündebulundurularak, oda ve borsalarda meclisler, Birlik'te ise Yönetim Kurulutarafından tesbit olunur. / Sözleşmeli personel, en çoküç ay süreyle denenmek kaydı ile işealınır. Deneme süresi sonunda işe devamı idarece uygungörülmeyenlerin sözleşmeleri yenilenmez ve iştençıkarılırlar." hükmüne; "DisiplinCezasını Gerektiren Haller" başlıklı 25/1.maddesinde "Personele verilecek disiplin cezaları ile bucezaları gerektiren fiil ve haller hakkında 657 sayılıDevlet Memurları Kanunun ilgili hükümleri uygulanır."hükmüne yer verilmiştir. Yukarıdakihükümlerin birlikte değerlendirilmesinden; sözleşmelipersonelin, kamu personeli statüsünde kabul edildiği sonucunavarılmalıdır. Davaya konu olayda, davacının 65yaşını doldurduğu gerekçesiyle iş akdininfeshedildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar 5174sayılı Kanunun 73. maddesinde "Oda, borsa, Birlik vebunların kurduğu teşekküllerde istihdam edilenler buKanunda yer alan hükümler dışında 4857sayılı İş Kanununa tâbidir." hükmü ileoda personelinin 4857 sayılı İş Kanununa göreistihdamı öngörülmüş ise de, İş Kanunuhükümlerinin 5174 sayılı Kanunda hüküm bulunmayandurumlarda uygulanacağı açıkçaanlaşılmaktadır. Ayrıca, davacının 5174sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 18/05/2004tarihinden önce 19/08/1997 tarihinde istihdam edildiği hususu dagöz önünde bulundurulmalıdır. Buna göre,davalı Odanın, idari yapı içinde, kamu hizmeti görenbir birim olduğu; kamu kurumu niteliğindeki kurulmuş olandavalıya husumet yöneltilerek, iş akdinin feshine ilişkinişlemin iptali ve uğranılan zararın tazminiamaçlandığına göre, işlemin idari niteliktaşıdığı, bu işlemin yargısal denetiminin deidari yargı yerlerinde yapılması gerektiği kabuledilmelidir. Bu nedenle, DanıştayBaşsavcılığının 2247 sayılı Kanunun 10.maddesi gereğince yapmış olduğu başvurunun kabulüile Ankara 28. İş Mahkemesinin 24/10/2017 tarih ve 2017/154 Esassayılı görevlilik kararınınkaldırılmasına karar verilmesi …” gerektiğiyolunda düşünce vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Birgül KURT’unkatılımlarıyla yapılan 26.3.2018 günlütoplantısında: I-İLK İNCELEME: Başvuru yazısı ve dava dosyasıörneği üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, davalı vekilininanılan Yasanın 10/2 maddesinde öngörülen yöntemeuygun olarak yaptığı görev itirazınınreddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süre içinde başvurudabulunması üzerine Danıştay Başsavcısı’nca,10. maddede öngörülen biçimde davanın “davalıidare bünyesinde sözleşmeli personel olarakçalışan davacının, iş akdinin feshineyönelik Yönetim Kurulu kararı alınması”na ilişkin kısmı yönünden olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hâkim Taşkın ÇELİK’in,davanın çözümünde idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davalı ATOBaşkanlığında 1997 yılında sözleşmelihukuk müşaviri olarak işe başlayan davacınınvekili tarafından; müvekkili hakkındagerçekleştirilen 28.02.2017 tarihli iş akdi fesihişleminin geçersizliğinin tespiti ile müvekkilininişine iadesine, müvekkilinin işe başlatılmamasıhalinde 4-8 ay arası kıdemine göre işe başlatmamatazminatının ve işe başlatılana kadar boştageçen en fazla 4 aylık ücret ve sosyal hakalacaklarının davalıdan tahsili gerektiğinin tespitinekarar verilmesi istemiyle açılmış; DanıştayBaşsavcılığınca “davalı idarebünyesinde sözleşmeli personel olarak çalışandavacının, iş akdinin feshine yönelik Yönetim Kurulukararı alınması”na ilişkin olarak olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmıştır. 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu’nun “İdari dava türlerive idari yargı yetkisinin sınırı”başlıklı 2.maddesinde; “1. (Değişik: 10/6/1994 -4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır: a) (İptal: Ana.Mah.nin21/9/1995 tarih ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile;Yeniden Düzenleme: 8/6/2000 - 4577/5 md.) İdarî işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlâl edilenler tarafındanaçılan iptal davaları, b) İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c) (Değişik:18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar. 2. İdari yargı yetkisi,idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ilesınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimiyapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda gösterilenşekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesinikısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veyaidarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararıveremezler. 3.Cumhurbaşkanının doğrudan doğruyayaptığı işlemler idari yargı denetimidışındadır.” hükmüne; 25/10/2017 tarih ve 30221sayılı Resmî Gazetede yayımlanan, 3., 11. ve 12. maddeleri 1/1/2018tarihinde, diğer hükümleri yayımı tarihindeyürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun“Görev” başlıklı 5. maddesinde; “(1)İş mahkemeleri; a) 5953 sayılı Kanunatabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihlive 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinciKısmının Altıncı Bölümündedüzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ileişveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisinedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlühukuk uyuşmazlıklarına, b) İdaripara cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariçolmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İşKurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatındankaynaklanan uyuşmazlıklara, c) Diğerkanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilenuyuşmazlıklara, ilişkindava ve işlere bakar.” hükmüne; 4857sayılı İş Kanunu'nun “Fesih bildirimine itiraz veusulü” başlıklı 20.maddesinde; “(Değişik birinci fıkra: 12/10/2017-7036/11 md.) İşsözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediğiveya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığıiddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ayiçinde işe iade talebiyle, İş Mahkemeleri Kanunuhükümleri uyarınca arabulucuya başvurmak zorundadır.Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamamasıhâlinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren,iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir.Taraflar anlaşırlarsa uyuşmazlık aynı süredeiş mahkemesi yerine özel hakeme de götürülebilir.Arabulucuya başvurmaksızın doğrudan davaaçılması sebebiyle davanın usulden reddi hâlinderet kararı taraflara resen tebliğ edilir. Kesinleşen retkararının da resen tebliğinden itibaren iki hafta içindearabulucuya başvurulabilir. Feshin geçerlibir sebebe dayandığını ispatyükümlülüğü işverene aittir.İşçi, feshin başka bir sebebedayandığını iddia ettiği takdirde, buiddiasını ispatla yükümlüdür. (Değişiküçüncü fıkra: 12/10/2017-7036/11 md.) Dava ivedilikle sonuçlandırılır.Mahkemece verilen karar hakkında istinaf yoluna başvurulmasıhâlinde, bölge adliye mahkemesi ivedilikle ve kesin olarak kararverir. (İptaldördüncü fıkra: Anayasa Mahkemesinin 19/10/2005 tarihli veE.:2003/66, K.:2005/72 sayılı Kararı ile.)”hükmüne yer verilmiştir. Diğertaraftan, 1/6/2004 tarih ve 25479 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 5174sayılı “Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalarve Borsalar Kanunu”nun “Odalar” başlıklı4.maddesinde “Odalar; üyelerinin müşterekihtiyaçlarını karşılamak, meslekîfaaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygunolarak gelişmesini sağlamak, mensuplarının birbirleri vehalk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü vegüveni hâkim kılmak üzere meslekî disiplin,ahlâk ve dayanışmayı korumak ve bu Kanundayazılı hizmetler ile mevzuatla odalara verilen görevleri yerinegetirmek amacıyla kurulan, tüzel kişiliğe sahip kamu kurumuniteliğinde meslek kuruluşlarıdır.”hükmüne; “Oda, borsa ve Birlik personeli”başlıklı 73.maddesinde “Oda, borsa, Birlik vebunların kurduğu teşekküllerde istihdam edilenler buKanunda yer alan hükümler dışında 4857sayılı İş Kanununa tâbidir.” hükmüne;Geçici 3.maddesinde “Bu Kanunda öngörülenyönetmelikler, bu Kanunun yürürlüğe girdiğitarihten itibaren altı ay içinde yürürlüğekonulur. Bu yönetmelikler yürürlüğe konuluncaya kadarbu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihteyürürlükte bulunan tüzük ve yönetmeliklerin, buKanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devamedilir.” hükmüne; Geçici 12. maddesinde“Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte oda,borsa, Birlik ve bunların kurduğu teşekküllerde istihdamedilmekte olanların, mevcut statülerine göre istihdamedilmelerine devam olunur.” hükmüne yer verilmiş;aynı Kanunun 103.maddesiyle, 8.3.1950 tarihli ve5590 sayılı “Ticaret ve Sanayi Odaları”,“Ticaret Odaları”, “Sanayi Odaları”,“Deniz Ticaret Odaları”, “Ticaret Borsaları”ve “Türkiye Ticaret, Sanayi, Deniz Ticaret Odaları ve TicaretBorsaları Birliği” Kanunu yürürlüktenkaldırılmıştır. Bunagöre; İdarî yargı yerlerinde açılabilenİdarî davaların, bir tarafını idarenin teşkilettiği ve bunların kamu hukukuna tâbi hukukîuyuşmazlıkları kapsadığı; buna karşın İşKanunu'na tâbi iş sözleşmelerinin feshinden dolayıişveren ile işçi arasında ortaya çıkanözel hukuka tâbi hukukî uyuşmazlıklarınçözüm yerinin iş mahkemeleri olduğuaçıktır. Davadosyasının incelenmesinden; davacının 5174 sayılıKanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 19.08.1997 tarihinde sözleşmeli personel olarak görevinebaşladığı; davacıyla Oda arasında ilkolarak Geçici Personel Hizmet Sözleşmesidüzenlendiği; 2005 yılına kadar her yıl, idarisözleşme niteliğini taşıyan “Ankara TicaretOdası Hizmet Sözleşmesi” düzenlenerek istihdamınsağlandığı; 5174 sayılı Kanununyürürlüğe girdiği tarihten sonra ise, taraflararasında, “İş Sözleşmesi” imzalanmayabaşlandığı; Oda Yönetim Kurulunun28.02.2017 tarihli toplantısında alınan 9/2537-03 no.lukarar ile; Türkiye Ticaret ve Sanayi Odaları, Ticaret Odaları,Ticaret Odaları, Sanayi Odaları, Deniz Ticaret Odaları, TicaretBorsaları, Türkiye Ticaret Sanayi, Deniz Ticaret Odaları veTicaret Borsaları Birliği Personel Yönetmeliği'nin 24/4maddesi ile Ankara Ticaret Odası-Personel Yönetmeliği’nin43/4 maddesi uyarınca, yaş haddi nedeniyle davacınıngörevinin sona erdirilmesine karar verilmesi üzerinebakılan davanın açıldığıgörülmüştür. Bakılandavada, davacının Ankara Ticaret Odası’nda 4857sayılı İş Kanunu'na tâbi sözleşmelipersonel olarak görev yaptığı veuyuşmazlığın Oda Yönetim Kurulu Kararı ileiş akdinin feshine ilişkin olduğuanlaşıldığından, yukarıda yer verilen Yasaldüzenlemeler uyarınca davanın görüm veçözümünde İş Mahkemesi (AdliYargı)'nın görevli olduğu sonucunavarılmıştır. Açıklanannedenlerle, Danıştay Başsavcısı’nınbaşvurusunun reddi gerekmiştir. S O NU Ç : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Danıştay BaşsavcısınınBAŞVURUSUNUN REDDİNE, 26.3.2018 gününde Üye Birgül KURT’unKARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Mehmet AKSU Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Birgül KURT KARŞIOY 5590Sayılı Kanunu'nun 1. maddesinde, "(Değişik: 17/4/1986- 3277/1 md.) Ticaret ve sanayi odaları, ticaret odaları, sanayiodaları ve deniz ticaret odaları; üyelerinin müşterekihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak,mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak,mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerindedürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzeremeslek disiplinini, ahlak ve tesanüdünü korumak ve bu Kanundayazılı hizmetleri görmek amacıyla kurulan Kamu kurumuniteliğinde tüzel kişiliğe sahip meslekkuruluşlarıdır." hükmü getirilmişanılan Kanun, 18.5.2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalarve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu ileyürürlükten kaldırılmış ve 5174sayılı Kanunu’nun 73. maddesinde, oda, borsa, birlik vebunların kurduğu teşekküllerde istihdam edilenlerin buKanunda yer alan hükümler dışında, 4857sayılı İş Kanununa tabi olacakları hükmebağlanmış; geçici 12. maddesinde de, bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihte oda, borsa, birlik vebunların kurduğu teşekküllerde istihdam edilmekteolanların mevcut statülerine göre istihdam edilmelerine devamolunacağı düzenlenmiştir. 5590sayılı Yasaya dayanılarak hazırlanan ve 5.8.1983 tarihli ve18126 sayılı R.G’de yayımlanan, 5174 sayılı Yasayürürlüğe girdikten sonra da yürürlükte olanTicaret ve Sanayi Odaları, Ticaret Odaları, Sanayi Odaları,Deniz Ticaret Odaları, Ticaret Borsaları ve Türkiye Ticaret,Sanayi, Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği PersonelYönetmeliğinin 1. maddesinde, "Bu Yönetmelik 5590sayılı Kanunun 2567 sayılı Kanunla değiştirilen86 . maddesi gereğince odalar, borsalar ve Birlik memur,sözleşmeli ve geçici personeli ile hizmetlilerinözlük hakları ve ayrılma tazminatı ile ilgiliesasları düzenlemek amacıylahazırlanmıştır." düzenlenmesiyapılmış, 3. maddesinin (b) bendinde ise"sözleşmeli personel": "(Değişik: 30/4/1990- 90/377 K.) Asli ve sürekli görevlerde kadrolu memur ve hizmetlipersonel dışında, sözleşme ile istihdam edilenpersoneldir." şeklinde tanımlanarak, sözleşmelipersonelin, kamu personeli statüsünde olduğu kabuledilmiştir. Dosyanınincelenmesinden; davacının 19.08.1997 tarihinde sözleşmelipersonel olarak istihdam edildiği, Oda Yönetim Kurulunun 28.02.2017günlü kararıyla da iş akdinin feshine karar verildiğianlaşılmıştır. Kuruluşamaçları, kamu yararı; faaliyet konuları ise kamu hizmetiolup, özel hukuk tüzel kişilerine nazaran üstün veayrıcalıklı kamu gücüne sahip olan ve tek taraflıişlemlerle, yeni hukuki durum yarattıkları için personelide kamu hukukuna tabi olan oda, borsa ve birliklerin kamu hizmeti görmekamacıyla 5590 sayılı Yasanın yürürlükteolduğu dönemde personeliyle yaptıklarısözleşmeler idari sözleşme niteliğindeolduğundan, bu sözleşmelerin feshine ilişkinuyuşmazlıkların görüm ve çözümyerinin de idari yargı yeri olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda,davacının iş akdinin feshine ilişkin işlemin,yargısal denetiminin idari yargı yerlerinde yapılmasıgerektiği sonucuna ulaşıldığından, davanınçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu yolunda verilen karara katılmıyorum. ÜYE BİRGÜL KURT
Full & Egal Universal Law Academy