T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018 / 54
KARAR NO : 2018 / 139
KARAR TR : 26.3.2018
ÖZET : Davalı Kurumun inceleme görevlileri tarafından düzenlenen tutanağa istinaden tesis edilerek davacı Şirkete tebliğ edilen ve “şikayetçi işçinin işten çıkışını kanunun öngördüğü usul ve kurallara uygun yapmadıklarından dolayı, işçinin 49,75 günlük brüt ücreti tutarında kıdem tazminatı ve 4857 Sayılı İş Kanununun 17.maddesi gereği 42 günlük brüt ücreti tutarında ihbar tazminatı hak ettiğinin saptandığından bahisle, adı geçene bu alacaklarının ödenerek, ödeme belgelerinin davalı kuruma gönderilmesinin istenilmesine ilişkin” işlemin iptali istemiyle açılan davanın ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :G. İç ve Dış Tic. A.Ş.
Vekilleri :Av.V.K., Av. E.A. Ö., Av. E. Ç.S.
Davalı : 1-Çalışma ve İş Kurumu İstanbul İlMüdürlüğü
Vekilleri :Av. A. İ.K., Av.H.S., Av.E.Y.
2-Z.K.(G.)
O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde; davalılardanZ.K.’un müvekkil şirkette 05.06.2012-01.09.2012 tarihleriarasında çalıştığını, iş akdiniistifa etmek suretiyle tek taraflı olarak feshettiğini, buçerçevede kıdem ve ihbar tazminatına hakkazanmadığından kendisine herhangi bir ödeme deyapılmadığını, ancak işçinin son aya ilişkin ücretinin ve yıllık izin ücretininödenmediği yönündeki şikayeti üzerine,davalı Kurumun Şişli Hizmet Merkezinde 19.2.2015 tarihindeinceleme yapıldığını, Kurumca istenen belgelerin ibrazedildiğini; incelemeyi takiben dava konusu 24.02.2015 tarih ve77365573-315-25443 sayılı rapor/tutanak düzenlendiğini; bututanakta; “...işçinin işten çıkışınıkanunun öngördüğü usul ve kurallara uygunyapmamanızdan dolayı, işçinin 49,75 günlükbrüt ücreti tutarında kıdem tazminatı ve 4857 Sayılıİş Kanununun 17.mad. gereği 42 günlük brütücreti tutarında ihbar tazminatı hak ettiği tespitedilmiştir” denilmek suretiyle, işçinin kıdem veihbar tazminatının ödenerek, ödeme belgelerinin davalıkuruma gönderilmesinin istendiğini; davalı kurum tarafındandüzenlenen söz konusu tutanakta yer alan bu tespitlerin yasaya,usule, örnek kararlara ve somut olaya aykırı düştüğünü,İş Kanunu’nun 92/3. maddesi gereğince anılan raporakarşı yasal süresi içerisinde iş bu davanınaçılması zorunluluğu doğduğunu; nitekim 4857Sayılı İş Kanunu’nun 92. maddesininüçüncü fıkrasına göre; “Çalışmahayatını izleme, denetleme ve teftişe yetkili işmüfettişleri ile işçi şikayetlerini incelemeklegörevli bölge müdürlüğü memurlarıtarafından tutulan tutanaklar aksi kanıtlanıncaya kadargeçerlidir. İş müfettişleri tarafındandüzenlenen raporların ve tutulan tutanakların işçialacaklarına ilişkin kısımlarına karşıtaraflarca otuz gün içerisinde yetkili iş mahkemesine itirazedilebilir. İş mahkemesinin kararına karşı taraflarca5521 sayılı Kanunun 8 inci maddesine göre kanun yolunabaşvurulabilir. Kanun yoluna başvurulması iş mahkemesincehüküm altına alınan işçialacağının tahsiline engel teşkiletmez.”denildiğini; davalı kurum tarafındandüzenlenen ve müvekkili şirkete 30.03.2015 tarihinde tebliğedilen tutanakta yer alan tespitlerin hukuka aykırı olduğunu; davalıişçinin kuruma yaptığı başvurunun son ayailişkin ücretinin ve yıllık izin ücretininödenmediği yönünde olduğunu, ancak davalı kurumtarafından davalı işçinin kuruma yaptığıbaşvurudaki talepleri aşılmak suretiyle kıdem ve ihbartazminatının ödenmesi gerektiğinin belirtildiğini; davalıkurumun yargı makamı yerine geçerek, talepdışındaki hususlarda tutanak düzenlemesinin hukukaaykırı olduğunu, öncelikle bu yönüyletutanağa itiraz ettiklerini; davaya konu tutanakta,işçinin işten çıkışının,kanunun öngördüğü usul ve kurallara uygunyapılmadığı belirtilmiş ise de davalıişçinin iş akdine müvekkili şirketçe sonverilmediğini, davalı işçinin 28.08.2014 tarihindeişyerini istifa ettiğini şifahen beyan ederek terk ettiğinive bir daha da işe gelmediğini; davalı işçinin, haksızve hukuka aykırı taleplerinin kabul görmemesi üzerine,müvekkili şirket nezdinde hiçbir hak ve alacağıolmamasına rağmen şikayet hakkını kötüyekullanarak müvekkili şirket hakkında şikayetçi olduğunu;davalı işçinin bu haksız başvurusuna rağmen,kurumca yapılan hatalı inceleme ve değerlendirme neticesindedavalı işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hakkazandığına dair dava konusu tutanağın düzenlendiğini, ancak tutanağın gerçeğiyansıtmadığını ifade ederek; fazlaya ilişkintüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davalarının/itirazlarınınkabulü ile davalı Kurumun Şişli Hizmet Merkezitarafından düzenlenen 24.02.2015 tarih ve 77365573-315-25443sayılı raporun/tutanağıniptaline/kaldırılmasına, karar verilmesi istemiyle 08.04.2015tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır.
İstanbul7.İş Mahkemesi: 10.11.2016 gün ve E:2015/224, K:2016/423sayı ile “(…)4857 sayılı yasa 92/3 maddesi (…)kapsamına göre, iş müfettişleri tarafındandüzenlenen raporların ve tutulan tutanakların işçialacaklarına ilişkin kısımlarına karşıtaraflarca otuz gün içerisinde yetkili iş mahkemesine itirazedilebilecektir. Memurlar tarafından yapılan işlemler ise itirazedilecek işlemler arasında sayılmamıştır. Davayakonu memur tutanağı bağlayıcılığıolmayan, içeriği bir mahkeme ilamı ile tespit edilmesi gerekenhusus olup hukuken infaz kabiliyeti bulunmamaktadır.
Davayakonu iptali istenen tutanak incelendiğinde, inceleme görevlileritarafından tanzim edildiği, iş müfettişi raporuşeklinde olmadığı anlaşılmıştır.Yasa gereği davaya konu bu tutanağın iptal edilmesindedavacının hukuki menfaati bulunmadığından davanınreddine dair;
Aşağıdaki şekilde hükümkurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi veayrıntısı açıklandığı üzere;
1 )Hukuki menfaat yokluğundan davanın Reddine…”karar vermiş, bu karara karşı davacı vekili istinafbaşvurusunda bulunmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24.Hukuk Dairesi; 2.3.2017gün ve E:2017/140, K:2017/298 sayı ile “(…) Davacıvekili süresinde verdiği istinaf dilekçesinde; 4857Sayılı Kanunun 92/3. madde fıkrasına göre davanınkabulüne karar verilmesi gerekirken hukuki menfaat yokluğu nedeniylereddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğugerekçesiyle yerel mahkeme kararının kaldırılarakdavanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini bildirmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2011/50403- 48118 E.K.Sayılı 13/12/2011 tarihli ilamında " ...4857Sayılı Kanun 6111 Sayılı Yasa 78. Maddesi iledeğişik 92/3 maddesi “Çalışmahayatını izleme, denetleme ve teftişe yetkili işmüfettişleri ile işçi şikayetlerini incelemeklegörevli bölge müdürlüğü memurlarıtarafından tutulan tutanaklar aksi kanıtlanıncaya kadargeçerlidir. İş müfettişleri tarafındandüzenlenen raporların ve tutulan tutanakların işçialacaklarına ilişkin kısımlarına karşıtaraflarca otuz gün içerisinde yetkili iş mahkemesine itirazedilebilir. İş mahkemesinin kararına karşı taraflarca5521 sayılı Kanunun 8 inci maddesine göre kanun yolunabaşvurulabilir. Kanun yoluna başvurulması iş mahkemesince hükümaltına alınan işçi alacağının tahsilineengel teşkil etmez.” düzenlemesini içermektedir. Maddeiçeriğinden işçi şikayetlerinin işmüfettişleri ve bölge Müdürlüğümemurları tarafından incelenebileceği anlaşılmaktadır.
Maddenin değişikliğinden önceki düzenlemeincelendiğinde çalışma hayatına ilişkinraporların sadece iş müfettişleri tarafındantutulabildiği, 6111 Sayılı Kanun ile bölgeMüdürlüğü memurlarının da denetlemeyeyetkili kılındıkları anlaşılmaktadır. Budeğişiklik dışında ayrıca kararlarakarşı yargı yolu da düzenlenmiştir.
Maddedeki açık düzenlemeye göre sadece işmüfettişi raporlarına karşı adli yargı yoluaçık bırakılmıştır. Tutanakdüzenlemeye yetkili bölge müdürlüğümemurları tarafından tutulan tutanaklara ilişkin yasa yolundanmaddede bahsedilmemiştir.
Mahkemece adli yargının görevliolmadığına ilişkin tespiti yerinde ise de, TürkiyeCumhuriyeti Anayasası 125. Maddesine göre idarenin hertürlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yoluaçıktır. Bölge müdürlüğü memurutarafından tutulan tutanaklara karşı adli yargınıngörevli olduğuna ilişkin düzenleme bulunmadığınagöre Anayasanın açık hükmükarşısında davaya bakmakla idari yargı görevlidir.Mahkemece Anayasa hükmü gözetilmeksizin yargı yolununkapalı olduğuna ilişkin herhangi bir yasal düzenlemeyedayanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi hatalıolup..." denilmiştir. Somut olayda; Türkiye İş KurumuGenel Müdürlüğü İstanbul Çalışmave İş Kurumu Şişli Hizmet Merkezi ŞubeMüdürünce düzenlenen 24/02/2015 tarih ve 77365573-315-25443 sayılı raporun iptali talep edilmiş olup,tutanağın iş müfettişlerince düzenlenmediği,maddedeki açık düzenlemeye göre sadece işmüfettişi raporlarına karşı Adli Yargı yolununaçık olduğu, Bölge Müdürlüğümemurları tarafından düzenlenen tutanaklara ilişkin yasayolundan bahsedilmediği, bu bağlamda Mahkemece her ne kadarbelirtilen gerekçeyle hukuki menfaat yokluğu nedeniyle davanınreddine karar verilmişse de Anayasanın 125. maddesigözetildiğinde eldeki davaya bakmada İdari Yargınıngörevli olduğu, bu nedenle Yargı yolu nedeniyle görevsizlikkararı verilmemesinin hatalı olduğuanlaşılmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusundaHMK.nun 353/1-a-3 maddesine göre İlk Derece Mahkemesikararının ortadan kaldırılması ve Yargı yoludoğrultusunda değerlendirme yapılarak karar verilmek üzeredosyanın Mahkemesine gönderilmesi yönündeaşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-DavacıVekilinin istinaf başvurusunun HMK.nun 353/l-a-3. ve 355.maddelerinegöre KABULÜNE, Mahkeme kararının esası incelenmedenKALDIRILMASINA, Davanın yeniden görülmesi içindosyanın kararı veren Mahkemeye İADESİNE…”karar vermiştir.
İSTANBUL7.İŞ MAHKEMESİ; 23.5.2017 gün ve E:2017/171, K:2017/392sayı ile “(…)Mahkememizce 2015/224 esas 2016/423 kararsayılı kararı ile 10/11/2016 tarihinde hükümkurulmuş, verilen kararın davacı vekili tarafından istinafedilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24.HukukDairesinin 02/03/2017 tarihli, 2017/140E., 2017/298K. sayılıilamı ile;(…) gerekçesi ilekaldırılmıştır.
Somutolayda; Türkiye İş Kurumu GenelMüdürlüğü İstanbul Çalışma veİş Kurumu Şişli Hizmet Merkezi ŞubeMüdürünce düzenlenen 24/02/2015 tarih ve 77365573-315-25443 sayılı raporun iptali talep edilmiş olup,tutanağın iş müfettişlerince düzenlenmediği,maddedeki açık düzenlemeye göre sadece işmüfettişi raporlarına karşı Adli Yargı yolununaçık olduğu, Bölge Müdürlüğümemurları tarafından düzenlenen tutanaklara ilişkin yasayolundan bahsedilmediği, bu bağlamda Anayasanın 125. maddesigözetildiğinde eldeki davaya bakmada, adli yargınıngörevli olmadığı, idari yargının görevliolduğu anlaşılmakla davanın yargı yolubakımından usulden reddine dair aşağıdaki şekildehüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi açıklandığı üzere;
Davadilekçesinin yargı yolu bakımından usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE…” kararvermiş, bu karar istinaf yoluna başvurulmaksızınkesinleşmiştir.
Davacıvekili, bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
İSTANBUL 4.İDARE MAHKEMESİ; 6.7.2017 gün ve E:2017/1281, K: 2017/1490 sayı ile “(…)4857 sayılıİş Kanunu’nun, “Yetkili makam ve memurlar”başlığı altında düzenlenen 92. maddesinde,“91 inci madde hükmünün uygulanması içiniş hayatının izlenmesi, denetlenmesi ve teftişiyleödevli olan iş müfettişleri, işyerlerini veeklentilerini, işin yürütülmesi tarzını ve ilgilibelgeleri, araç ve gereçleri, cihaz ve makineleri, ham veişlenmiş maddelerle, iş için gerekli olan malzemeyi 93üncü maddede yazılı esaslara uyarak gerektiğizamanlarda ve işçilerin yaşamına,sağlığına, güvenliğine, eğitimine,dinlenmesine veya oturup yatmasına ilişkin tesis ve tertipleri herzaman görmek, araştırmak ve incelemek ve bu Kanunla suçsayılan eylemlere rastladığı zaman bu husustaÇalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığıtarafından çıkarılacak İş TeftişiTüzüğünde açıklanan şekillerde bu halleriönlemek yetkisine sahiptirler.
(Değişikikinci fıkra: 13/2/2011-6111/78 md.) Teftiş, denetleme ve incelemelersırasında işverenler, işçiler ve bu işle ilgiligörülen başka kişiler izleme, denetleme ve teftişlegörevli iş müfettişleri ve işçişikayetlerini inceleyen bölge müdürlüğümemurları tarafından çağrıldıkları zamangelmek, ifade ve bilgi vermek, gerekli olan belge ve delilleri getiripgöstermek ve vermek; iş müfettişlerinin birincifıkrada yazılı görevlerini yapmaları içinkendilerine her çeşit kolaylığı göstermek, buyoldaki isteklerini geciktirmeksizin yerine getirmekleyükümlüdürler”, 107.maddesinde, “Bu Kanunun;
a.92nci maddesinin ikinci fıkrasındakiyükümlülüklerini yerine getirmeyen,
b.96ncı maddesindeki yasaklara uymayan,
İşverenveya işveren vekiline sekizbin Türk Lirası idari paracezası verilir.
İş müfettişlerinin bu Kanundan veya diğerkanunlardan doğan her çeşit teftiş denetleme yetki vegörevleri gereğince görevlerinin yerine getirilmesisırasında, görevlerini yapma ve sonuçlandırmayaengel olan kimselere, fiil suç oluşturmadığıtakdirde, sekizbin Türk Lirası İdari para cezasıverilir” denilmiş, 108. maddesinin 2. fıkrasında, bucezalara karşı tebliğ tarihinden itibaren en geç yedigün içinde yetkili idare mahkemesine itiraz edilebileceğiöngörülmüşken, 8.2.2008 gün ve 26781 sayılıResmi Gazete’de yayımlanan 23.1.2008 gün ve 5728sayılı Kanun’un 578. maddesinin öö bendi ile,22.5.2003 tarihli ve 4857 sayılı Kanun’un 108 inci maddesininikinci fıkrası yürürlüktenkaldırılmış; anılan madde 15.5.2008 tarihli 5763sayılı Kanun’un 10. maddesiyle, “Bu Kanundaöngörülen idari para cezaları, 101 ve 106 ncımaddelerdeki idari para cezaları hariç, gerekçesibelirtilmek suretiyle Çalışma ve Sosyal GüvenlikBakanlığı Bölge Müdürünce verilir. 101 ve106ncı maddeler kapsamındaki idari para cezaları ise doğrudanTürkiye İş Kurumu İl Müdürü tarafındanverilir ve genel esaslara göre tahsil edilir. 106 ncı maddeyegöre verilecek idari para cezası için, 4904 sayılıKanunun 20 nci maddesinin (h) bendindeki tutar esas alınır”şeklinde değiştirilmiş; madde hükmü 26.5,2008 tarihindeyürürlüğe girmiş; son olarak maddenin ikincicümlesi, 25.2.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111sayılı Kanun’un 79. maddesiyle “101 inci ve 106 ncımaddeler kapsamındaki idari para cezaları ise doğrudanTürkiye İş Kurumu il müdürü tarafından;birden fazla ilde işyerleri bulunan işverenlere uygulanacak idaripara cezası ise işyerlerinin merkezinin bulunduğu yerdekiTürkiye İş Kurumu il müdürünce verilir ve genelesaslara göre tahsil edilir” şeklindedeğiştirilmiştir.
Öte yandan; 30.3.2005 gün ve 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun 6.12.2006 gün ve 5560 sayılıYasa’nın 31. maddesiyle değiştirilen 3. maddesinde,“ (1) Bu Kanunun;
a) İdarî yaptırım kararlarına karşıkanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde,
b) Diğer genel hükümleri, İdarî paracezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesiyaptırımım gerektiren bütün fiiller hakkında,
uygulanır”; Kanunun “Başvuru yolu”başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise,“İdari para cezası ve mülkiyetin kamuyageçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararınakarşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren engeç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesinebaşvurulabilir. Bu süre içinde başvurununyapılmamış olması halinde idari yaptırımkararı kesinleşir” düzenlemeleri yeralmıştır.
Bu düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun,İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğerkanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkinolduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesephak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Dava dosyasının incelenmesinden Türkiye İşKurumu Genel Müdürlüğü İstanbulÇalışma ve İş Kurumu Şişli Hizmet Merkezitarafından düzenlenen 24.02.2015 tarih ve 77365573-315-25443sayılı raporun iptali istemiyle adli yargıdaaçıldığı, 4857 sayılı İş Kanunu92/3 de iş müfettişi tarafından düzenlenenraporların ve tutulan tutanakların işçi alacaklarınailişkin kısımlarına karşı itiraz yolununaçık olduğu, memurlar tarafından yapılanişlemlerin ise yasada itiraz edilecek işlemler arasındasayılmadığı, memur tutanağınınbağlayıcı olmadığı nedeniyle reddedildiğiardından Bölge Adliye Mahkemesi24. Hukuk Dairesinin 2017/140 E. 2017/298 K. Sayılı kararıylaBölge Müdürü Memuru tarafından tutulan tutanaklarakarşı adli yargının görevli olduğuna ilişkindüzenleme bulunmadığına göre davaya idariyargının bakmakla yetkili olduğu gerekçesiylekararın kaldırıldığı ardından İstanbul7. İş Mahkemesince Mahkemenin Görevsizliğine kararverilmesi üzerine bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
İncelenen uyuşmazlıkta, İŞKURmemurlarınca düzenlenen tutanaklar 4857 sayılı İşKanunu'nun 92. maddesi kapsamında değerlendirilmekte ve adliyargıda görülerek karara bağlanması gerektiğisonucuna ulaşılmıştır. Nitekim Yargıtayİçtihatları da bu yöndedir.(Yargıtay 9. HukukDairesi 05/12/2016 tarih 2016/34625 E. Ve 2016/21619 K)
Açıklanan nedenlerle davanın 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Yasasının 15/1-a. maddesihükmü uyarınca görev yönünden reddine…”karar vermiş, bu karar istinaf yoluna başvurulmaksızınkesinleşmiştir.
Davacı Şirket vekilinin talebi üzerine Mahkemece6.12.2017 tarihli üst yazıyla gönderilen dava dosyaları,2.1.2018 tarihinde Mahkememiz kayıtlarına girmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve BirgülKURT’un katılımlarıyla yapılan 26.3.2018günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, daha önce davacı şirkette çalışmışolan davalılardan Z.K.’un şikayeti üzerine, davalıKurumun inceleme görevlileri tarafından yapılan inceleme vegörüşme sonucunda düzenlenen tutanağa istinaden;Türkiye İş Kurumu, İstanbul Çalışma veİş Kurumu, Şişli Hizmet Merkezince tesis edilerekdavacı Şirkete tebliğ edilen ve “şikayetçiişçinin işten çıkışını kanununöngördüğü usul ve kurallara uygun yapmadıklarındandolayı, işçinin 49,75 günlük brüt ücretitutarında kıdem tazminatı ve 4857 Sayılı İşKanununun 17.maddesi gereği 42 günlük brüt ücretitutarında ihbar tazminatı hak ettiğininsaptandığından bahisle, adı geçene bualacaklarının ödenerek, ödeme belgelerinin davalıkuruma gönderilmesinin istenilmesine ilişkin” 24.02.2015 tarihve 77365573-315-25443 sayılı işlemin iptali istemineilişkin bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun1.maddesinde, Kanunun amacının, işverenler ilebir iş sözleşmesine dayanarakçalıştırılan işçilerinçalışma şartları ve çalışmaortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemekolduğu belirtilmiş; “İş Sözleşmesi,Türleri ve Feshi” hususuna Kanunun 8.maddesi vedevamında, kıdem tazminatı, ücretli izin,bildirim süresinden kaynaklanan yükümlülük ve haklarailişkin hususlara ise Kanunun değişik maddelerinde yerverilmiştir.
Anılan Kanun’un “ÇalışmaHayatının Denetimi ve Teftişi” başlığıaltındaki “Yedinci Bölüm” de yer alan ve“Devletin yetkisi” başlıklı 91.maddesinde;“Devlet, çalışma hayatı ile ilgili mevzuatınuygulanmasını izler, denetler ve teftiş eder. Bu ödevÇalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınabağlı ihtiyaca yetecek sayı ve özellikte teftiş vedenetlemeye yetkili iş müfettişlerince yapılır.
(Ek fıkra: 13/2/2011-6111/77 md.;Değişik fıkra: 12/10/2017-7036/13 md.) İşçilerinkanundan, iş ve toplu iş sözleşmesinden doğan bireyselalacaklarına ilişkin başvuruları üzerine, işsözleşmesinin devam etmesi kaydıyla birinci fıkrahükmü uyarınca işlem yapılabilir.
Askeri işyerleriyle yurt güvenliği için gereklimaddeler üretilen işyerlerinin denetim ve teftişi konusu vesonuçlarına ait işlemler Milli SavunmaBakanlığı ile Çalışma ve Sosyal GüvenlikBakanlığınca birlikte hazırlanacak yönetmeliğegöre yürütülür.” hükmü; “Yetkilimakam ve memurlar (1)” başlıklı 92.maddesinde;“91 inci madde hükmünün uygulanması içiniş hayatının izlenmesi, denetlenmesi ve teftişiyleödevli olan iş müfettişleri, işyerlerini veeklentilerini, işin yürütülmesi tarzını ve ilgilibelgeleri, araç ve gereçleri, cihaz ve makineleri, ham veişlenmiş maddelerle, iş için gerekli olan malzemeyi 93üncü maddede yazılı esaslara uyarak gerektiğizamanlarda ve işçilerin yaşamına,sağlığına, güvenliğine, eğitimine,dinlenmesine veya oturup yatmasına ilişkin tesis ve tertipleri herzaman görmek, araştırmak ve incelemek ve bu Kanunla suçsayılan eylemlere rastladığı zaman bu husustaÇalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığıtarafından çıkarılacak İş TeftişiTüzüğünde açıklanan şekillerde bu halleriönlemek yetkisine sahiptirler.
(Değişik ikinci fıkra: 13/2/2011-6111/78 md.)Teftiş, denetleme ve incelemeler sırasında işverenler,işçiler ve bu işle ilgili görülen başkakişiler izleme, denetleme ve teftişle görevli işmüfettişleri (…) tarafındançağrıldıkları zaman gelmek, ifade ve bilgi vermek,gerekli olan belge ve delilleri getirip göstermek ve vermek; işmüfettişlerinin birinci fıkrada yazılıgörevlerini yapmaları için kendilerine her çeşitkolaylığı göstermek, bu yoldaki isteklerinigeciktirmeksizin yerine getirmekle yükümlüdürler.
(Değişik üçüncü fıkra:13/2/2011-6111/78 md.) Çalışma hayatını izleme, denetlemeve teftişe yetkili iş müfettişleri (…) (1)tarafından tutulan tutanaklar aksi kanıtlanıncaya kadargeçerlidir. İş müfettişleri tarafındandüzenlenen raporların ve tutulan tutanakların işçialacaklarına ilişkin kısımlarına karşıtaraflarca otuz gün içerisinde yetkili iş mahkemesine itirazedilebilir. İş mahkemesinin kararına karşı taraflarca5521 sayılı Kanunun 8 inci maddesine göre kanun yolunabaşvurulabilir. Kanun yoluna başvurulması iş mahkemesincehüküm altına alınan işçialacağının tahsiline engel teşkil etmez. (1)” hükmü yer almıştır. İşlemintesis edildiği ve davanın açıldığı tarihteyürürlükte olduğu halde; “ bu maddenin ikincifıkrasında yer alan “ve işçi şikayetleriniinceleyen bölge müdürlüğü memurları”ibaresi ile üçüncü fıkrasında yer alan“ile işçi şikayetlerini incelemekle görevlibölge müdürlüğü memurları” ibaresi,12/10/2017 tarihli ve 7036 sayılı Kanunun 14 üncümaddesiyle madde metnindençıkarılmıştır.”
Diğer taraftan; 25/10/2017 tarihve 30221 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan, 3., 11.ve 12. maddeleri 1/1/2018 tarihinde, diğer hükümleriyayımı tarihinde yürürlüğe giren 7036sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun“Görev” başlıklı 5. maddesinde; (1)İş mahkemeleri;
a) 5953sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları,22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinciKısmının Altıncı Bölümünde düzenlenenhizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veyaişveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniylesözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukukuyuşmazlıklarına, b) İdaripara cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariçolmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İşKurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatındankaynaklanan uyuşmazlıklara, c) Diğerkanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilenuyuşmazlıklara, ilişkindava ve işlere bakar.” denilmiştir. Olaykısmında ayrıntılı olarak belirtildiği üzeredava; daha önce davacı şirkette 05.06.2012-01.09.2012tarihleri arasında çalışmış olandavalılardan Z.K.’un son aya ilişkin ücretinin veyıllık izin ücretinin ödenmediği yönündekişikâyeti üzerine Türkiye İş Kurumu GenelMüdürlüğü, İstanbul Çalışmave İş Kurumu ŞişliHizmet Merkezi inceleme görevlileri tarafından, 19.2.2015 tarihinde davacıİşverene ilişkin olarak yapılan inceleme vegörüşme sonucunda düzenlenen aynı tarih,77365573-315-24176 sayılı tutanağa istinadenhazırlandığı anlaşılan ve anılan Kurum’unŞube Müdürü imzalı 24.02.2015 tarih ve77365573-315-25443 sayılı yazının davacıŞirkete tebliğ edildiği; bu yazınıniçeriğine bakıldığında, “davacıŞirketin, şikayetçi işçinin iştençıkışını kanununöngördüğü usul ve kurallara uygun yapmadığından dolayı, işçinin 49,75 günlük brüt ücretitutarında kıdem tazminatı ve 4857 Sayılı İşKanununun 17.maddesi gereği 42 günlük brüt ücretitutarında ihbar tazminatı hak ettiğininsaptandığından bahisle, adı geçene bualacaklarının ödenerek, ödeme belgelerinin davalıkuruma gönderilmesinin istenilmesine ilişkin” bulunduğu;davacı şirket vekili tarafından 24.02.2015 tarih ve77365573-315-25443 sayılı raporun/tutanağın iptaliistemiyle bakılan davaların açıldığıgörülmektedir. Konuyailişkin mevzuat hükümleri ile somut olay ve davacıŞirketin talepleri irdelendiğinde; dava konusu edilenraporun/işlemin İş Kanunundan kaynaklanan işçialacaklarına ilişkin olduğu, davalı idarenin cevap/savunmadilekçelerinde ve Mahkeme kararlarında, işlemin icrailiközelliğini taşımadığı ilerisürülmesine karşın,bu sorunun görevli mahkemecedeğerlendirileceği; İş Kanununun yukarıda metnine yerverilen 92.maddesinde, iş müfettişleri tarafındandüzenlenen raporların ve tutulan tutanakların işçialacaklarına ilişkin kısımlarına karşıtaraflarca otuz gün içerisinde yetkili iş mahkemesine itirazedilebileceği yolundaki göreve ilişkin hükmün, 7036sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle madde metnindençıkarılan “ile işçi şikayetleriniincelemekle görevli bölge müdürlüğümemurları” ibaresini de kapsar şekildedüşünülmesi gerektiği; bu şekildeki kabulün, 4857 sayılı İş Kanununa tabiişçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında,iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğanher türlü hukuk uyuşmazlıklarına İşMahkemelerinde bakılacağına yolundaki Yasa hükmüyle deuyumlu olacağı açıktır. Buna göre,4857 sayılı İş Kanununa tabi işçi ileişveren arasında, iş ilişkisi nedeniyle kanundan doğanuyuşmazlığın çözümünde, adli yargı yerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır. Açıklanannedenlerle, İstanbul 7.İş Mahkemesinin 23.5.2017 gün veE:2017/171, K:2017/392 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle İstanbul 7.İş Mahkemesinin23.5.2017 gün ve E:2017/171, K:2017/392 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,26.3.2018 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Mehmet AKSU Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Birgül KURT
Full & Egal Universal Law Academy