T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018 / 119
KARAR NO : 2018 / 149
KARAR TR : 26.3.2018
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : A.A. TürkSigorta Şirketi.
Vekilleri : Av.H.L.P., Av.D.P., Av.N.E., Av.S.Ç.
Davalı : Bursa Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av. Y.G.
O L A Y : Davacı vekili; müvekkili şirketesigortalı 16 EM.... plakalı aracın, 12.08.2013 tarihinde BursaOsmangazi ilçesinde Merinos istikametinden gelip stadyum istikametineseyri sırasında, İpekiş kavşağınageldiği esnada aracın sağ ön teker kısmının,davalının sorumlu olduğu tramvayçalışmasında açık bırakılan 15cm‘lik çukura düşmesi sonucu hasarlandığını; davalının yol üzerinde yaptığıçalışmalarda trafik düzenini ve güvenliğinisağlamadığını, yolu denetlemediğini, yolüzerinde uyarı levhası ve herhangi bir işaretkoymadığını, hiçbir önlemalmadığını, bu hususun da kazaya sebep olduğunu;davalının, bu yolda yapım, onarım ve bakım sorumluluğunasahip olduğundan kusurlu bulunduğunu; 2918 sayılı kanunun10.maddesi ve 5216 sayılı Belediyeler Kanunu gereğince,davalının yol üzerindeki bakım sorumluluğunun ihlaliile hizmet kusuru oluştuğunu; keza cadde ve sokaklarınyapım, bakım ve emniyetinden, kanunların verdiği trafikdüzenlemesinin gerektirdiği bütün işleriyürütmekten Belediyenin sorumlu bulunduğunu; söz konusu hasarnedeniyle yaptırılan ekspertiz sonucunda sigortalınınaracında 1.890,00 TL hasar tespit edildiğini, bu miktarın27/09/2013 tarihinde ödendiğini; ödenen miktarındavalıdan talep edildiğini, fakat tazminatın ödenmesinedair net bir cevap verilmediği gibi, ödeme de yapılmadığını;kasko tazminatını ödeyen müvekkilinin TTK. 1472. maddesinegöre, sigortalısının hukukuna halef olduğunu ifadeederek; 1.890,00 TL. zarar tazminatının, davalıya başvurutarihi olan 19/02/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi iledavalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle idari yargı yerindedava açmıştır.
BURSA 1.İDARE MAHKEMESİ; 15.9.2014 gün veE:2014/847, K:2014/933 sayı ile “(…) 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacınınkarayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu;“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri bunların uygulamasını vedenetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetkive sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19.01.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiği tarihtenönce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Öte yandan, 2918 sayılı Kanunun 110 uncumaddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3. AsliyeHukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şugerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir:“... Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarındada belirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayrımına gidilmemiş veidari uyuşmazlıkların çözümünde idare vevergi mahkemeleriyle Danıştay yetkilikılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukukualanına giren konularda idari yargı, özel hukuk alanınagiren konularda adli yargı görevli olacaktır. Bu durumda, idariyargının görev alanına giren biruyuşmazlığın çözümünde adli yargınıngörevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisininbulunduğunu söylemek olanaklı değildir. Ancak, idariyargının denetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir...” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)denilmektedir.
Anayasa Mahkemesi’nin yukarıdagerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır.
Dosyanın incelenmesinden, davacışirketçe sigortalanan 16 EM.... plakalı aracın Bursa ili,Osmangazi ilçesinden Merinos istikametinden stadyuma doğru seyirhalinde iken İpekiş kavşağında davalı idareninsorumluluğunda bulunan tramvay çalışmasındaaçık bırakılan 15 cm'lik çukura düşmesi sonucun 1.890-TL zararın meydana geldiği, davacışirketçe bu bedelin sigorta sahibine ödendiği,anılan zararın tazmini amacıyla 19.2.2014 tarihinde yapılanbaşvurunun reddi üzerine de bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla meydana gelen zararın tazmini istemiyleaçılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının15/1-a. maddesi hükmü uyarınca görev yönündenreddine…” karar vermiş; itiraz edilmesi üzerine BursaBölge İdare Mahkemesince, 29.1.2015 tarih ve E:2015/328, K:2015/175 sayıile kararın görev ret yolundaki sonuç kısmıonanmış, yargılama giderlerine ilişkin kısımbozulmuş, sonuç itibariyle görevsizlik kararıkesinleşmiştir.
Davacı vekili bu defa aynı istemle adli yargıyerinde dava açmıştır.
Bursa 4.Asliye Hukuk Mahkemesi, 24.3.2015 gün veE:2015/211, K:2015/233 sayı ile uyuşmazlığın, 2577İYUK. hükümleri uyarınca İdari Yargı yerindeçözümlenmesi gerektiğinden HMK 114/1-b ve 115/2 maddeleriuyarınca davanın usulden reddine karar vermiş; temyiz edilmesiüzerine, Yargıtay 17.Hukuk Dairesi; 23.12.2015 gün veE:2015/8794, K:2015/14894 sayı ile mahkemece, somut durumda yenidenharç alınarak açılan davada, idari yargınıngörevli olduğu nazara alınarak 2247 sayılı Yasanın19. maddesi gereğince işlem yaparak Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurması ve sonucuna kadar davayı ertelemesi gerekirken,yazılı olduğu şekilde verilen hükmünbozulmasının gerektiğinden bahisle; davacı vekilinin temyizitirazlarının kabulü ile verilen hükmünbozulmasına karar vermiştir.
BURSA 4.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ;14.7.2016 günve E:2016/259, K:2016/660 sayı ile “(…)Mahkememizdeaçılan işbu davada yargılama neticesinde; Davacıyakasko sigortalı aracın, davalının bakım veonarımından sorumlu bulunduğu yolda gerekli güvenlikönlemlerinin alınmaması ve tedbir alınmadanaçık bırakılan çukurdan dolayı meydana gelenkazada hasarlandığı iddiasıyla sigortalıya ödenenbedelin davalı Bursa Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı’ndan rücuen tahsili istenmişolup, davada hizmet kusuruna dayanılmıştır. Kamu hizmetigörmekle yükümlü olan belediyeler, kamu hizmetisırasında verdikleri zararlardan dolayı özel hukukhükümlerine tabi değildirler. Kamu tüzelkişilerininyasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerin kullanılmasısırasında oluşan zararlar niteliği İtibariyle hizmetkusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararların tazmini amacıylahizmet kusurlarına dayalı olarak İdari Yargılama UsulüHakkındaki Kanun’un 2.maddesi hükmü uyarınca idariyargı yerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerekmektedir.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkinolup, mahkemece kendiliğinden (re'sen) dikkate alınmasızorunludur. Bu nedenle adli yargının yargı yolubakımından görevsiz bulunması nedeniyle davadilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmişolup, verilen karar davacı vekilinin 16/04/2015 havale tarihlidilekçesi ile temyiz edilmiştir.
Temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 17. HukukDairesi'nin 2015/8794 Esas-2015/14894 Karar sayılı ilamında;"2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesinde, "Adli,idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelenbir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargımercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevliolduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ilegörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurur ve elindeki işin incelenmesini UyuşmazlıkMahkemesinin karar vermesine değin erteler. (Değişik ikincifıkra: 23/7/2008 - 5791/9 md.) Yargı merciince, öncekigörevsizlik kararına ilişkin dava dosyası da teminedilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte davadosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir."şeklinde düzenlenmiştir.
Yukarıdaki açıklamalarışığında mahkemece, somut durumda yeniden harçalınarak açılan davada, idari yargının görevliolduğu nazara alınarak 2247 sayılı Yasanın 19. maddesigereğince işlem yaparak Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurması ve sonucuna kadar davayı ertelemesi gerekirkenyazılı olduğu şekilde verilen hükmünbozulması gerekmiştir. " şeklinde açıklayarakmahkememizce verilen kararı bozmuştur.
Mahkememizdeki 14/07/2016 tarihli celsede de Yargıtay17. Hukuk Dairesi'nin Bozma îlamına uyulmasına karar verilerek,bozma ilamı doğrultusunda, dava konusuuyuşmazlığın 2577 sayılı İYUKhükümleri uyarınca İdari Yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği kanaatinevarıldığından, görevli mahkemenin belirlenmesiiçin dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesinekarar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanangerekçelere göre;
1-Dava konusu uyuşmazlığın 2577sayılı İYUK hükümleri uyarınca İdariYargı yerinde çözümlenmesi gerektiğigörüşünde olduğumuzdan, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş Ve İşleyişiHakkında Kanunun 19. maddesine göre görevli mahkemeninbelirlenmesi için başvurulmasına,
2-1 nolu ara karar gereğince görevli mahkemeninbelirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurusonucunun beklenmesine, bu süreçte davanınERTELENMESİNE…” karar vermiştir.
Bursa 4.Asliye Hukuk Mahkemesince, 6.2.2018 tarih ve2016/259 Esas sayılı üst yazıyla dosya Mahkememizegönderilmiş ve Mahkememizde 9.2.2018 tarihinde kayda girmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve BirgülKURT’un katılımlarıyla yapılan 26.3.2018günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasanın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre, olay kısmında belirtildiği üzere,tarafları, konusu ve nedeni aynı olan davada; idari yargıyerince adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyleverilmiş bir görevsizlik kararı bulunmakta olup, bununüzerine kendine gelen davayı inceleyen adli yargı yerinin sahipolduğu seçenekler ile verdiği karar bakımından birdeğerlendirme yapılması gerekmektedir.
1- 2247 sayılı Yasanın 14. maddesinde yeralan, “Olumsuz görev uyuşmazlığınınbulunduğunun ileri sürülebilmesi için adli, idari veyaaskeri yargı mercilerinden en az ikisinin tarafları konusu ve sebebiaynı olan davada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yoldaverdikleri kararların kesin veya kesinleşmiş olmasıgerekir.
Bu uyuşmazlığın giderilmesi istemi,ancak davanın taraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıcailgili makamlarca ileri sürülebilir.” hükmünegöre, idare mahkemesinin kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine adli yargı yerince de görevsizlikkararı verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi halinde, olumsuzgörev uyuşmazlığı doğmuş olacak; hukukalanında doğmuş bulunan bu uyuşmazlığıngiderilmesi istemi ise, ancak davanın taraflarınca ilerisürülebilecektir.
2- 2247 sayılı Yasanın 19. maddesindeki“Adli, idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendine gelenbir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargımercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevliolduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ilegörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurur ve elindeki işin incelenmesini UyuşmazlıkMahkemesinin karar vermesine değin erteler.” hükmünegöre ise, adli yargı yeri, davaya bakma görevinin daha öncegörevsizlik kararı veren idari yargı yerine ait olduğunubelirten gerekçeli bir karar ile doğrudan UyuşmazlıkMahkemesine başvurma olanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu daiçermesi gerekir.
Yasakoyucu, 14. maddeye göre olumsuz görevuyuşmazlığı doğması durumunda her iki yargımerciince işten el çekilmiş olduğundan başvurmaistencini davanın taraflarına bırakmış iken, buyönteme oranla daha kısa zamanda çözümeulaşılmasını amaçladığı 19. maddeile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciindensonra davayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmedendoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağını tanımıştır.
Olayda, adli yargı yerince, davada idariyargının görevli olduğu belirtilerek görevsizlikkararı verilmiş; temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17.HukukDairesince; açılan davada, idari yargınıngörevli olduğu nazara alınarak 2247 sayılıYasanın 19. maddesi gereğince işlem yapılarakUyuşmazlık Mahkemesine başvurulması ve sonucuna kadar davanınertelenmesi gerektiğinden bahisle hüküm bozulmuştur. Bozmaüzerine adli yargı yerince, 2247 sayılı Kanunun 19.maddesi uyarınca, İdare Mahkemesinin görevsizlik kararı ileMahkemeleri dosyası arasında olumsuz görevuyuşmazlığı çıktığındandolayı görevli yargı yerinin belirlenmesi amacıyladosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine,Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye dair yargılamanınertelenmesine karar vermesine karşın; bu talebini ara karar iledeğil, dosyayı kapatıp karar numarası almak suretiyle yaptığıgörülmektedir.
Bu haliyle, Asliye Hukuk Mahkemesi’nce re’senyapılan başvuru, 2247 sayılı Yasa’daöngörülen yönteme uymamaktadır.
Ancak, adli ve idari yargı yerleri arasındaolumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, AsliyeHukuk Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 14 ve 19.maddelerinde öngörülen durumun aksine, idari yargıkararının kesinleşme durumu açıklığakavuşturulmadan ve önceki görevsizlik kararına ilişkindava dosyası temin edilmeden Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulduğu görülmekte ise de; idari yargı kararınınkesinleşme durumunu gösteren onaylı bir örneğininMahkemesinden istenilmesiyle yetinildiği ve sonuçta usuleilişkin başka bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleriarasında doğan görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, karayolunda meydana gelen tek taraflı, maddihasarlı trafik kazasında sigortalı aracınuğradığı hasar bedelini ödeyen sigortaşirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi isteminden ibaretbulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacakdurumda bulundurmanın, gerekli görülen kavşaklara veyerlere trafik ışıklı işaretleri, işaretlevhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafikbirimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması,bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez.Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiği tarihtenönce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı şirketesigortalı 16 EM.... plakalı sayılı aracın, Bursa ili,Osmangazi ilçesinden Merinos istikametinden stadyuma doğru seyirhalinde iken İpekiş kavşağında, tramvayçalışmasında açık bırakılan 15 cm'lik çukura düşmesi sonucunda hasara uğradığı;sigortalıya 1.890-TL hasar bedelinin ödendiği, meydanagelen 1.890-TL zararın tazmini amacıyla davalı idareyeyapılan başvurunun reddedildiği; kazanın meydana gelmesindedavalı idarenin sorumluluğunun bulunduğu iddiasıyla;ödenen miktarın, idareye yapılan başvuru tarihindenitibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte rücuen tazmini istemiylebakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanına girenbir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin sonfıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığınadair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardırve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevli olduğu;meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan bu davanında adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğisonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Bursa 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin başvurusunun reddi ile,aynı Mahkemece ayrıca verilen 14.7.2016 gün ve E:2016/259,K:2016/660 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Bursa 4.Asliye HukukMahkemesinin BAŞVURUSUNUN REDDİ ile, aynı Mahkemece ayrıcaverilen 14.7.2016 gün ve E:2016/259, K:2016/660 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 26.3.2018gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Mehmet AKSU Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Birgül KURT
Full & Egal Universal Law Academy