T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018 / 126
KARAR NO : 2018 / 160
KARAR TR : 26.03.2018
ÖZET :DSİ Elazığ 9. Bölge Müdürlüğünde şube müdürü olarak görev yapan davacının, TES-İŞ Şube Başkanı davalı tarafından, psikolojik baskıya uğratıldığı, taciz ve tehdit edilerek kişilik haklarının ihlal edildiği ileri sürülerek açılan manevi tazminat davasının özel hukuk hükümleri uyarınca ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı : M.A. Vekili : Av. Y.Y. Davalı : E.E. Vekili : Av. M.K.E. O L A Y : Davacıvekili; Müvekkilinin Elazığ DSİ 9. BölgeMüdürlüğünde Makine İmalat ve DonatımŞube Müdürü olarak görev yapmakta iken, sendikaşube başkanlığı seçimlerinde tarafsızkalması sebebiyle, bunu hazmedemeyen TES-İŞ ŞubeBaşkanı olan davalı E.E.' in seçimi kazandıktansonra müvekkiline “seni buradan bir şekildealdıracağım veya tayininiçıkaracağım” gibi tehditlerde bulunduğunu,müvekkilinin şube müdürlüğündenalınması için her türlü gayrihukuki ve karalamafiillerinde gerçekleştirdiğini ileri sürerek, taciz,yıldırma, psikolojik baskıyla kontrol altına almaamacıyla yapılan haksız şikâyetler sonucunda gerekmesai arkadaşları arasında gerekse sosyal çevresiiçerisinde kişilik hakları zedelenen müvekkili M.A.lehine 40.000 TL manevi tazminata hükmedilmesi istemiyle adli yargıyerinde dava açmıştır. ELAZIĞ 2. ASLİYE HUKUKMAHKEMESİ: 06/04/2017 tarih, E:2016/437, K:2017/134 sayılıkararıyla, "davacının Elazığ DSİ 9.Bölge Müdürlüğünde Makine İmalat ve DonatımŞube Müdürü olarak görev yapmakta iken davalıtarafından gerek maddi gerekse manevi olarak haksız bir baskıyamaruz bırakıldığını, davalı tarafındantaciz, yıldırma, psikolojik baskıyla kontrol altına almaamacıyla yapılan hakkında haksız şikayetlerdebulunulduğunu ve bu şikayetler sonucunda gerek mesaiarkadaşları arasında gerekse sosyal çevresiiçerisinde kişilik hakları zedelendiğinden bahisle manevitazminat talebinde bulunmuş ise de; davanın, davalınıngörevi sırasında ve yetkilerini kullanırkenişlediği iddia edilen kusuruna dayanılarakaçıldığı, 16/11/2016 tarih 2014/4-1334 E. 2016/1067K. sayılı Yargıtay HGK kararıışığında, davalının görevidışında kalan kişisel kusuruna dayanılmadığına,eylemin görev sırasında ve görevle ilgili olmasına vehizmet kusuru niteliğinde bulunmasına göre, İdarenin hizmetkusuruna yönelik davaların idare aleyhine tam yargı davasıolarak İdari Yargı mercilerinde görülmesigerektiği" görüşüyle Davanın HMK 114/1-bmaddesi gereğince yargı yolunun caiz olmaması Usulden Reddinekarar vermiş, istinaf edilen kararın Gaziantep Bölge AdliyeMahkemesi 06/10/2017gün, E:2017/676, K:2017/708 sayılıkararı ile onanarak aynı tarihte kesinleştiğianlaşılmıştır. Davacı vekili aynı istemleidari yargı yerine müracaat etmiştir. ELAZIĞ 2. İDAREMAHKEMESİ: 29.01.2018 gün ve E:2018/102 sayı ile "Dosyanın incelenmesinden; Devlet Su İşleri 9. BölgeMüdürlüğü'nde makine imalat ve donatım şubemüdürü olan davacı tarafından, sendika seçimlerindedesteklemediği davalının haksız şikâyetlerisonucunda maruz kaldığı soruşturmalar ve devamındakiatama işlemi nedeniyle fazlaya ilişkin haklan saklı kalmakkaydıyla 10.000,00.-TL manevi tazminatın, davalı şahıstarafından tazmini istemiyle bu davanınaçıldığı anlaşılmaktadır. Dava konusunun hiçbirtereddüte mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi amacıyla,Mahkememizin 20.12.2017 tarihli, E:2017/773, K:2018/1000 tarihlikararıyla; davanın, atama işlemi nedeniyle mi yoksa psikolojikşiddet nedeniyle mi açıldığınınanlaşılamadığı gerekçesiyle davadilekçesi reddedilmiş, kararda ayrıca idarenin bir işlemiya da eylemi nedeniyle tazminat talep ediliyorsa, davalı konumuna ilgiliidarenin alınması gerektiği belirtilmiştir. Süresindeyenilenen dava dilekçesinde ise davacı vekili, davalıkonumundaki şahsı değiştirmemiş ve davacınınkurum aleyhine herhangi bir tazminat talebi olmadığınıvurgulamıştır. 2577 sayılı Kanun'un 15/1 -cmaddesinde, davanın hasım gösterilmeden veya yanlışhasım gösterilerek açılması halinde, davadilekçesinin tespit edilecek gerçek hasma tebliğine kararverilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Uyuşmazlıkta; ilkve yenilenen dava dilekçelerinde davacı tarafından, idareninhizmet kusuru nedeniyle bir tam yargı davası açılmakistenmediği ısrarla vurgulanmış olup, gerçekşahıs aleyhine bir tazminat davası açılmakistendiği beyan edilmiştir. Bu dununda, Kanun'un 15/1-c maddesiuyarınca davanın yanlış hasım gösterilerekaçıldığından bahsedilemeyecek olup, hasımdüzeltme yoluna gidilmesi usul hukukuna göre mümkünbulunmamaktadır. Kanun'a göre hasım düzeltmeyapılamayacak olması ise idare mahkemesinde davalı konumundagerçek şahsın bulunduğu bir davanınaçılması sonucunu doğuracaktır ki bu durumda idariyargı yerinin görev alanı aşılmış olacaktır.Aksi halin kabulü halinde yani hasmın düzeltilerek davalıkonumuna ilgili idarenin alınması durumunda da; dava,davacının zarar görmesinden sorumlu kişi aleyhineaçılmış bir dava olmaktan çıkıp,beyanı ve iradesi dışında idarenin hizmet kusurunadayandırılan bir tam yargı davasınadönüştürülmüş olacaktır, bu durum dataleple bağlılık ilkesine aykırılık teşkiledecektir. Zira taleple bağlılık ilkesi uyarınca, idariyargı yerlerince talep edilmeyen bir konuda karar verilmesimümkün değildir. Ayrıca; bu durum davacınınidarenin hizmet kusuruna dayanarak açabileceği olası birdavaya da engel teşkil edecektir. Açıklanan nedenlerle,Mahkememizin görevsizliğine, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine ve işin incelemesinin bu konuda UyuşmazlıkMahkemesi'nce karar verilinceye kadar ertelenmesine" karar vererek7.2.2018 tarih ve 2018/102 sayılı üst yazısı ileMahkememize müracaat başvurmuş, Mahkememizde 19.2.2018 tarihindekayda girmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Birgül KURT’unkatılımlarıyla yapılan 26.03.2018 günlütoplantısında: I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarıncayapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, Mahkemece idari yargı dosyasınınekinde adli yargı dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hâkim Engin SELİMOĞLU’nun, davanınçözümünde adli yargının görevli olduğuyolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacı vekilitarafından, sendika şube başkanı olan davalınınDSİ 9. Bölge Müdürlüğünde şubemüdürü olarak görev yapan müvekkiline mobbing uyguladığıgerekçesi ile ve 40.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesi istemiyleaçılmıştır. 4721 sayılı Türk MedeniKanununun 24. maddesinde, “Hukuka aykırı olarak kişilikhakkına saldırılan kimse, hâkimden saldırıdabulunanlara karşı korunmasını isteyebilir. Kişilikhakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikteözel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkininkullanılması sebeplerinden biriyle haklıkılınmadıkça, kişilik haklarına yapılanher saldırı hukuka aykırıdır.” hükmüne, 25. maddesinde ise, “ Davacı,hâkimden saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekteolan saldırıya son verilmesini, sona ermiş olsa bile etkileridevam eden saldırının hukukaaykırılığının tespitini isteyebilir. Davacı bunlarla birlikte,düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilerebildirilmesi ya da yayımlanması isteminde de bulunabilir. Davacının, maddi ve manevitazminat istemleri ile hukuka aykırı saldırıdolayısıyla elde edilmiş olan kazancın vekâletsiziş görme hükümlerine göre kendisine verilmesine ilişkinistemde bulunma hakkı saklıdır. Manevi tazminat istemi, karşıtarafça kabul edilmiş olmadıkça devredilemez; mirasbırakan tarafından ileri sürülmüşolmadıkça mirasçılara geçmez. Davacı, kişilikhaklarının korunması için kendi yerleşim yeri veyadavalının yerleşim yeri mahkemesinde davaaçabilir.” hükmüne yer verilmiş; 6098 sayılı TürkBorçlar Kanununun 58. maddesinde; “Kişilik hakkınınzedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zararakarşılık manevi tazminat adı altında bir miktar paraödenmesini isteyebilir. Hâkim, bu tazminatınödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimikararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özelliklesaldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararınyayımlanmasına hükmedebilir.” denilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; DSİElazığ 9. Bölge Müdürlüğünde şubemüdürü olarak görev yapandavacının,TES-İŞŞube Başkanı olandavalı tarafından, psikolojik baskıya uğratıldığı,taciz ve tehdit edilerek kişilik haklarının ihlal edildiğiiddia edilerek toplam 40.000,00 TL manevi tazminatın davalıdantahsili istemiyle dava açıldığıanlaşılmıştır. 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin 1. fıkrasınınb bendinde, tam yargı davaları idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan davalar olarak tanımlanmıştır. Bu tanım uyarınca tamyargı davası açılabilmesi için her şeydenönce ortada, idarenin idari nitelikte bir işleminin veya eylemininbulunması gerekmektedir. Olayda ise, idareçalışanı olan davalının bir kamu hukukuna,yasa, tüzük, yönetmelik gibi bir kural işlem veya bir idariişleme dayanmayan haksız fiil niteliğinde eylemdebulunmasının özel hukuk hükümleri uyarıncaçözümlenmesi gereken uyuşmazlık olduğukuşkusuzdur. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, Elazığ 2.İdare Mahkemesinin 29.01.2018 gün ve E:2018/102 sayılıBaşvurusunun kabulü ile Elazığ 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin06/04/2017 tarih, E:2016/437, K:2017/134 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S ON U Ç : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Elazığ 2. İdareMahkemesinin 29.01.2018 gün ve E:2018/102 sayılıBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Elazığ 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin06/04/2017 tarih, E:2016/437, K:2017/134 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 26.03.2018 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Mehmet AKSU Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Birgül KURT
Full & Egal Universal Law Academy