T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018/139
KARAR NO : 2018/159
KARAR TR: 26.03.2018
ÖZET : Ankara Büyükşehir Belediyesi Alt Yapı Koordinasyon Merkezi Müeyyideler Yönetmeliğinin 5. maddesi uyarınca verilen para cezasına karşı açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesinin gerektiği hk.
KARAR
Davacı :Türk TelekomünikasyonA.Ş.
Vekili : Av. E.Ç.Ç.
Davalı : Ankara BüyükşehirBelediye Başkanlığı
Vekili : Av. A.A.A.
O L A Y :Ankara Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı, Fen İşleri DairesiBaşkanlığı Alt Yapı Koordinasyon Merkezi (Aykome)Şube Müdürlüğünün, 15.11.2013 gün ve……-8184-20899 sayılı kararı ile, Ankara İli,Çankaya İlçesi, CevizlidereMahallesi, 1280. sokak ile 1281.sokak köşesinde, Ankara Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı, Fen İşleri DairesiBaşkanlığı elemanlarınca yapılan denetimde,Anadolu Merkez 1. Bölge Müdürlüğü (TürkTelekom) tarafından ruhsatsız elektrik bağlantı (DSLAM-89SD) kazısı yapılarak 3,00 m. toprak zemindeçalışma yapıldığının tespitedildiği, Aykome Yönetmeliğinin 5. maddesigereğincebelirlenen cezai bedelin124,65TL olduğu açıklanarak,davacı adına verilen 124,65TL para cezasının 30 gün içindeödenmesi ve çalışma yapılan alan için ruhsatalınması gerektiği, aksi halde yasal işleminbaşlatılacağı davacıyabildirilmiştir.
Davacı vekili, idari para cezasının iptali istemiyleadli yargı yerine başvuruda bulunmuştur.
ANKARA 13. SULH CEZA MAHKEMESİ: 16.1.2014 gün veD.İş:2013/1028 sayı ile, itiraza konu para cezasınındayanağının kanun olmadığı, idari işlem ileYönetmeliğe dayalı ceza uygulandığı,bu nedenledavanın çözümünün idari yargı yerine aitolduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, verilenkarar itiraz edilmeden kesinleşmiştir.
Davacı vekili, bu kez, aynı istemle idari yargı yerindedava açmıştır.
Ankara 18. İdare Mahkemesi,davanın esasınıinceleyerek dava konusu işlemin iptaline karar vermiş, kararadavalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, AnkaraBölge İdare Mahkemesi 4. Kurul 4.11.2015 gün ve E:2015/2889,K:2015/6178 sayılı kararı ile, davanın, görüm veçözümünün adli yargıya ait olduğunedeniyle görev yönünden reddi gerekirken,uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesindehukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle kararınbozulmasına karar vermiş, davacı vekili tarafındanyapılan karar düzeltme talebi üzerine, Ankara Bölgeİdare Mahkemesi 4. Kurul 18.5.2016 gün ve E:2016/1853, K:2016/3181sayılı kararı ile, davacı vekilinin karar düzeltmeisteminin reddine karar vermiştir.
ANKARA 18. İDARE MAHKEMESİ 14.7.2016 gün ve E:2016/2900,K:2016/2099 sayı ile, bozmaya uyarak, idari para cezasınınAykome Yönetmeliği uyarınca verildiği ve Yönetmeliktebu Yönetmelik uyarınca verilen idari para cezasınakarşı başvuru yolu gösterilmediğinden, 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun ilgili hükümleriuyarınca ve Uyuşmazlık Mahkemesinin emsal kararları dayanakalınarak, davanın çözümünün adliyargı yerine ait olduğu gerekçesiyle davanın görevyönünden reddine karar vermiş, karara davacı vekilitarafından itiraz edilmesi üzerine, Ankara Bölge İdareMahkemesi Başkanlığı 9. İdare Dava Dairesi 7.12.2016gün ve E:2016/153, K:2016/174 sayılı kararı ile,itirazistemine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialarkararın bozulmasını sağlayacak durumdabulunmadığından itiraz isteminin reddine ve kararınonanmasına karar vermiş, davacı vekili tarafındanyapılan karar düzeltme talebi, Ankara Bölge İdare Mahkemesi9. İdari Dava Dairesinin 27.4.2017 gün ve E:2017/262, K:2017/311sayılı kararı ile reddedilmiş, karar bu şekildekesinleşmiştir.
Davacıvekilinin 23.5.2017 günlü havale tarihlidilekçesi ile 2247 sayılı Kanun’un 15. maddesiuyarınca dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesiistemi üzerine, görevli yargı yerinin belirtilmesi içindava dosyası Ankara 18. İdare Mahkemesinin 19.1.2018 gün veE:2016/2900, K:2016/2099sayılı üst yazısı ileMahkememize gönderilmiş olup, 29.1.2018 tarihinde kayda girmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Nuri NECİPOĞLU’nun Başkanlığında,Üyeler: Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Ahmet TevfikERGİNBAY, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDINve Birgül KURT'un katılımlarıyla yapılan 26.03.2018günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre;
Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulunun 11.7.1988günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılı İlke Kararında,“2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun bütünüyleincelenip değerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanmasıyönünden 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan,‘ceza uyuşmazlıkları’ ibaresinden,savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adliceza mahkemeleri arasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenip çözümlenmesigerektiği...” açıkça belirtilmiştir. Budurum göz önüne alındığında, olaybölümünde yazılı başvuru konusu görev uyuşmazlığınınHukuk Bölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Adli ve idari yargı yerleri arasında 2247 sayılıYasa’nın 14. maddesinde öngörülen biçimdeolumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, idariyargı dosyasının, davacı vekilinin istemi üzerine songörevsizlik kararını veren Mahkemece, 15. maddede belirtilenhükmün aksine, önceki görevsizlik kararınailişkin dava dosyası temin edilmedengönderildiğigörülmekte ise de; Başkanlıkyazısıyla, adli yargı kararınınkesinleşmedurumunu gösteren onaylı bir örneğinin Mahkemesindenistenildiği ve sonuçta usule ilişkin işlemlerde herhangibir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından,görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi .
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın adli yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, Aykome Yönetmeliğinin 5. maddesi uyarınca verilenpara cezasının iptali istemiyleaçılmıştır.
Ankara Büyükşehir Belediyesi Alt Yapı KoordinasyonMerkezi Müeyyideler Yönetmeliğinin “Amaç veKapsam” başlığı altında düzenlenen 1.maddesinde, “Bu Yönetmeliğin amacı ve kapsamı; AnkaraBüyükşehir Belediyesi sınırları içerisindeAlt Yapı Koordinasyon Merkezinin sorumluluğunda olan yerlerde, AltYapı Koordinasyon Merkezi Alt Yapı Tesisleri Ruhsatİşlemleri ve Zemin Açımı UygulamaYönetmeliğinin esaslarına ve ruhsat şartlarına uygunolmayan ruhsatlı çalışmalar ile bildirimsiz veruhsatsız kazı çalışmalarını engelleyerekalt ve üstyapıyı korumaktır.”, “Dayanak”başlıklı 2. maddesinde, Bu Yönetmelik 5216 sayılıBüyükşehir Belediyesi Kanununun 8. maddesi, 5393sayılı Belediye kanununun 14. maddesi, 15. maddesinin b bendi, 18.maddesinin f bendi, 34. maddesinin e bendi, 2464 sayılı BelediyeGelirleri Kanununun 97. maddesine dayanılarakhazırlanmıştır.” denilmiş;
“Cezalı Zemin Tahrip Ücreti”başlıklı 4. maddesinde, “(1) Ruhsatsız veya ruhsatşartlarına aykırı kazı yapılması halinde,Ankara Büyükşehir Belediye Meclisince her yıl belirlenenzemin tahrip ücretlerinin % 50 fazlası cezalı zemin tahripücreti olarak uygulanacaktır.
(2) Ödeme bildiriminden itibaren 30 gün içerisinderuhsatlı çalışmalar için cezalı bedel,ruhsatsız ve bildirimsiz çalışmalar içincezalı bedel ile alt yapı tesisi açım ruhsatı bedeliilgilisinden tahsil edilir.”, “Ruhsatsız Kazı”başlıklı 5. maddesinde, “ (1) AYKOME ŞubeMüdürlüğü’nce kazı sezonunda ruhsatsızçalışmanın tespiti halinde çalışmayapılan mevcut zeminin yürürlükteki cezai bedelikadar,Modifiye asfalt olan yerlerde çalışmayapılması halinde ise çalışma yapılan mevcutzeminin yürürlükteki cezai bedelinin 3 (üç)katı kadar cezai bedel tahsil edilir. Ayrıca alt yapıaçım tesisi ruhsatlandırılması da yapılır.
(2) AYKOME Şube Müdürlüğü’ncekazı sezonu dışında ruhsatsızçalışmanın tespiti halinde çalışmayapılan mevcut zeminin yürürlükteki cezai bedelinin 2 (iki)katı kadar, Modifiye asfalt olan yerlerde çalışmayapılması halinde ise çalışma yapılan mevcutzeminin yürürlükteki cezai bedelinin 5 (beş) katıkadar cezai bedel tahsil edilir. Ayrıca alt yapı tesisiaçım ruhsatlandırılması da yapılır.
(3) Zemin kaplaması yapılırken AYKOME ŞubeMüdürlüğü’ne bildirim yapılarak önruhsatlandırma yapılabilir. Ön ruhsat 15 iş günüiçinde asıl ruhsata çevrilir. Aksi takdirde mevcut zemincinsinden yürürlükteki cezalı bedel uygulanır.”hükümleri yer almıştır.
Yönetmeliğin dayanağını oluşturanYasalardan,5216 sayılı Büyükşehir BelediyesiKanunu’nun “Alt Yapı Hizmetleri” başlıklı8. maddesinde, “Büyükşehir içindeki alt yapıhizmetlerinin koordinasyon içinde yürütülmesiamacıyla büyükşehir belediye başkanı ya dagörevlendirdiği kişinin başkanlığında,yönetmelikle belirlenecek kamu kurum ve kuruluşları ileözel kuruluşların temsilcilerinin katılacağı altyapı koordinasyon merkezi kurulur. Büyükşehir ilçebelediye başkanları kendi belediyesini ilgilendiren konularıngörüşülmesinde koordinasyon merkezlerine üye olarakkatılırlar. Alt yapı koordinasyon merkezi toplantılarınaayrıca gündemdeki konularla ilgili kamu kurumu niteliğindekimeslek kuruluşlarının (oda üst kuruluşu bulunanyerlerde üst kuruluşun) temsilcileri de davet edilerekgörüşleri alınır.
Alt yapı koordinasyon merkezi, kamu kurum ve kuruluşlarıile özel kuruluşlar tarafından büyükşehiriçinde yapılacak alt yapı yatırımlarıiçin kalkınma plânı ve yıllık programlarauygun olarak yapılacak taslak programları birleştirerek kesinprogram hâline getirir. Bu amaçla, kamu kurum vekuruluşları ile özel kuruluşlar alt yapı koordinasyonmerkezinin isteyeceği coğrafî bilgi sistemleri dâhil hertürlü bilgi ve belgeyi vermek zorundadırlar. Kesin programlardabirden fazla kamu kurum ve kuruluşu tarafından aynı anda yapılmasıgerekenler ortak programa alınır. Ortak programa alınan altyapı hizmetleri için belediye ve diğer bütün kamukurum ve kuruluşlarının bütçelerine konulanödenekler, alt yapı koordinasyon merkezi bünyesindeoluşturulacak alt yapı yatırım hesabınaaktarılır.
Ortak programa alınan hizmetler için kamu kurum vekuruluş bütçelerinde yeterli ödeneğinbulunmadığının bildirilmesi durumunda,büyükşehir belediyesi veya ilgisine göre bağlıkuruluş bütçelerinden bu hizmetler için kaynakayrılabilir. Kamu kurum ve kuruluşları alt yapı ortakyatırım hizmetleri için harcanan miktarda ödeneği,yeniden değerleme oranını da dikkate alarak ertesi yılbütçesinde ayırır. Ayrılan bu ödenek belediyeveya ilgili bağlı kuruluşunun hesabına aktarılır.Bu bedel ödenmeden ilgili kamu kurum veya kuruluşu,büyükşehir belediyesi sınırlarında yeni biryatırım yapamaz.
Ortak programa alınmayan yatırımlar içinbakanlıklar, ilgili belediye ve diğer kamu kurum vekuruluşları alt yapı koordinasyon merkezi tarafındanbelirlenen programa göre harcamalarını kendibütçelerinden yaparlar.
Koordinasyon merkezleri tarafından alınan ortakyatırım ve toplu taşımayla ilgili kararlar, belediye vebütün kamu kurum ve kuruluşlarıyla ilgililer içinbağlayıcıdır.
Alt yapı koordinasyon merkezinin çalışma esas veusulleri ile bu kurullara katılacak kamu kurum ve kuruluştemsilcileri, İçişleri Bakanlığıtarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.İçişleri Bakanlığı,çıkarılacak bu yönetmeliğin, alt yapıyatırım hesabının kullanılması ve ödenektahsisi ve aktarmasına ilişkin kısımlarıhakkında, Maliye Bakanlığı ve Devlet PlânlamaTeşkilâtı Müsteşarlığınıngörüşünü alır.” hükmüne yerverilmiş, diğer dayanak olarak gösterilen 5393 sayılıBelediye Kanununun, “Belediyenin görev ve sorumlulukları”başlıklı14. maddesinde, “Belediye mahallîmüşterek nitelikte olmak şartıyla; a) İmar, su vekanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafîve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevresağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta,itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik;defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşilalanlar; konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım,gençlik ve spor; sosyal hizmet ve yardım, nikâh, meslek vebeceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetleriniyapar veya yaptırır. Büyükşehir belediyeleri ilenüfusu 100.000’in üzerindeki belediyeler, kadınlar veçocuklar için konukevleri açmak zorundadır.Diğer belediyeler de mali durumları ve hizmet önceliklerinideğerlendirerek kadınlar ve çocuklar için konukevleriaçabilirler.” denilmiş, 15. maddesinin (b) bendinde“Kanunların belediyeye verdiği yetki çerçevesindeyönetmelik çıkarmak, belediye yasakları koymak veuygulamak, kanunlarda belirtilen cezaları vermek.” Belediyeninyetkileri ve imtiyazları arasında, 18.maddesinin(f) bendinde,“Kanunlarda vergi, resim, harç ve katılma payı konusuyapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı hizmetleriçin uygulanacak ücret tarifesini belirlemek. ” Belediyemeclisinin görev ve yetkileri arasında, 34. maddesinin (e) bendinde,“Kanunlardaöngörülencezalarıvermek.”Belediyeencümeninin görev ve yetkileri arasındasayılmıştır.
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 97. maddesinde ise,“Belediyeler bu Kanunda harç veyakatılma payıkonusuyapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifaedecekleri her türlü hizmet için belediye meclislerince düzenlenecektarifelere göre ücret almaya yetkilidir. Belediye'ye tekel olarakverilmiş işler kendi özel hükümlerine tabidir.”denilmiştir.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu, 5393sayılı Belediye Kanunu ve 2464 sayılı Belediye GelirleriKanununun ilgili maddelerine göre hazırlanan, AnkaraBüyükşehir Belediyesi Alt Yapı Koordinasyon MerkeziMüeyyideler Yönetmeliği uyarınca verilecek paracezalarına karşı yapılacak itiraz konusunda görevliyargı yerini belirleyen bir hükme, gerek Yönetmelikte gerekse anılanKanunlarda yer verilmemiştir.
Kaldı ki, Belediyeencümenlerinin Kabahatler Kanunuhükümlerine göre idari para cezası ve idari tedbirkararları verebileceğine dair 1608 sayılı Umuru BelediyeyeMüteallik Ahkamı Cezaiye Hakkında 16 Nisan 1340 tarih ve 486Numaralı Kanunun Bazı Maddelerini Muaddil Kanunun 1. maddesinde de;“Belediye meclis ve encümenlerinin kendilerine kanun, nizam vetalimatnamelerin verdiği vazife ve salahiyet dairesinde ittihaz ettiklerikararlara muhalif hareket edenlerle belediye kanun ve nizam vetalimatnamelerinin men veya emrettiği fiilleri işleyenlereveyayapmayanlara belediye encümenince Kabahatler Kanununun 32 nci maddesihükmüne göre idarî para cezası ve yasaklananfaaliyetin menine karar verilir. Bu kararda ilgili kişiye bir süre deverilebilir.” hükmü yer almıştır.
1.6.2005 tarihinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nunyürürlüğe girmesi üzerine UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nce, sözü edilenKanun’un diğer kanunlarda düzenlenen idariyaptırımlar ile bunlara karşı yapılacak itirazlarailişkin görev hükümleri üzerindeki etkisininincelenmesi sonucunda: diğer kanunlarda düzenlenen idariyaptırımın, dayanağı olan yasanın amacıdikkate alınarak; Kabahatler Kanunu’nun 1., 2., 16. ve 19.maddelerinde belirtilen koşulları taşıması,27. maddenin(1) numaralı bendinde belirtilen idari yaptırımlardanolması halinde, idari para cezaları ve mülkiyetin kamuyageçirilmesine ilişkin olanlarına karşı 1.6.2005tarihinden sonra yapılacak itirazlarda sulh ceza mahkemelerinin genelgörevli kılındığına ve bu nedenle doğangörev uyuşmazlıklarında adli yargı yeriningörevli bulunduğuna karar verilmiştir.
Daha sonra,30.3.2005 tarihli ve 5326 sayılı KabahatlerKanununun 3 üncü maddesini değiştiren 6.12.2006günlü, 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesinde,“(1) Bu Kanunun;
a) İdari yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde,
b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezasıveya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında,
uygulanır.” denilmiş; Kanunun “Başvuruyolu” başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise,“idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesineilişkin idari yaptırım kararına karşı,kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geçonbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir.Bu süre içinde başvurunun yapılmamışolması halinde idari yaptırım kararı kesinleşir” düzenlemeleri yer almıştır.
Bu düzenlemelere göre;Kabahatler Kanunu’nun,idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yolunailişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğerKanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır.
Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır.
Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir.
İncelenenuyuşmazlıkta, idari para cezasına ilişkin görevlimahkemeyi belirleyen yasa kuralı 5326 sayılı Kanun iledeğiştirilmiş ve yeni düzenleme 19.12.2006 tarihiitibariyle yürürlüğe girmiş olduğuna göre,görev kuralının geçmişe etkili olacağıyolundaki genel hukuk ilkesi karşısında, verilen idari paracezasına karşı yapılan itirazın görüm veçözümünde, 5216 sayılıBüyükşehir Belediyesi Kanunu, 5393 sayılı BelediyeKanunu ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun ilgili maddelerinedayanılarak hazırlanan, Ankara Büyükşehir BelediyesiAlt Yapı Koordinasyon Merkezi Müeyyideler Yönetmeliği veanılan Kanunlarda görevli yargı yeri hususunda hükümbulunmadığından, Kabahatler Kanunu’nun 5560sayılı Kanun’la değişik 3. maddesindebelirtildiği üzere, idari yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağınedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanunhükümleri dikkate alınacağından, idari paracezasına karşı açılan davanın görümve çözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Ankara 13. Sulh Ceza Mahkemesince verilen16.1.2014 gün ve D.İş:2013/1028 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle, Ankara 13. Sulh CezaMahkemesince verilen 16.1.2014 gün ve D.İş:2013/1028sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,26.03.2018 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Nuri Şükrü Mehmet Ahmet Tevfik
NECİPOĞLU BOZER AKSU ERGİNBAY
Üye ÜyeÜye
Alaittin Ali SüleymanHilmi Birgül
ÖĞÜŞ AYDIN KURT
Full & Egal Universal Law Academy