T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018/34
KARAR NO : 2018/156
KARAR TR: 26.03.2018
ÖZET : 1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu’nun 18. maddesiuyarıncaverilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın "ürünlerin geri çekilmesine" ilişkin kararın iptali istemiyle de ayrıca dava açılsa dahi ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı : H.H. Kimya San. ve Tic.A.Ş.
Vekilleri : Av.M.Ö., Av.B.U.,Av.N.A.
Davalı : MaltepeKaymakamlığı İlçe SağlıkMüdürlüğü
Vekili : Av. S.T.
O L A Y :Maltepe Kaymakamlığı İlçe SağlıkMüdürlüğünün 29.3.2017 Olur tarihli ve39287776/622.01/736 sayılı kararı ile, davacı H.H. KimyaSan. ve Tic. A.Ş. isimli firmanın iznine sahip olduğu“Nurse Harvey’s Bitkisel Şurup” adlıürünün yapılan analiz ve incelemeleri sonucudüzenlenen raporlara istinaden, adı geçenürünün 16010016 (SKT:01/2018), 15120445 (SKT: 12/2017), 15050197(SKT:05/2017), 15080328 (SKT:08/2017), 15110410 (SKT:11/2017) ve 15110408(SKT:11/2017) parti numaralılarına, ilgili yönetmelikdoğrultusunda 2. sınıfB seviyesinde(nihai kullanıcıyaürünü sağlayan tüm yerlere) geri çekmeişleminin uygulandığı ve gereğininyapılmasınınSağlık Bakanlığıncadavacıya duyurulduğu, bahsi geçen ürünün ruhsatsahibidavacıfirması hakkında, geriçekmeişlemiuygulanan her bir parti için 1262sayılı İspençiyari ve TıbbiMüstahzarlarKanunu’nun 18. maddesinegöreyasal işlemyapılmasının SağlıkBakanlığı’ncakendilerine bildirildiği belirtilerek,1262 sayılı Kanun’un 18. maddesinin son paragrafında,“Fiillerin tekrarı hâlinde verilecekidari para cezası, dahaönce verilen cezanın iki katıolarakuygulanır.”denildiğinden ve davacı hakkındadaha önce aynı konu nedeniyleidari para cezasıverildiğinden bahisle, davacı “H.H. Kimya San. ve Tic.A.Ş.” isimli firmaya 1262 sayılı Kanun’un 18.maddesine göre yeniden değerleme oranları dikkate alınarakher bir parti ürün için 24.140,475 TL.toplamda ise 144.842,85TL. idari para cezası verilmiş, Maltepe Kaymakamlığıİlçe Sağlık Müdürlüğünün14.4.2017 tarih ve 39287776-505.06.05 sayılı kararı iledavacı firmaya bildirilmiştir.
Davacıvekili, idari para cezasının iptali istemiyle adli yargı yerineitirazda bulunmuştur.
İSTANBUL ANADOLU 8. SULH CEZA HAKİMLİĞİ: 3.7.2017gün ve D. İş. No:2017/2218sayı ile, itiraza konu edilen,ürünün piyasadan geri çekilmesi kararınınidaribir yaptırım kararı olup uyuşmazlığınçözümünün idari yargı yerine ait olduğugerekçesiyle başvurunun görev nedeniyle reddine kararvermiş, davalı vekilince yapılan itiraz İstanbul Anadolu 1.Sulh Ceza Hakimliğince kesin olarak reddedilmiştir.
Davacı vekili, bu kez, aynı istemle idari yargı yerindedava açmıştır.
İSTANBUL6. İDARE MAHKEMESİ: 25.10.2017 gün veE:2017/1538 sayı ile, dava konusu idari para cezasının 1262sayılı Kanun’un 18. maddesi uyarıncaverildiği,buKanun uyarınca verilen idari para cezalarına karşıaçılacak davalarda da görevli yargı yerininKanun’da belirtilmediği açıklanarak, 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun ilgili hükümleriuyarınca davanın çözümünün adli yargıyerine ait olduğu gerekçesiyle 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesi’nebaşvurulmasına ve davanın incelenmesinin UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiş, davadosyası, aynı Mahkemenin 20.12.2017 tarih ve E:2017/1538sayılı üst yazısı ile Mahkememizegönderilmiş olup, 8.1.2018 tarihinde kayda girmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Birgül KURT'un katılımlarıylayapılan 26.03.2018 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;
UyuşmazlıkMahkemesi Genel Kurulunun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1sayılı İlke Kararında, “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun bütünüyle incelenipdeğerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanması yönünden 2 ncimaddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘cezauyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcının ya daşahsi davacının talebi ile başlayan yargılamasısonunda sanığın mahkumiyetine ya da beraatinehükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli ceza mahkemeleri arasındaçıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği…”açıkça belirtilmiştir. Bu durum gözönüne alındığında, olay bölümündeyazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19.maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idariyargı dosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyasıda temin edilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığı anlaşıldığından,görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi .
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın adli yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 1262 sayılı İspençiyari ve TıbbiMüstahzarlar Kanunu’nun 18. maddesiuyarıncaverilen idari paracezasının iptali istemiyle açılmıştır.
1262 sayılı İspençiyari ve TıbbiMüstahzarlar Kanunu’nun10. maddesinde, “Müsaadesiistihsal olunarakticareteçıkarılan yerlimüstahzarların safiyetinden ve formülüne muvafıkolarak imal edilip edilmemesinden amili ve memaliki ecnebiyeden ithal edilenleriçin ithal müsaadesi talepnamesi vermiş olan vekilleri mesulolup lüzum görüldükçe ve bedeli tesviye olunmaküzere laalettayin alınacak numunelerin tahlili suretiyle Sıhhiyeve Muaveneti İçtimaiye Vekaleti daimi bir murakabe icraeder.” ; 18. maddesinde ise, “10 uncu maddede yazılıtahlil neticesinde, müstahzarların terkibinde bulunan maddelerin safolmadığı veya ruhsat almak için verilmiş olanformüle uymadığı veya müstahzarın tedavivasıflarını azaltacak veya kaybedecek surette imal edilmişolduğu anlaşılırsa, fiil suçoluşturmadığı takdirde, ruhsat sahibi ilemüstahzarların bu şekilde imal edildiğini bilerek satan,satışa arz eden veya sattıranlara on bin TürkLirasından beş yüz bin Türk Lirasına kadar idari paracezası verilir.
Müstahzarların bu Kanuna aykırı şekildetanıtım ve satışını yapanlar ile bunlarıonaylı endikasyonu dışında pazarlayan ve bu şekildereçete oluşumunu teşvik edenlere, ürünün sonbir yıllık satış tutarı toplamının beşkatına kadar idari para cezası verilir. Ancak bu ceza yüz binTürk Lirasından aşağı olamaz.
Tanıtım veya satışların internetüzerinden yapılması hâlinde, Bakanlık tarafındanderhâl erişimin engellenmesine karar verilir ve bu karar uygulanmaküzere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna bildirilir.
Yetkili merciden izin almaksızın veya verilen izneaykırı olarak sağlık beyanı ile ürüntanıtım ve satışını yapanlar hakkında yirmibin Türk Lirasından üç yüz bin TürkLirasına kadar idari para cezası verilir.
Fiillerin tekrarı hâlinde verilecek idari para cezası,daha önce verilen cezanın iki katı olarak uygulanır.”denilmiş; 20. maddesinde,“(Değişik: 23/1/2008-5728/44 md.)
18 ve 19 uncu maddelerde mezkûr ahval hariç olmaküzere bu Kanun ahkamına muhalif hareket edenlere ikiyüzelliTürk Lirası idarî para cezası verilir.
Bu Kanunda yazılı olan idarî para cezalarına vediğer idarî yaptırımlara mahallî mülkîamir tarafından karar verilir.” ; 21. maddesinde,“Bu kanununsuveri tatbikıyesi bir nizamname ile tayin olunur.” hükmüyer almış;
Ek6. maddesinde,“ (4/1/1943 - 4348/2 md. ile gelen ek 3 ncümadde hükmü olup madde numarası teselsülettirilmiştir. Değişik; 23/1/2008-5728/46 md. )
Bu Kanunun 18 ve 19 uncu maddelerinde tanımlanan kabahatlerinkonusunu oluşturan müstahzarlara elkonularak, bunlarınmülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.”denilmiştir.
19.11.2015 gün ve 29537 sayılı Resmi Gazete’deyayımlanarak yürürlüğe giren “ Geri ÇekmeYönetmeliği” nin“Amaç”başlıklı 1. maddesinde,“Bu Yönetmeliğinamacı, tüketicinin sağlığı ve emniyetiaçısından, hatalı olduğundan şüphe edilen,hatalı bulunan ya da kullanılmasında sakıncagörülen ürünlerin araştırılması,ayrıca gerekli olduğu durumlarda piyasadan kısa sürede veetkin bir şekilde geri çekilmesinde ve toplatılmasındauyulacak kural, yetki ve sorumluluklar ile kontrol esaslarınıbelirlemektir.”;
“Kapsam”başlıklı 2. maddesinde,“BuYönetmelik; Kurumun görev alanına giren beşeri tıbbiürünler, medikal gazlar, geleneksel bitkisel tıbbiürünler, özel amaçlı diyet gıdalar, homeopatikürünler, ileri tedavi ürünleri, insan doku ve hücreürünleri ve tüm bunların üretiminde kullanılanhammaddeler ile bunların üretimini, ithalatını,depolamasını, dağıtımını ve satışınıyapan tüm yerler ile nihai kullanıcıları kapsar.”;
“Dayanak” başlıklı 3. maddesinde,“BuYönetmelik; 14/5/1928 tarihli ve 1262 sayılıİspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu ile 11/10/2011tarihli ve 663 sayılı Sağlık Bakanlığı veBağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve GörevleriHakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 27 nci ve 40 ıncımaddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.”;
“Tanımlar” başlıklı 4.maddesinde,“Bu Yönetmelikte geçen;
a) Geri çekme: Hatalı veya hatalı olduğundanşüphe edilen ürünün, sorumlu firma tarafındanbelirli dağıtım zincirlerinden toplanmasını,
b) Geri çekmenin sınıflandırılması:Ürünün sağlığa zarar verme veya hataniteliğine göre uygulanacak geri çekmenin derecesini veseviyesini,
(…….)
ifade eder.” denilmiş;
“Geri çekmeninsınıflandırılması” başlıklı 9.maddesinde,“ (1) Geri çekmenin sınıfı, hatalıveya hatalı olduğundan şüphe edilen ürünün tüketicisağlığına zarar verme riski ve hatanın niteliğideğerlendirilerek belirlenir.
(2) Geri çekmenin sınıflarıaşağıda belirtilmiştir:
a) Birinci sınıf: Ciddi ve hayati sağlıksorunlarının çıktığı veçıkabileceğine dair kabul edilebilir nedenlerin bulunduğudurumlar.
b) İkinci sınıf: Geçici ve tedavi edilebilirsağlık sorunlarının çıktığı veyamuhtemel olduğu durumlar.
c) Üçüncü sınıf: Ürününkullanılmasının sağlığa zararlıolmadığı durumlar.”;
“Yaptırımlar” başlıklı 20.maddesinde,“ (1) Sorumlu firma hakkında, 9 uncu maddenindördüncü fıkrasında belirtilen münferit hallerdahil olmak üzere tespit edilen uygunsuzlukla ilgili olarak,ürünlerin her bir partisi için 1262 sayılıİspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanununun ilgilihükümleri uygulanır. Sorumlu firma tarafındangönüllü başlatılan, ikinci veüçüncü sınıf geri çekmelerde, geriçekmeye konu birden fazla parti bulunması durumunda buhükümler parti bazında uygulanmaz.
(2) Geri çekme duyurusundan sonra, hatalı partininsatışına devam eden sorumlu firma, ecza deposu, eczaneler gibiişletmeler hakkında fiilin niteliğine göre 1262sayılı İspençiyari ve Tıbbi MüstahzarlarKanununun, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunununve 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun ilgilihükümleri uygulanır. Ayrıca, geri çekmekararını uygulamayan veya geri çekme kararı verildiktensonra geri çekme dosyası üç yıl içindekapatılmayan ürünün ruhsatı askıyaalınır. Ürün ruhsatı askıya alındıktansonra geri çekme dosyasının bir yıl içerisindekapatılmaması durumunda ise ruhsat iptal edilir.”hükmü yer almıştır.
Olayda,dava, 1262 sayılı İspençiyari veTıbbi Müstahzarlar Kanunu’nun 18. maddesiuyarıncaverilenidari para cezasının iptali istemiyle açılmışolup, 1262 sayılı Kanun’daidari para cezalarına karşıkanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Öte yandan, 30.3.2005 tarihli ve 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun 3 üncü maddesini değiştiren 6.12.2006günlü, 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesinde,“ (1) Bu Kanunun;
a) İdari yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde,
b) Diğer genel hükümleri, idari para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında,
uygulanır.” denilmiş; Kanunun 16. maddesinde,kabahatler karşılığında uygulanacak olan idariyaptırımların idari para cezası ve idari tedbirlerdenibaret olduğu, idari tedbirlerin ise, mülkiyetin kamuyageçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerolduğu hükme bağlanmış;“Başvuru yolu”başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise “idaripara cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkinidari yaptırım kararına karşı, kararıntebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş güniçinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halindeidari yaptırım kararı kesinleşir.” ; 27. maddesine,5560 sayılı Kanun ile eklenensekizincifıkrasında ise; idariyaptırım kararının verildiği işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargınıngörev alanına girenkararların da verilmiş olmasıhalinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukukaaykırılıkiddialarının, bu işlemin iptalitalebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceği kuralabağlanmış, bu maddeningerekçesinde de buhükümle, Kabahatler Kanunu’ndaki düzenlemelerin ortayaçıkardığı bağlantı sorununaçözüm getirilmesinin amaçlandığı ifadeedilmiştir.
19.12.2006tarihinde yürürlüğe giren bu düzenlemeyegöre,Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin,diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmamasıhalindeuygulanacağı;diğer kanunlardagörevli mahkemeningösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı ancak; idariyaptırım kararının verildiği işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren kararların da verilmiş olmasıhalinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukukaaykırılık iddialarının, bu işlemin iptalitalebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceğianlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nce,idari para cezası yönünden oluşan olumsuzgörevuyuşmazlıklarının çözümünde, idaripara cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ileilgili olarak idari yargının görev alanına girenkararın da verilmiş olması ve dosya içeriğinden bukararın idari yargı yerinde dava konusu edildiğininanlaşılması halinde; idari para cezasına ilişkinkararınhukuka aykırılığı iddiasının da,idari yargı yerinde görüleceği sonucuna varılarak, idariyargı yerince verilen görevsizlikkararlarınınkaldırılmasına karar verilmiştir.
Somut olayda, idari para cezasına konu işlem kapsamındaaynı kişi ile ilgili olarak mülkiyetin kamuya geçirilmesiamacıyla “ürünlerin geri çekilmesine” dekararverildiği bu nedenle davanın çözümününidari yargı yerine ait olduğu ileri sürülmüş isede, her iki yargı koluna da açılan davanın davadilekçelerinin incelenmesinden, davacılar vekilininsadece idaripara cezasına karşı dava açmış olduğuanlaşılmış olup, aksi takdirde dahi;yukarıdaanlatıldığışekilde,söz konusu yaptırımınkabahatlerkarşılığında uygulanacak olan ilgili kanununda yeralan diğer tedbirleriçinde sayılanyaptırımlardanbiriolduğuvebukarara karşı1262sayılı Kanun’dakanun yoluna ilişkin bir düzenlemeyeyer verilmediği gözetildiğinde, oluşacak olanolumsuzgörev uyuşmazlığınınçözümünde, “adı geçenürünlerin geri çekilmesine” ilişkin işleminiptali istemiyle açılan davanın da adli yargı yerindegörüleceği açıktır.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkinolduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesephak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanın açıldığı andaki kurallaragöre görevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz halegelmiş ise, (davanın açıldığı andagörevli olan ve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen)mahkemeningörevsizlikkararı vermesi gerekeceği; ancak, yeniyasadaki görev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilemeyeceğiaçıktır.
Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemedeaçılmış, bu sırada yapılan bir kanundeğişikliği ile görevsiz mahkeme o dava içingörevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlikkararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiğiiçin) davaya bakmaya devam etmesi gerekir.
İncelenen uyuşmazlıkta, öngörülen idaripara cezasının 5326 sayılı Kanun’un 16.maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biriolduğu, 1262 sayılı İspençiyari ve TıbbiMüstahzarlar Kanunu’ndaidaripara cezasına itiraz konusundagörevli mahkemenin gösterilmediğianlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesindebelirtildiği üzere, idariyaptırımkararlarınakarşıkanunyolunailişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmamasıhalindeuygulanacağınedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasahükümleri dikkate alınacağından, dava konusu idariyaptırım kararına karşı açılandavanın görüm ve çözümünde, anılanKanunun 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, İstanbul 6. İdareMahkemesi’nce yapılan başvurunun kabulü ile, İstanbulAnadolu 8. Sulh Ceza Hakimliğince verilen 3.7.2017 gün ve D.İş. No:2017/2218sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle, İstanbul 6.İdare Mahkemesi’nce yapılan BAŞVURUNUN KABULÜ ile,İstanbul Anadolu 8. Sulh Ceza Hakimliğince verilen 3.7.2017 günve D. İş. No:2017/2218 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 26.03.2018 günündeOYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Nuri Şükrü Mehmet Ahmet Tevfik
NECİPOĞLU BOZER AKSU ERGİNBAY
Üye ÜyeÜye
AlaittinAli SüleymanHilmi Birgül
ÖĞÜŞ AYDIN KURT
Full & Egal Universal Law Academy