T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018/138
KARAR NO : 2018/129
KARAR TR: 26.03.2018
ÖZET : İdari yargı yerince görevlilik kararı verilmeden önce adli yargı yerince verilmiş ve kesinleşmiş bir görev yönünden red kararının mevcut olduğunun anlaşılması karşısında, olumlu görev uyuşmazlığı çıkarma prosedürünün işletilebilmesine hukuken imkan bulunmadığından, 2247 sayılı Yasa’nın 10. maddesinde öngörülen koşulları taşımayan BAŞVURUNUN, aynı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca REDDİ gerektiği hk.
KARAR
Davacı : Ü.H.
Vekili : Av. A.S.K.
Davalı : İstanbul Valiliği
Vekili : Av. D.B.
OLAY: İstanbul Valiliği Trafik Denetleme ŞubeMüdürlüğünce yapılan denetimsıra-sında, alkollü olarak araçkullandığından bahisle, davacı adına 4.3.2017 günve II-579378 seri-sıra sayılı Trafik İdari Para CezasıKarar Tutanağı düzenlenerek, davacıya 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun 48/5. maddesi uyarınca 876,00 TL.idari para cezası verilmiş, aynı birim tarafındansürücü belgesi geri alma tutanağıdüzenlenmiştir.
Davacı vekili, idari para cezası ile sürücübelgesi geri alma tutanağının iptali istemiyle adli yargıyerine itirazda bulunmuştur.
İSTANBUL 14. SULH CEZA HAKİMLİĞİ: 13.3.2017gün ve D.İş: 2017/928 sayı ile; 5326 sayılıYasa’nın 27/8. maddesine göre idari yaptırımkararının verildiği işlem kapsamında aynıkişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanınagiren kararın da verilmiş ve dava konusu edilmiş olmasınedeniyleDanıştay kararları emsal gösterilerek yapılanbaşvuru konusunda karar verme görevinin idari yargı yerine aitolduğu gerekçesiyle başvurunun görev yönündenreddine karar vermiş, yapılan itiraz İstanbul 1. Sulh CezaHakimliğince kesin olarak reddedilmiştir.
Davacı vekili, bu kez, aynı istemle idari yargı yerindedava açmıştır.
Davalı İstanbul Valiliği vekili süresiiçinde,görev itirazında bulunmuştur.
İSTANBUL 8. İDARE MAHKEMESİ: 7.7.2017 gün veE:2017/589 sayı ile; davacı hakkında idari para cezasıyanında ehliyetinin geri alınması kararı da verildiğive bu kararın idari işlem niteliğinde olduğu belirtilerek,5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27/8. maddesine göreidari para cezası yanında idari yargının görevalanına giren kararın da verilmiş olması nedeniyledavanın çözümünün idari yargı yerine aitolduğu gerekçesiyle görev itirazının reddine kararvermiştir.
Davalı İstanbul Valiliği vekilinin, adli yargıyararına olumlu görev uyuşmazlığıçıkartılması yolunda süresi içindeverdiği dilekçesi üzerine, dava dosyası YargıtayCumhuriyet Başsavcılığı’nagönderilmiştir.
YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCISI; 17.1.2018 gün veYY-2017/66585 sayı ile, davaya konu trafik para cezası vesürücü belgesi geri alma tutanağının 5326sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu, 12.7.2013 tarih ve 6495sayılı Kanun’un 20. maddesiyle 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanunu’nun 112. maddesinde yapılan değişiklik ilemaddenin yeniden düzenlendiği ve bu karara karşı kanunyoluna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği gibi idari paracezasına karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye deyer verilmediğinin anlaşıldığı, bu durumda,Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümleridikkate alınacağından, idari para cezası vesürücü belgesi geri alma tutanağına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1) numaralıbendi uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu sonucunavarıldığı açıklanarak ve UyuşmazlıkMahkemesinin 6.6.2016 gün ve E:2016/310, K:2016/355, 26.9.2016 gün veE:2016/400, K:2016/433 sayılı emsal kararları nedeniyle, 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3 ve 27. maddelerine göreadli yargının görevli olduğunu belirterek, 2247sayılı Kanun’un 10 ve 13. maddeleri gereğince olumlugörev uyuşmazlığı çıkarılmasınave dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine kararvermiş, dava dosyası, 23.1.2018 tarihinde Mahkememizce kayda alınmıştır.
Başkanlıkça, 2247 sayılı Yasa’nın13. maddesi uyarınca Danıştay Başsavcısınınyazılı düşüncesi alınmamıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Birgül KURT'un katılımlarıylayapılan 26.03.2018 günlü toplantısında:Raportör-Hakim Gülten Fatma BÜYÜKEREN’in,başvurunun reddi yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davadabaşvurunun reddi gerektiği yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre;
2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun’un 10. maddesinin birinci fıkrasında,“Görev uyuşmazlığı çıkarma; adli,idari ve askeri bir yargı merciinde açılmış olandavada ileri sürülen görev itirazının reddiüzerine ilgili Başsavcı tarafından görev konusununincelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesinden istenmesidir”hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Yasahükmü ile, belirtilen yargı mercilerinden birindeaçılmış olan bir davanın görülmesisırasında yapılan görev itirazının reddiüzerine, ilgili Başsavcı tarafından, görevlibulunduğu kendi yargı düzeninin görev alanına vakimüdahalenin önlenebilmesini sağlamak için konununUyuşmazlık Mahkemesi’ne götürülmesi suretiyledavanın henüz başlangıç safhasında ikengörev sorununun çözüme kavuşturulmasıamaçlanmıştır.
Nitekim,2247 sayılı Yasa’nın 10. madde gerekçesinde,“Uyuşmazlık çıkarma, yürürlüktebulunan kanunun getirdiği bir yeniliktir. Görülmekte olan birdavanın görev uyuşmazlığını, bu safhadahalletmek imkânını verir. Bu madde ile uyuşmazlıkçıkarma adli, idari ve askeri yargıya teşmiledilmiştir.
Buyetki, yargı merciince görev itirazının reddi üzerine,kanun yararına olarak, uyuşmazlığın konusuna göreilgili Başsavcı veya Başkanunsözcüsütarafından kullanılacaktır. Bu suretle Türkiye CumhuriyetiAnayasasının kabul ettiği adli, idari ve askeri yargımercilerinin ayrılığı prensibinin ihlâli ve ayrıtanzimlere tabi tutulan adli, idari ve askeri yargı mercilerininyekdiğerinin görev hudutlarına tecavüzleriönlenmiş olacaktır” denilmiştir.
Bunagöre, ortada henüz açılmış bir dava ve budavada bir yargı merciince verilmiş görevlilik kararıbulunması; diğer bir ifadeyle, yararına görevitirazında bulunulan yargı merciince aynı davadagörevsizlik kararı verilmemiş olması gerekeceğiaçıktır.
Olayda,uyuşmazlığa konu edilen İstanbul 8. İdareMahkemesi’nin görevlilik kararından önce, İstanbul14. Sulh Ceza Hakimliği’nce tarafları, konusu ve sebebiaynı olan, 4.3.2017 gün ve II-579378 seri-sıra sayılıTrafik İdari Para Cezası Karar Tutanağı düzenlenerekverilenidari para cezası ile bu işleme dayalı olarak düzenlenensürücü belgesi geri alma tutanağının iptaliistemiyle açılan dava yönünden verilmiş vekesinleşmiş bir görevsizlik kararının bulunmasıkarşısında, idari yargı yerince adli yargınıngörev alanına müdahalede bulunulduğundan söz etmekolanaksızdır.
Öteyandan, 2247 sayılı Yasa’nın 14. maddesindeöngörülen olumsuz görevuyuşmazlığının oluşabilmesi içintarafları, sebebi ve konusu aynı olan davada en az iki yargımerciince kendilerini görevsiz görerek verilmiş vekesinleşmiş görevsizlik kararlarının bulunması;17. maddesinde öngörülenolumlu görevuyuşmazlığının doğabilmesi için ise, yinetarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada en az iki yargımerciince kendilerini görevli sayan kararlar verilmesi; 19. maddeyegöre yargı mercilerince Uyuşmazlık Mahkemesi’nebaşvurulabilmesi için de, daha önce diğer yargımercilerindenbirisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararıüzerine aynı davada kendisinin de görevsiz bulunduğu vegörevsizlik kararı veren yargı merciinin görevliolduğu kanısına varılması; 20. madde uyarıncagörev uyuşmazlığıçıkarılmasında, temyiz incelemesi yapan yüksekmahkeme tarafından Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasıgerekmekte olup, incelemeye konu olan adli yargı yerinin görevsizlikkararı üzerine idari yargı yerince aynı davada verilengörevlilik kararı nedeniyle, anılan maddelerde düzenlenengörev uyuşmazlığı türlerinden biri deoluşmamıştır.
Açıklanannedenlerle, 2247 sayılı Yasa’nın 10. maddesindeöngörülen yönteme uygun bulunmayan Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı başvurusunun, aynı Yasanın27. maddesinde yer alan “Uyuşmazlık Mahkemesi,uyuşmazlık çıkarmaya veya görev uyuşmazlıklarınailişkin istemleri önce şekil ve süreaçısından inceler; yöntemine uymayan veya süresiiçinde ileri sürülmemiş istemleri reddeder”kuralı uyarınca reddi gerekmiştir.
SO N U Ç :2247 sayılı Yasa’nın 10. maddesindeöngörülen yönteme uygun bulunmayan Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı BAŞVURUSUNUN, aynıYasa’nın 27. maddesi uyarınca REDDİNE, 26.03.2018gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Nuri Şükrü Mehmet AhmetTevfik
NECİPOĞLU BOZER AKSU ERGİNBAY
Üye ÜyeÜye
Alaittin Ali Süleyman Hilmi Birgül
ÖĞÜŞ AYDIN KURT
Full & Egal Universal Law Academy