T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018 / 91
KARAR NO : 2018 / 146
KARAR TR : 26.3.2018
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : G. Sigorta A.Ş.
Vekilleri : Av. A.B., Av.B.Ö.
Davalı lar : Ankara Büyükşehir Belediyesi
Vekilleri : Av.K.V., Av. D.Ş.
O L A Y : 1-Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilişirkete sigortalı 06 FH... plaka sayılı aracın, 26.10.2014 tarihinde davalı Belediye'nin tam kusuruyla sebep olduğutrafik kazasında zarar gördüğünü, oluşan hasarın müvekkili tarafından ödenerek,sigortalının tüm haklarının MüvekkiliŞirkete devir, teslim ve temlik edildiğini, sigortalınınhaklarına 6102 sayılı TTK.nun 1472.maddesi gereğincehalef olunduğunu; Maddi Hasarlı Trafik Kazası TespitTutanağı'nda, "Sürücü A.Ş. idaresindeki 06 FH...plakalı otosu ile Karlıdağı Caddesini takiben 10. Caddekavşağına geldiğinde aracın sol ön ve arkalastiklerini ve altını refüje çarpması sonucuhasarlı kaza meydana gelmiş olup, / Kazada refüjbaşılevhasının, yansıtıcının olmaması sebebiyle,refüj yapımından sorumlu kurum veya kuruluşlarınkazada ASLİ kusurlu görüleceği, sürücü A.Ş.’inkazada kusuru görülmeyeceği"ninsaptandığını; sigortalı aracın hasarınailişkin olarak tespit edilen toplam 2.526,00-TL hasartazminatının, 29.12.2014 tarihinde ödendiğini;Davalının yapılan müracaatlara cevap vermemesi nedeniylebir sonuç alınamadığını ifade ederek; fazlayailişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmakkaydıyla, 2.526,00-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecekavans faiziyle ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle4.8.2015 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
2-ANKARA 17.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 22.2.2016gün ve E:2015/371, K:2016/48 sayı ile, “(…) 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-b maddesigereğince "İdari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davalarının" idaremahkemelerinde açılması gerektiği, somut olayda ise,davacı tarafın, meydana gelen kaza sonucu kendisigortalısına ödenen tazminat miktarının rücuentahsili isteminde bulunulduğu, davacı tarafça kazanınoluşumunda, yolda gerekli işaretlemeleri yapmayan ve görev vesorumluluğunu yerine getirmediği belirtilen davalı tarafınhizmet kusuru olduğunun iddia edildiği, buna karşın, idarieylem ve işlemlerden dolayı zarar görenler tarafındanaçılacak tam yargı davalarının, idari yargımercilerine açılması gerektiği dikkate alınarak,aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM / Gerekçesi yukarıdaaçıklandığı üzere;
Açılan davanın yargı yolubakımından REDDİNE…” karar vermiş bu karartemyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
3-Davacı vekili bu kez aynı istemle, 13.4.2016tarihinde idari yargı yerinde dava açmıştır.
4-Davalı vekilinin süresinde verdiği cevapdilekçesinde; davanın adli yargının görevalanına girdiğini öne sürerek görev itirazındabulunmuştur.
5-Ankara 4.İdare Mahkemesi; 11.4.2017 gün veE:2016/1709 sayı ile, “(…)2577 sayılı Yasanın2. maddesinde; İdari dava türleri, idari işlemler hakkındayetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı açılan iptal davaları; idariişlem ve eylemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları;kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayıaçılan davalar olarak sayılmış; idariyargının idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunundenetimini yapmakla görevli olduğu kuralabağlanmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun"Görevli ve yetkili Mahkeme" başlıklı 110.maddesinde, "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanlar dahil, bu kanundan doğan sorumlulukdavaları adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez, hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu kanun hükümleriuygulanır." hükmü yer almaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nunkapsam ve uygulamaları dışında, kamu idareleriningörev alanları içinde yürütülen kamuhizmetlerinin ifası sırasında meydana gelen zararlardandolayı hizmet kusuru bulunup bulunmadığınıntartışılacağı yer idari yargı yeri olup, kamuhizmetlerinin yürütülmesi sırasında idarenineyleminden dolayı uğranılan zararı idare hukukuesasları çerçevesinde tazmin edilip edilmeyeceğinintakdiri de idari yargı yerine aittir. Zira idarelerce kamu hizmetlerininifası sırasında gerekli önlemlerin alınmamışolması ve hizmet kusurları nedeni ile fertlerinuğradıkları zararların hizmeti yürüten idarecetazmin edilmesi bir idare hukuku ilkesidir.
İdarelerin hizmet kusuruna dayanılarak oluştuğuileri sürülen zararların tazmini istemiyle açılandavaların 2918 sayılı Yasa'nın 110. Maddesi ile bir ilgisiolmadığından bu davaların idari yargıdaaçılması ve görülmesi girmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden, 06 FH...plakalı aracın 26/10/2014 tarihinde yaptığı trafikkazasında davalı idarenin kusurlu olduğundan bahislearaçta oluşan hasar nedeniyle davacı şirketinsigortalısına ödediği 2.526,00 TL'nin 29/12/2014 tarihindenitibaren işleyecek avans faiziyle birlikte ödenmesi istemiylebakılan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Kamu hizmetinin, yöntemine ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediğinin; kamuyararına uygun şekilde işletilip işletilmediğinin;hizmet kusuru ya da başka bir nedenle idarenin sorumluluğu bulunupbulunmadığının yargısal denetiminin, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2.maddesinde “idari dava türleri” arasında sayılan“idari işlem ve eylemlerden dolayı zarara uğrayanlar tarafındanaçılacak tam yargı davası” kapsamında, idariyargı yerlerince yapılacağı açık olupdavalı idarenin görev itirazı yerindegörülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davalı idareningörev itirazının reddine…” ve Mahkemeleriningörevliliğine karar vermiştir.
6- Davalı vekilinin olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılması yolundaverdiği dilekçesi üzerine dava dosyası YargıtayCumhuriyet Başsavcılığı’nagönderilmiştir.
7-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı: “(…)2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninisağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85.maddesinin birinci fıkrasında, "Bir motorlu aracınişletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasınayahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorluaracın bir teşebbüsün unvanı veya işletmeadı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilenbiletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni vebağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğanzarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."hükmüne, beşinci fıkrasında ise "İşletenve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracınsürücüsünün veya aracın kullanılmasınayardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibisorumludur." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun106. maddesinde ise "Genel bütçeye dahil dairelerle katmabütçeli idarelere, il özel idarelerine ve belediyelere, kamuiktisadi teşebbüslerine ve kamu kuruluşlarına ait motorluaraçların sebep oldukları zararlardan dolayı, bu Kanununişletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümleriuygulanır." hükmü getirilmiştir.
Öte yandan, 2918 sayılı Kanunun 6099sayılı Kanunun 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde,“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. / Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesiniyapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birindeaçılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir.” hükmübulunmaktadır.
Uyuşmazlık Mahkemesinin 02/03/2015 tarih ve2014/834 Esas ve 2015/79 Karar sayılı, 02/02/2015 tarih ve 2015/1Esas 2015/43 Karar sayılı, 15/02/2016 tarih ve 2016/29 Esas ve2016/65 Karar sayılı kararlarında da "2918 sayılıYasanın 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan kararları vekonuya ilişkin Uyuşmazlık Mahkemesi kararları gözönünde bulundurulduğunda, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, olayda; davacının yaralanmasına sebepolan kazanın karayolundaki eksikliklerden (tek yön, azami hıztabelası ile girilmez işaretinin bulunmamasından ve yayageçişini düzenleyen işaret, ışık velevhaların bulunmamasından) kaynaklandığı ve budurumun trafik güvenliği ve denetimi kapsamında bulunduğu"denilmek suretiyle bu tür davaların görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu vurgulanmıştır.
Yukarıdaki açıklamalara göre, somutolaya ilişkin davanın da adli yargı yerinde görülmesigerektiği düşünülmektedir.
KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle 2247sayılı Kanunun 10 ve 13. maddeleri gereğince, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına,dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınagönderilmesine…” karar vermiştir.
8-Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü; 27.11.2017gün ve E:2017/575, K:2017/680 sayı ile uyuşmazlığakonu edilen Ankara 4.İdare Mahkemesinin 11.4.2017 gün ve E:2016/1709sayılı görevlilik kararından önce, Ankara 17.AsliyeHukuk Mahkemesince, 22.2.2016 gün ve E:2015/371, K:2016/48sayılı, tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davadaverilmiş ve kesinleşmiş bir görevsizlik kararınınbulunması karşısında, idari yargı yerince adliyargının görev alanına müdahalede bulunulduğundansöz etmek olanaksız olduğu gerekçesiyle, 2247sayılı Yasa’nın 10. maddesinde öngörülenyönteme uygun bulunmayan başvurunun, aynı Yasanın 27. maddesiuyarınca reddine karar vermiştir.
9- ANKARA 4.İDARE MAHKEMESİ; 30.1.2018 günve E:2016/1709 sayı ile “(…) 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu'nun 1'inci maddesinde, Kanun'unamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2'nci maddesinde, bu Kanun'un trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu Kanun'un karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; 7'nci maddesinde, a) Yapım vebakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparakönlemleri almak ve aldırmak, b) Tüm karayollarındakiişaretleme standartlarını tespit etmek, yayımlamak vekontrol etmek, c) Trafik ve araç tekniğine ait görüşbildirmek, karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleriincelemek ve onaylamak, d) Yapım ve bakımından sorumlu olduğukarayollarında, İçişleri Bakanlığınınuygun görüşü alınmak suretiyle, yönetmeliktebelirlenen hız sınırlarının üstünde veyaaltında hız sınırları belirlemek ve işaretlemek,e) Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak, f) Yapım ve bakımından sorumluolduğu karayollarında trafik güvenliğini ilgilendirenkavşak, durak yeri, aydınlatma, yol dışı park yerlerive benzeri tesisleri yapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarcahazırlanan projeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek, h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fizikî yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,Karayolları Genel Müdürlüğünün görev veyetkileri arasında sayılmıştır.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19/01/2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın14.maddesiyle değişik 110.maddesinde "İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir"; Geçici 21. maddesinde de "Bu Kanunun110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreve ilişkinhükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önceidari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz"denilmiştir.
(…)
Bu durumda, 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ileAnayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında,can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Nitekim; 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un1'inci maddesi ile, "adlî, İdarî ve askerîyargı mercileri arasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeyeyetkili" bulunmak üzere kurulan Uyuşmazlık Mahkemesinin(Hukuk Bölümü) (26/02/2013 gün ve 28571 -Mükerrer-sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan) 14/01/2013 gün veE: 2013/58, K: 2013/161 sayılı kararında da, emsal bir uyuşmazlıktaadlî ve İdarî yargı arasında ortayaçıkan olumsuz görev uyuşmazlığı,yukarıda belirtilen gerekçelerle adlî yargı görevlikılınmak suretiyle giderilmiştir
Açıklanan nedenlerle, 2247 sayılıYasa’nın 19.maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için dava dosyasının, Ankara 17. Asliye HukukMahkemesi'nin E.2015/371 esas sayılı dava dosyasıyla birlikteUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine, bu konuda verilecekkarara değin davanın incelenmesinin ertelenmesine…” kararvermiş; Mahkemece 30.1.2018 tarihli üst yazıyla gönderilendava dosyası, 5.2.2018 tarihinde Mahkememiz kaydına girmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve BirgülKURT’un katılımlarıyla yapılan 26.3.2018günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuşolduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece, ekinde adliyargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nin davadaadli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, karayolunda meydana gelen trafik kazasındasigortalı aracın uğradığı hasar bedeliniödeyen sigorta şirketinin, zararının davalı idarecegiderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminatdavasıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri bunlarınuygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları vebunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu belirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacışirket tarafından sigortalı 06 FH... plakasayılı aracın, 26.10.2014 tarihindesürücüsünün idaresinde KarlıdağıCaddesini takiben 10. Cadde kavşağına geldiğindearacın sol ön ve arka lastiklerini ve altını refüjeçarpması sonucu hasarlı kaza meydana geldiği; aracınhasar gördüğü; sigortalı aracınhasarına ilişkin olarak tespit edilen toplam 2.526,00-TL hasartazminatının, 29.12.2014 tarihinde ödendiği, kazadarefüjbaşı levhasının, yansıtıcınınolmaması sebebiyle, refüj yapımından sorumlu kurum veyakuruluşların kazada kusurlu olduğu iddia edilerek; 2.526,00-TL'ninödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle ile birliktedavalıdan rücuen tazmini istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarınınadli yargıda görüleceğini öngörmektedir.İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiğigibi, askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargıkolları arasında uygulamada var olan yargı yolubelirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgili olarak yeknesakbir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynıyargı yolunda çözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin sonfıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı,yasa koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adliyargının görevine verebileceğine, dolayısıyla2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Ankara 4.İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Ankara 17.Asliye HukukMahkemesinin 22.2.2016 gün ve E:2015/371, K:2016/48 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara4.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Ankara 17.AsliyeHukuk Mahkemesinin 22.2.2016 gün ve E:2015/371, K:2016/48 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 26.3.2018gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Mehmet AKSU Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Birgül KURT
Full & Egal Universal Law Academy