T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018 / 150
KARAR NO : 2018 / 150
KARAR TR : 26.3.2018
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : G. Sigorta A.Ş.
Vekilleri
: Av. F.K., Av.Z.S.İ., Av. B.E.
Davalı : Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekilleri : Av. N.Ö., Av.U.K.
O L A Y
: Davacı vekili; müvekkili şirketesigortalı 72 EF... plakalı aracın 29.9.2012 tarihindegeçirdiği trafik kazası neticesindehasarlandığını; araçta 7.825,00 TL.lik hasar meydanageldiğini; saptanan hasar bedelinin sigortalıya 27.11.2012tarihinde ödendiğini; ibraz edilen zabıt varakasınagöre olayın meydana gelişinde davalı idarenin %33,3 yolkusurunun saptandığını; tazminat ödeyenmüvekkilinin TTK’nun 1301.nci maddesine göresigortalısının haklarına halef olduğunu, davalıyaiadeli taahhütlü rücu mektubu gönderildiğini25.04.2013 tarihinde cevabi yazınınalındığını ifade ederek; fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak üzere 2.604,00 TL.nin ödeme tarihindenitibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesiistemiyle 23.5.2013 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesi, 30/05/2013 gün veE:2013/279, K:2013/265 sayı ile davadilekçesinin görev yönünden reddine, talep halindedosyanın görevli Ankara Ticaret Mahkemesine gönderilmesine kararvermiş; kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. HukukDairesi; 12.09.2013 tarih ve E:2013/12062, K:2013/12042 sayı ilegörev nedeniyle hükmü bozmuştur.
ANKARA 17.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ;28.1.2014gün ve E:2013/508, K:2014/54 sayı ile “(…) MahkememizceYargıtay bozma ilamı öncesi yapılan yargılamasonucunda mahkememizin HMK.nun 1 ve TTK.nun 4 ve 5.maddeleri gereğincegörevsizliğine ilişkin olarak verilen 31.5.2013 tarih, 2013/279esas ve 2013/265 karar sayılı kararın, davalı vekilitarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 17. HukukDairesinin 12.09.2013 tarih ve 2013/12062 esas ve 2013/12042 kararsayılı ilamı ile "Davanın, kasko sigortasözleşmesine dayanılarak açılan trafikkazasından kaynaklanan, rücuen tazminat istemine ilişkinolduğu, yargı yolu kavramının, bir hukuk sistemindeherhangi bir davanın o hukuk sistemine dahil yargı kollarındanhangisinde bakılacağını ifade ettiği,uyuşmazlığın hangi yargı kolundabakılacağı hususunun, davanın genel koşullarındanolup, mahkemece re'sen dikkate alınmasının gerektiği, birkamu hizmeti görmekle yükümlü olan davalı T.C KarayollarıGenel Müdürlüğünün, karayollarınınyapım ve onarım hizmetleri sırasında verdiğizararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabiolmadığı, hizmet kusurundan kaynaklanan zararlaryönünden idare aleyhine, tam yargı davasının idariyargı yerinde açılması gerektiği, esasen 2918Sayılı KTK'nun hukuki sorumluluğa ilişkin 85. ve onuizleyen maddelerinde araç işletenin sorumluluğudüzenlendiği, idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan sorumluluğubu yasa kapsamı dışında tutulduğu, somut olayda ise,davacı vekilinin, davalı idarenin, kazanın meydana gelmesindeyol kusuru bulunduğunu ileri sürerek işbu davayıaçtığı, bu durumda mahkemece, davaya bakma görevininidari yargıya ait olduğu, bu durumda açılan davanınyargı yolu bakımından reddine karar verilmesi gerektiği" gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkememizce usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtaybozma ilamına uyulmasına karar verilmekle, aşağıdakişekilde karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM / Gerekçesi yukarıdaaçıklandığı üzere;
Açılan davanın yargı yolubakımından REDDİNE…” karar vermiş, bukarar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez, aynı istemle idariyargı yerinde dava açmıştır.
Ankara 14.İdare Mahkemesi, 12.2.2015 gün ve E:2014/657,K:2015/206 sayı ile, 2577 sayılı Kanunun 36. 14 ve 15/1-amaddesi uyarınca davanın yetki yönünden reddine, davadosyasının yetkili Batman İdare Mahkemesi'ne gönderilmesinekarar vermiştir.
Batman İdare Mahkemesi, 12.2.2016 gün veE:2015/439, K:2016/144 sayı ile uyuşmazlığınesasını inceleyerek davanın kısmen kabulüne,kısmen reddine karar ermiş; itiraz edilmesi üzerine GaziantepBölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi, 27/04/2017 tarih veE:2016/3458, K:2017/789 sayı ile uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlibulunduğu gerekçesiyle kararı bozmuştur.
BATMAN İDARE MAHKEMESİ; 19.6.2017 gün ve E:2017/921,K:2017/864 sayı ile “(…) Mahkememizin 12/02/2016 tarih veE:2015/439, K2016/144 sayılı kararının Gaziantep Bölgeİdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nin 27/04/2017 tarih veE:2016/3458, K:2017/789 sayılı kararı ile bozulmasıüzerine bozma kararına uyularak dava dosyası yeniden incelenmeksuretiyle işin gereği düşünüldü:
Dava; davacı şirketinsigortalısının sevk ve idaresindeki 72 EF... plakalıaracın 29.9.2012 tarihinde Gercüş-Midyat yolundayapmış olduğu maddi hasarlı trafik kazası nedeniylemeydana gelen zararda kazanın oluşumunda davalı idarenin kusurluolduğundan bahisle idarenin kusuruna isabet ettiği ilerisürülen 2.604,00-TL zararın ödeme tarihinden itibarenişletilecek faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyleaçılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşlarıve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öte yandan, 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde; “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir.” hükmüne, Geçici21. maddesinde de; “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz.” hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasını incelenmesinden,sigortalısının sevk ve idaresindeki 72 EF... plakalıaracın 29.09.2012 tarihinde Gercüş-Midyat yolundayapmış olduğu maddi hasarlı trafik kazası nedeniylemeydana gelen zararda kazanın oluşumunda davalı idarenin kusurluolduğundan bahisle idarenin kusuruna isabet ettiği ilerisürülen 2.604,00-TL zararın istemiyle yapılanbaşvurunun reddedilmesi üzerine, ödeme tarihinden itibarenişletilecek faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiylebakılmakta olan davanın açıldığıanlaşılmıştır.
2918 sayılı Kanunun 110. maddesinin 1.fıkrasının iptali istemiyle yapılan itirazbaşvurularını inceleyen Anayasa Mahkemesi, 26.12.2013 tarih veE:2013/68, K:2013/165 sayılı kararı ile(…) anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal isteminioybirliğiyle reddetmiştir.
Anayasa’nın 158. maddesinin sonfıkrasında; “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığınadair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardırve Anayasa’nın 158. maddesi uyarınca tüm yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir karardurumundadır.
Bu durumda, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları vebunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; olayda, davacı şirketin sigortalısınınsevk ve idaresindeki 72 EF... plakalı aracın 29.09.2012 tarihindeGercüş-Midyat yolunda yapmış olduğu maddi hasarlıtrafik kazası nedeniyle meydana gelen zararda kazanın oluşumundadavalı idarenin kusurlu olduğundan bahisle idarenin kusuruna isabet ettiğiileri sürülen 2.604,00 TL zararın ödeme tarihinden itibarenişletilecek faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyleaçılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunaulaşılmaktadır.
Nitekim, adli, idari ve askeri yargı kollarıarasındaki görev uyuşmazlıklarınıçözmekle görevli Anayasal kurum olan UyuşmazlıkMahkemesi'nin 2918 sayılı Yasanın 110. maddesininyürürlüğe girdiği 19.01.2011 tarihinden itibarenbenzer uyuşmazlıklarda istikrarlı olarak verdiğikararlarda, adli yargının görevli olduğuna işaretedilmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davanın 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 15/1-a maddesihükmü uyarınca görev yönündenreddine…” karar vermiş; istinaf yoluna başvurulmasıüzerine Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Dördüncüİdari Dava Dairesi; 13.12.2017 gün ve E:2017/3316, K:2017/3098sayı ile, karara karşı yapılan istinaf başvurusununincelenmeksizin reddine kesin olarak karar vermiştir.
Davacı vekilinin 5.1.2018 havale tarihlidilekçesi üzerine Batman İdare Mahkemesi 14.2.2018 tarihliüst yazıyla dava dosyalarını göndermiş veMahkememizde 20.2.2018 tarihinde kayda girmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve BirgülKURT’un katılımlarıyla yapılan 26.3.2018günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; adli ve idari yargı yerleri arasında 2247sayılı Yasa’nın 14. maddesinde öngörülenbiçimde olumsuz görev uyuşmazlığıdoğduğu, idari yargı dosyasının 15. maddede belirtilenyönteme uygun olarak davacı vekilinin istemi üzerine songörevsizlik kararını veren mahkemece, ekinde adli yargıdosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, karayolunda seyir halindeyken meydana gelen trafikkazası sonucu hasara uğrayan sigortalı aracınuğradığı hasar bedelini karşılayan sigortaşirketinin, zararın bir kısmının davalı idarecegiderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminatdavasıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları,hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasınıve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev,yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun, “Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde; “Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunlailgili görev ve yetkileri şunlardır:
a) Yapım ve bakımdan sorumlu olduğukarayollarında can ve mal güvenliği yönünden gereklidüzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak vealdırmak,
b) Tüm karayollarındaki işaretlemestandartlarını tespit etmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
c) (Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.)
d) Trafik ve araç tekniğine aitgörüş bildirmek, karayolu güvenliğini ilgilendirenkonulardaki projeleri incelemek ve onaylamak,
e) Yapım ve bakımından sorumlu olduğukarayollarında, İçişleri Bakanlığınınuygun görüşü alınmak suretiyle, yönetmeliktebelirlenen hız sınırlarının üstünde veyaaltında hız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f) Trafik kazalarının oluş nedenlerinegöre verileri hazırlamak ve karayollarında, gerekliönleyici teknik tedbirleri almak veya aldırmak,
g) Yapım ve bakımından sorumlu olduğukarayollarında trafik güvenliğini ilgilendiren kavşak,durak yeri, aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeritesisleri yapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarcahazırlanan projeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h) Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasıncatespit edilen trafik kaza analizi sonucu, altyapı ve yolun fizikiyapısı ile işaretlemeye dayalı kaza sebepleri gözönünde bulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veyaaldırmak,
i) (Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j) (Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddeleri hükümlerineaykırı hareket edenler hakkında suç veya cezatutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d) bentlerindebelirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanakla belirlemekve gerekli işlemin yapılması için en yakın trafikkuruluşuna teslim etmek,
k) Bu Kanunla ve bu Kanuna göreçıkarılmış olan yönetmeliklerle verilendiğer görevleri yapmaktır.
(Son fıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16md.)” hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dava dosyalarının incelenmesinden; davacışirketçe sigorta edilen 72 EF... plakalı aracın29.09.2012 tarihinde Gercüş-Midyat yolunda yapmışolduğu trafik kazası nedeniyle araçta hasaroluştuğu; kazanın meydana gelmesinde davalınınsorumluluğunun bulunduğu iddia edilerek; ödenentoplam 7.825,00 -TL hasar bedelinin, %33,3 kusura denk gelen 2.604,00 -TL'lıkkısmının davalı idareden rücuen tazminiistemiyle dava açıldığıanlaşılmıştır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların,özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin sonfıkrasında “ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığınadair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardırve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Ankara 17.Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.1.2014 gün veE:2013/508, K:2014/54 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara 17.AsliyeHukuk Mahkemesinin 28.1.2014 gün ve E:2013/508, K:2014/54 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 26.3.2018gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Ahmet Tevfik
ERGİNBAY
Üye
Birgül
KURT
Full & Egal Universal Law Academy