T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018 / 75
KARAR NO : 2018 / 92
KARAR TR : 26.2.2018
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : G. Sigorta A.Ş.
Vekilleri : Av. L.B. - Av. M.N.T.B.
Davalı : Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekili : Av.G.T.
O L A Y : Davacıvekili; müvekkili şirkete sigortalı 28 NN.... plakalıaracın, 02.10.2014 tarihinde Ordu İli, Fatsaİlçesi, Efkaf Mahallesi, Sahil Caddesi üzerinde seyir halindeiken, İtfaiye önüne geldiğinde, 52 KF.... Plakalıaracın yol üzerinde birikmiş olan suya girerekyavaşlaması, sigortalı aracın ona arkadançarpması, yine aynı istikamette seyreden 05 FD... Plakalıaracın da sigortalı araca arkadan çarpması neticesindemaddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini; görevlimemurlarca düzenlenen Trafik Kaza Tespit Tutanağında,kazanın oluşumunda sürücülerin herhangi bir kusurununolmadığı, yolun bakım ve onarımı ile ilgilikuruluşun kusuru sebebiyle kazanın meydana geldiğininsaptandığını; davalının K.T.K. md.10/b“Yapım ve bakımından sorumlu olduğu yollarıtrafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmak, gerekli görülen kavşaklara ve yerlere trafikışıklı işaretleri, işaret levhaları koymakve yer işaretlemeleri yapmak, karayolu yapısında veüzerinde yapılacak çalışmalarda gerekli tedbirlerialmak ve aldırmak ve denetlemek” kuralını ihlalettiği ve gerekli işaretlemeleri yapmayarak kazanın meydanagelmesine kusurlu olarak sebebiyet verdiğini; düzenlenen Ekspertizraporunun da kaza tespit tutanağının birbirine uyumluolduğunu; müvekkilinin, gerçekleşen hasar nedeniyle,sigortalısına 28.11.2014 tarihinde 6.139,59 TL ödediğini;daha sonra TTK. 1301. maddesi hükmü gereği, ödenen hasartazminatının tazmini amacıyla gerek Fatsa BelediyeBaşkanlığı’na gerek Ordu BüyükşehirBelediye Başkanlığı’na, son olarak daKarayolları Genel Müdürlüğü’ne rücubaşvurusu yapıldığını, fakat başvurularınaolumu ya da olumsuz herhangi bir cevap verilmediğini, zararın tazminiyoluna gidilmediğini ifade ederek; fazlaya ilişkin talep haklarısaklı kalmak kaydı ile, 6.139,59 TL’nin ödemetarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline kararverilmesi istemiyle 28.09.2016 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
ANKARA 25.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 4.5.2017gün ve E:2016/429, K:2017/160 sayı ile “(…) Dava,rücuen tazminat istemine ilişkindir.
(…)
Anayasanın 125'inci maddesinin sonfıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğanzararı ödemekle yükümlü olduğu kuralabağlanmış; 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 2'nci maddesinin 1'inci fıkrasının (b) bendinde,idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları ihlaledilenler tarafından açılan tam yargı davaları,idari dava türleri arasında sayılmıştır. Uygulamave öğreti'de, kamu idarelerinin, kamu hizmetininyürütümü sırasında, kamu gücükullanarak tek yanlı irade açıklamalarıylayapmış oldukları işlemler, “idari işlem”;herhangi bir işlem ya da karara dayanmaksızıngerçekleştirdikleri maddi faaliyetleriyle, görevleriyle ilgilihareketsizlikleri de, “idari eylem” olaraktanımlanmaktadır.
HMK.nun 114/1-c maddesi uyarınca, görev,dava şartı olup yargılamanın her aşamasında resengözetilmesi zorunludur.
Davalı Karayolları GenelMüdürlüğü kamu kurumu olup; dava dilekçesindede hizmet kusuruna dayanılmıştır. Davalıİdarenin, kamu görevlilerinin eylemleri sonucu uğradığızarardaki özensizliği hizmet kusuru sonucunu doğurur. İlkeolarak idarenin ifa ile yükümlü olduğu herhangi bir kamuhizmetinin kuruluşunda, düzenlenişinde ya daişleyişinde gereken emir, direktif ve talimatın verilmemesi,kontrolün yapılmaması, hizmete özgülenenaraçların yetersiz ve kötü olması, gereklitedbirlerin alınmayışı, geç ve zamansız hareketedilmesi şeklinde oluşan aksaklık, aykırılık,bozukluk, düzensizlik, eksiklik ve sakatlıklar hizmet kusurudur.
Dava dilekçesindeki açıklamalar vekazanın oluşuna ilişkin tutanaklar incelendiğinde,davanın, davacı şirketin sigortalısına ait 28 NN....plakalı sigortalı aracın 02.10.2014 tarihide Ordu ili Fatsailçesi Efkaf mahallesi Sahil caddesi üzerinde seyir halinde ikenİtfaiye önüne geldiğinde 52 KF.... plakalı aracınyol üzerinde birikmiş olan suya girerek yavaşlaması,sigortalı aracın ona arkadan çarpması, yine aynıistikamette seyreden 05 FD... plakalı aracın da 28 NN....plakalı sigortalı araca arkadan çarpması neticesindemaddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği,davalının hizmet kusuru nedenine dayalı rücuen tazminatdavası niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Hizmet kusuruna dayanılarak idare aleyhineaçılacak tam yargı davalarının idari yargıyerlerinde görülmesi gerektiği 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Yasası’nın 2. maddesindedüzenleme altına alınmıştır. İdarelerinkendi kuruluş yasalarında belirlenen, 2918 sayılı Kanundatekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım, bakım, işletme,trafik güvenliğini sağlama şeklindeyürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğun idare hukuku ilke ve kurallarına göre belirlenmesi;bu sebeple açılacak tam yargı davalarının da idariyargı yerinde çözümlenmesi gerekmektedir. Bu haliylebakılan uyuşmazlık, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklandığı, buna göreuyuşmazlığın giderilmesinde idari yargı yerleriningörevli olduğu, davalı aleyhine açılan davanınniteliği itibariyle Mahkememizin görevi dışındakaldığı, HMK'nun 114/1 -b maddesi uyarınca yargıyolunun caiz olmasının dava şartı olduğugözetilerek, 2577 Sayılı İYUY.nın 2, HMK.nun 1,114/1-b, 115 maddeleri uyarınca davanın yargı yoluyönünden usulden reddine dair aşağıdaki şekildehüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıdaaçıklandığı üzere,
1-Davanın HMK'nun 114/1-b, 115.maddeleri ve 2577sayılı Kanunun 2/1-b maddesi uyarınca İdari yargıdagörülmesi gerektiğinden davanın görevyönünden usulden reddine…” karar vermiş, bu karar istinaf yoluna başvurulmaksızınkesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez, aynı istemle idariyargı yerinde dava açmıştır.
Ankara 17.İdare Mahkemesi, 9.8.2017 gün ve E:2017/2332,K:2017/2153 sayı ile, 2577 sayılı Kanunun 36., 14 ve 15/1-a maddesi uyarınca davanın yetki yönünden reddine, davadosyasının yetkili Ordu İdare Mahkemesi'ne gönderilmesinekarar vermiştir.
ORDU İDARE MAHKEMESİ; 14.9.2017 gün ve E:2017/1221,K:2017/1453 sayı ile “(…) 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu'nun 1'inci maddesinde, Kanun'unamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2'nci maddesinde, bu Kanun'un trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri bunlarınuygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları vebunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausûlleri ile diğer hükümleri kapsadığı vebu Kanun'un karayollarında uygulanacağı belirtilmiş;7’nci maddesinde, a) Yapım ve bakımdan sorumlu olduğukarayollarında can ve mal güvenliği yönünden gereklidüzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak vealdırmak, b) Tüm karayollarındaki işaretlemestandartlarını tespit etmek, yayımlamak ve kontrol etmek, c) Trafikve araç tekniğine ait görüş bildirmek, karayolugüvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak, d) Yapım ve bakımından sorumlu olduğukarayollarında. İçişleri Bakanlığınınuygun görüşü alınmak suretiyle, yönetmeliktebelirlenen hız sınırlarının üstünde veyaaltında hız sınırları belirlemek ve işaretlemek,e) Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak, f) Yapım ve bakımından sorumluolduğu karayollarında trafik güvenliğini ilgilendirenkavşak, durak yeri, aydınlatma, yol dışı park yerlerive benzeri tesisleri yapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarcahazırlanan projeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek, h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fizikî yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,Karayolları Genel Müdürlüğünün görev veyetkileri arasında sayılmıştır.
Yine aynı Kanun’un (19/01/2011 tarihliResmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren6099 sayılı Kanun'un 14'üncü maddesiyle değişik)110'uncu maddesinde,
“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğerkamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlarailişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adlî yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaŞubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanınbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.”hükmüneyer verilmiş; geçici 21'inci maddesinde de, "Bu Kanunun 110uncu maddesinin birinci fıkrasının göreve ilişkinhükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önceidari yargıda ve Askerî Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz denilmek suretiyle,6099 sayılı Kanunun yürürlüğünden önceidari yargının görev alanına giren ve söz konusuKanun'un yürürlük tarihinden sonra açılandavaların adlî yargının görev alanındabulunduğu kabul edilmiştir.
Dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden; davacısigorta şirketine sigortalı Bilal ÖZGÜR ün, 02/10/2014tarihinde Ordu il sınırları içindeki Devlet karayolundaseyir hâlinde iken yaptığı trafik kazası sonucumaddî zarara uğramasından dolayı, olayın meydanageldiği yolun bakım ve onanırımdan sorumlu olan davalıidarece hizmet kusuru nedeniyle 6.139,59-TL maddî tazminatın yasalfaizi ile birlikte tazminine karar verilmesi talebiyle bakılandavanın açıldığıanlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110'uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle yapılan itirazbaşvurularını inceleyen Anayasa Mahkemesi, 26.12.2013 tarih veE:2013/68, K:2013/165 sayılı kararı ile; (…)anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal isteminioybirliğiyle reddetmiştir.
Anayasa’nın 158'inci maddesinin sonfıkrasında; “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi'nin kararı esas alınır.” denilmektedir. AnayasaMahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı,yasa koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adliyargının görevine verebileceğine, dolayısıyla2918 sayılı Kanunun 110'uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158'inci maddesi uyarınca tüm yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir karardurumundadır.
Bu durumda, 2918 sayılı Yasanın 19/01/2011tarihinde yürürlüğe giren 110'uncu maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğindebahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları vebunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna ulaşıldığından, davanıngörev yönünden reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Nitekim, adli, idari ve askeri yargı kollarıarasındaki görev uyuşmazlıklarınıçözmekle görevli Anayasal kurum olan UyuşmazlıkMahkemesinin 2918 sayılı Yasanın 110. maddesininyürürlüğe girdiği 19/01/2011 tarihinden itibarenbenzer uyuşmazlıklarda istikrarlı olarak verdiği kararlarda,adli yargının görevli olduğuna işaret edilmektedir.
Açıklanan nedenlerle; (görevli yargıyerinde ayrı ve müstakil bir dava açılmakta serbest olmaküzere) 2577 sayılı Kanun'un 15/1-a maddesi uyarıncadavanın görev yönünden reddine…” kararvermiş, bu karar istinaf yoluna başvurulmaksızınkesinleşmiştir.
Davacı vekili, 23.10.2017 tarihli dilekçe ile,ortaya çıkan olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesini talep etmiş; bunun üzerine Ordu İdare Mahkemesi; 12.1.2018 gün ve E:2017/1221sayı ile, “14.9.2017 gün ve E:2017/1221, K:2017/1453”sayılı kararını aynen tekrar ederek, davanın adliyargı yerinde çözümlenmesi gerektiğikanısıyla, bu kez 2247 sayılı Yasanın 19.maddesineistinaden Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasına kararvermiştir.
Dava dosyaları anılan Mahkemece 16.1.2018gün, E:2017/1221 sayılı üst yazıylagönderilmiş ve Mahkememizin 19.1.2018 tarihli kaydınagirmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Suna TÜRE, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nınkatılımlarıyla yapılan 26.2.2018 günlütoplantısında:
I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasanın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre, olay kısmında belirtildiği üzere,tarafları, konusu ve nedeni aynı olan davada; adli yargı yerinceidari yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyleverilmiş bir görevsizlik kararı bulunmakta olup, bununüzerine kendine gelen davayı inceleyen idari yargı yerinin sahipolduğu seçenekler ile verdiği karar bakımından birdeğerlendirme yapılması gerekmektedir.
1- 2247 sayılı Yasanın 14. maddesinde yeralan, “Olumsuz görev uyuşmazlığınınbulunduğunun ileri sürülebilmesi için adli, idari veyaaskeri yargı mercilerinden en az ikisinin tarafları konusu ve sebebiaynı olan davada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yoldaverdikleri kararların kesin veya kesinleşmiş olmasıgerekir.
Bu uyuşmazlığın giderilmesi istemi,ancak davanın taraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıcailgili makamlarca ileri sürülebilir.” hükmünegöre, Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine idari yargı yerince de görevsizlikkararı verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi halinde, olumsuzgörev uyuşmazlığı doğmuş olacak; hukukalanında doğmuş bulunan bu uyuşmazlığıngiderilmesi istemi ise, ancak davanın taraflarınca ilerisürülebilecektir.
2- 2247 sayılı Yasanın 19. maddesindeki“Adli, idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendine gelenbir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargımercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevliolduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ilegörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurur ve elindeki işin incelenmesini UyuşmazlıkMahkemesinin karar vermesine değin erteler.” hükmünegöre ise, idari yargı yeri, davaya bakma görevinin dahaönce görevsizlik kararı veren adli yargı yerine aitolduğunu belirten gerekçeli bir karar ile doğrudanUyuşmazlık Mahkemesine başvurma olanağına sahiptir.Şu kadar ki, başvuru kararının, görev konusundaUyuşmazlık Mahkemesince karar verilmesine değin işinincelenmesinin ertelenmesi hususunu da içermesi gerekir.
Yasa koyucu, 14. maddeye göre olumsuz görevuyuşmazlığı doğması durumunda her iki yargımerciince işten el çekilmiş olduğundan başvurmaistencini davanın taraflarına bırakmış iken, buyönteme oranla daha kısa zamanda çözüme ulaşılmasınıamaçladığı 19. madde ile, daha önce görevsizlikkararı veren yargı merciinden sonra davayı inceleyen yargımerciine, işten el çekmeden doğrudan UyuşmazlıkMahkemesine başvurma olanağınıtanımıştır.
Olayda, idari yargı yerince, davada adliyargının görevli olduğu belirtilerek görevsizlikkararı verildikten ve kararın kesinleşmesinden sonra, davacı vekilinin; ortaya çıkan olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ilişkendilekçesi üzerine; bu kez de; 2247 sayılı Yasanın19.maddesi kapsamında Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulmuştur.
Bu haliyle, Ordu İdare Mahkemesi’nceyapılan başvuru, 2247 sayılı Yasa’daöngörülen yönteme uymamaktadır.
Ancak, adli ve idari yargı yerleri arasındaolumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, davacıvekilince de, 2247 sayılı Yasanın 14.maddesi kapsamındauygun başvuruda bulunulduğu da gözetilerek, Ordu İdareMahkemesi’nce yapılan başvurunun, kabulü ileUyuşmazlık Mahkemesi’nin önüne gelmiş bulunangörev uyuşmazlığının çözümekavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerekse UyuşmazlıkMahkemesi’nin kuruluş amacına uygun olacağından veadı geçen Mahkemece adli yargı dosyası dagönderilmiş olup, usule ilişkin başkaca bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, adli veidari yargı yerleri arasında doğan görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-HâkimTaşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, karayolunda seyir halindeyken meydana gelen trafikkazası sonucu maddi hasara uğrayan sigortalı aracınuğradığı hasar bedelini karşılayan sigortaşirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi isteminden ibaretbulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun, “Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde; “Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunlailgili görev ve yetkileri şunlardır:
a) Yapım ve bakımdan sorumlu olduğukarayollarında can ve mal güvenliği yönünden gereklidüzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak vealdırmak,
b) Tüm karayollarındaki işaretlemestandartlarını tespit etmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
c) (Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.)
d) Trafik ve araç tekniğine aitgörüş bildirmek, karayolu güvenliğini ilgilendirenkonulardaki projeleri incelemek ve onaylamak,
e) Yapım ve bakımından sorumlu olduğukarayollarında, İçişleri Bakanlığınınuygun görüşü alınmak suretiyle, yönetmeliktebelirlenen hız sınırlarının üstünde veyaaltında hız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f) Trafik kazalarının oluş nedenlerinegöre verileri hazırlamak ve karayollarında, gerekliönleyici teknik tedbirleri almak veya aldırmak,
g) Yapım ve bakımından sorumlu olduğukarayollarında trafik güvenliğini ilgilendiren kavşak,durak yeri, aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeritesisleri yapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarcahazırlanan projeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h) Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasıncatespit edilen trafik kaza analizi sonucu, altyapı ve yolun fizikiyapısı ile işaretlemeye dayalı kaza sebepleri gözönünde bulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veyaaldırmak,
i) (Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j) (Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddeleri hükümlerineaykırı hareket edenler hakkında suç veya cezatutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d) bentlerindebelirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanakla belirlemekve gerekli işlemin yapılması için en yakın trafikkuruluşuna teslim etmek,
k) Bu Kanunla ve bu Kanuna göreçıkarılmış olan yönetmeliklerle verilendiğer görevleri yapmaktır.
(Son fıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dava dosyalarının incelenmesinden; davacışirket tarafından sigortalanan 28 NN.... plaka sayılıaracın, 02.10.2014 tarihinde Ordu İli, Fatsaİlçesi, Efkaf Mahallesi, Sahil Caddesi üzerinde seyir halindeiken, İtfaiye önüne geldiğinde, 52 KF.... Plakalıaracın yol üzerinde birikmiş olan suya girerekyavaşlaması, sigortalı aracın ona arkadançarpması, yine aynı istikamette seyreden 05 FD... Plakalıaracın da sigortalı araca arkadan çarpması neticesindemaddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği; sözkonusu trafik kazası nedeniyle davacı şirket tarafındansigortalanan araç için ödenen 6.139,59 -TL tutarın,davalı idarenin kusuru neticesinde meydana geldiğinden bahisleödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıidareden rücuen tazmini istemiyle dava açıldığıanlaşılmıştır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı, özelhukuk alanına giren konularda adli yargı görevli olacaktır.Bu durumda, idari yargının görev alanına giren biruyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğini öngörmektedir.İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiğigibi, askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargıkolları arasında uygulamada var olan yargı yolubelirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgili olarak yeknesakbir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynıyargı yolunda çözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin sonfıkrasında “ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığınadair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardırve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ileAnayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıylaoluşan trafik kazası nedeniyle açılacak sorumlulukdavalarının görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazminiistemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Ordu İdare Mahkemesininyönteme aykırı başvurusunun kabulü ile, Ankara25.Asliye Hukuk Mahkemesinin, 4.5.2017 gün ve E:2016/429, K:2017/160 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ordu İdare Mahkemesininyönteme aykırı BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Ankara 25.AsliyeHukuk Mahkemesinin, 4.5.2017 gün ve E:2016/429, K:2017/160sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,26.2.2018 gününde Üye Turgay Tuncay VARLI’nınKARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Suna
TÜRE
Üye
Turgay Tuncay
VARLI
KARŞI OY
3.11.2015 tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün veE:2015/580 K:2015/592 sayılı kararında belirtilmiş olandüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 26.2.2018
ÜYE
TurgayTuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy