T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018 / 73
KARAR NO : 2018 / 119
KARAR TR : 26.02.2018
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : S.J. Sigorta A.Ş.
Vekili : Av. B.R.B.
Davalı : Sancaktepe Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. A.A.
O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; bireyselgenişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalıbulunan 34 FL.... plakalı aracın 17/11/2014 tarihinde seyirhalindeyken iken rögar kapağının çökmesi sonucumaddi hasara uğradığını, yapılan ekspertizraporuna göre araçta 1.372,00 TL maddi hasar meydanageldiğinin tespit edildiğini, davalı kurumun sorumluğundabulunan yolu trafikte araçların güvenliğini tehlikeyesokacak vaziyette bulundurması nedeniyle gerek ekspertiz raporu ve gerekolay sonrası tanzim edilen maddi hasarlı trafik tespittutanağına göre %75 kusurlu olduğunun tespitedildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklıkalmak kaydıyla şimdilik 1.029,00 TL sigorta rücutazminatının sigortalıya ödeme tarihi olan 01/12/2014tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsili istemiyle adli yargıyerinde dava açmıştır.
İSTANBUL(ANADOLU) 11. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 30.03.2017 gün veE:2016/333, K:2017/117 sayılı kararıyla “Dava,hasarlı trafik kazasına dayalı rücu tazminatıistemidir.
Toplanandeliller ve tüm dosya kapsamına göre; uyuşmazlıkdavalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklanmakta olup, İdariYargılama Usulü Yasasının 2 maddesi uyarınca davayabakmak İdari Yargının görevindedir. Görev kamudüzenine ilişkin olup, mahkemece, kendiliğinden dikkatealınması gerektiğinden dava dilekçesinin yargı yeriyönünden reddine karar verilmesi gerekmiştir”gerekçesiyle Davanın yargı yolu nedeniyle Usulden Reddinekarar vermiş, taraflarca istinaf edilmeyen karar 24.05.2017 tarihindekesinleşmiştir.
Davacıvekili, bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
İSTANBUL9. İDARE MAHKEMESİ: 29.06.2017 gün ve E:2017/1091, K:2017/1349sayılı kararı ile “Dava dilekçesi ve eklerininincelenmesinden, davacı şirkete sigortalı 34 FL.... plakalıaracın, 17.11.2014 tarihinde İstanbul Sancaktepe Emek Mahallesi,Teraziler Caddesi üzerinde seyir halindeyken, rögarkapağının çökmesi sonucu araçta hasar meydanageldiği ve hasarın davalı Belediye'nin hizmet kusuru neticesindeoluştuğu ileri sürülerek, zararın araç sahibineödendiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birliktedavalıdan tazmini istemiyle bakılan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
2918sayılı Yasanın 110. maddesinde yer alan hükümnedeniyle öncelikle görevli yargı yerinin belirlenmesigerekmektedir. 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 1. maddesiyleTürkiye Cumhuriyeti Anayasası ile görevlendirilmiş, adli,idari ve askeri yargı mercileri arasındaki görev vehüküm uyuşmazlıklarını kesin olarakçözmeye yetkili ve bu kanunla kurulup görev yapan bağımsızbir yüksek mahkeme olan Uyuşmazlık Mahkemesinin bu konudakikararlarının irdelenmesi de yararlı olacaktır.
18.06.2012gün ve 28327 sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi kararlarınabakıldığında, köprüde trafik kazası yaparakyaşamını yitiren şahsın yakınlarıtarafından, yolun ve köprünün yol bakım, onarımve yapımının uygun olmadığı, hiçbirişaretlemenin bulunmadığı, bu eksiklerin oluşan kazayabüyük ölçüde sebebiyet verdiği, kazanınhizmet kusuru nedeniyle meydana geldiği ileri sürülerekaçılan tazminat davasında çıkan görevuyuşmazlığı sonucu Uyuşmazlık Mahkemesi'nin04.06.2012 gün ve E:2012/107, K:2012/134 sayılı kararı ile2918 sayılı Yasanın 110. maddesinin 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe girdiği gözetildiğinde,göreve ilişkin hükmün bu tarihten önce idariyargı yerinde açılmış olan davalara uygulanmayacağıaçıktır. Bu durumda, görev maddesininyürürlük tarihi olan 19.1.2011 tarihinden önce (14.5.2010tarihinde) idari yargı yerinde açılmış olan işbu davanın idari yargı yerinde çözümlenmesigerektiğine karar verilmiş, yine resmi bir aracın yolda bulunanrögar kapağına çarpması nedeniyle hasarauğraması sonucu açılan dava sonucundaçıkarılan görev uyuşmazlığı sonucuMahkemenin, 04.06.2012 gün ve E:2012/101, K:2012/133 sayılıkararı ile "2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğindemeydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan davanınadli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğine kararverilmiştir.
Açıklanannedenlerle davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Yasasının 15/1-a. maddesi hükmü görevyönünden reddine" dair verdiği karar taraflarca istinafedilmeyerek 08/09/2017 tarihinde kesinleşmiş, davacı vekilinintalebi üzerine İstanbul 9. İdare Mahkemesi 15.01.2018 tarih ve2017/1091 esas sayılı üst yazısı ile görevuyuşmazlığının giderilmesi için Mahkememizebaşvurmuş, Mahkememizde 26.01.2018 tarihinde kayda girmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Suna TÜRE, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nınkatılımlarıyla yapılan 26.2.2018 günlütoplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli ve idari yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kazanedeniyle oluştuğu öne sürülen zararın kusuru oranındadavalı Belediyeden rücuen tazmin edilmesi istemiyleaçılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu Kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öte yandan2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçittemeydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleriuygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılan kuralıAnayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oy birliğiylereddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nin daha öncekikimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davaların görülmesive çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargı organlarıbakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşlarıve bunların görev yetki ve sorumlulukları ileçalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, İstanbul (Anadolu) 11.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 30.03.2017 gün ve E:2016/333, K:2017/117sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İstanbul(Anadolu) 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 30.03.2017 gün veE:2016/333, K:2017/117 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 26.02.2018 gününde Üye TurgayTuncay VARLI’nın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Suna
TÜRE
Üye
Turgay Tuncay
VARLI
KARŞI OY
03.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/670,K:2015/671 sayılı kararında belirtilmiş olandüşünce doğrultusunda sayın çoğunluğungörüşüne katılamıyorum. 26.02.2018
ÜYE
Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy