T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018 / 56
KARAR NO : 2018 / 89
KARAR TR : 26.2.2018
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların davalı İçişleri Bakanlığınca tazmin edilmesi istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı : A.K.
Vekilleri : Av. L.P., Av.Y.K.
Davalılar : 1- İçişleri Bakanlığı
Vekili : Av. Ö.A.P. Av. T.D.p Av. G.Ö. Y.
2- Karayolları GenelMüdürlüğü(Yalnızca Adli Yargıda)
Vekilleri : Av. M.A.
O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde; 21.07.2014günü saat 23:45 sıralarında, Diyarbakır ili, Liceilçesi, 950/08 kod no.lu Bingöl-Diyarbakır Devlet karayolunun15.km’sinde, Diyarbakır istikametine seyretmekte olan 27 L....plakalı çekici aracının ve buna bağlı 47 NG....plakalı LPG yüklü gaz tanker römorku ile yolunsağına devrildiğini, kazanın etkisiyle tankerdensızan LPG gazının yol boyunca yayılması vepatlaması sonucu yoldan geçmekte olan araçların yandığını, yolcuların yaralandığını veöldüğünü; müvekkilinin de, arkadaşlarıile, 63 EZ... plakalı araçla, Siverek İlçesindenErzurum İline koyun götürürlerken, araçtan indiğini, olay yerine, kalabalığa doğru giderken bu patlama sonucuağır yaralandığını; mezkur trafik kazasıneticesinde Lice Cumhuriyet Başsavcılığıncasoruşturma başlatıldığını; kaza tespittutanağı ve soruşturma dosyasındaki bilirkişiraporunda Karayolları GenelMüdürlüğünün, yolun, araçların geçişini sağlayacak genişlikte veözellikte olmaması ve diğer nedenlerle kusurlu olduğunu; İçişleriBakanlığına Bağlı Olan Jandarma Karakolunun, kazanınkendisine haber verilmesine rağmen gerekli mercilere süratle habervermemesi, olay yerinde gerekli önlem ve müdahalelerde bulunmamasıve diğer nedenlerden dolayı kusurlu olduğu tespit edildiğinden, her iki davalıya müştereken-müteselsilen açmazarureti doğduğunu ifade ederek; fazlaya ilişkin talep ve davahakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkili içinşimdilik 5.000 TL geçici ve 5.000 TL sürekliişgörmezlik olmak üzere 10.000 TL maddi tazminat ile 150.000 TLmanevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ilebirlikte tahsili istemiyle, İçişleri Bakanlığıile Karayolları Genel Müdürlüğüne karşı3.2.2015 tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır.
SİVEREK 2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 6.11.2015gün ve E:2015/35, K:2015/354 sayı ile “(…) 2577sayılı Kanun'un 2.maddesine göre, idari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan zararauğrayan şahısların açabilecekleri tam yargıdavaları idari dava türlerinden biri olaraksayılmıştır. Gerçekten de, kamu tüzelkişilerinin, kamu hizmeti görmekle yükümlübulunmaları nedeniyle kamu hizmetleri sırasında verdikleri iddiaolunan zararlardan dolayı oluşan sorumlulukları özel hukukhükümlerine tabi değildir. Kamu tüzel kişilerininyasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerinkullanılması sırasında oluşan zararlar niteliğiitibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararlarıntazmini amacıyla kamu tüzel kişilerine karşı hizmetkusurlarına dayalı olarak İdari Yargılama UsulüHakkındaki Kanun’un 2.maddesi hükmü uyarınca idariyargı yerinde tam yargı davası ikame edilmesigerekmektedir.(Yargıtay 17.HD.03.06.2015 tarih 2014/1931-2015/8158 )
Somut olayımıza gelince, hizmet kusurunadayanılarak Karayolları Genel Müdürlüğü veİçişleri Bakanlığı'na karşı açılanbu davada adli yargının yargı yolu bakımındangörevsiz bulunması, yargı yolunun 6100 sayılı Kanun'un114/1-b maddesinde dava şartları arasındasayılmış olması ve aynı Kanun'un 115/2.maddesinegöre de dava şartlarında noksanlık bulunan davalardadavanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğiaçıkça belirtildiğinden, eldeki davanın davaşartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdakişekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıdaaçıklandığı üzere;
1-2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 2/1-b.maddesine göre görevli mahkemenin idaremahkemeleri olması nedeniyle, her iki davalı yönünden davadilekçesinin yargı yolu bakımından 6100 sayılıHukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-b ve 115/2.maddeleri gereğince davaşartı noksanlığından usulden REDDİNE…”karar vermiş, temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17.HukukDairesince, 20.3.2017 gün ve E: 2016/9067, K:2017/2913 sayı ileonanan karar kesinleşmiştir.
Davacılar vekili bu kez aynı istemle, aynıdavalılara karşı idari yargı yerinde davaaçmıştır.
Şanlıurfa 2.İdare Mahkemesi, 17.8.2017gün ve E:2017/953, K:2017/942 sayı ile, 2577 sayılıKanun'un 14. maddesinin 3/a bendi ve 15. maddesinin 1/a bendi uyarınca,davanın yetki yönünden reddine ve dosyanın yetkili olanDiyarbakır İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine kararvermiştir.
Diyarbakır 3.İdare Mahkemesi; 14.9.2017 günve E: 2017/2600, K:2017/1744 sayı ile, farklı idarelere aitkusurlardan kaynaklanan ve aralarında maddi veya hukuki yöndenbağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunmayantazminat taleplerinin ayrı ayrı dava konusu edilmesi gerekirken, yaniKarayolları Genel Müdürlüğünün kusurluolduğundan bahisle tazminat ödenmesine karar verilmesi istemi ileayrı, İçişleri Bakanlığının kusurluolduğundan bahisle tazminat ödenmesine karar verilmesi istemiyleayrı olmak üzere iki ayrı dava açılmasıgerekirken, anılan hususa riayet edilmeksizin düzenlenen davadilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesine uygun olarakdüzenlenmediği gerekçesiyle; dava dilekçesinin, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin1. fıkrasının (d) bendi gereğince bu kararıntebliğ tarihini izleyen günden itibaren (30) gün içindebizzat veya bir avukat vasıtasıyla 5. maddeye uygun şekilde ikiayrı dava açılmakta serbest olmak üzere reddine kararvermiştir.
Davacı vekili bunun üzerine, fazlaya ilişkintalep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkili için şimdilik 2,500 TL geçici ve 2,500 TL sürekliişgörmezlik olmak üzere 10.000 TL maddi tazminat ile 75.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faiziile birlikte tahsili istemiyle, İçişleriBakanlığına karşı idari yargı yerinde davaaçmıştır.
DİYARBAKIR 3.İDARE MAHKEMESİ; 14.12.2017gün ve E:2017/2979 sayı ile “(…) 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde; idari davatürleri; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konuve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları ve tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalarolarak tanımlanmış, aynı Kanun'un 15/1-a maddesinde; idariyargının görev alanına girmeyip adli veya askeriyargının görev alanına giren davalarınreddedileceği hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1.maddesinde; "Bu Kanunun amacı, karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlamak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemektir." hükmüne, "Trafik zabıtasınıngörev ve yetki sınırı ile genel zabıtanın trafikhizmetlerini yürütmeye ilişkin yetkisi"başlıklı 6 maddesinin b. bendinde; "Trafikzabıtasının bulunmadığı veya yeterliolmadığı yerlerde polis; polisin ve trafikteşkilatının görev alanı dışında kalanyerlerde de jandarma, trafik eğitimi almış subay, astsubay veuzman jandarmalar eliyle yönetmelikte belirtilen esas ve usullere uygunolarak trafiği düzenlemeye ve trafik suçlarına el koymayagörevli ve yetkilidir." hükmüne, "Karayolu TrafikGüvenliği" başlıklı 13. maddesinde;"Karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ilegörevli ve sorumlu bütün kuruluşlar, karayoluyapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmakla yükümlüdür...Bu çalışmalarsırasında meydana getirilen tehlikeli durum ve engellerbütün sorumluluk, bunları yaratan kişilere ait olmaküzere zabıtaca kaldırılır, yapılan masraflarsorumlulara ödetilir." hükmüne, 110. maddesinde ise;"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir." hükmüne yerverilmiştir.
Öte yandan, 18/07/1997 tarih ve 23053 (Mükerrer)sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin"Amaç" başlıklı 1. maddesinde; "BuYönetmeliğin amacı, 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanunu uyarınca, can ve mal güvenliği yönünden;karayollarında trafik düzeninin sağlanması ve trafikgüvenliğini ilgilendiren hususlarda alınacak tedbirler ileilgili olarak, Yönetmelikte düzenlenmesi işaret edilen vegerekli görülen diğer hükümleri ve bunların uygulanmasınaait esas ve usulleri belirlemektir." hükmüne, "TrafikHizmetlerinde Jandarma Teşkilatının Görev veYetkileri" başlıklı 9. maddesinde; "... b)Meydanagelen trafik kazalarına elkoymak, kazanın oluş nedenlerinitüm kusurlu unsurlara göre incelenerek, iz ve delillerini tesbitetmek, adli işlemlere ve istatistiki bilgilere esas olmak üzere kazatesbit tutanağı tanzim etmek veya ettirilmesini sağlamak,c)Trafik kazaları sonucu yolun trafiğe kapanmış olmasıhalinde, kazaya ait iz ve delilleri kaybolmayacak şekildeişaretlemek, trafik güvenliği yönünden gereklitedbirleri almak ve yolun trafiğe açılmasınısağlamak, d)Ölüm veya yaralanma ile sonuçlanan trafikkazalarında, kazazedelere ilk ve acil yardımınyapılmasını, en yakın sağlık kuruluşunagötürülmesini, götürülmesi sağlıkyönünden sakıncası bulunan yaralılar için de,sağlık personelinin olay mahalline getirilmesini sağlamak"hükmüne yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta; kaza ile ilgili olarak LiceCumhuriyet Başsavcılığının E:2014/910sayılı soruşturma dosyası kapsamında sunulan03/09/2014 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Kazaya enyakın askeri birlik olan Abalı Askeri Birliğinin olayesnasında, yüksek tepelerde konuşlandığı,ellerindeki teknik donanım ile olayı görmemeleri, meydana gelensesleri duymamalarının imkansız olması nedeni ile trafikkazasından sonra 35 dakika sürede herhangi bir emniyet tedbirialınmadığı, kaza yapan araçta yanıcı vetehlikeli madde olmasına karşın, bu maddenin çevreyeserpilmesi sonucu meydana gelecek felaket için herhangi bir faaliyetinyapılmadığı veya güvenlik tedbirlerininaldırılmadığı kanaati ile ortaya çıkanemniyet tedbirleri zafiyetinden, teknik yetersizlikten dolayı,çevrede bulunan askeri birlik, jandarmaya, bölge trafikmüdürlüğüne bilgi verilmediği veya veremediklerigerekçesiyle %18 kusurlugörüldüğünün" belirtilmesi üzerine vebu rapora dayanılarak bakılan davanınaçıldığı, meydana gelen olay yerinin jandarmabölgesi olduğu kaldı ki kaza sonrası trafikzabıtası görevinin (kaza tespit tutanağı vs.)Abalı Jandarma Karakol Komutanlığıncayapıldığı görülmektedir.
Bu durumda, bakılmakta olan davanın, 2918sayılı Kanun ve bu Kanun'a dayanılarakçıkartılan Karayolları Trafik Yönetmeliği'ncetrafik zabıtası olarak jandarmaya verilen, kaza sonrası trafikgüvenliğinin ve olay yeri emniyetinin sağlanması ilesağlık kuruluşlarına haber verilmesi gibi görevlerininyapılmadığı gerekçesiyleuğranıldığı ileri sürülen zararıntazmini isteminden kaynaklandığı ve bu nedenle de işbuuyuşmazlığın 2918 sayılı Kanun'dan doğan birsorumluluk davası niteliğinde olduğu anlaşılmakla,uyuşmazlığın görüm veçözümünde anılan Kanun'un yukarıdaaktarılan 110. maddesi uyarınca adli yargının görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; davanın adliyargının görev alanına girdiği sonucunavarıldığından, 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19.maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi içindosyanın Siverek 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyası (davadilekçesi, Mahkeme kararı, Yargıtay kararı vekesinleşme şerhi) ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine, dosya incelemesinin Uyuşmazlık Mahkemesince kararverilinceye kadar ertelenmesine…” karar vermiş; davadosyası Diyarbakır 3.İdare Mahkemesince; 19.12.2017 gün veE:2017/2979 sayı ile Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmişve 2.1.2018 tarihinde kayıtlarımıza girmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Suna TÜRE, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nınkatılımlarıyla yapılan 26.2.2018 günlütoplantısında:
I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuşolduğu, adli ve idari yargı yerleri arasında davalıİçişleri Bakanlığı aleyhine açılandava yönünden görev uyuşmazlığındoğduğu, idari yargı dosyasının aslınınMahkemece, adli yargı dosyasının ilgili evrakı ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-HâkimTaşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, karayolunda meydana gelen trafik kazasınedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların davalı İçişleri Bakanlığınca tazmin edilmesiisteminden ibarettir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşlarıve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; ancak aksine birhüküm yoksa; karayolu dışındaki alanlardan kamuyaaçık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu veeşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolutaşıt trafiği için faydalanılan yerlerde de buKanun hükümlerinin uygulanacağı; Kanunun, 4.maddesi vedevamında, Karayolu güvenliği konusunda hedefleri tespit etmek,uygulatmak ve koordinasyonu sağlamak amacıyla oluşturulan Kuruluşlar ve, Komisyonlar ile bunların görev ve yetkilerine,Kanunun 5 ila 12 maddelerinde; Emniyet GenelMüdürlüğünün, merkez, bölge, il veilçe trafik kuruluşlarının; Trafikzabıtası ve genel zabıtanın, Karayolları GenelMüdürlüğünün, Millî EğitimBakanlığı, Sağlık Bakanlığı veUlaştırma, Denizcilik ve HaberleşmeBakanlığının, Tarım Orman ve KöyişleriBakanlığının, Belediye trafik birimlerinin, İl veilçe trafik komisyonlarının bu Kanunla ilgili görev veyetkilerinin sayıldığı; bu kapsamda da, "Trafikzabıtasının görev ve yetki sınırı ile genelzabıtanın trafik hizmetlerini yürütmeye ilişkinyetkisi" başlıklı 6 maddesinin b. bendinde; "Trafikzabıtasının bulunmadığı veya yeterliolmadığı yerlerde polis; polisin ve trafik teşkilatınıngörev alanı dışında kalan yerlerde de jandarma, trafikeğitimi almış subay, astsubay ve uzman jandarmalar eliyleyönetmelikte belirtilen esas ve usullere uygun olarak trafiğidüzenlemeye ve trafik suçlarına el koymaya görevli veyetkilidir." hükmüne yer verildiği görülmüş; Kanunun 13.maddesinde de, karayolunun yapımı,bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütünkuruluşların, karayolu yapısını, trafikgüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmaklayükümlü oldukları belirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “Bu Kanunun110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreve ilişkinhükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önceidari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dava dosyalarının incelenmesinden; 21.07.2014günü saat 23:45 sıralarında, Diyarbakır ili, Liceilçesi, 950/08 kod no.lu Bingöl-Diyarbakır Devlet karayolunun15.km’sinde, Diyarbakır istikametine gitmekte olan 27 L....plakalı sayılı çekici aracının ve bunabağlı 47 NG.... plakalı LPG yüklü gaz tankerrömorkunun devrildiği, kazanın etkisiyle tankerdensızan LPG gazının yol boyunca yayılması vepatlaması sonucu, 63 EZ... plakalı araçla, Siverekİlçesinden Erzurum İline gitmekte olan davacının daağır yaralandığı; kaza tutanağı veSavcılık soruşturma dosyasındaki bilgilere göre;yolun, araçların geçişini sağlayacakgenişlikte ve özellikte olmaması nedeniyle KarayollarıGenel Müdürlüğünün, kazanın bildirilmesinerağmen gerekli mercilere süratle haber vermemesi, olay yerindegerekli önlem ve müdahalelerde bulunmaması ve diğernedenlerden dolayı İçişler Bakanlığınabağlı Jandarma birimlerinin olayda kusur vesorumluluklarının bulunduğu iddiasıyla uğranılanmaddi ve manevi zararların tazmini istemiyle her iki idareyekarşı dava açılmış; idare mahkemesinindilekçe ret kararı üzerine İçişlerBakanlığı yönünden görevuyuşmazlığı doğduğu anlaşılmıştır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin sonfıkrasında “ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığınadair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardırve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları vebunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevli olduğu;meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan bu davanında adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğisonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanıngörüm ve çözümünde adli yargı yerigörevli olduğundan; Diyarbakır 3. İdare Mahkemesininbaşvurusunun kabulü ile, Siverek 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin;6.11.2015 gün ve E:2015/35, K:2015/354 sayılı görevsizlikkararının, “davalı İçişleriBakanlığı’na ilişkin kısmıyönünden” kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Diyarbakır 3. İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Siverek 2.Asliye HukukMahkemesinin; 6.11.2015 gün ve E:2015/35, K:2015/354 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ “davalıİçişleri Bakanlığı’na ilişkinkısmı yönünden” KALDIRILMASINA, 26.2.2018gününde Üye Turgay Tuncay VARLI’nın KARŞI OYU veOY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Suna
TÜRE
Üye
Turgay Tuncay
VARLI
KARŞI OY
3.11.2015 tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün veE:2015/580 K:2015/592 sayılı kararında belirtilmiş olandüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 26.2.2018
ÜYE
Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy