T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018 / 49
KARAR NO : 2018 / 111
KARAR TR : 26.02.2018
ÖZET : Türk Telekomünikasyon A.Ş.’de çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle kamu kurumuna nakledilen davacının, maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :M.Ç. Vekili :Av. R.E. Davalı :Türk Telekomünikasyon A.Ş. Vekili : Av. Ö.S.Ö. O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Gümüşhaneİl Telekom Müdürlüğünde kapsamdışı personel olarak görev yapmakta iken, kurumunözelleştirilmesi sonucu, Kocaeli MüzeMüdürlüğü bekçi kadrosuna atanandavacının, 5473 sayılı yasa ile verilen seyyanenzamların sözleşme ücretine yansıtılmadandüzenlendiğinden yeni kurumunda verilen zamların da ilavesiylebelirlenecek yeni ücret farklarının 01.07.2006 tarihinden itibarengeçerli olmak üzere ödenmesi için yapılanbaşvurunun idarece 08/03/2010 tarih ve 48343 sayı ilereddedildiğini, söz konusu işlemin iptali iledavacının mevzuattan kaynaklanan alacaklarının yasal faiziile birlikte ödenmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır. Kocaeli 1. İdare Mahkemesi:26.04.2012 gün ve E:2010/622 K:2012/386 sayılı kararı ile “…ÖzelleştirmeUygulamaları Hakkındaki 4046 sayılı Yasa’nın 22.maddesinin beşinci fıkrasında "Bu maddehükümlerine göre kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilensözleşmeli personel ile iş kanunlarına tabi personele,Devlet Personel Başkanlığı'na (DPB) bildirildikleritarihteki kadro ve pozisyonlarına ilişkin olarak bildirim tarihiitibarıyla almakta oldukları sözleşme ücreti,ücret (fazla mesai ücreti hariç), ikramiye,bankacılık tazminatı, ek ücret, ek ödeme, teşviködemesi ve benzeri adlarla yapılan ödemelerin toplam nettutarının (bu tutar sabit bir değer olarak esasalınır); nakledildiği kurum veya kuruluştaki kadro veyapozisyonlara ilişkin olarak yapılan her türlüödemelerin (fazla mesai ücreti, fiilen yapılan derskarşılığı ödenen ek ders ücretihariç) toplam net tutarından fazla olması halinde, aradakifark tutarı, herhangi bir vergi ve kesintiye tâbitutulmaksızın fark kapanıncaya kadar ayrıca tazminat olaraködenir..." hükmü yer almaktadır. 406 sayılı Telgraf veTelefon Kanunu'nun 15.02.2006 tarihli ve 26081 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5457 sayılıYasa ile değişik Ek 29. maddesinin birinci fıkrasında"Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamu payınınyüzde ellinin altına düşmesi durumunda; TürkTelekom’da ek 22 nci maddenin (a) bendinin bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleriuyarınca belirlenen aslî ve sürekli görevlerdeçalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılıKanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarak kadrolu veyasözleşmeli personel statüsünde çalışanlarve kapsam dışı personel, kamu görevlerinden yüzseksengün aylıksız izinli sayılır. Bu personel belirtilensüre içinde Türk Telekom’da çalışmayadevam eder ve hisse devir tarihinden nakil için DPB'ye bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermalî ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır. Bu fıkrada belirtilen süre içindenakle tâbi personelden Türk Telekom tarafından hizmetineihtiyaç duyulmayanlar tespit edildikleri tarihten, kendi isteği ilenakil talep edenler ise talep tarihinden itibaren en geç doksan(yüzseksen günlük aylıksız izin süresiaşılmamak kaydıyla ve 15 Ocak 2006 tarihindekiüçüncü fıkraya göre hesaplananücretleriyle) gün içinde Türk Telekom tarafındanDPB'ye bildirilir ve bunların aylıksız izinleri bu tarihitibarıyla sona erer. Hizmetine ihtiyaç duyulmayan personelintespiti ve kendi isteği ile nakil talebinde bulunma süresi, hissedevir tarihinden itibaren yüzelli günü aşamaz. Bufıkranın birinci cümlesinde sayılanlardanaylıksız iznin bitiminden sonra Türk Telekomun tâbibulunduğu mevzuata ve bu fıkraya istinaden akdedilensözleşmeye göre çalınmaya devam edenlerden hissedevir tarihinden itibaren en geç beş yıl içinde işsözleşmesi herhangi bir nedenle sona erenler, bu maddehükümlerine göre işlem yapılmak üzere işsözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren otuz güniçinde sözleşmenin sona erdiği yılın 15 Ocaktarihindeki üçüncü fıkraya göre hesaplananücretleriyle DPB'ye bildirilir" hükmü,üçüncü fıkrasında ise "Birinci fıkrakapsamına giren personelden, sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ve kapsam dışıpersonel statüsünde çalışanlar hakkında, 4046sayılı Kanunun 22 nci maddesinin dördüncü vebeşinci fıkrası hükümlerinin uygulanmasında,DPB'ye bildirildikleri tarihteki unvanları esas alınarak YönetimKurulunca 15.04.2004 tarihi itibarıyla bu unvana görebelirlenmiş olan ücret ve diğer mali haklarına bu tarihtenDevlet Personel Başkanlığına bildirildikleri tarihtekikadro ve pozisyonlarına ilişkin olarak bildirim tarihine kadargeçen süre içinde kamu görevlilerine yapılacakartış oran ve/veya miktarları uygulanmak suretiyle bulunacaktutar dikkate alınır." hükmü yeralmıştır…. …4046 sayılıYasa’nın 22. maddesiyle, nakle tabi personelin DPB'yebildirildikleri tarih itibariyle "fiilen" almakta oldukları netparasal haklarının yeni görevlerinin net parasal haklarıylakarşılaştırılarak varsa aradaki farkın ödenmesiöngörülmüşken, 406 sayılıYasa’nın Ek 29. maddesinde Türk Telekom personeli içinfarklı bir uygulama benimsenmiştir. Buna göre, diğer kurumlardagörev yaparken nakledilenlerin, DPB'ye bildirildikleri tarihte hakettikleri net parasal hakları ile bunların yeni kuramlarındakiparasal hakları arasındaki fark ödenmekteyken, Türk Telekompersonelinin 15.04.2004 tarihinde aynı ünvan içinaldıkları ücrete 15.01.2006 tarihine, daha somaki yıllardanakledilenler için ise atandıkları yılın 15 Ocaktarihine kadar kamu görevlilerine yapılmış zamlar eklenerekbulunan tutarla bunların yeni kurumlarındaki parasal haklarıarasındaki fark ödenecektir. Dolayısıyla,bakılan davada davacının 13.01.2010 tarihinde davalıidareye başvurduğu göz önünealındığında dava, başvurudan önceki son uygulamatarihi olan 15.12.2009 tarihinde işlemeye başlayıp 13.01.2010tarihinde duran sürenin yeniden işlemeye başlamasındansonraki süreyle birlikte 60 gün geçtikten sonra açıldığından,ancak dava tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içindekalan ilk uygulama olan 15.02.2010 tarihinden itibaren yapılanödemelere karşı süresinde olup, davacının 2006yılında atanması karşısında 15.01.2006 tarihinekadar kamu görevlilerine yapılmış zamlardan 15.02.2010tarihinden itibaren yararlandırılması gerektiği, budoğrultuda Anayasanın 125. maddesinin son fıkrasında yerverilen idarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararıödemekle yükümlü olduğu hükmü uyarıncadavacıya 5473 sayılı Yasa kapsamında ödenen 1. ek zam40-TL'nin 15.02.2010 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesigerekmekte, bununla birlikte ilgili yasal düzenleme kapsamında, buödeme dışında davacıya herhangi bir ödemenin(%2.32 oranındaki enflasyon zammının, 2. ek zam 40 TL'nin ve yoltazminatının) yapılması mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle;dava konusu işlemin 01.01.2006 tarihinden itibaren verilmesiöngörülen 40-TL 1. ek ödeme yönünden ve maaşnakil ilmühaberinin İptaline, %2.32 oranındaki enflasyonzammı, 40-TL 2. ek ödeme ve yol tazminatı yönünden iseReddine, davacının tazminat isteminin 15.02.2010 tarihindenönceki kısmının Süreaşımı NedeniyleReddine, 15.02.2010 tarihinden sonraki döneme ilişkin tazminatisteminin kabulü ile yoksun kaldığı parasalhaklarının davanın açıldığı22.03.2010 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birliktedavacıya Ödenmesine” karar vermiş, karar tarafvekillerince temyiz edilmiştir. Danıştay 5. Dairesi: 14.05.2015gün ve E:2012/7152, K:2015/5167 sayılı kararı ile“…İdare ve Vergi Mahkemeleri tarafından verilenkararların temyizen incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilennedenlerden birinin varlığına bağlıdır.Davalı idare tarafından öne sürülen hususlar, Mahkemekararının, dava konusu işlemin 01/01/2006 tarihinden itibarenyürürlüğe konulan ek 40.-TL ödeme yönündeniptaline ilişkin kısmı ile davacıya 15/02/2010 tarihindenitibaren tazminat ödenmesine ilişkin kısmınınbozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davalı idarenin, Mahkemekararının maaş nakil belgesinin iptaline yönelikkısmının bozulması istemine gelince; 2577 sayılıYasanın 14. maddesinde, dava dilekçelerinin ilk incelemesırasında "husumet" yönlerinden de inceleneceğive ilk incelemedeki hususların daha sonra tespit edilmesi halinde de,davanın her safhasında 15. madde hükmününuygulanacağı; 15. maddesinin 1. fıkrasının (c)bendinde ise, davanın yanlış hasım gösterilerekaçılması halinde dava dilekçesinin mahkemece tespitedilecek gerçek hasma tebliğine karar verileceği kuralabağlanmıştır. Dava dosyasınınincelenmesinden; davacının, 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesi uyarınca, eski görevinin net ücretinin yeni kurumunabildirilmesi yolundaki Gümüşhane il TelekomMüdürlüğü'nün 28.07.2006 tarihli ve 4005sayılı maaş nakil belgesinin iptali istemiyle temyizenbakılan davayı açtığıanlaşılmaktadır. Maaş nakil belgesi,Gümüşhane İl Telekom Müdürlüğü'ncedüzenlenmiştir. Bu işlemin iptali istemiyle açılandavada, davalı konumunda T. Telekomünikasyon A:Ş.’ninolması gerekmektedir. Davanın, işlemi kuran T. TelekomünikasyonA.Ş da hasım mevkiine alınarak karara bağlanmasıgerekirken, dosyanın Kültür Bakanlığı husumetiyletekemmül ettirilmesi suretiyle karar verilmesinde usulhükümlerine uyarlık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle,davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü, kısmenreddi ile Kocaeli 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 26/04/2012günlü, E:2010/622; K:2012/386 sayılı kararın; davakonusu işlemin 01/01/2006 tarihinden itibarenyürürlüğe konulan 40.-TL ek ödeme yönündeniptaline ilişkin kısmı ile davacıya 15.02.2010 tarihindenitibaren tazminat ödenmesine ve bu tutara davanınaçıldığı 22.03.2010 tarihinden itibaren yasal faizuygulanmasına ilişkin kısmının onanmasına,maaş nakil belgesinin iptaline ilişkin kısmının ise2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49.maddesinin 1/c fıkrası uyarınca bozulmasına; aynımaddenin 3622 sayılı Kanun'la değişik 3. fıkrasıgereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek bozulankısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzeredosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine” kararvermiş, davalı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur. Danıştay 5. Dairesi: 14.12.2015gün ve E:2015/5797, K:2015/10406 sayılı kararıyla,“…Danıştay dava daireleri ile idari veya Vergi DavaDaireleri Kurulları tarafından verilen kararların düzeltmeyolu ile yeniden incelenebilmelerini gerektiren nedenler, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinin 1.fıkrasında gösterilmiş, aynı maddenin 2.fıkrasında ise, anılan daire ve kurulların kararındüzeltilmesi isteminde ileri sürülen nedenlerle bağlıoldukları belirtilmiş bulunmaktadır. Dilekçede ilerisürülen düzeltme nedenleri, anılan maddede sayılannedenlere uymadığından, düzeltme isteminin reddine”karar vererek dosyayı Kocaeli 1. İdare Mahkemesinegöndermiştir. Kocaeli 1. İdare Mahkemesi: 25.03.2016gün ve E:2016/461 sayılı ara kararla, bozma doğrultusunda;“Davanın maaş nakil belgesinin iptaline ilişkinkısmının TÜRK TELEKOMÜNİKASYON A.Şhusumetiyle incelenmesi gerektiğinden, dava dilekçesinin 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin(c) fıkrası gereğince hasım olarak tespit edilen TÜRKTELEKOMÜNİKASYON A.Ş' ye bu kararımızla birliktetebliğ edilmek suretiyle dava dosyasının tekemmülettirilmesine” karar vermiştir. DavalıTürk Telekom A.Ş. Genel Müdürlüğü vekili20.04.2016 havale tarihli savunma dilekçesiyle görevitirazında bulunmuştur. KOCAELİ 1. İDAREMAHKEMESİ: 20.06.2017 gün ve 2016/461 sayılı görevlilikkararı ile “…2577 sayılı Yasanın 2. maddesinde;"İdari dava türleri, idari işlemler hakkında yetki,şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı açılan iptaldavaları; idari işlem ve eylemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları; kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesiiçin yapılan her türlü idari sözleşmelerdendolayı açılan davalar olarak sayılmış; idariyargının idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunundenetimini yapmakla görevli olduğu kuralabağlanmıştır. İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davalarının; idari dava türlerinden biri olduğu idarehukukunun bilinen ilkelerindendir. İdare, idare hukukualanında kamu gücüne dayalı olarak re-sen ve tek yanlıirade açıklaması sonucu tesis etmiş olduğuişlemlere, hukuk alanında yeni durumlar oluşturmasıylaidari işlem kimliği kazandırmakta ve kural olarak buişlemler özel yasal düzenlemeler dışında, idariyargı denetimine tabi bulunmaktadır. Türk TelekomünikasyonAnonim Şirketi, 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun,18/06/1994 günlü, 21964 sayılı Resmi Gazete'deyayımlanan 4000 sayılı Yasa’yla değiştirilen 1.maddesi uyarınca, Posta İşletmesi GenelMüdürlüğü’nce yürütülentelekomünikasyon hizmetlerinin sermayesinin tamamı kamu kesimine aitolacak bir anonim şirket şeklindeyapılandırılması suretiyle kurulmuş ve 233 ile 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelere tabi bir kamu iktisadikuruluşu statüsü verilmiştir. 29/01/2000 günlü, 23948sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren ve Türk Telekom'unözelleştirilmesi amacıyla yapısının yenidendüzenlenmesine yönelik kurallar getiren 4502 sayılıYasa’nın 1. maddesi ile 406 sayılı Yasa’nın 1.maddesine eklenen dokuzuncu fıkrada, Türk Telekom’un, bu Kanunve özel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirketolduğu, Kamu İktisadi Teşebbüslerinin kuruluş,teşkilât ve faaliyetleri ile ilgili mevzuatın TürkTelekom’a uygulanmayacağı kuralına yer verilmiş;anılan kural, 23/05/2001 günlü, 24410 sayılı ResmiGazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4673sayılı Yasa'nın 1. maddesi ile değiştirilmiş veTürk Telekom’un, bu Kanun ve özel hukuk hükümlerinetabi bir anonim şirket olduğu, bu Kanun hükümlerisaklı kalmak üzere, kamu iktisadi teşebbüsleri dedâhil sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan kamukurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulanan mevzuatınTürk Telekom’a uygulanmayacağı belirtilmiştir.Ayrıca, 4502 sayılı Yasa’nın Geçici 3. maddesiile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233 sayılı KHK'ninekindeki “B-Kamu İktisadi Kuruluşları (KİK)”bölümünde yer alan kuruluşlar listesindençıkarılmıştır. 4502 ve 4673 sayılıYasa’lar ile yapısı yeniden düzenlenen TürkTelekom'da çalışan personelin hukuki statüsü de, 406sayılı Yasaya 4502 sayılı Yasa ile eklenen Ek 22.madde ileyeniden düzenlenmiş ve anılan maddede TürkTelekom’daki kamu payı %50’nin altınadüşünceye kadar, Türk Telekom Yönetim Kurulu üyeliklerineatanacaklarda Devlet memurluğuna atanabilme genel şartlarınasahip olma ve en az dört yıllık yükseköğrenimgörme şartları aranacağı, bunlarındışında kalan personelin iş mevzuatı uyarıncaistihdam edileceği, iş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartların Yönetim Kurulutarafından tayin olunacağı kurallarına yer verilmiş,ayrıca, aynı Yasanın Geçici 4. maddesinde, 4502sayılı Yasanın yürürlüğe girdiğitarihte Türk Telekom’da 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak kadrolu veya sözleşmelipersonel statüsünde çalışmakta olanlardanisteyenlerin iş mevzuatına tabi personel statüsünegeçirileceği, iş mevzuatına tâbi personelstatüsüne geçmek istemeyenlerin mevcut statü, sosyal veözlük haklarıyla istihdamlarına devam olunacağıkurala bağlanarak, iş mevzuatına geçmek istemeyenlerinmevcut statü, sosyal ve özlük hakları korunmuştur. 4502 sayılıYasa'nın Resmi Gazete'de yayımlandığı 29/01/2000gününden, özelleştirme sürecinintamamlanmasının ardından hisse satışsözleşmesinin imzalandığı 14/11/2005 tarihine kadargeçen bu dönemde, sermayesinin yüzde ellisinden fazlasıkamuya ait olan Türk Telekom'un bir kamu kuruluşu olduğu vepersoneliyle arasında doğan uyuşmazlıklara idariyargıda bakılacağı Danıştay kararlarındakabul edilmiştir. (Örneğin Danıştay İdari DavaDaireleri Kurulunun 17/06/2010 günlü, E:2010/329,K:2010/1310sayılı kararı.) Hisselerin fiilendevredildiği ve Telekomünikasyon Kurumu ile Türk Telekomarasında imzalanan “Telekomünikasyon HizmetlerininYürütülmesine İlişkin İmtiyazSözleşmesi”nin imzalandığı 14/11/2005 tarihindensonra ise, hisselerinin yüzde elliden fazlası özel hukuktüzel kişisine geçen Türk Telekom kamu kuruluşuniteliğini kaybetmiştir. Belirtilen tarihten sonra, kuralolarak Türk Telekom personelinin kamu personeli ve işlemlerinin idariişlem sayılamayacağı, bir özel hukuk tüzelkişisi olan Türk Telekom'a karşı idari yargıda davaaçılamayacağı açıktır. Ancak, 406 sayılıYasa'nın Ek 29. maddesinin, 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında,özelleştirme tarihi itibarıyla Türk Telekom'daçalışmakta olan personelin haklarının korunmasıamacıyla, hukuki statülerini ve kamu kurumlarına nakilolanaklarım belirleyen bazı özel düzenlemelere yerverilmiştir. Buna göre, Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamupayının yüzde ellinin altına düşmesi durumunda;Türk Telekom’da, Ek 22. maddenin (a) bendinin bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleriuyarınca belirlenen aslî ve sürekli görevlerdeçalışmakta olanlar ile 22/01/1990 tarihli ve 399 sayılıKanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarak kadrolu veyasözleşmeli personel statüsünde çalışanlarve kapsam dışı personel, kamu görevlerinden yüz seksengün aylıksız izinli sayılacaktır. Aynı maddeyegöre, bu personel belirtilen süre içinde Türk Telekom'daçalışmaya devam edecek, malî ve özlükhakları Türk Telekom tarafından karşılanacak,belirtilen süre içinde nakle tâbi personelden TürkTelekom tarafından hizmetine ihtiyaç duyulmayanlar tespitedildikleri tarihten, kendi isteği ile nakil talep edenler ise taleptarihinden itibaren en geç doksan gün içinde nakiliçin Türk Telekom tarafından Devlet PersonelBaşkanlığına bildirileceklerdir. Aynıfıkranın, 5457 sayılı Yasayla değiştirilencümlesinde ise, maddede sayılanlardan aylıksız izninbitiminden sonra T. Telekom'un tabi bulunduğu mevzuata ve bu fıkrayaistinaden akdedilen sözleşmeye göre çalışmayadevanı edenlerden hisse devir tarihinden itibaren en geç beşyıl içinde iş sözleşmesi herhangi bir nedenle sonaerenlerin, bu madde hükümlerine göre işlem yapılmaküzere, sözleşmenin sona erdiği yılın 15 Ocaktarihindeki 3. fıkraya göre hesaplanan ücretleriyle DevletPersonel Başkanlığı'na bildirilecekleri, Türk TelekomYönetim Kurulu'nca 15/04/2004 tarihi itibarıyla bu unvana görebelirlenmiş olan ücret ve diğer mali haklarına, bu tarihtenDevlet Personel Başkanlığı'na bildirildikleri tarihtekikadro ve pozisyonlarına ilişkin olarak bildirim tarihine kadargeçen süre içinde kamu görevlilerine yapılacakartış, oran ve/veya miktarları uygulanmak suretiyle bulunacaktutarın dikkate alınacağı hükmebağlanmıştır. Aktarılan yasaldüzenleme ile T. Telekom A.Ş.'nin özelleştirilmesisonucunda, işlevsel görevlerde bulunan ve ikamesi kısasürede imkânsız personelin isteklerine bağlı olarakmakul bir süre kamu görevlerinden aylıksız izinlisayılmasına ve aylıksız izin süresinin bitimindenitibaren beş yıl süre ile nakil hakları korunarak özelhukuk tüzel kişisinde çalışmalarına olanaksağlandığı anlaşılmaktadır. Buna göre,söz konusu personelin, aylıksız izinli olarak geçensürede kamu personeli statülerinin devam ettiği, izinsüresinin bitiminden itibaren beş yıl süreyle de kamupersoneli statüsüne nakil haklarının korunduğuanlaşılmaktadır. Diğer yandan, İmtiyazSözleşmesi ile bir kamu hizmetini yürütmekhakkını elde eden davalı şirkete devir sonrasındayetişmiş personel yetersizliği nedeniyle doğabilecek aksaklıklarınönüne geçilebilmesi için, 406 sayılı Yasahükümleri ile tanınan ayrıcalıkların sonucuolarak da, bünyesinde belli süre ile çalışmaya devameden söz konusu personelin kamu kuramlarına naklenatanmasının sağlanması amacıyla kimi görevleryüklenmiştir. Bu görevler kapsamında,406 sayılı Yasa hükümleri uyarınca davalışirket tarafından, hak sahibi personelinin devlet personelbaşkanlığına bildirilmesi, bildirim ile beraber personelin nakledileceğikamu kurumunda yararlanacağı parasal haklara esas olmak üzerememur maaş nakil ilmühaberi düzenlenmesi, personelinilişiğinin kesilmesi gibi işlemler bulunmaktadır. Sayılan işlemler, idarehukuku alanında hukuki sonuçlar doğurmakta ve ilgilipersonelin nakledilecekleri kurumdaki statülerini, özlük ve parasalhaklarını belirlemekte esas alınmaktadır. Belirtilen nitelikleriyle,söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkında ve idare hukukualanında tesis edilmiş birer idari işlem niteliğindeoldukları anlaşılmaktadır. Söz konusu işlemler,içerikleri itibarıyla idari işlem niteliğinde olmaklaberaber, bir özel hukuk tüzel kişisi olan davalışirketçe tesis edilmiş olmaları nedeniyle idari yargıdenetimine tabi olup olmayacağı da ayrıcadeğerlendirilmelidir. Davalı şirketin,Telekomünikasyon Kurumu ile Türk Telekom arasında imzalanan“Telekomünikasyon Hizmetlerinin Yürütülmesineİlişkin İmtiyaz Sözleşmesi” ile belli bir kamuhizmetini yürütmek görev ve yetkisi iledonatıldığı, bu görev ve yetkiler dâhilindebazı kamusal ayrıcalıkları veyükümlülükleri bulunduğu yukarıdabelirtilmiştir. Belirtilen statüsü veözel yasa hükümleri gereğince bazı kamusalayrıcalıklara ve yükümlülüklere sahip olmasınedeniyle davalı şirketin, herhangi bir özel hukuk tüzelkişisinden farklı bir hukuki statü içinde bulunduğuanlaşılmaktadır. Benzer durumdaki özel hukuktüzel kişileri ile ilgili olarak Danıştay tarafındanverilen kararlarda, kamusal ayrıcalıklarla donatılan veya kamukesimi ile diğer özel hukuk tüzel kişilerinden farklıbir ilişkisi bulunan tüzel kişilerin bazıişlemlerinin, nitelikleri esas alınmak suretiyle idari işlemolarak kabul edildiği ve idari yargıda dava konusu edilmesininolanaklı olduğunun belirtildiği görülmektedir.Örneğin, Danıştay Onuncu Dairesinin 21/05/1996günlü, E: 1995/4326, K: 1996/2769 sayılı kararıyla.Ankara Büyükşehir Belediyesi ile Atatürk OrmanÇiftliği tarafından kurulan adi ortaklıkniteliğindeki Şehirlerarası Terminal İşletmesinin,kamu kaynaklarından yapılan harcamalarla kamu hizmeti görmeküzere kurulması ve personelinin kamu personeli olması dikkatealınarak tesis ettiği işlemler, idari işlemsayılmıştır. Danıştay Onbirinci Dairesinin,25/01/2011 günlü, E:2010/5904, K:2011/570 sayılıkararıyla da, TÜPRAŞ'ın özelleştirilmesindensonra, kamu kurumlarına nakil hakkı bulunan personele kıdemtazminatı ödememesi yolunda tesis ettiği işlemler,nakledilen personelin kamu personeli olması ve anılan şirketenakil süreci ile ilgili olarak bazı görevler yüklenmesinedeniyle, idari işlem kabul edilerek idari yargı denetimine tabiolduğu sonucuna varılmıştır. Uyuşmazlık Mahkemesinin13/02/1995 günlü, E: 1995/2, K: 1995/1 sayılıkararında da, Dernekler Kanununa tabi bir özel hukuk tüzelkişisi niteliğinde olan Türkiye Jokey Kulübübünyesinde yer alan Komiserler Kurulunun işlemleri,müşterek bahis tertip etme yetkisine sahip olması ve kurulüyeleri arasında idarenin temsilcilerinin de yer almasıgözetilerek idari işlem sayılmıştır. Bu durumda; imtiyazsözleşmesi ile bir kamu hizmetini yürütmekle görevlive yetkili kılınması nedeniyle, diğer özel hukuktüzel kişilerinden farklı olarak kimi kamusalayrıcalıklara ve yükümlülüklere tabi olan, 406sayılı Yasa hükümleri ile kamu kurumlarına nakilhakkı bulunan personeli ile ilgili olarak bazı kamusal görevleryüklenen davalı şirketin, belirtilen görevlerikapsamında tesis ettiği işlemlerin idari işlemniteliğinde olduğu ve bu işlemlerden kaynaklananuyuşmazlıkların idari yargının görevindebulunduğu sonucuna varılmaktadır…” şeklindekigerekçe ile davalı şirketin görev itirazının reddinekarar vermiştir. Davalı vekili tarafından, süresiiçinde verilen dilekçe ile olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılması istemiylebaşvuruda bulunulması üzerine dilekçe, dava dosyasıile birlikte Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı’na gönderilmiştir. YARGITAY CUMHURİYETBAŞSAVCISI; “(…)Bilindiği gibi, telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31/12/2003 tarihine kadar"tekel" olarak yürütmekle görevli kılınan veçoğunluk hisseleri kamuya ait bulunan Türk Telekom'un, tekelkapsamında kamu hizmeti yürüten, ancak kuruluşyasasındaki son düzenlemeler ile kendine özgü statüyesahip olan ve sermayesindeki kamu payı %50'nin altına düşünceyekadar kamu kuruluşu niteliğini taşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır. Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.'dekitamamı Hâzineye ait bulunan hisselerden %55'i, Bakanlar Kurulu'nun25/07/2005 tarih ve 2005/9146 sayılı "TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Türk Telekom)'nin %55oranındaki Hissesinin Blok Olarak Satışınaİlişkin Nihai Devir İşlemlerine Dair KararınYürürlüğe Konulması Hakkında Karar"ıuyarınca, 14/11/2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesiile Oger Telekomünikasyon A.Ş.'ne satılmıştır. Anayasa'nın 128. maddesinde,"Devletin, kamu İktisadî teşebbüsleri ve diğerkamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göreyürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetleriningerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar vediğer kamu görevlileri eliyle görülür"hükmü yer almaktadır. 406 sayılıYasa'nın Ek 29. maddesinin 03.07.2005 tarih ve 5398 sayılıKanunla değişik birinci fıkrasında, "Türk Telekomhisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellinin altınadüşmesi durumunda; Türk Telekom’da ek 22 nci maddenin (a)bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22/01/1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadrolu veyasözleşmeli personel statüsünde çalışanlarve kapsam dışı personel, kamu görevlerinden yüzseksengün aylıksız izinli sayılır. Bu personel belirtilensüre içinde Türk Telekom’da çalışmayadevam eder ve hisse devir tarihinden nakli için Devlet PersonelBaşkanlığına bildirildikleri tarihe kadarki aylıkücret, harcırah, sağlık giderleri, cenaze giderleri veölüm yardımı ile diğer mali ve özlükhakları Türk Telekom tarafındankarşılanır..." hükmü yer almaktadır. Olayda, davalının hissedevir (14.11.2005) tarihinde çalışmakta iken 406sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın22. maddesine göre adı Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilen ve sonrasında kamu kurumuemrine atanan davacı tarafından; iş akdininözelleştirilme nedeniyle feshedilmiş olmasından dolayıhak etmiş olduğu kıdem tazminatının ödenmesiistemiyle dava açılmıştır. Öte yandan, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun"İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı" başlıklı 2. maddesinindeğişik (1) numaralı bendinde: "a) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ilehukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları, b) İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel haklan doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları, c) Tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkindavalar." idari dava türleri olarak sayılmış olup;kural olarak, idari yargıda ancak Devlete ve kamu tüzelkişilerine karşı açılan davalara bakılabilir. Dolayısıyla,davanın açıldığı tarihte davalılardanTürk Telekom A.Ş.' nin özel hukuk tüzel kişisiolması karşısında, ortada idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz edilemeyeceğinden, daha önce davalı şirkettegörev yapmış olan davacı ile özelleştirilenkuruluş arasındaki uyuşmazlık konusu davanın,Türk Telekom A.Ş. yönünden özel hukukhükümlerine göre görüm veçözümünde, adli yargı yerinin görevliolduğu düşünülmektedir…” şeklindekigerekçe ile 2247 sayılı Kanunun 10 ve 13. maddelerigereğince, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına, dosyanın UyuşmazlıkMahkemesi Başkanlığına gönderilmesine kararvermiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının17.1.2018 tarih ve YY-201766593 sayılı yazısı üzerineMahkememizde 23.1.2018 tarihinde kayda girmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Suna TÜRE, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nınkatılımlarıyla yapılan 26.2.2018 günlütoplantısında: I-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; davalılardan TürkTelekomünikasyon A.Ş.’ nin vekilinin anılan Yasanın10/2 maddesinde öngörülen yönteme uygun olarakyaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1.maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunmasıüzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nca, anılanşirket yönünden 10. maddede öngörülenbiçimde olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır.Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından,görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hâkim Engin SELİMOĞLU’nun, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, Gümüşhaneİl Telekom Müdürlüğünde görev yaparken 4046sayılı Yasa'nın 22. maddesine göre Kocaeli MüzeMüdürlüğü bekçi kadrosuna atanan davacıtarafından 5743 sayılı Kanun uyarınca ek ödemelerdenyararlanma talebinin reddine ilişkin işlemin ve maaş nakililmühaberinin iptaline karar verilmesi istemiyleaçılmıştır. 1953 tarih ve 6145 sayılı Yasa ile TürkiyeCumhuriyeti Posta, Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924tarih ve 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994tarih ve 4000 sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesiile posta ve telgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nce(P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise, “Türk TelekomünikasyonAnonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmıştır. 27.01.2000 tarih ve 4502 sayılıYasa’nın 1. maddesi ile 406 sayılı Yasa’nın 1.maddesine eklenen dokuzuncu fıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun veözel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamuİktisadi Teşebbüslerinin kuruluş, teşkilât vefaaliyetleri ile ilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece,Türkiye Büyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisadi teşebbüsleride dâhil, sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olankamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulanan mevzuatTürk Telekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısındanfazlası kamuda kaldığı sürece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır.16.7.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamudüzeniyle sıkıyönetim ve seferberlik hallerinde telekomünikasyonhizmetlerinin yürütülmesine ilişkin özelkanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekom’da ek 22 ncimaddenin (a) bendinin bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri uyarınca belirlenen aslî vesürekli görevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbiolarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir. Öte yandan; 406sayılı Yasa’nın 4502 sayılı Yasa iledeğişik 2. maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birincicümlesinde, “Türk Telekom; telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanunve görev sözleşmesi çerçevesinde tekel olarakyürütür” denildikten sonra, anılan (c) bendininbirinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenenüçüncü cümlede, “Ancak, TürkTelekom’daki kamu payı %50’nin altınadüştüğünde, Türk Telekom’un tüm tekelhakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmışolur” denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nınGeçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)” bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır. Bu düzenlemeler birliktedeğerlendirildiğinde, telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva edentelefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarakyürütmekle görevli kılınan ve çoğunlukhisseleri kamuya ait bulunan Türk Telekom’un, tekel kapsamındakamu hizmeti yürüten, ancak kuruluş yasasındaki sondüzenlemeler ile kendine özgü statüye sahip olan vesermayesindeki kamu payı %50’nin altınadüşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğu tartışmasızdır. Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, BakanlarKurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi (TürkTelekom)’nin % 55 Oranındaki Hissesinin Blok OlarakSatışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerineDair Kararın Yürürlüğe Konulması HakkındaKarar”ı uyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse SatışSözleşmesi ile (6.550.000.000 USD bedelle) Oger TelekomünikasyonA.Ş.’ne satılmıştır. Bu sürece paralel olarakTürk Telekom personelinin durumu incelendiğinde: Türk Telekom A.Ş. 4502sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve 23948 sayılıResmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğegirdiği dikkate alındığında, 29.1.2000 tarihiitibariyle 233 sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan 4502 sayılıYasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılı Yasa’ya eklenenEk 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelin statüsü:Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekligörevler telekomünikasyon alanında sekiz yıl tecrübeyesahip ve en az dört yıllık yükseköğrenimgörmüş bir genel müdür ile kadro, unvan, derece vesayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenenkadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bupersonel hakkında bu Kanunda öngörülen hükümlersaklı kalmak üzere 399 sayılı Kanun HükmündeKararname hükümleri uygulanır. Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmüne yer verilmiş; bu benthükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılandeğişiklikler sonucunda; “a) Personelin statüsü: (Ekibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekom’daki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar, Türk TelekomYönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğunaatanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dörtyıllık yükseköğrenim görme şartlarıaranır. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle:16.6.2004-5189/12 md.) Bunların dışında kalan personeliş mevzuatı uyarınca istihdam edilir. İş mevzuatınagöre istihdam edilenlere ilişkin kayıt ve şartlarYönetim Kurulu tarafından tayin olunur” hükmünüalmış; aynı maddenin (b) bendinin ikinci paragrafında daiş mevzuatına tabi olan Türk Telekomçalışanlarının aylık ücretlerininkendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespitolunacağı kurala bağlanmıştır. 406 sayılıYasa’nın anılan Ek 22. maddesi uyarınca, Türk TelekomA.Ş. Genel Müdürlüğü’ne ait asli vesürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010 (Mükerrer) sayılıR.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve 2000/331 sayılı BakanlarKurulu Kararı ekinde yer alan listede: merkez teşkilatıiçin 100 ve taşra teşkilatı için 100 (6 BölgeMüdürü, 12 Bölge Müdür Yardımcısıve 82 İl Telekom Müdürü) kadro ihdas edilmiş; öteyandan, aynı Yasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarakhazırlanan “Türk Telekomünikasyon A.Ş. KapsamDışı Personel Yönetmeliği” adıaltındaki düzenleme, Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407sayılı kararıyla kabul edilmek suretiyleyürürlüğe konulmuştur. Kanunla, Kurumda görev yapanpersonelden asli ve sürekli görev yapacak olanları kadro unvanıitibariyle belirlemek konusunda Bakanlar Kurulu'na yetki verildiğiaçıktır. Bu yetki 4502 sayılı Kanun’unyürürlüğe girdiği 29.1.2000 tarihi ile 5189sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği2.7.2004 tarihleri arasında geçerli olmuştur. Anayasa’nın 128. maddesinde,“Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamutüzelkişilerinin genel idare esaslarına göreyürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetleriningerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar vediğer kamu görevlileri eliyle görülür”denilmiştir. 406 sayılıYasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılıKanun’la değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekom’da ek 22 ncimaddenin (a) bendinin bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri uyarınca belirlenen asli vesürekli görevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabiolarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde Türk Telekom’daçalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, Yasa koyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ile kapsam dışı personel, kamupersoneli sayılmıştır. Olayda, davalının hisse devir (14.11.2005)tarihinde bu kuruluşta çalışmakta iken 406sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılıYasa'nın 22. maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen ve sonrasında kamu kurumu emrine atanan davacıtarafından; maaş nakil ilmühaberinin ve ek ödemedenyararlanma talebinin reddi istemiyle 22.06.2011 tarihinde davaaçıldığı; idare mahkemesince husumet mevkiinealınan davalılardan Türk Telekomünikasyon A.Ş.yönünden olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, b) İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c) (Değişik:18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Buna göre, iptali istenilenişlemin tesis edildiği ve dava açıldığıtarihte davalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliğitaşımayan Türk Telekomünikasyon A.Ş.' nin olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamında,anılan kurum yönünden açılmış bir idaridava bulunduğundan söz etmek olanaksız olduğundan; uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen nedenlerle, YargıtayCumhuriyet Başsavcısı’nın başvurusununkabulü ile Kocaeli 1. İdare Mahkemesince verilen 20.06.2017 günve E:2016/461 sayılı görevlilik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O NU Ç : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı’nın BAŞVURUSUNUN KABULÜ ileKocaeli 1. İdare Mahkemesince verilen 20.06.2017 gün ve E:2016/461sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 26.02.2018 gününde OY BİRLİĞİ İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Mehmet AKSU Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Suna TÜRE Üye Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy