T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018 / 71
KARAR NO : 2018 / 116
KARAR TR : 26.02.2018
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan maddi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı : F.A.
Vekili : Av. A.D.
Davalı : Karayolları GenelMüdürlüğü
Vekili : Av. S.Ç.Ö.
O L A Y :Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davacınınsahibi olduğu 06 AP.... plakalı aracı ile 08/10/2014 tarihindeBatman İli - Kozluk İlçesi istikametinde seyir halinde iken,Yağmurlu Köyü mevkiinde meydana gelen maddî hasarlıtrafik kazasının, yol çalışması yapılanbölgede uyarıcı işaret ve ikaz cihazlarınınbulunmamasından kaynaklandığından bahisle oluşanzarardan 1.000,00 TL sinin, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakkaydıyla 17/11/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziylebirlikte tahsilini talep ve dava ederek, idari yargı yerinde davaaçmıştır.
BATMANİDARE MAHKEMESİ:24.03.2015 gün ve E:2015/489, K:2015/838sayı ile “22918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun"Görevli ve Yetkili Mahkeme" başlıklı 110.maddesinin 1. fıkrasında; "İşleteni veya sahibi Devletve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyetverdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır." hükmüne yerverilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; davacı tarafından, sahibi olduğu 06 AP.... plakalıaracı ile 08/10/2014 tarihinde Batman İli - Kozluk İlçesiistikametinde seyir halinde iken, Yağmurlu Köyü mevkiindemeydana gelen maddî hasarlı trafik kazasının, yolçalışması yapılan bölgede uyarıcıişaret ve ikaz cihazlarının bulunmamasındankaynaklandığından bahisle zararın; davalı idareninhizmet kusurundan dolayı meydana geldiği ileri sürülerek,oluşan 1.000,00 tutarındaki zararın 17/11/2014 tarihindenitibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiylebakılmakta olan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Yukarıdaanılan mevzuat hükümleri uyarınca, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunundan doğan sorumluluk davalarınınadlî yargıda görüleceği açık olup,uyuşmazlığın çözümündeöncelikle, davanın İdarî yargıda (Mahkememizde)görülüp görülemeyeceğinin tespiti gerekmektedir.
Bunagöre, davacının uğradığı belirtilenzararın, 2918 sayılı Kanundan doğan bir sorumluluktankaynaklanıp kaynaklanmadığının ortaya konulmasıgerekmektedir.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Amaç"başlıklı 1. maddesinde; bu Kanunun amacının, karayollarında,can ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninisağlamak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri belirlemek olduğuna yer verildikten sonra, 7.maddesinde, Karayolları Genel Müdürlüğü'nüngörev ve yetkilerine yer verilmiş, anılan maddede,"Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu Karayollarına”ilişkin hükümlere yer verilmiştir.
KarayollarıGenel Müdürlüğü'nün, Devlet ve ilyollarının yapım ve bakımından sorumluolduğundan, 2918 sayılı Kanun'un 7. maddesinin (a) bendiuyarınca, karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparakönlemleri almak ve aldırmakla, (g) bendi uyarınca da, yapımve bakımından sorumlu olduğu karayollarında trafikgüvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri, aydınlatma,yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleri yapmak,yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlanan projeleritetkik ve uygun olanları tasdik etmekle görevli olduğuhüküm altına alındığından; tek taraflıyaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasında, yol çalışmasıyapılan bölgede tek gidiş ve tek dönüşeaktarılan yolun hiçbir işaretleme yapılmadan tekrarbölünmüş yola aktarıldığı vekazanın oluş saatinde gidiş istikametine göresürücüleri yolun tek taraflı çift gidişgelişli şeritten bölünmüş yol olarak sağ yöneaktarıldığını gösteren herhangi biruyarıcı işaretleme ve ikaz cihazınınbulunmadığı belirtilerek bakılan davanınaçılması nedeniyle, uğranıldığıbelirtilen zararın, anılan Kanun'dan doğan sorumluluktankaynaklandığı sonuç ve kanaatine varılmaktadır.
Bu durumda;davacının sahibi olduğu 06 AP.... plakalı aracı ile,08/10/2014 tarihinde Batman ili - Kozluk ilçesi istikametinde seyirhalinde iken, Yağmurlu Köyü mevkiinde meydana gelen maddîhasarlı trafik kazası sonucunda doğan zararın, Devlet ve ilyollarının yapım ve bakımından sorumlu olandavalı idarenin, söz konusu eyleminin 2918 sayılı Kanun'un7. maddesinde belirtilen sorumluluğundan kaynaklanması nedeniyle,meydana geldiği ileri sürülen zararın tazmini istemiyleaçılan davanın, adlî yargı yerlerinin görevalanında bulunduğundan görev yönünden reddigerekmektedir” görüşüyle davanın 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a maddesihükmü uyarınca görev yönünden reddine kararvermiş, taraflarca yasa yoluna başvurulmadığından03/05/2015 tarihinde karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı taleple adli yargı yerindedava açmıştır.
BATMAN 3.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 01.11.2017 gün ve E:2015/250, K:2017/488sayı ile “Eldeki davanın 08.10.2014 tarihinde meydana gelen tektaraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasınedeniyle araçta meydana gelen hasarın tazmini istemineyönelik olduğu; tazminat sorumluluğunun davalıKarayollarının herhangi bir işaretleme yapılmadan tek gidişve tek geliş yoldan tekrar bölünmüş yolaaktarılma kusuruna dayandırıldığı; sözkonusu kusurun idarenin hizmet kusuru mahiyetinde olduğu ve idariyargıda açılacak bir tam yargı davasında ilerisürülebileceği ve Mahkememizin görevsiz bulunduğu;yerleşik Yargıtay uygulamasının da bu yöndeolduğu;
Ancak somutolayda davacı tarafça Batman İdare Mahkemesinde tam yargıdavası açıldığı; Batman İdare Mahkemesince24.03.2015 tarih ve 2015/489 Esas - 2015/838 Karar sayılıkararıyla adli yargının görevli olduğundan bahislegörevsizlik kararı verildiği; bu bağlamda farklı ikiyargı koluna yönelik olarak görevsizlik kararıverildiği anlaşılmakla işbu kararın kesinleşmesihalinde dosyanın görevli yargı kolunun tespiti amacıylaUyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermekgerektiği” gerekçesiyle HMK.md 114/1-b ve 115/2 uyarıncadavanın Usulden Reddine, işbu dosyanın kesinleşmesi halindedaha öncesinde Batman İdare Mahkemesinin adli yargınıngörevli bulunmasından bahisle verdiği görevsizlikkararının da kesinleştiği anlaşılmakla,görev uyuşmazlığının giderilmesi hususundadosyanın resen Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine kararvermiş, karar taraflarca istinaf edilmeyerek 26/12/2017 tarihindekesinleşmiştir.
Batman 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 15/01/2018 tarih ve 2015/250 esassayılı üst yazısı ile görevuyuşmazlığının giderilmesi için Mahkememizebaşvurmuş, Mahkememizde 29.01.2018 tarihinde kayda girmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Suna TÜRE, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay TuncayVARLI’nın katılımlarıyla yapılan 26.02.2018günlü toplantısında:
I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesindeki“Adli, idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendine gelenbir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargımercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciinbelirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur veelindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler.” hükmüne göre, adliyargı yeri, davaya bakma görevinin daha önce görevsizlikkararı veren idari yargı yerine ait olduğunu belirtengerekçeli bir karar ile doğrudan UyuşmazlıkMahkemesi’ne başvurma olanağına sahiptir. Şu kadarki, başvuru kararının, görev konusunda UyuşmazlıkMahkemesi’nce karar verilmesine değin işin incelenmesininertelenmesi hususunu da ihtiva etmesi gerekir.
Yasa koyucu, 14. maddeye göre hukuk alanında olumsuzgörev uyuşmazlığı doğması halinde her ikiyargı merciince işten el çekilmiş olduğundanbaşvurma iradesini davanın taraflarına bırakmışiken, bu yönteme nazaran daha kısa zamanda çözümeulaşılmasını amaçladığı 19. madde iledaha önce görevsizlik kararı veren yargı merciinden sonradavayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmedendoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurmaolanağını tanımıştır.
Olayda, adli yargı yerince, öncelikle görevsizlik kararıverilmekle birlikte, bununla yetinilmemiş ve görevli merciinbelirtilmesi için re’sen Uyuşmazlık Mahkemesi’nebaşvurulmasına da karar verilmiştir.
Bu haliyle,her ne kadar 2247 sayılı Yasa’da öngörülenyönteme uymamakta ise de, davanın taraflarınca başvurudabulunulmadığı gözetilerek, Asliye Hukuk Mahkemesi’ncere’sen yapılan başvurunun 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesi kapsamında olduğununkabulü ile Uyuşmazlık Mahkemesi’nin önünegelmiş bulunan görev uyuşmazlığınınçözüme kavuşturulması, gerek dava ekonomisinegerekse Uyuşmazlık Mahkemesi’nin kuruluş amacınauygun olacaktır. Sonuçta usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleriarasında doğan görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,davalı Karayollarının sorumluluk sahasında kalan yoldameydana gelen trafik kazası nedeniyle oluştuğu önesürülen maddi zararın tahsili istemiyleaçılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş, aynı Kanunun, “KarayollarıGenel Müdürlüğünün görev ve yetkileri”başlıklı 7. maddesinde; “ Karayolları Genel Müdürlüğününbu Kanunla ilgili görev ve yetkileri şunlardır:
a) Yapımve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b) Tümkarayollarındaki işaretleme standartlarını tespit etmek,yayınlamak ve kontrol etmek,
d) Trafik vearaç tekniğine ait görüş bildirmek, karayolugüvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e) Yapımve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f) Trafikkazalarının oluş nedenlerine göre verileri hazırlamakve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirleri almak veyaaldırmak,
g) Yapımve bakımından sorumlu olduğu karayollarında trafikgüvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri, aydınlatma,yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleri yapmak,yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlanan projeleritetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h) Yetkilibirimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kaza analizisonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ile işaretlemeyedayalı kaza sebepleri göz önünde bulundurularakönerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafik zabıtasınıngörev ve yetkileri saklı kalmak üzere Bu Kanunun13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddeleri hükümlerine aykırıhareket edenler hakkında suç veya ceza tutanağıdüzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen kuralihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanakla belirlemek ve gerekliişlemin yapılması için en yakın trafikkuruluşuna teslim etmek,
k) Bu Kanunlave bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleriyapmaktır.” hükmüne yer verilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Geçici 21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesinin hızlandırıldığı,bu suretle kısa sürede sonuç alınmasınınolanaklı kılındığı ve bunun söz konusudavaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilendüzenlemenin kamu yararına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılıKanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araçtrafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özel hukuk alanınagirdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdaretarafından kamu gücünden kaynaklanan bir yetkininkullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynıkarayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden, bunedenle aynı tür risk üreten araçlar arasındaözel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren birneden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kuralAnayasa’nın 2, 125 ve 155. maddelerine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any. Mah.nin26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G.27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Batman 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.11.2017 gün veE:2015/250, K:2017/488 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Batman 3. AsliyeHukuk Mahkemesinin 01.11.2017 gün ve E:2015/250, K:2017/488sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 26.02.2018gününde Üye Turgay Tuncay VARLI’nın KARŞI OYU veOY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Suna
TÜRE
Üye
Turgay Tuncay
VARLI
KARŞIOY
03.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580K:2015/592 sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 26.02.2018
ÜYE
Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy