T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018 / 72
KARAR NO : 2018 / 118
KARAR TR : 26.02.2018
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan maddi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R Davacı : M.U. Vekili : Av. M.K. Davalı :Karayolları Genel Müdürlüğü Vekili : Av. B.G. O L A Y : Davacıvekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 07/07/2008tarihinde yolcu olarak bulunduğu 06 BD.... plakalı aracın kazayapması sonucu yaralandığını ve sakatkaldığını, kazanın oluşumunda müvekkilinaraçta yolcu olduğu için herhangi bir dahli ve kusurununsöz konusu olmadığım, Adli Tıp Kurumu'ndan almanraporda araç sürücüsünün %50 oranındakusurlu olduğunu, davalının bakımınıüstlendiği karayolunda bulunan "kaplama içerisindekilastik parçasının" %50 oranında kazaya sebebiyetverdiğini, müvekkilinin kaza sonrası yıllarca tedavigördüğünü, olay sonrasında müvekkilininçektiği acılara karşılık davalıdan50.000,00 TL manevi tazminat istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır. NİZİP 1. ASLİYE HUKUKMAHKEMESİ:03.03.2017 gün ve E:2016/625 K:2017/169 sayılıkararı ile “Dava, trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminatistemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde,davalının bakımını üstlendiği yoldaki lastikparçasının kazanın oluşumuna sebebiyetverdiğini ileri sürerek davalının müvekkilininuğradığı zarardan sorumlu olduğunu ilerisürmektedir. Meydana gelen kazada davalıya yüklenen kusur, yolbakımını gereği gibi yapmamasından yani davalıidarenin yapmakla yükümlü olduğu kamu hizmetini gereğigibi yerine getirmemesinden, diğer bir ifadeyle hizmet kusurundankaynaklanmaktadır. Karayolları GenelMüdürlüğü, kamu hizmeti sırasındaverdiği zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabiolmayıp, hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar yönündenaçılan davaların İdari Yargılama UsulüHakkındaki Kanun'un 2. maddesi hükmü uyarınca, idare aleyhineidari yargı yerinde tam yargı davası olarakaçılması gerekmektedir. Bu çerçevededavalının hizmet kusuruna dayalı olarak açılanhuzurdaki davanın idari yargıda görülmesigerekmektedir” gerekçesiyle HMK' nın 114/1 b maddesiuyarınca dava şartı olması karşısındadavanın HMK' nın 115/2 maddesi uyarınca Usulden Reddine kararvermiş, aleyhine yasa yoluna başvurulmayan kararın 17/05/2017tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacı vekili bu kez aynıistemle idari yargı yerinde dava açmıştır. MARDİN 2. İDAREMAHKEMESİ: 02.11.2017 gün ve E:2017/3205 sayılı kararıile “2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun'unun 2.maddesinde; Bu Kanunun, "trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları vebunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri" kapsadığıifade edildikten sonra aynı Kanun'un 7. maddesinin (a) ve (b) bentlerindesırasıyla "Yapım ve bakımdan sorumlu olduğukarayollarında can ve mal güvenliği yönünden gerekli düzenlemeve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak" ve"Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarınıtespit etmek, yayınlamak ve kontrol etmek," şeklindedüzenlenen görev ve yetkilerin, Karayolları GenelMüdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev veyetkileri arasında olduğu belirtilmiş, yine aynı Kanun'un19/01/2011 gün ve 27820 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun'un 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde; "İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları,adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğailişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yermahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vukubulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." hükmükurala bağlanmıştır. Dava dosyasının incelenmesinden,Karayolları Genel Müdürlüğünün yolağına tabi olan D-100 karayolu üzerinde Nusaybin-Cizreİlçeleri arasında yer alan bir mevkide araçsürücüsünün yolda bulunan araç lastiğineçarpmamak için yapılan manevra sonucu kazanınoluştuğu, kazaya ilişkin İstanbul Adli Tıp Kurumu'ncadüzenlenen bilirkişi raporunda Karayolları GenelMüdürlüğü'nün %50 oranında, araçsürücüsünün ise %50 oranında kusurlubulunduğu, kaza nedeniyle davacının %35,2 oranında sakatkaldığı iddialarıyla uğranıldığıileri sürülen 50.000,00-TL manevi zararın tazmini istemiyleNizip 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/625 esasına kaydenaçtığı davada adı geçen Mahkemece 03/03/2017gün ve 2017/169 sayılı karar ile idari yargınıngörev alanına girdiği gerekçesiyle verilen"Görevsizlik Kararının" yasal süresiiçerisinde istinaf edilmeyerek 17/05/2017 tarihinde kesinleşmesiüzerine Ankara 15. İdare Mahkemesinde açılan davadaverilen 06/07/2017 tarih ve E: 2017/1585, K:2017/1687 sayılı"Yetki Yönünden Ret" kararı uyarınca Mahkememizegönderilen dava dosyası ile bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır. Dava dilekçesi ve ekleri,yukarıda yer verilen mevzuat hükümleriyle birliktedeğerlendirildiğinde; uyuşmazlığın, 2918sayılı Karayolları Trafik Kanun'unun 7. ve 13. maddeleriyleKarayolları Genel Müdürlüğü'ne verilen görevve sorumlulukların gereği gibi ifa edilip edilmediğinoktasında ortaya çıktığı sabit olup, 2918sayılı Kanun'un 110'uncu maddesinde 6099 sayılı Kanun ileyapılan değişikliğin 19/01/2011 tarihindeyürürlüğe girmesi sonrasında idarelerin bu türkusurlarından kaynaklanan tazminat talepleriyle ilgiliuyuşmazlıkları çözme görevinin Adli Yargımercilerinde olduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim UyuşmazlıkMahkemesi'nin, emsal alınabilecek bir uyuşmazlıkta verdiği11/04/2016 gün ve E:2016/163, K:2016/210 sayılı kararı dabu yöndedir. Bakılan dava, Nizip 1.Asliye HukukMahkemesi'nce verilen 03/03/2017 gün ve E:2016/625, K:2017/169sayılı görevsizlik kararının istinaf edilmeyerek17/05/2017 tarihinde kesinleşmesinden sonra açıldığından,2247 sayılı Kanun’un 19.maddesi uyarınca görevliyargı yerinin belirlenmesi için dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesi zorunluluğu doğmuştur. Açıklanan nedenlerle, 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Nizip1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nde bulunan dava dosyası da temin edilmeksuretiyle Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosyanınincelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesince bu konuda karar verilinceyekadar ertelenmesine” karar vererek 22.01.2018 tarih ve 2017/3205 esassayılı üst yazısı ile görevuyuşmazlığı yönünden Mahkememizebaşvurmuş, Mahkememizde 30.01.2018 tarihinde kayda girmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Suna TÜRE, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nın katılımlarıylayapılan 26.2.2018 günlü toplantısında: I-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, Mahkemece idari yargı dosyasınınekinde adli yargı dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hâkim Engin SELİMOĞLU’nun, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davalı Kurumun sorumluluksahasında kalan karayolunda meydana gelen maddi hasarlı veyaralamalı trafik kazası nedeniyle ve manevi tazminat istemiyleaçılmıştır. 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninisağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş, aynı Kanunun, “Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde; “Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunlailgili görev ve yetkileri şunlardır: a) Yapım ve bakımdan sorumluolduğu karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparakönlemleri almak ve aldırmak, b) Tüm karayollarındakiişaretleme standartlarını tespit etmek, yayınlamak vekontrol etmek, d) Trafik ve araç tekniğineait görüş bildirmek, karayolu güvenliğini ilgilendirenkonulardaki projeleri incelemek ve onaylamak, e) Yapım ve bakımındansorumlu olduğu karayollarında, İçişleriBakanlığının uygun görüşü alınmaksuretiyle, yönetmelikte belirlenen hız sınırlarınınüstünde veya altında hız sınırlarıbelirlemek ve işaretlemek, f) Trafik kazalarınınoluş nedenlerine göre verileri hazırlamak vekarayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirleri almak veyaaldırmak, g) Yapım ve bakımındansorumlu olduğu karayollarında trafik güvenliğiniilgilendiren kavşak, durak yeri, aydınlatma, yol dışıpark yerleri ve benzeri tesisleri yapmak, yaptırmak veya diğerkuruluşlarca hazırlanan projeleri tetkik ve uygun olanlarıtasdik etmek, h) Yetkili birimlerce veya trafikzabıtasınca tespit edilen trafik kaza analizi sonucu, altyapı veyolun fiziki yapısı ile işaretlemeye dayalı kaza sebeplerigöz önünde bulundurularak önerilen gerekli önlemlerialmak veya aldırmak, j) (Değişik: 17/10/1996 -4199/5 md.) Trafik zabıtasının görev ve yetkilerisaklı kalmak üzere Bu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 incimaddeleri hükümlerine aykırı hareket edenler hakkındasuç veya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b),(c) ve (d) bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumubir tutanakla belirlemek ve gerekli işlemin yapılmasıiçin en yakın trafik kuruluşuna teslim etmek, k) Bu Kanunla ve bu Kanuna göreçıkarılmış olan yönetmeliklerle verilendiğer görevleri yapmaktır.” hükmüne yerverilmiştir. Öte yandan 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları,adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Geçici21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir. 2918 sayılı Kanunun 110 uncumaddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.AsliyeHukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şugerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir:“… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimikararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2,125 ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın 158 incimaddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle, AnayasaMahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı,yasa koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adliyargının görevine verebileceğine, dolayısıyla2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun,trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerledavanın görüm ve çözümü adli yargıyerinin görevine girdiğinden, Mardin 2. İdare MahkemesininBaşvurusunun Kabulü ile Nizip 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin03.03.2017 gün ve E:2016/625 K:2017/169 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Mardin 2. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ileNizip 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 03.03.2017 gün ve E:2016/625K:2017/169 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 26.02.2018 gününde ÜyeTurgay Tuncay VARLI’nın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞUİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Mehmet AKSU Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Suna TÜRE Üye Turgay Tuncay VARLI KARŞI OY 03.11.2015 tarih ve 29521sayılı Resmi Gazetede yayımlanan UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580 K:2015/592sayılı kararında belirtilmiş olan düşüncedoğrultusunda sayın çoğunluğungörüşüne katılamıyorum. 26.02.2018 ÜYE Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy