T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2018 / 106 KARAR NO : 2018 / 107 KARAR TR : 26.02.2018 ÖZET: 5411 sayılı Kanunun 111. Maddesi göz önüne alındığında, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu işlemlerine karşı açılan davaların İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : S.B. Vekili : Av.K.O.Ş. Davalı :Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Vekil i : Av.A.A. O L AY : Davacı davadilekçesinde özetle; Kendisi, eşi ve kızı adınaTMSF ye devredilen İmar Bankası mevduat hesaplarında bulunanparanın bilgileri dışında yurtdışı offshore hesaplara aktarıldığı, dolayısıylaparanın TMSF güvencesinde olması gerektiği haldebaşvurularına olumsuz cevap verildiğinden bahisle sözkonusu hesaplarda bulunan paranın 03/07/2003 tarihinden itibarenişleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle adli yargıyerinde dava açmıştır. İstanbul (Anadolu) 7.Asliye Ticaret Mahkemesi: 06/02/2015 gün E:2015/170, K:2015/85 sayıile "HMK 138.maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması ileilgili dava şartı dosya üzerinde incelenmiştir. 28/11/2013 Tarihli resmigazetede yayınlanarak 28/05/2014 tarihinde yürürlüğegiren 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması HakkındakiKanunun 2.maddesinde "Bu kanun, her türlü tüketiciişlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar"düzenlemesine yer verilip, 3. madde de ise tüketici işlemitanımlanmış, mal ve hizmet piyasalarında kamu tüzelkişileri de dâhil olmak üzere ticari veya meslekiamaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareketeden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketicilerarasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekaletbankacılık ve benzeri sözleşmelerde dahil olmak üzereher türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifadelerine yerverilmiştir. Bu düzenlemeler ile bankalar ve tüketicilerarasındaki bankacılık hizmetinden kaynaklanan hertürlü ilişkinin artık tüketicinin korunmasıhakkındaki kanun kapsamına alınmış olduğunuaçıkça göstermektedir. Ayrıca aynı kanunun83.maddesinde de, taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğuişlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, buişlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunungörev ve yetkiye ilişkin hükümlerininuygulanmasını engellemez" denilerek 6502 SayılıKanunun tüketici işlemlerinde mutlak uygulama alanıbulacağı ayrıca vurgulanmıştır. Yasanınyürürlüğü ise geçici 1 .madde dedüzenlenmiştir. 6502 SayılıTüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 73.maddesinde deTüketici Mahkemeleri düzenlenmiş ve Tüketici işlemleriile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecekuyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerigörevlidir denilmiştir. 6502 Sayılı Yasakapsamında taraflar arasındaki ilişki tüketici işlemiolup Tüketici Mahkemeleri görevlidir" gerekçesiyledava şartı yokluğu sebebi ile HMK 115/2.maddesi gereğinceusulden REDDİNE, kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren ikihafta içerisinde taraflardan birinin mahkememize başvurmasıhalinde dosyanın görevli İstanbul Anadolu Tüketici Mahkemesinegönderilmesine karar vermiş, karar temyiz edilmiştir.. Yargıtay 11. HukukDairesi: 16.09.2015 gün ve E:2015/8598, K:2015/9362 sayı iledavalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyleusul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA hükmetmiş, onamakararı doğrultusunda davacı vekili Tüketici Mahkemesinebaşvurmuştur. Davalı vekilininsüresi içinde verdiği cevap dilekçesinde"Davanın idari yargının görev alanındagörülmesi gerektiği, husumetten reddi gerektiği, aksihalde ülke sınırları içinde açılmışbir hesap bulunmadığından haksız davanın esastanreddine karar verilmesini" talep ettiğianlaşılmıştır. İSTANBUL ANADOLU3.TÜKETİCİ MAHKEMESİ:02.03.2017 gün ve E:2016/1194sayılı ara kararıyla, "Dava şartlarınınYargıtay 11.H.D’ nin göreve ilişkin onama ilamıgözetildiğinde bu aşamada tamam olduğu"gerekçesiyle görevlilik kararı vermiştir. Davalı vekilinin idariyargı yararına olumlu görev uyuşmazlığıçıkartılması yolundaki süresi içerisindeverdiği dilekçe üzerine, dava dosyasının örneğiDanıştay Başsavcılığınagönderilmiştir. DANIŞTAYBAŞSAVCISI: "Anayasanın 125. maddesinde, idarenin hertürlü eylem ve işlemine karşı yargı yolununaçık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında daidarenin kendi eylem ve işleminden doğan zararı ödemekleyükümlü olduğu hükme bağlanmış, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1. maddesindeise; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları; idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları ile tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar,idari dava türleri olarak sayılmıştır. 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İptal ve tamyargı davaları" başlıklı 12 maddesinde, "İlgililerhaklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıylaDanıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruyatam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarınıbirlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davasıaçarak bu davanın karara bağlanması üzerine, buhusustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halindeverilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyledoğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresiiçinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde deilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma haklarısaklıdır." hükmü yer almıştır. Görüldüğüüzere, idare hukuku kuralları içinde kamu hizmetininyürütülmesi amacıyla kamu gücü kullanılaraktek yanlı irade beyanıyla tesis edilen idari işlemler, idarieylemler ve idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklarsebebiyle açılan davaların görüm veçözümü İdari Yargının görevalanında bulunmaktadır. Olay ve işlem tarihindeyürürlükte bulunan ve 1 Kasım 2005 tarih ve 25983mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 5411 sayılı BankacılıkKanunu'nun 168/A maddesi ile yürürlükten kaldırılanancak, bu Kanunun Geçici 11. maddesine göre uygulanmasınadevam edilen 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 15/1. maddesinde;bankalardaki tasarruf mevduatının kamu tüzel kişiliğinihaiz "Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu" tarafından sigortaedileceği hükme bağlanmıştır. Bankalara duyulangüveni arttırmak suretiyle tasarrufları korumak, malipiyasalarda güven ve istikrarı sağlamak amacıylabankalardaki mevduatı güvence altına alan Tasarruf MevduatıSigorta Fonu, kanunla kendisine verilen görevleri tek taraflı ve kamugücünü kullanarak yaptığından idari faaliyetalanıyla ilgili uyuşmazlıkların idari yargıda görülüpçözümlenmesi gerekmektedir. Davacınınoff-shore hesabındaki parasının Tasarruf Mevduatı SigortaFonu kapsamında olup olmadığına ilişkinuyuşmazlık idari yargının görevinde olup, davalıTMSF'nin görev itirazının reddi yolundaki İstanbul Anadolu 3.Tüketici Mahkemesi kararının kaldırılmasıgerekmektedir" görüşüyle 2247 sayılı Kanunun10 ve 13. maddeleri gereğince, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına,dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınagönderilmesine karar vermiş, 01.12.2017 tarih ve 2017/107 Esassayılı üst yazısı ile Mahkememizegönderilmiş, 09.02.2018 tarihinde kayda girmiştir. İNCELEME VEGEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Suna TÜRE, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay TuncayVARLI’nın katılımlarıyla yapılan 26.02.2018 günlütoplantısında: I-İLK İNCELEME:Başvuru yazısı ve dava dosyası üzerinde 2247sayılı Yasa'nın 27. maddesi gereğince yapılanincelemeye göre, davalı vekilinin anılan Yasanın 10/2maddesinde öngörülen yönteme uygun olarakyaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1.maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunmasıüzerine Danıştay Başsavcısınca, 10. maddedeöngörülen biçimde, davalı yönünden 10.maddede öngörülen biçimde olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeidari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halilİbrahim ÇİFTÇİ ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, TMSF' ye devredilenİmar Bankası mevduat hesaplarında bulunan davacı veailesine ait paranın bilgileri dışındayurtdışı off shore hesaplara aktarıldığı,dolayısıyla paranın TMSF güvencesinde olmasıgerektiği halde başvurularına olumsuz cevap verildiğindenbahisle söz konusu hesaplarda bulunan paranın 03/07/2003 tarihindenitibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyleaçılmıştır. 5411 sayılıBankacılık Kanununun 12. Kısmında 111-142 maddeleriarasında düzenlenen Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunaİlişkin Hükümlerin 111. Maddesinde: "Bu Kanun veilgili diğer mevzuat ile verilen yetkiler çerçevesindetasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla,mevduatın ve katılım fonlarının sigorta edilmesi, Fonbankalarının yönetilmesi, mali bünyeleriningüçlendirilmesi, yeniden yapılandırılması,devri, birleştirilmesi, satışı, tasfiyesi, Fonalacaklarının takip ve tahsili işlemlerininyürütülmesi ve sonuçlandırılması, Fonvarlık ve kaynaklarının idare edilmesi ve Kanunla verilendiğer görevlerin ifası için kamu tüzelkişiliğini haiz, idarî ve mali özerkliğe sahipTasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kurulmuştur" hükmü yeralmıştır. Dosyanın tetkikinden;Davacının kendisinin ve ailesinin mevduat hesabı bulunduğuİmar Bankasındaki paranın bilgi ve istemleridışında yurtdışı off shore hesaplaraaktarıldığı, Bankanın devredildiği TMSF ninparanın iadesine ilişkin taleplerine olumsuz cevap verdiği,bunun üzerine söz konusu davanınaçıldığı anlaşılmaktadır. İdare hukukukuralları içinde kamu hizmetinin yürütülmesiamacıyla kamu gücü kullanılarak tek yanlı iradebeyanıyla tesis edilen idari işlemler, idari eylemler ve idarisözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar sebebiyle açılandavaların görüm ve çözümü İdariYargının görev alanında bulunmaktadır. Yukarıdaalıntılanan 5411 sayılı Kanunun 111. Maddesinden deanlaşılacağı üzere, Tasarruf Mevduatı SigortaFonunun, olayda kanunla kendisine verilen görev uyarınca tektaraflı ve kamu gücünü kullanarak hareket ettiğigörülmektedir. Açıklanan nedenlerle dava konusuuyuşmazlığın idari yargıda görülüpçözümlenmesi gerekmekte olup, DanıştayBaşsavcısı’nın başvurusunun kabulü ileİstanbul (Anadolu) 3. Tüketici Mahkemesinin, davalıvekilinin görev itirazının reddine ilişkin 02.03.2017gün ve E:2016/1194 sayılı kararınınkaldırılması gerekmiştir. S ON U Ç : Davanın çözümünde İDARİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle DanıştayBaşsavcısı’nın BAŞVURUSUNUN KABULÜ ileİstanbul (Anadolu) 3. Tüketici Mahkemesinin, davalıvekilinin görev itirazının reddine ilişkin 02.03.2017gün ve E:2016/1194 sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 26.02.2018gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Mehmet AKSU Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Suna TÜRE Üye Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy