T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018/33
KARAR NO : 2018/128
KARAR TR: 26.02.2018
ÖZET :Sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K ARAR
Davacı : N.Sigorta A.Ş.
Vekili : Av.F.A. Ö.
Davalı : Beylikdüzü Belediye Başkanlığı
Vekili : Av.H.B.
O L A Y: Davacıvekilidavadilekçesindeözetle;9.11.2011 günü sürücü E. H. sevk ve idaresindeki 34LMC ... plakalı aracı ile Beylükdüzü Erenler Caddesiüzerinde seyir halinde iken havanın alacakaranlık olması,sokak aydınlatması bulunmaması nedeniyle sokak ortasındakirögar kapağının açık bir şekildedışarıya açılmış olması,etrafında uyarıcı bir işaretbulunmadığından, davacının aracının rögarkapağına çarparak aracının alt tarafınınhasara uğradığını, meydana gelen 5.454,00.-TL(+295,00-TL ekspertiz ücreti)'lik hasarı davacı sigortaşirketinin sigortalısına ödediğini, hasar nedeniyleödenen 5.749,00.-TL maddi tazminat giderinin ödeme tarihindenitibaren işlemiş yasal faizi ile birlikte davalıdan rücu'entazmini istemiyle idariyargı yerinde dava açmıştır.
İSTANBUL 5. İDARE MAHKEMESİ: 30.4.2013 günve E:2012/866, K:2013/1064 sayı ile, 2918 sayılı Yasanın110. maddesi uyarınca, Karayolları Trafik Kanunundan doğansorumluluk davalarının adli yargıda görüleceğiöngörülmüş olup, dava konusu tazminata sebep olanhasarın da, karayolunda meydana geldiğianlaşıldığından, bu davanın adli yargıdagörülmesi gerektiği sonucuna varıldığıgerekçesiyle, davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 15/1-a maddesi hükmü uyarınca görevyönünden reddine karar vermiş, bu karara karşı davacıve davalı vekilleri tarafından istinaf isteminde bulunulmuştur.
İstanbul Bölge İdare Mahkemesi: 11.10.2013gün ve E:2013/19142, K:2013/14157 sayı ile, dava dosyasınınincelenmesinden, itiraz konusu idare mahkemesi kararında yasadasayılan bozma nedenlerinin bulunmadığıanlaşıldığından ve itiraz dilekçelerinde ilerisürülen iddialar da söz konusu kararınbozulmasını sağlayacak nitelikte görülmediğindenitirazların reddine, kararın onanmasına karar vermiş, bukarara karşı davalı vekili tarafından karar düzeltmeisteminde bulunulmuştur.
İstanbul Bölge İdare MahkemesiDördüncü Kurul: 12.3.2014 gün ve E:2014/1820,K:2014/4059 sayı ile, Bölge İdare Mahkemesikararlarının düzeltme yolu ile incelenebilmesi, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesindeyazılı sebeplerden birinin varlığı ilemümkündür. Karar düzeltme dilekçesinde ilerisürülen sebepler bunlardan hiçbirineuymadığından yerinde bulunmayan istemin reddine kararvermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istemle adli yargı yerindedava açmıştır.
İstanbul Anadolu 15. Asliye Hukuk Mahkemesi: 2.4.2015gün ve E:2014/415, K:2015/94 sayı ile, açılan davadayargı yolu bakımından mahkemelerinin görevli olduğu;motorlu araç kazalarından dolayı açılan davalardasigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde dava açılabileceğinden, davalı tarafınyetkiye yönelik itirazlarının yerinde olmadığı,kusur durumu nazara alınarak bilirkişi raporunda tespit edilen hasarbedelinden davalı idarenin sorumlu olduğu netice ve kanaatinevarılmakla, davanın kısmen kabulüne, fazlaya dair talebinreddine karar vermiş, bu karar davalı vekili tarafından temyizedilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi: 21.3.2016 gün veE:2015/16171, K:2016/3490 sayı ile, davada, kendisine ikinci davaaçılan İstanbul Anadolu 15. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin elindederdest bulunan dava dosyasındaki yargılamayı durdurmaksuretiyle (UMK m. 19/1), dosyayı kül halinde, yargı yoluuyuşmazlığının çözümlenmesiaçısından Uyuşmazlık Mahkemesine göndermesi,verilecek kararı bekleyerek sonucuna göre karar vermesi gerekirkeneksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar vermişolması nedeniyle davalı vekilinin temyiz itirazınınkabulü ile hükmün bozulmasına karar vermiştir.
İSTANBUL ANADOLU 15. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ:20.4.2017 gün ve E:2016/282, K:2017/135 sayı ile, bozma ilamınauyarak, dosya kapsamıdeğerlendirildiğinde,yargılamanın durdurulmasınadosyanın kül halinde uyuşmazlığın çözülmesiiçin uyuşmazlık mahkemesine gönderilmesine karar vermekgerektiği gerekçesiyle, dava dilekçesinin yargı yolubakımından reddine , ancak daha önceden idari yargımerciince de görevsizlik kararı verildiği ve bu kararınkesinleştiği anlaşılmakla, UMK.nun 19/1. maddesigereğince yargılamanın durdurulmasına ve dosyanınuyuşmazlığın çözülmesibakımından uyuşmazlık mahkemesine gönderilmesine kararvermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili idari ve adli yargı yerlerince verilmişolan görevsizlik kararları nedeniyle oluştuğunu ilerisürdüğü olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi istemiyle İstanbulAnadolu 15. Asliye Hukuk Mahkemesine vermiş olduğu 5.5.2017 tarihlidilekçesiyleUyuşmazlık Mahkemesine Başvurulmasınıtalep etmiş olmakla, İstanbul Anadolu 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin8.1.2018 tarih ve E:2016/282 sayılı üst yazısı ileMahkememize gönderilmiş olup, 11.1.2018 tarihinde kaydagirmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Suna TÜRE, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nınkatılımlarıyla yapılan 26.02.2018 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; idari ve adli yargı yerleri arasında 2247 sayılıYasa'nın 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuzgörev uyuşmazlığı doğduğu, adli ve idariyargı dosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygunolarak davacının istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiğive usule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim GülşenAKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, sigortalı aracın uğradığıhasarı ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarecegiderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminatdavasıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde,Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, dava dosyasında mevcut bilgi vebelgelerin incelenmesi sonucunda; Şirkete sigortalıvasıtanın geçirdiği trafik kazası neticesindehasarlandığı, bahis konusu olay neticesinde vasıtada maddihasarın meydana geldiği; tespit edilen hasar bedelinin sigortalıvasıta sahibine ödendiği, olayın meydana gelişindedavalı idarenin yol kusurunun tespit edildiği, meydana gelen hasarnedeniyle sigortalısına tazminat ödeyen şirketin kusurnispetine göre avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemiyledavanın açılmış olduğuanlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’daadli ve idari yargı ayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolunda çözümlenmesisağlanarak davaların görülmesi veçözümlenmesinin hızlandırıldığı,bu suretle kısa sürede sonuç alınmasınınolanaklı kılındığı ve bunun söz konusudavaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilendüzenlemenin kamu yararına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılıKanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araçtrafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özel hukuk alanınagirdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdaretarafından kamu gücünden kaynaklanan bir yetkininkullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynıkarayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden, bunedenle aynı tür risk üreten araçlar arasındaözel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren birneden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kuralAnayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any. Mah.nin26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G.27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ninyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsigeçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, İstanbul Anadolu 15. AsliyeHukuk Mahkemesince verilen 20.4.2017 gün ve E:2016/282, K:2017/135sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İstanbul Anadolu15. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 20.4.2017 gün ve E:2016/282,K:2017/135 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 26.02.2018 gününde, Üye Turgay TuncayVARLI’nın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Nuri Şükrü Mehmet Suna
NECİPOĞLU BOZER AKSU TÜRE
Üye ÜyeÜye
AlaittinAli Süleyman HilmiTurgay Tuncay
ÖĞÜŞ AYDIN VARLI
KARŞIOY
3.11.2015 tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.9.2015 gün ve E:2015/670,K:2015/671 sayılı kararında belirtilmiş olandüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşüne katılamıyorum.26.02.2018
ÜYE
TurgayTuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy