T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018 / 40
KARAR NO : 2018 / 91
KARAR TR : 26.2.2018
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : S.J. Sigorta A.Ş.
Vekili : Av. N.E.G.
Davalı : İstanbul Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av. A.I.
O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde; müvekkiliŞirkete sigortalı 34 FY... plakalı aracınsürücüsünün kontrolünde, Libadiye Caddesi'ndenÖrnek Mahallesi'ne yeşil ışık yanıyorken dönmekistediği esnada, yol üzerinde ve yine yolun diğer tarafındabulunan; dava dışı sürücünün sevk veidaresindeki 34 AVJ... plakalı araç ile Örnek Mahallesiayırımını geçerkençarpıştığını ve sonucunda yaralamalıve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini; her ikisürücünün de bulundukları kavşaktan yeşilışık yanarken geçtiğini, kırmızıışık ihlali yapmadıklarını, olay yerinde, trafiktespit tutanağında, kazanın 3541 nolu 2 adet trafiklambasının da yeşil ışık yanması sebebiylemeydana geldiğinin belirtildiğini; davalınınsorumluğundaki ışıkların doğru bir şekildeçalışmamasından meydana gelen bu kazada,araçlardaki maddi hasarın yanında, dava dışıaraçta anne kucağında oturan 1 yaşındaki çocuğunda yaralanarak hastaneye kaldırıldığını; kazasonucunda, sigortalılarına 4.288,00 TL ödeme yapıldığını,TTK.nun 1472.maddesi gereğince sigortalılarının halefi olduklarınıifade ederek; müvekkili şirket tarafından sigortalıyaödenen 4.288,00 TL'nin, ödeme tarihinden itibaren işleyecekavans faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle,12.12.2013 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
İSTANBUL ANADOLU 20.ASLİYE HUKUKMAHKEMESİ;4.9.2014 gün ve E:2014/408, K:2014/366 sayı ile“(…) davanın, sigortaca açılan rücuanalacak davası olduğu, alacağın kaynağı olanzararın HİZMET KUSURUNDAN kaynaklandığı; bu sebepletam yargı davası olarak idari yargıda açılmasıgerektiği, idari karar ve eylemlerden doğan zararlar niteliğindebulunan zararın ödetilmesi isteklerinde, 11/02/1959 gün ve 17/15sayılı Y.İ.B.K. K gereği idari yargınıngörevli olduğu; zararın idarenin işletmecisi olduğubir araçla meydana gelmediği için Karayolları TrafikKanununun değişen 110.maddesinin de uygulanamayacağı,cismani zarardan dolayı bir talep bulunmadığından HMK 3.maddenin uygulama yeri olmadığı görülerek ve HMK114.maddede yazılı DAVA ŞARTLARINDAN BİRİ DE 114/cGEREĞİ MAHKEMENİN GÖREVLİ OLMASI olduğu, HMK 115.madde gereği, dava şartları davanın heraşamasında re'sen incelenerek karara bağlanacağı,görevsiz mahkeme oluşumuzun tensip aşamasında farkedildiği nazara alınarak, aşağıdaki hükümtesis olunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıdaaçıklandığı üzere;
İDARİ YARGI GÖREVLİ BULUNDUĞUNDAN,DAVANIN GÖREV YÖNÜNDEN REDDİNE…” kararvermiş, bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu defa, aynı istemle, 19.12.2014tarihinde idari yargı yerinde dava açmıştır.
İstanbul 1.İdare Mahkemesi, 30/11/2015gün ve E:2014/2566, K:2015/2589 sayı ile,uyuşmazlığın esasını inceleyerek, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine kararvermiş; itiraz edilmesi üzerine, İstanbul Bölgeİdare Mahkemesi Dokuzuncu İdare Dava Dairesi; 20/10/2016gün ve E:2016/622, K:2016/305 sayı ile, UyuşmazlıkMahkemesi kararları ve 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğindemeydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan davanınadli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğigerekçesiyle kararı bozmuş; karar düzeltme istemide İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dokuzuncu İdare DavaDairesince; 28/2/2017 gün ve E:2017/574, K:2017/512 sayı ilereddedilmiştir.
İSTANBUL 1.İDARE MAHKEMESİ;20.11.2017gün ve E:2017/293 sayı ile “(…) 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacınınkarayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu;“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikleilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş, "Tanımlar"başlıklı 3. maddesinde; trafik kazası, karayoluüzerinde hareket halinde olan bir veya birden fazla aracınkarıştığı ölüm, yaralanma ve zararlasonuçlanmış olan olay olarak tanımlanmış, 10.maddesinde de, yapım ve bakımdan sorumlu olduğu yollarıtrafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmanın gerekli görülen kavşaklara ve yerlere trafikışıklı işaretleri, işaret levhaları koymakve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafik birimleriningörev ve yetkileri arasında olduğu belirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19.01.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyledeğişik 110. maddesinde; "İşleteni veya sahibi Devletve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyetverdiği zararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir"; Geçici 21. maddesinde de; "Bu Kanunun110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreve ilişkinhükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önceidari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz"denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı sigortaşirketi tarafından, kasko sigorta poliçesiyle sigortalıbulunan 34 FY... plakalı aracın İstanbul Libadiye caddesindenÖrnek Mahallesine yeşil ışık yanıyorkendönmek istediği esnada, yol üzerinde ve yine yolun diğertarafında bulunan 34 AVJ... plakalı araç ile ÖrnekMahallesi ayırımını geçerkençarpışarak maddi hasarlı trafik kazası meydanageldiği, iki aracın bulundukları kavşaktan yeşilışık yanmakta iken geçtikleri, kırmızıışık ihlali yapmadıklarını, trafik kaza tespittutanağında da 3541nolu 2 adet trafik lambasının dayeşil ışık yanması sebebiyle kazanın meydanageldiği ve uğranılan zararın, davalı idarenin hizmetkusurundan kaynaklandığı iddia edilerek, sigortalıyaödenen 4.288,00-TL'nin ödeme yapıldığı tarihtenitibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tazminine karar verilmesiistemiyle adli yargı yerinde açtığı davanın,İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 04/09/2014 tarih,E:2014/408, K:2014/366 sayılı yargı yolufarklılığı (görev) yönünden reddine kararverildiği, söz konusu kararın temyiz edilmeksizinkesinleşmesi üzerine, Mahkememizde bakılmakta olan budavanın açıldığıanlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110. maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: "... AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayolu şeridiüzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların,özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir..." (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı karan; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın 158. maddesinin sonfıkrasında; "Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun, idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Uyuşmazlık Mahkemesi'nin muhtelif kararlarındada bu hususa değinilmektedir.
Sonuç olarak, 2918 sayılı Yasanın19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ileAnayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının,dolayısıyla iş bu uyuşmazlığıngörüm ve çözümünde; 2918 sayılı Yasahükümleri çerçevesinde adli yargınıngörevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 11.04.2016günlü, E:2016/199, K2016/239 sayılı kararı ile25.01.2016 günlü, E:2015/962, K2016/10 sayılı kararıda bu doğrultudadır.
Bu durumda, uyuşmazlığıçözmekte adli yargı mahkemelerinin görevli olduğusonucuna ulaşıldığından, yukarıda metnine yerverilen 2247 sayılı Yasanın 19. maddesi uyarınca,görevli mahkemenin belirlenmesi için, UyuşmazlıkMahkemesine başvurulması gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, İstanbul Anadolu 20.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin, E:2014/408, K2014/366 sayılıdosyasının bir sureti da mahkememiz dosyası içindeolduğundan, görevli yargı yerinin belirlenmesi içindosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine,Uyuşmazlık Mahkemesince verilecek karara kadar davanınertelenmesine…” karar vererek 25.12.2017 tarih ve 2017/293 esassayılı üst yazısı ile görevuyuşmazlığı yönünden Mahkememizebaşvurmuş, 8.1.2018 tarihinde Mahkememizde kayda girmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Suna TÜRE, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, SüleymanHilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nın katılımlarıylayapılan 26.2.2018 günlü toplantısında:
I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu,idari yargı dosyasının Mahkemece, adli yargı dosyasınınbir örneği ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-HâkimTaşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, karayolunda meydana gelen trafik kazasındasigortalı aracın uğradığı hasar bedeliniödeyen sigorta şirketinin, zararının davalı idarecegiderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminatdavasıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşlarıve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez.Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı şirkettarafından sigortalı 34 FY... plakalı aracınsürücüsünün kontrolünde, yeşilışıkta Libadiye Caddesi'nden Örnek Mahallesinedönerken, yolun diğer tarafındaki dava dışı 34 AVJ...plakalı araç ile çarpıştığı, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği;davacı vekili tarafından, her ikisürücünün de bulundukları kavşaktan yeşilışık yanarken geçtiği, kırmızıışık ihlali yapılmadığı, olayın 3541nolu 2 adet trafik lambasının da yeşil ışıkyanmasından; dolayısıyla, davalınınsorumluğundaki ışıkların doğru bir şekildeçalışmamasından meydana geldiği iddia edilerek, müvekkilişirket tarafından sigortalıya ödenen 4.288,00 TL'nin,ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birliktedavalıdan rücuen tazmini istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucutarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memurolmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların,özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin sonfıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığınadair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardırve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, İstanbul 1.İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile, İstanbul Anadolu20.Asliye Hukuk Mahkemesinin 4.9.2014 gün ve E:2014/408, K:2014/366 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İstanbul 1.İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 20.AsliyeHukuk Mahkemesinin 4.9.2014 gün ve E:2014/408, K:2014/366 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 26.2.2018gününde Üye Turgay Tuncay VARLI’nın KARŞI OYU veOY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Mehmet AKSU Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Suna TÜRE Üye Turgay Tuncay VARLI KARŞI OY 03.11.2015 tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün veE:2015/670, K:2015/671 sayılı kararında belirtilmiş olandüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 26.2.2018 ÜYE Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy