T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018 / 105
KARAR NO : 2018 / 125
KARAR TR : 26.02.2018
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : A. SigortaA.Ş Vekili : Av. E.T. Davalı :Karayolları Genel Müdürlüğü Vekili : Av. Z.D. O L A Y : Davacıvekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketinsigortalısına ait aracın, 30/07/2015 tarihinde Liceistikametinden Kulp İlçesi yönüne seyir halindeykenaraç ve dorse kısmının yolun sağ tarafındakiçukura düşmesi sonucu meydana gelen maddi hasarlı trafikkazasında oluşan zarar nedeniyle davalı idarenin sorumluolduğundan bahisle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakkaydıyla 47.079,75 TL tazminatın ödeme tarihi olan 28/09/2015tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline kararverilmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır. LİCE ASLİYE HUKUKMAHKEMESİ:30.03.2017 gün ve E:2015/130 K:2017/55 sayılıkararı ile “Davaya konu uyuşmazlık; TTK' nun 1472.maddesinden kaynaklanan kasko sigorta şirketi tarafından açılanrücu davasıdır. Karayolları GenelMüdürlüğü; 6001 sayılı Kuruluş Kanunuve 2918 sayılı KTK’nın 7. maddesinde genel olarak“karayollarının emniyetle kullanılmasınısağlamakla görevli ve yetkilikılınmıştır”. Bununla birlikte 2918sayılı KTK’da diğer kamu idareleri ve KarayollarıGenel Müdürlüğünün trafik düzeni ve trafikgüvenliği ile ilgili üstlendikleri kamu hizmetlerindendolayı hukuki sorumluluğu düzenlenmiş değildir. Karayolları GenelMüdürlüğünün karayolu yapım, bakım veişletilmesi şeklindeki kamu hizmetleri gibi diğer kamukuruluşlarının kendi görev alanlarındaki kamuhizmetlerinin, idare hukuku ilke ve kurallarına göreyürüteceği, anılan kuruluşların idari işlemve eylemlerinden doğan uyuşmazlıkların daAnayasa’nın 125. maddesi ve 2577 sayılıİYUK’nun 2. maddesine göre idari yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği çekişmesizdir. Diğer yandan KTK 106. maddesigereğince Genel bütçeye dahil dairelerle katmabütçeli idarelere, il özel idarelerine ve belediyelere, kamuiktisadi teşebbüslerine ve kamu kuruluşlarına ait motorluaraçların sebep oldukları zararlardan dolayı, 2918sayılı kanunun işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkinhükümleri uygulanır. Aynı kanunun 110. Maddesine göreDevlet ve diğer kamu kuruluşlarına ait motorluaraçların işletilmesi nedeniyle araç işleticisisıfatıyla (KTK 85 gereğince) kamu idareleri vekuruluşlarına karşı açılacaklar da dâhilbütün araç sahibi ve işleticilerine karşıaçılan davalar adli yargının görev alanınagirmektedir. Buna karşın kamu idareleri vekuruluşlarının trafik güvenliği ve düzeninisağlamak amacıyla gerek kendi kuruluş kanunları gerekse2918 sayılı KTK’ya göre yürüttüklerihizmetlerin, kamu hizmeti niteliğini taşıması veyukarıda sözü edilen KTK’da görevlendirilen kamuidare ve kuruluşlarının sorumluluklarına ilişkin herhangi bir düzenlemenin ayrıca KTK’da yer almaması dikkatealındığında, trafik düzeni ve güvenliğihizmetlerinden kaynaklandığı iddia edilen zararlarıntazmini istemiyle ilgili idarelere karşı açılan davalaridari yargı kolunun görev alanına girmektedir” gerekçesiyledavanın usulden reddine karar vermiş, aleyhine yasa yolunabaşvurulmayan kararın 28/04/2017 tarihinde kesinleştiğianlaşılmıştır. Davacı vekili bu kezKarayolları Genel Müdürlüğü aleyhine aynıistemle idari yargı yerinde dava açmıştır. DİYARBAKIR 1. İDAREMAHKEMESİ: 12.12.2017 gün ve E:2017/3250 sayılı kararıile "2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 10.Maddesinde; "Bu Kanunla belediyelere verilen görevler il ve ilçetrafik komisyonları ve mahalli trafik birimleri ile işbirliğiyapılarak yürütülür, a) Kuruluş: Her belediyebaşkanlığı bünyesinde, hizmet kapasitesigözönünde tutularak İçişleriBakanlığınca tespit edilecek ölçülere ve genelhükümlere göre, belediye trafik şubemüdürlüğü, şefliği veya memurluğukurulur, b) Görev ve yetkiler: 1. Yapım ve bakımındansorumlu olduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmak, 2. Gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmak, 3.Karayolu yapısında ve üzerinde yapılacakçalışmalarda gerekli tedbirleri almak, aldırmak vedenetlemek, 4. Karayolunda trafik için tehlike teşkil edenengelleri gece veya gündüze göre kolayca görülebilecekşekilde işaretlemek veya ortadan kaldırmak, 5. Yolyapısı veya işaretleme yetersizliği yüzündentrafik kazalarının vukubulduğu yerlerde, yetkililerce teklifedilen tedbirleri almak, 6. Çocuklar için trafik eğitimtesisleri yapmak veya yapılmasını sağlamak, 7. Bu Kanun vebu Kanuna göre çıkarılan yönetmeliklerle verilendiğer görevleri yapmak." 13. maddesinde; "Karayolununyapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli vesorumlu bütün kuruluşlar, karayolu yapısını,trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmaklayükümlüdür. Çeşitli kişi, kurum vekuruluşlar, karayolu yapısında yapacakları ve esaslarıyönetmelikte belirtilen çalışmalarda; a) Yolun yapımve bakımı ile görevli kuruluştan izin almak, b)Çalışmaları, gerekli önlemleri alarak, aldırarakve devamlılığını sağlayarak, trafikakımım ve güvenliğini bozmayacak tarzda yapmak, c) Zorunlunedenlerle meydana gelen arıza, engel ve benzerlerini en kısa zamandaortadan kaldırarak karayolunu kullananlara ve araçlara zararvermeyecek duruma getirmek, d) Şehiriçi karayolu kenarındaçeşitli tesislerin yapımı süresince;kaldırımlarda, tünel, tünel aydınlatılmasıve benzerlerini yaparak güvenli geçiş sağlamak ve yayayollarını trafiğe açık bulundurmak,zorundadırlar. Bu çalışmalar sırasında meydanagetirilen tehlikeli durum ve engeller bütün sorumluluk, bunlarıyaratan kişilere ait olmak üzere zabıtacakaldırılır, yapılan masraflar sorumlularaödetilir." hükmüne, 110. maddesinde ise;"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğihasarlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez.Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleriuygulanır. Motorlu araç kazalarından hukuki sorumluluğailişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yermahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vukubulduğu yer mahkemesinde de açılabilir" hükmüneyer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden;davacı şirketin sigortalısına ait aracın, 30/07/2015tarihinde sürücü Abdurrahman Karadeniz'in sevk ve idaresinde,Lice istikametinden Kulp İlçesi yönüne seyir halindeykenaraç ve dorse kısmının yolun sağ tarafındakiçukura düşmesi sonucu meydana gelen trafik kazasınedeniyle oluşan hasarın sigortalıya ödenerekhaklarına halef olunduğu, davalı idarenin karayoluyapısını ve trafik güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmak yükümlüğünü yerine getirmediğindenbahisle Lice Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan rücuen tazminatdavasında görevsizlik kararı verildiği, bunun üzerinefazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 47.079,75 TLtazminatın ödeme tarihi olan 28/09/2015tarihinden itibarenişleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesiistemiyle bakılmakta olan davanın açıldığıanlaşılmaktadır. Uyuşmazlığın, 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda yapım vebakımından sorumlu olduğu karayolunu can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeler ile yapı ve tesisleri yaparak trafikgüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmakla görevlikılınan davalı idarenin, söz konusu trafikkazasının oluşumunda sorumluluğunun bulunupbulunmadığının tespitine yönelik olduğu,dolayısıyla davanın 2918 sayılı Kanun'dan doğanbir sorumluluk davası niteliğinitaşıdığından, yukarıda değinilen mevzuatuyarınca görüm ve çözümünde AdliYargı mahkemelerinin görevli olduğu sonuç ve kanaatineulaşılmıştır. 30/07/2015 tarihindesürücü Abdurrahman Karadeniz'in sevk ve idaresinde, Liceistikametinden Kulp İlçesi yönüne seyir halindeyken araçve dorse kısmının yolun sağ tarafındaki çukuradüşmesi sonucu meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasındaoluşan zarar nedeniyle davalı idarenin sorumlu olduğundanbahisle, fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak kaydıyla 47.079,75TL tazminatın ödeme tarihi olan 28/09/2015 tarihinden itibarenişleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesiistemiyle Lice Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan davada 30.03.2017tarih E:2015/130, K2017/55 sayılı karar ile davanın görevyönünden reddine karar verildiği ve bu karar üzerineMahkememizde görülmekte olan davanınaçıldığı anlaşıldığındangörevli mahkemenin belirlenmesi amacıyla Lice Asliye HukukMahkemesi'ne ait E:2015/130 sayılı dava dosyası da teminedilerek dava dosyasının Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilipgörevli yargı yerinin belirlenmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesi uyarınca LiceAsliye Hukuk Mahkemesi'ne ait E:2015/130 dava dosyası da temin edilerekgörevli yargı yerinin belirlenmesi için davadosyasının Lice Asliye Hukuk Mahkemesine ait E:2015/130sayılı dava dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesi'ne gönderilmesine" karar vermiş, dava dosyasıDiyarbakır 1.İdare Mahkemesince 30.01.2018 tarih ve E:2017/3250sayı ile Mahkememize gönderilmiş ve 09.02.2018tarihinde kayıtlarımıza girmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Suna TÜRE, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, SüleymanHilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nın katılımlarıylayapılan 26.2.2018 günlü toplantısında: I-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, Mahkemece idari yargı dosyasınınekinde adli yargı dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hâkim Engin SELİMOĞLU’nun, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halilİbrahim ÇİFTÇİ’nin davada adliyargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davalıKarayollarının sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelenmaddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası nedeniyleoluştuğu öne sürülen maddi zararın tahsiliistemiyle açılmıştır. 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninisağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş, aynı Kanunun, “Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde; “Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunlailgili görev ve yetkileri şunlardır: a) Yapım ve bakımdan sorumluolduğu karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparakönlemleri almak ve aldırmak, b) Tüm karayollarındakiişaretleme standartlarını tespit etmek, yayınlamak vekontrol etmek, d) Trafik ve araç tekniğineait görüş bildirmek, karayolu güvenliğini ilgilendirenkonulardaki projeleri incelemek ve onaylamak, e) Yapım ve bakımındansorumlu olduğu karayollarında, İçişleriBakanlığının uygun görüşü alınmaksuretiyle, yönetmelikte belirlenen hızsınırlarının üstünde veya altında hızsınırları belirlemek ve işaretlemek, f) Trafik kazalarınınoluş nedenlerine göre verileri hazırlamak vekarayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirleri almak veyaaldırmak, g) Yapım ve bakımındansorumlu olduğu karayollarında trafik güvenliğiniilgilendiren kavşak, durak yeri, aydınlatma, yol dışıpark yerleri ve benzeri tesisleri yapmak, yaptırmak veya diğerkuruluşlarca hazırlanan projeleri tetkik ve uygun olanlarıtasdik etmek, h) Yetkili birimlerce veya trafikzabıtasınca tespit edilen trafik kaza analizi sonucu, altyapı veyolun fiziki yapısı ile işaretlemeye dayalı kaza sebeplerigöz önünde bulundurularak önerilen gerekli önlemlerialmak veya aldırmak, j) (Değişik: 17/10/1996 -4199/5 md.) Trafik zabıtasının görev ve yetkilerisaklı kalmak üzere Bu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 incimaddeleri hükümlerine aykırı hareket edenler hakkındasuç veya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b),(c) ve (d) bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumubir tutanakla belirlemek ve gerekli işlemin yapılmasıiçin en yakın trafik kuruluşuna teslim etmek, k) Bu Kanunla ve bu Kanuna göreçıkarılmış olan yönetmeliklerle verilendiğer görevleri yapmaktır.” hükmüne yerverilmiştir. Öte yandan 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları,adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Geçici21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idari yargıdave Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılmışbulunan davalara uygulanmaz” denilmiştir. 2918 sayılı Kanunun 110 uncumaddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.AsliyeHukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şugerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir:“… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimikararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolunda çözümlenmesisağlanarak davaların görülmesi veçözümlenmesinin hızlandırıldığı,bu suretle kısa sürede sonuç alınmasınınolanaklı kılındığı ve bunun söz konusudavaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemeninkamu yararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır.Öte yandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2,125 ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.) Anayasa’nın 158 incimaddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle, AnayasaMahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerledavanın görüm ve çözümü adli yargıyerinin görevine girdiğinden, Diyarbakır 1. İdareMahkemesinin Başvurusunun Kabulü ile Lice Asliye HukukMahkemesi’nin 30.03.2017 gün ve E:2015/130 K:2017/55sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Diyarbakır 1. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile Lice Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 30.03.2017 gün veE:2015/130 K:2017/55 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 26.02.2018 gününde Üye TurgayTuncay VARLI’nın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Mehmet AKSU Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Suna TÜRE Üye Turgay Tuncay VARLI KARŞI OY 03.11.2015 tarih ve 29521sayılı Resmi Gazetede yayımlanan UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580 K:2015/592sayılı kararında belirtilmiş olan düşüncedoğrultusunda sayın çoğunluğungörüşüne katılamıyorum. 26.02.2018 ÜYE Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy