T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018/97
KARAR NO : 2018/77
KARAR TR: 26.02.2018
ÖZET : 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 14. maddesine aykırılık nedeniyle aynı Kanun’un 26. maddesinin birinci fıkrası (e) bendi uyarınca Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce verilen idari para cezasının kaldırılması istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesinin gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : M. Tarımve Gıda Sanayi A.Ş.
Vekili : Av. M. C.S.
Davalı :Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
Vekili : Av. A. F.E.
O L A Y : Sosyal Güvenlik Kurumu BaşkanlığıKocaeli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü KartepeSosyal Güvenlik Merkezinin 21.7.2016 (9.959.038) gün ve72609713/202-0047371.41 sayılı işlemi ile, davacışirkette meydana gelen ve Gülcan Nalbant isimliçalışanın yaralanması ile sonuçlanan işkazasının, 6331 sayılı İşSağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 14.maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen süredebildirilmediğinden bahisle, söz konusu Kanun’aaykırılık nedeniyle, aynı Kanun’un 26. maddesininbirinci fıkrası (e) bendi uyarınca davacı şirketadına5.206,00 TL idari para cezası verildiği davacıyabildirilmiş, davacının itirazı aynı Kurumun 16.8.2016gün ve 2016/0011 sayılı komisyon kararı ilereddedilmiştir.
Davacı vekili, idari para cezasının iptali istemiyleidari yargı yerinde dava açmıştır.
KOCAELİ 1. İDARE MAHKEMESİ: 6.9.2017 gün ve E:2016/1486,K:2017/1256 sayı ile, 6331 sayılı Kanun uyarınca verilenidari para cezasının iptal edilmesi istemiyle açılandavada,6331 sayılı Kanun’da bu Kanun uyarınca verilenidari para cezalarına karşı kanun yoluna ilişkin birdüzenleme bulunmadığından, 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun 3 ve 27. maddeleri gereğince davanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle davanın görev yönünden reddine kararvermiş, davacı tarafından yapılan istinaf başvurusuİstanbul Bölge İdare Mahkemesi Onuncu İdare Dava Dairesinin12.12.2017 gün veE:2017/2263, K:2017/2310 sayılı kararı ilekesin olarak redde-dilmiştir.
Davacı vekili, bu kez aynı istemle adli yargı yerineitirazda bulunmuştur.
KOCAELİ 3. SULH CEZA HAKİMLİĞİ: 4.1.2018gün ve D.İş:2017/1797 sayı ile; 6331 sayılıYasa’da, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından verilen paracezalarına karşı açılan davalarda5510sayılı Yasa’nın 102. maddesine atıfyapıldığı ve 5510 sayılıYasauyarıncayapılan başvuru konusunda karar verme görevininidari yargı yerine ait olduğunun açıkçadüzenlendiği gerekçesiyle ve Uyuşmazlık Mahkemesininkonu ile ilgili kararları emsal alınarakbaşvurunun görevyönünden reddine karar vermiş, verilen karar itiraz edilmedenkesinleşmiştir.
Davacı vekilinin 19.1.2018 tarihinde Kocaeli 3. Sulh Ceza Hakimliğinevermiş olduğu dilekçesi ile, idari ve adli yargıyerlerince verilmiş olan görevsizlik kararları nedeniyleoluştuğunu ileri sürdüğü olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi istemiyleUyuşmazlık Mahkemesine Başvurulmasını talep etmesiüzerine, dava dosyası Kocaeli 3. Sulh Ceza Hakimliğinin30.1.2018 tarih ve E:2017/1797 sayılı üst yazısı ileMahkememize gönderilmiş olup, 5.2.2018 tarihinde kaydagirmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Suna TÜRE, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nınkatılımlarıyla yapılan 26.02.2018 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre;
Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulunun 11.7.1988 günlü,E:1988/1, K:1988/1 sayılı İlke Kararında, “2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun bütünüyleincelenip değerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanmasıyönünden 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan,‘ceza uyuşmazlıkları’ ibaresinden,savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adliceza mahkemeleri arasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukuk uyuşmazlığı’sayılması gerektiği sonucuna varılmaktadır.Uygulanması idari organlara bırakılan cezalar, adli nitelikteolmadığından, bunlar hakkında yapılan itirazlar ya daaçılan davalar ‘ceza davası’ olaraknitelendirilemezler. İdari niteliklerinden dolayı bu davalarailişkin görev ve hüküm uyuşmazlıklarınınUyuşmazlık Mahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği…”açıkça belirtilmiştir. Bu durum gözönüne alındığında, olay bölümündeyazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
İdari ve adli yargı yerleri arasında 2247sayılı Yasa’nın 14. maddesinde öngörülenbiçimde olumsuz görev uyuşmazlığıdoğduğu, adli yargı dosyasının davacı vekilininistemi üzerine son görevsizlik kararını veren Mahkemece,15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakidari yargı dosyasıda temin edilerek Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi .
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümündeidari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halilİbrahim ÇİFTÇİ ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 6331 sayılı Kanun’un 14. maddesineaykırılık nedeniyle aynı Kanun’un 26. maddesininbirinci fıkrası (e) bendi uyarınca verilen idari paracezasının kaldırılması istemiyleaçılmıştır.
6331 sayılı İş Sağlığı veGüvenliği Kanunu’nun “İş kazası ve meslekhastalıklarının kayıt ve bildirimi”başlığı altında düzenlenen 14. maddesinde,“(1) İşveren;
a) Bütün iş kazalarının ve meslekhastalıklarının kaydını tutar, gerekli incelemeleriyaparak bunlar ile ilgili raporları düzenler.
b) İşyerinde meydana gelen ancak yaralanma veyaölüme neden olmadığı halde işyeri ya da işekipmanının zarara uğramasına yol açan veyaçalışan, işyeri ya da iş ekipmanını zararauğratma potansiyeli olan olayları inceleyerek bunlar ile ilgiliraporları düzenler.
(2) İşveren, aşağıdaki hallerde belirtilensürede Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirimde bulunur:
a) İş kazalarını kazadan sonraki üçiş günü içinde.
b) Sağlık hizmeti sunucuları veya işyeri hekimitarafından kendisine bildirilen meslek hastalıklarını,öğrendiği tarihten itibaren üç işgünü içinde.
(3) İşyeri hekimi veya sağlık hizmetisunucuları; meslek hastalığı ön tanısıkoydukları vakaları, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafındanyetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularına sevk eder.
(4) Sağlık hizmeti sunucuları kendilerine intikal edeniş kazalarını, yetkilendirilen sağlık hizmetisunucuları ise meslek hastalığı tanısıkoydukları vakaları en geç on gün içinde SosyalGüvenlik Kurumuna bildirir.
(5) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar,Sağlık Bakanlığının uygungörüşü alınarak Bakanlıkçabelirlenir” denilmiş;
“İdari para cezaları ve uygulanması”başlığı altında düzenlenen 26. maddesinin birincifıkrasında,“Bu Kanunun;
(……)
e)14 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilenyükümlülükleri yerine getirmeyen işverene her biryükümlülük için ayrı ayrıbinbeşyüz Türk Lirası, ikinci fıkrasındabelirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işvereneikibin Türk Lirası, dördüncü fıkrasındabelirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyensağlık hizmeti sunucuları veya yetkilendirilen sağlıkhizmeti sunucularına ikibin Türk Lirası, (……)
idari para cezası verilir.” denilmiş; aynımaddenin ikinci fıkrasında,
“(Değişik: 4/4/2015-6645/4 md.) Bu Kanunda belirtilenidari para cezaları, 14 üncü maddede belirtilen bildirimyükümlülüğünü yerine getirmeyenlereuygulanacak idari para cezaları hariç gerekçesi belirtilmeksuretiyle Çalışma ve İş Kurumu il müdürünceverilir. 14 üncü maddede belirtilen bildirimyükümlülüğünü yerine getirmeyenleriçin uygulanan idari para cezaları hariç tahsil edilen idaripara cezaları genel bütçeye gelir kaydedilir. 14üncü maddede belirtilen bildirimyükümlülüğünü yerine getirmeyenlere uygulanacakidari para cezaları ise doğrudan Sosyal Güvenlik Kurumuncaverilir. Sosyal Güvenlik Kurumunca verilen idari paracezalarının tebliğ, itiraz ve tahsilinde 5510 sayılıKanunun 102 nci maddesi hükümleri uygulanır. Verilen diğeridari para cezaları tebliğinden itibaren otuz gün içindeödenir. İdari para cezaları tüzel kişiliğibulunmayan kamu kurum ve kuruluşları adına dadüzenlenebilir.” hükmü yer almış;
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu’nun 102. maddesinde ise,
“(.......)
İdarî para cezaları ilgiliye tebliğ ile tahakkukeder. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kurumaya da Kurumun ilgili hesaplarına yatırılır veya aynısüre içinde Kuruma itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur.Kurumca itirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğtarihinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesinebaşvurabilirler. Bu süre içinde başvurununyapılmamış olması halinde, idari para cezasıkesinleşir.
İdarî para cezalarının, Kuruma itiraz edilmedenveya yargı yoluna başvurulmadan önce tebliğ tarihindenitibaren onbeş gün içinde peşin ödenmesi halinde,bunun dörtte üçü tahsil edilir. Peşin ödemeidari para cezasına karşı yargı yoluna başvurmahakkını etkilemez. (.......)” denilmiştir.
Olayda, davanın, Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı Kocaeli Sosyal Güvenlik İlMüdürlüğü Kartepe Sosyal Güvenlik Merkezinin21.7.2016-(9.959.038) gün ve 72609713/202-0047371.41 sayılıişlemi ile, davacıya ait işyerindemeydana gelen ve GülcanNalbant isimli çalışanın yaralanması ile sonuçlananiş kazasının, 6331 sayılı İşSağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 14.maddesinde belirtilen sürede Kuruma bildirilmediğinden bahisle,aynı Kanun’un 26. maddesinin birinci fıkrası (e) bendiuyarıncaKocaeli Sosyal Güvenlik İlMüdürlüğü Kartepe Sosyal Güvenlik Merkezitarafından davacı şirket adına, 6331 sayılıKanunuyarıncaverilen idari para cezasının iptali istemiyleaçıldığı, 6331 sayılı Kanun’da idaripara cezası verilecek hususların düzenlendiği, bunakarşın idari para cezasına karşı kanun yolunailişkin bir düzenlemeye yer verilmediği, ancakbu Kanunuyarınca, daha açıkbir ifadeyle, Kanunun 14 üncümaddesinde belirtilen bildirim yükümlülüğünüyerine getirmeyenlere uygulanacak idari para cezalarınındoğrudan Sosyal Güvenlik Kurumunca verileceği ve SosyalGüvenlik Kurumunca verilen idari para cezalarının tebliğ,itiraz ve tahsilinde 5510 sayılı Kanunun 102 nci maddesihükümlerinin uygulanacağıanlaşılmıştır.
Öte yandan, 30.3.2005 gün ve 25772 sayılı ResmiGazete’de yayımlanarak 1.6.2005 tarihindeyürürlüğe giren 30.3.2005 gün ve 5326 sayılıKabahatler Kanunu’nun 6.12.2006 gün ve 5560 sayılıYasa’nın 31. maddesiyle değişik3. maddesinde, “ (1)Bu Kanunun;
a) İdarî yaptırım kararlarına karşıkanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde,
b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezasıveya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında,
uygulanır”; Kanunun “Başvuru yolu”başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise “idaripara cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkinidari yaptırım kararına karşı, kararıntebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş güniçinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halindeidari yaptırım kararı kesinleşir.” düzenlemeleriyer almıştır.
Bu düzenlemelere göre;Kabahatler Kanunu’nun,idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yolunailişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğerKanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkinolduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesephak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanın açıldığı andaki kurallaragöre görevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz halegelmiş ise, (davanın açıldığı andagörevli olan ve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen)mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeniyasadaki görev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır.
Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemedeaçılmış, bu sırada yapılan bir kanundeğişikliği ile görevsiz mahkeme o dava içingörevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlikkararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiğiiçin) davaya bakmaya devam etmesi gerekir.
İncelenen uyuşmazlıkta, öngörülen idaripara cezasının 6331 sayılı İşSağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca,Kocaeli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü KartepeSosyal Güvenlik Merkezi tarafından verildiği,5326sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu, 6331 sayılıKanun’da bu Kanun uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumunca verilenidari para cezalarının tebliğ, itiraz ve tahsilinde 5510sayılı Kanunun 102. maddesi hükümlerininuygulanacağı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve GenelSağlık Sigortası Kanunu’nun 102. maddesinde ise, idaripara cezalarına karşı idari yargı yerine itirazedileceği düzenlenmiş olup, itiraz konusunda görevlimahkemenin gösterildiği anlaşılmıştır. Budurumda,Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, Sosyal GüvenlikKurumunca verilen idari para cezasına karşı açılandavanın görüm ve çözümünde idariyargı yerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Kocaeli 1. İdare Mahkemesinceverilen 6.9.2017 gün ve E:2016/1486, K:2017/1256 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle,Kocaeli 1.İdare Mahkemesince verilen 6.9.2017 gün ve E:2016/1486, K:2017/1256sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,26.02.2018 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Nuri Şükrü Mehmet Suna
NECİPOĞLU BOZER AKSU TÜRE
Üye Üye Üye
Alaittin Ali Süleyman Hilmi Turgay Tuncay
ÖĞÜŞ AYDIN VARLI
Full & Egal Universal Law Academy