T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018/69
KARAR NO : 2018/71
KARAR TR: 26.02.2018
ÖZET :2918 sayılı Kanun’un Ek 2. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca verilen idari para cezasının iptal edilmesi istemiyle açılan davanın ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : S. B.
Vekili :Av. Ö. E. G.
Davalı : İstanbul Valiliği
O LA Y : İstanbul Valiliği Trafik Denetleme ŞubeMüdürlüğünce yapılan denetim sırasında,34 BH 9974plaka sayılı aracın yasa dışıtaşımacılık yaptığının tespitedildiğinden bahisle, sürücü belgesi sahibi davacıadına 10.1.2017 gün ve II-856119seri-sıra sayılıTrafik İdari Para Cezası Karar Tutanağı düzenlenerek,davacıya 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek2/3. madde ve fıkrası uyarınca 2.628,00 TL idari paracezası verilmiştir.
Davacı vekili, idari para cezasının iptal edilmesi istemiyleadli yargı yerine itirazda bulunmuştur.
İSTANBUL 10. SULH CEZA HAKİMLİĞİ: 30.1.2017 günve E:2017/267 sayı ile; idari para cezasının 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek 2/3. madde vefıkrası uyarınca düzenlendiği, bu ceza ile birliktearaç men tutanağı da düzenlenmiş olduğundan,5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27/8. maddesine idariyaptırım kararının verildiği işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren kararın da verilmiş olmasınedeniyle yapılan başvuru konusunda karar verme görevinin idariyargı yerine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlikkararı vermiş, yapılan itiraz İstanbul 11. Sulh CezaHakimliğince kesin olarak reddedilmiştir.
Davacı vekili, bu kez, aynı istemle idari yargı yerindedava açmıştır.
İSTANBUL 5. İDARE MAHKEMESİ: 14.11.2017 gün veE:2017/1009 sayı ile; sadece idari para cezasının iptal edilmesiistemiyle açılan davanın 2918 sayılı Kanun ve 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3. maddesinde yer alan düzenlemenedeniyle çözümünün adli yargı yerine aitolduğu gerekçesiyle 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasınakararvermiş, dava dosyası, aynı Mahkemenin 19.1.2018 tarih veE:2017/1009 sayılı üst yazısı ile Mahkememizegönderilmiş olup, 26.1.2018 tarihinde kayda girmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Suna TÜRE, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, SüleymanHilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nın katılımlarıylayapılan 26.02.2018 günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre;
Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 11.7.1988günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılı İlke Kararında,“2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun bütünüyleincelenip değerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanmasıyönünden 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan,‘ceza uyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcınınya da şahsi davacının talebi ile başlayanyargılaması sonunda sanığın mahkumiyetine ya daberaatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli ceza mahkemeleriarasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği...”açıkça belirtilmiştir. Bu durumgözetildiğinde, olay bölümünde yazılıbaşvuru konusu görev uyuşmazlığının HukukBölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19.maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idariyargı dosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyasıda temin edilmek suretiyle birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi .
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın adli yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 2918 sayılı Kanun’un Ek 2. maddesininüçüncü fıkrası uyarınca verilen idari paracezasının kaldırılması istemiyleaçılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun“Araçların tescil edildikleri amacındışında kullanılması”başlığı altında düzenlenen Ek 2. maddesi,üçüncü fıkrasında, “(Ek fıkra:31/5/2012-6321/3 md.) İlgili belediyeden izin veya ruhsatalmaksızın, belediye sınırları dâhilinde ticariamaçlı yolcu taşıyan kişiye, araç sahibine,bağlı bulunduğu durak, işyeri ve işletmelerinsorumlularına birinci fıkrada gösterilen idari para cezasıüç kat olarak, fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıliçinde tekerrürü halinde ise beş kat olarak uygulanır.Ayrıca, araç her defasında altmış gün süreile trafikten men edilir” hükmü yer almış iken,Anayasa Mahkemesi 9.4.2015 tarih ve 29321 sayılı ResmiGazete’de yayımlanan, 11.9.2014 gün ve E:2014/52, K:2014/139sayılı kararı ile, fıkrada yer alan “araç sahibine”ibaresi ile “Ayrıca, araç her defasında altmışgün süre ile trafikten men edilir” cümlesinin araçsahibi yönünden iptaline karar vermiştir.
Uyuşmazlık Mahkemesi, 2918 sayılıYasa’nın 116. maddesi kapsamında araç tescilplakasına göre düzenlenenler dışında trafikzabıtasınca uygulanan idari para cezalarına karşıaçılan davaları; bu uygulamanın idari cezakapsamında bulunması; Yasada idari cezalarla ilgili davalardagörevli yargı yerini açıkça belli eden birhükme yer verilmemesi; bu Yasada gösterilen adli cezalarahükmetmekle görevli mahkemeye işaret eden 112. maddeye deherhangi bir atıfta bulunulmamış olmasıkarşısında ve göreve ilişkin genel ilkelere göreidari yargının görev alanındagörmüştür.
30.3.2005 gün ve 25772 sayılı Resmi Gazete’deyayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren30.3.2005 gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun6.12.2006 gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyledeğişik3. maddesinde ise,” (1) Bu Kanunun;
a) İdarî yaptırım kararlarına karşıkanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde,
b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezasıveya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında,
uygulanır"; Kanunun “Başvuru yolu”başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise "idaripara cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkinidari yaptırım kararına karşı, kararıntebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş güniçinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halindeidari yaptırım kararı kesinleşir" düzenlemeleriyer almıştır.
Bu düzenlemelere göre;Kabahatler Kanunu’nun,idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yolunailişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğerKanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır.
Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır.
Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemedeaçılmış, bu sırada yapılan bir kanundeğişikliği ile görevsiz mahkeme o dava içingörevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlikkararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiğiiçin) davaya bakmaya devam etmesi gerekir.
İncelenen uyuşmazlıkta, öngörülen trafikpara cezasının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda da bu paracezasına itiraz konusunda görevli mahkemenin gösterilmediğianlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesindebelirtildiği üzere, idari yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326sayılı Kanun hükümleri dikkatealınacağından, idari para cezasına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, İstanbul 5. İdareMahkemesi’nce yapılan başvurunun kabulü ile, İstanbul10. Sulh Ceza Hakimliğince verilen 30.1.2017 gün ve E:2017/267sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle, İstanbul 5.İdare Mahkemesi’nce yapılan BAŞVURUNUN KABULÜ ile,İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliğince verilen 30.1.2017 gün veE:2017/267 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 26.02.2018 gününde OYBİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Nuri Şükrü Mehmet Suna
NECİPOĞLU BOZER AKSU TÜRE
Üye ÜyeÜye
Alaittin Ali Süleyman HilmiTurgay Tuncay
ÖĞÜŞ AYDIN VARLI
Full & Egal Universal Law Academy