T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018/121
KARAR NO : 2018/67
KARAR TR: 26.02.2018
ÖZET : 2918 sayılı Yasa’nın48/5. maddesi uyarıncadavacı hakkında düzenlenen sürücü belgesi geri alma tutanağına karşı yapılan itirazın, aynı Kanun’un 112. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : M. A. Ç.
Davalı : İstanbulValiliği
Vekili : Av. S. G. T.
O L A Y : İstanbul Valiliği Trafik Denetleme ŞubeMüdürlüğünce yapılan denetimsıra-sında, alkollü olarak araçkullandığından bahisle, davacı adına 20.4.2017 günve II-681689 seri-sıra sayılı Trafik İdari Para CezasıKarar Tutanağı düzenlenerek, davacıya 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun 48/5. maddesi uyarınca 876 TL.idari para cezası verilmiş, aynı birim tarafındansürücü belgesi geri alma tutanağıdüzenlenmiştir.
Davacı, sürücü belgesi geri alma tutanağınıniptali istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
Davalı İstanbul Valiliği vekili, süresiiçinde görev itirazında bulunmuştur.
İSTANBUL 8. İDARE MAHKEMESİ: 10.7.2017 gün veE:2017/924 sayı ile, 2918 sayılı Kanun’un 112. maddesindeyapılan yeni düzenlemenin 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun 19. maddesinde yer alan “…..buKanunhükümlerine uygun değişiklik yapılıncayakadar saklıdır.” hükmü çerçevesinde yapılandeğişiklik olmadığı, 2918 ve 5326 sayılıKanun hükümleri göz önünealındığında, bir idari işlem olansürücü belgesinin geri alınmasına ilişkinişlemlerden doğan uyuşmazlıklardagörevli mahkemelerinidari yargı mercii olduğu, bu nedenle davanınçözümünün idari yargı yerine ait olduğugerekçesiyle görev itirazının reddine kararvermiştir.
Davalı İstanbul Valiliği vekilinin, adli yargıyararına olumlu görev uyuşmazlığıçıkartılması yolunda süresi içindeverdiği dilekçesi üzerine, dava dosyası YargıtayCumhuriyet Başsavcılığı’nagönderilmiştir.
YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCISI; 31.1.2018 gün ve2017/65134 sayılı kararı ile; davaya konu sürücübelgesi geri alma tutanağının 5326 sayılıKanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırımtürlerinden biri olduğu, 12.7.2013 tarih ve 6495 sayılıKanun’un 20.maddesiyle 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun 112. maddesinde yapılan değişiklik ile maddeninyeniden düzenlendiği ve bu karara karşı kanun yolunailişkin bir düzenlemeye yer verilmediği gibi idari paracezasına karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye deyer verilmediğinin anlaşıldığı, bu durumda, KabahatlerKanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3.maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümleridikkate alınacağından, sürücü belgesi geri almatutanağına karşı açılan davanıngörüm ve çözümünde, anılan Kanunun 27.maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yeriningörevli olduğu sonucuna varıldığıaçıklanarak ve Uyuşmazlık Mahkemesinin 1.6.2015 günve E:2015/427, K:2015/436, 26.9.2016 gün ve E:2016/400, K:2016/433sayılı emsal kararları nedeniyle, bu tür davalarıngörüm ve çözümünde adli yargınıngörevli olduğunu belirterek, 2247 sayılı Kanun’un 10ve 13. maddeleri gereğince olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına vedosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine kararvermiş, dava dosyası, 13.2.2018 tarihinde Mahkememizce kayda alınmıştır.
Başkanlıkça, 2247 sayılı Yasa’nın13. maddesi uyarınca Danıştay Başsavcısınınyazılı dü-şüncesi alınmamıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Suna TÜRE, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, SüleymanHilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nın katılımlarıylayapılan 26.02.2018 günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre;
Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulunun 11.7.1988günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılı İlke Kararında,“2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun bütünüyleincelenip değerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanmasıyönünden 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘cezauyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcının ya daşahsi davacının talebi ile başlayan yargılamasısonunda sanığın mahkumiyetine ya da beraatinehükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli ceza mahkemeleri arasındaçıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği…”açıkça belirtilmiştir. Bu durum gözönüne alındığında, olay bölümündeyazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiğikuşkusuzdur.
Davalı İstanbul Valiliği vekilinin anılanYasa’nın 10/2. maddesinde öngörülen yöntemeuygun olarak yaptığı görev itirazınınreddedilmesi ve 12/1. maddesinde belirtilen süre içindebaşvuruda bulunması üzerine, Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı’nca, 10. maddesinde öngörülenbiçimde davada olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı ve usule ilişkinişlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi .
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 2918 sayılı Yasa’nın48/5. maddesiuyarıncadavacı hakkında düzenlenen sürücübelgesi geri alma tutanağının iptali istemiyleaçılmıştır.
13.10.1983 tarihve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48.maddesinin beşinci fıkrasında(Değişik: 8/1/2003 -4785/3 md), “Yönetmelik ile belirtilen miktarlarınüzerinde alkollü araç kullandığı tespit edilensürücülerin, suçun işlendiği tarihten itibarengeriye doğru beş yıl içinde; birinci defasındasürücü belgeleri altı ay süreyle geri alınırve haklarında 265 300 000 lira para cezası uygulanır.İkinci defasında sürücü belgeleri iki yıl süreylegeri alınır ve haklarında 332 600 000 lira para cezasıuygulanır ve bu sürücüler SağlıkBakanlığınca, esas ve usulleri Sağlık veİçişleri Bakanlıklarıncaçıkarılacak yönetmelikte gösterilensürücü davranışlarını geliştirmeeğitimine tabi tutulurlar, eğitimi başarıylatamamlayanların belgeleri süresi sonunda iade edilir. Üçveya üçten fazlasında ise, sürücü belgeleribeş yıl süreyle geri alınır ve altı aydanaşağı olmamak üzere hafif hapis cezası ile birlikte532 600 000 lira hafif para cezası uygulanır. Ayrıca,psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesine tabitutulurlar. Bu değerlendirme ve muayene sonrasında uygungörülenlere, geri alma süresi sonunda sürücübelgeleri iade edilir. Psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatriuzmanı muayenesinin yapılmasına dair esas ve usulleryönetmelikte gösterilir” denilmekte iken, maddenin beşincifıkrası,“Yapılan tespit sonucunda 0.50 promilinüzerinde alkollü olarak araç kullandığı tespitedilen sürücüler hakkında,fiili bir suçoluştursa bile,700 Türk Lirası idari para cezası verilir vesürücü belgesi altı ay süreyle gerialınır.Hususi otomobil dışındaki araçlarıalkollü olarak kullanan sürücüler bakımındanpromil alt sınırı 0.21 olarak uygulanır.Alkollü olarakaraç kullanma nedeniyle sürücü belgesi geri alınankişiye,son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriyedoğru beş yıl içinde;ikinci defasında 877 TürkLirası idari para cezası verilir ve sürücü belgeleri ikiyıl süreyle,üç veya üçten fazlasındaise,1.407 Türk Lirası idari para cezası verilir vesürücü belgeleri her seferinde beşer yıl süreylegeri alınır.Sürücü belgelerinin herhangi bir nedenlegeçici olarak geri alınmış olması halinde belirtilensüreler,geçici alma süresinin bitiminde başlar”şeklinde 24.5.2013 tarihli 6487 sayılı Kanun’un 19.maddesiyleyeniden düzenlenmiş, maddeye aynı Kanunla;
“Sürücü belgelerinin geçici geri almaişlemleri bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılan görevlilertarafından yapılır ” denilmek suretiyle onikincifıkra eklenmiştir.
Anılan Kanun’un, “Trafik zabıtasınıngörev ve yetki sınırı ile genel zabıtanın trafikhizmetlerini yürütmeye ilişkinyetkisi”başlığı altında düzenlenen 6.maddesinde ise, “Trafik zabıtası ve genel zabıtanıngörev ve yetki sınırı;
a)Trafik zabıtası:
Trafik zabıtası görevi sırasındakarşılaştığı acil ve zorunlu hallerde genelzabıta göreviyapmakla da yetkilidir.
Mülki idare amirlerince, emniyet ve asayişbakımından zorunlu görülen haller dışında,trafik zabıtasına genel zabıta görevi verilemez,araç, gereç ve özel teçhizatı trafik hizmetleridışında kullanılamaz.
b)Genel Zabıta
Trafik zabıtasının bulunmadığı veyayeterli olmadığı yerlerde polis; polisin ve trafikteşkilatının görev alanı dışında kalanyerlerde de jandarma, trafik eğitimi almış subay, astsubay veuzman jandarmalar eliyle yönetmelikte belirtilen esas ve usullere uygunolarak trafiği düzenlemeye ve trafik suçlarına el koymayagörevli ve yetkilidir” denilmektedir.
Uyuşmazlık Mahkemesi, 2918 sayılıYasa’nın 116. maddesi kapsamında araç tescilplakasına göre düzenlenenler dışında trafikzabıtasınca uygulanan idari para cezalarına karşıaçılan davaları; bu uygulamanın idari cezakapsamında bulunması; Yasada idari cezalarla ilgili davalardagörevli yargı yerini açıkça belli eden birhükme yer verilmemesi; 12.7.2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun’un20.maddesi ile yapılan değişiklikten önceki hali ile,buYasada gösterilen adli cezalara hükmetmekle görevli mahkemeyeişaret eden 112. maddeye de herhangi bir atıftabulunulmamış olması karşısında ve göreveilişkin genel ilkelere göre idari yargının görevalanında görmüş iken;5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun yürürlüğe girmesindensonra;öngörülen trafik para cezasının 5326sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nda da bu para cezasına itirazkonusunda görevli mahkemenin gösterilmediğianlaşıldığından,KabahatlerKanunu’nun5560sayılıKanun’ladeğişik3.maddesinde belirtildiği üzere, idariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle,görevlimahkemeninbelirlenmesinde 5326 sayılı Kanunhükümleri dikkate alınacağından, idari paracezasına karşı açılan davaların görümve çözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varmıştır.
Uyuşmazlığın esasını oluşturan,sürücü belgesi geri alma tutanağına ilişkinkarara gelince:
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Saklıtutulan hükümler” başlığınıtaşıyan 19. maddesinde, “(1) Diğer kanunlarda kabahatkarşılığında öngörülen belirli birsüre için;
a) Bir meslek ve sanatın yerine getirilmemesi,
b) İşyerinin kapatılması,
c) Ruhsat veya ehliyetin geri alınması,
d) Kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veyaseyrüseferden alıkonulması,
gibi yaptırımlara ilişkin hükümler, ilgilikanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklikyapılıncaya kadar saklıdır” denilmiştir.
Kabahatler Kanunu’nun “Genel kanun niteliği”başlıklı 3 üncü maddesini değiştiren6.12.2006 günlü, 5560 sayılı Yasa’nın 31.maddesinde," (1) Bu Kanunun;
a) İdari yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde,
b) Diğer genel hükümleri, idari para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında,
uygulanır" hükmü yer almış olup; buKanun’un genel hükümleri arasında yer alan 27. maddesinin(1) numaralı bendinde, idari para cezası ve mülkiyetin kamuyageçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararınakarşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibarenengeç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesinebaşvurulabileceği öngörülmüştür.
Buna göre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, Kanun’un 19. maddesinde sayılan yaptırımlarsaklı tutulmak kaydıyla, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanun’un Adli Kovuşturma veCezaların Uygulanması başlıklı DokuzuncuKısım’a dahil “Bu Kanundaki suçlarla ilgilidavalara bakacak mahkemeler ve yetkileri ” başlığıaltında düzenlenen 112. maddesinin ilk paragrafında;sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınmasıhariç olmak üzere bu Kanundaki hafif para cezasını veyabu kanundaki hafif hapis cezasını, belgelerin geri alınmasıve iptali veya işyerlerinin kapatılması cezasınıgerektiren suçlarla ilgili davalara trafik mahkemelerinde, bunlarınbulunmadığı yerlerde yetki verilen sulh ceza mahkemelerinde bakılacağıifade edilmiş; böylelikle sürücü belgeleriningeçici olarak geri alınmasına ilişkin uygulamalar, trafikve sulh ceza mahkemelerinin görevi dışında tutulmuş iken;12.7.2013 tarihli 6495 sayılı Kanun’un 20. maddesiyleyapılan değişiklik ile, maddenin başlığı,“Sürücü belgelerinin geri alınmasında veiptalinde yetki”; şeklinde, madde ise, “Bu Kanunun 6 ncımaddesinde sayılan görevlilerin ve trafik tescil kuruluşlarınınyetkilendirildiği haller hariç olmak üzere,sürücü belgelerinin geri alınmasına ve iptaline sulhceza mahkemeleri karar verir.
Bu Kanunun 51 inci maddesinin ihlali ve 118 inci maddesinin ikinci veüçüncü fıkralarında yazılı “100ceza puanını doldurmak” eylemi nedeniyle sürücübelgelerinin geri alınmasına yine bu Kanunun 6 ncı maddesindesayılan görevliler yetkilidir.
Sürücü belgelerinin geçici olarak gerialınması veya iptaline dair verilen kesinleşmiş mahkemekararı örnekleri, sürücülerin sicillerineişlenmek üzere mahkemelerce ilgili trafik birimlerinegönderilir.
Bu Kanuna göre görülen davalar, diğer kanunlaragöre görülen davalarla birleştirilemez.
……. ” denilerek yeniden düzenlenmiştir.
Sürücü belgelerinin geçici olarak gerialınmasına ilişkin karar, 2918 sayılı Kanun’un12.7.2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesi ileyapılan değişiklikten önceki 112.maddesi ve 5326sayılı Kanun uyarınca incelendiğinde, 2918 sayılıKanun’un, bu Kanun’daki suçlarla ilgili davalara bakacakmahkemeler ve yetkilerinin düzenlendiği 112. maddesi uyarınca,sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınmasınailişkin davaların sulh ceza mahkemelerinin görevine dahiledilmediği ve 5326 sayılı Kanun’un 19. maddesinde,diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için ehliyetin gerialınmasına ilişkin hükümlerin geçici istisnalariçinde sayıldığı dikkatealındığında; sürücü belgeleriningeçici olarak geri alınmasına ilişkin davalara bakmagörevininidare mahkemesine ait olduğu kuşkusuzdur.
5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27. maddesine, 5560sayılı Kanun ile eklenen sekizinci fıkrasında, idariyaptırım kararının verildiği işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren kararların da verilmiş olmasıhalinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukukaaykırılık iddialarının, bu işlemin iptalitalebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceği kuralabağlanmış, bu maddenin gerekçesinde de buhükümle, Kabahatler Kanunu'ndaki düzenlemelerin ortayaçıkardığı bağlantı sorununaçözüm getirilmesinin amaçlandığı ifadeedilmiştir.
19.12.2006tarihinde yürürlüğe giren bu düzenlemeyegöre,Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmamasıhalinde uygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemeningösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı ancak; idariyaptırım kararının verildiği işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren kararların da verilmiş olmasıhalinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukukaaykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiylebirlikte idari yargı merciinde görüleceğianlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nce,idari para cezası yönünden oluşan olumsuzgörevuyuşmazlıklarının çözümünde, idaripara cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ileilgili olarak idari yargının görev alanına girenkararın da verilmiş olması ve dosya içeriğinden bukararın idari yargı yerinde dava konusu edildiğininanlaşılması halinde; idari para cezasına ilişkinkararınhukuka aykırılığı iddiasının da,idari yargı yerinde görüleceği sonucuna varılarak,idari yargı yerince verilen görevsizlikkararlarınınkaldırılmasına karar verilmiştir.
Olayda, idari para cezasına konu işlem kapsamındaaynı kişi ile ilgili olarak düzenlenen ve olumsuz görevuyuşmazlığının konusunu oluşturansürücü belgesi geri alma tutanağı ile ilgili olarak;5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Saklı tutulanhükümler” başlığını taşıyan19. maddesinde, “diğer kanunlarda kabahatkarşılığında öngörülen belirli birsüre için, ….. ehliyetin geri alınması,…….gibi yaptırımlara ilişkin hükümler,ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklikyapılıncaya kadar saklıdır” denilerek, ilgilikanununda, bu Kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncayakadar saklı tutulan,başka bir deyişle, belirtilen istisnalariçinde sayılan yaptırımlardan biri olan “ehliyetingeri alınması”na ilişkin hükmün, 12.7.2013 tarihve 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesiyle, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun 112. maddesindeyapılandeğişiklik ile yukarıda belirtilen şekilde yenidendüzenlendiği ve bu karara karşı kanun yoluna ilişkinbir düzenlemeye yer verilmediğianlaşılmıştır.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkinolduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesephak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanın açıldığı andaki kurallaragöre görevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz halegelmiş ise, (davanın açıldığı andagörevli olan ve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır.
Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemedeaçılmış, bu sırada yapılan bir kanundeğişikliği ile görevsiz mahkeme o dava içingörevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlikkararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiğiiçin) davaya bakmaya devam etmesi gerekir.
İncelenen uyuşmazlıkta, öngörülensürücü belgesi geri alma tutanağının 5326sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu, 12.7.2013 tarih ve 6495sayılı Kanun’un 20.maddesiyle 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun 112. maddesinde yapılandeğişiklik ile maddenin yeniden düzenlendiği ve bu kararakarşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yerverilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda, KabahatlerKanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3.maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemeninbelirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümleri dikkatealınacağından, sürücü belgesi geri almatutanağına karşı açılan davanıngörüm ve çözümünde, anılan Kanunun 27.maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yeriningörevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı’nın başvurusunun kabulü iledavalı vekilinin görev itirazının reddine ilişkin,İstanbul 8. İdare Mahkemesince verilen 10.7.2017 gün veE:2017/924 sayılı görevlilik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle, YargıtayCumhuriyet Başsavcısı’nın BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile davalı vekilinin görev itirazının reddineilişkin, İstanbul 8. İdare Mahkemesince verilen 10.7.2017gün ve E:2017/924 sayılı GÖREVLİLİK KARARININKALDIRILMASINA, 26.02.2018 gününde OYBİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Nuri Şükrü Mehmet Suna
NECİPOĞLU BOZER AKSU TÜRE
Üye ÜyeÜye
Alaittin Ali Süleyman HilmiTurgay Tuncay
ÖĞÜŞ AYDIN VARLI
Full & Egal Universal Law Academy