T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018/60
KARAR NO : 2018/104
KARAR TR: 26.02.2018
ÖZET :Sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K ARAR
Davacı : A. Anonim TürkSigorta Şirketi
Vekili : Av. K. A.
Davalı : KarayollarıGenel Müdürlüğü
O L A Y : Davacı vekili dava dilekçesindeözetle; müvekkili şirkete sigortalı olanDemirbaşoğlu şirketine ait 55 EG ... plaka sayılıkamyonun sürücüsünün yolun yağ ve akaryakıtnedeniyle kayganlaşmasından dolayı direksiyon hakimiyetinikaybederek, 61 K ... plaka sayılı römorkaçarpmasıyla maddi hasarlı ve yaralamalı trafikkazası meydana geldiğini, kazada şirketin sigortalısıolan araç şoförünün kusurununbulunmadığını, davalı kurumun yolunbakımını gerektiği gibi sağlamadığındandolayı trafik kazasında asli kusurlu olduğunu, ekspertiztarafından hesaplanan 58.130,00 TL hasar bedelinin müvekkilişirket tarafından sigortalılarına 22.11.2011 tarihindeödendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydıyla ödeme tarihinden itibaren işleyecekreeskont faiziyle birlikte sigortalıya ödenenmiktarındavalıdan tahsili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
SAMSUN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 23.6.2014 günve E:2014/230, K:2014/288sayı ile, hizmet kusuruna dayanılarakaçılan davada adli yargının yargı yolubakımından görevsiz bulunması nedeniyle davanın, davaşartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermiş, bukarar davacıve davalı vekilleri tarafından temyizedilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi: 27.4.2017 gün veE:2015/1234, K:2017/4787 sayı ile, somut olayda; mahkemece, öninceleme tutanağı imzalanmadan önce tensiple yargı yolununcaiz olmadığına karar verilmiş ise de, davadilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmeden ve davalıtarafın vekaletname sunmasına engel olacak şekilde kararverildiği; kaldı ki 02.11.2011 tarihli 659 sayılı KanunHükmünde Kararname'nin 6/5 maddesi uyarınca listedeyazılı kişilerin vekaletname ibrazına gerekolmaksızın her türlü dava ve icra işlemlerini takipedebildiği; bu nedenle davalı yararına vekalet ücretinehükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hükümverilmesi doğru değil bozmayı gerektirmekte ise de; buyöndeki yanılgının giderilmesi de yargılamanıntekrarını gerektirir nitelikte bulunmadığından 6100sayılı HMK.nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle mülga1086 sayılı HUMK.nın 438/7 maddesi uyarıncahükmün, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarınınreddine, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ilehüküm fıkrasına "Karar tarihinde yürürlüktebulunan AAÜT uyarınca 750,00-TL vekalet ücretinin,davacıdan alınarak davalıya verilmesine" ibaresininyazılmasına ve hükmün bu şekli ile düzeltilerekonanmasına karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istem ile idari yargı yerindedava açmıştır.
SAMSUN 2. İDARE MAHKEMESİ: 21.12.2017 gün veE:2017/1989 sayı ile, dava konusu uyuşmazlığın 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun uygulanmasınailişkin bir tazminat davası olduğu, anılan Kanunun 110.maddesi uyarınca davanın görüm ve çözümündeadli yargı mercilerinin görevli olduğu gerekçesiyle, 2577sayılı Yasanın 14/3-a ve 15/1-a maddeleri uyarıncagörev yönünden reddine, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesi’nin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bukonuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesinekarar vermiş, 17.1.2018 tarih ve E:2017/1989 sayılı üstyazısı ile Mahkememize gönderilmiş olup, 24.1.2018tarihinde kayda girmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Nuri NECİPOĞLU’nun Başkanlığında,Üyeler: Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Suna TÜRE, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay TuncayVARLI’nın katılımlarıyla yapılan 26.02.2018günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim GülşenAKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, sigortalı aracın yolun yağ ve akaryakıtnedeniyle kayganlaşmasından dolayı uğradığıhasarı ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarecegiderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminatdavasıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde,Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı belirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, dava dosyasında mevcut bilgi vebelgelerin incelenmesi sonucunda; Şirkete sigortalıvasıtanın geçirdiği trafik kazası neticesindehasarlandığı, bahis konusu olay neticesinde vasıtada maddihasarın meydana geldiği; tespit edilen hasar bedelinin sigortalıvasıta sahibine ödendiği, olayın meydana gelişindedavalı idarenin yol kusurunun tespit edildiği, meydana gelen hasarnedeniyle sigortalısına tazminat ödeyen şirketin kusurnispetine göre avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemiyle davanınaçılmış olduğu anlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında da belirtildiğiüzere, tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli veidari yargı ayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargıkollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dankaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ninyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır ve Anayasa’nın158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememiz olmak üzerediğer yargı organları bakımından da uyulmasızorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu dolayısıyla, Samsun 2. İdare Mahkemesininbaşvurusunun kabulü ile, Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen23.6.2014 gün ve E:2014/230, K:2014/288 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Samsun 2. İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Samsun 2. Asliye HukukMahkemesince verilen 23.6.2014 gün ve E:2014/230, K:2014/288sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,26.02.2018 gününde, Üye Turgay Tuncay VARLI’nınKARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan Üye Üye Üye
Nuri Şükrü Mehmet Suna
NECİPOĞLU BOZER AKSU TÜRE
Üye ÜyeÜye
Alaittin Ali Süleyman HilmiTurgay Tuncay
ÖĞÜŞ AYDIN VARLI
KARŞI OY
3.11.2015 tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.9.2015 gün veE:2015/580 K:2015/592 sayılı kararında belirtilmiş olandüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum.26.02.2018
ÜYE
Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy