T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 800
KARAR NO : 2018 / 31
KARAR TR : 29.01.2018
ÖZET: 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun 12. Maddesinin 11. Fıkrasının (n) bendi uyarınca makam tazminatının ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : S. G.
Vekili : Av. S.A.
Davalı :Sosyal Güvenlik Kurumu
Vekili : Av. Y.K.
O L A Y :Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 1980-1983yılları arasında Belediye Başkanlığıyapmış olmasından ötürü kanunen almasıgereken görev-temsil tazminatı ve diğer sosyal haklarınkendisine ödenemeyeceğine ilişkin davalı kurumişleminin iptali ile hak ettiği görev-temsil tazminatı vediğer sosyal hakların davalı kuruma ilk müracaatettiği tarihten itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte kendisineödenmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ANKARA9.İDARE MAHKEMESİ: 28.12.2012 gün ve E:2012/1355, K:2012/2834 sayıile “…5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve GenelSağlık Sigortası Kanunu'nun 5754 sayılı Kanunun 68,maddesi ile değişik "5434 sayılı Kanuna ilişkinGeçiş Hükümleri" başlıklıGeçici 4. maddesinin 11. fıkrasında, "Bu Kanununyürürlük tarihinden önce, seçimler neticesindebelediye başkam olarak görev yapmış olup, bu Kanununyürürlük tarihinden önce 5434 sayılı Kanunun buKanunla yürürlükten kaldırılan ek 68 inci maddesinegöre makam tazminatı ve buna bağlı olarak temsil veyagörev tazminatı ödenenler hariç olmak üzere, sosyalgüvenlik kanunlarına göre emeklilik veya yaşlılıkaylığı almakta olanlardan; 5434 sayılı Kanunun buKanunla yürürlükten kaldırılan 39 uncu maddesinegöre aylık bağlanması şartlarını haizolanlara, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren, bukişilerden bu Kanunun yürürlük tarihi itibarıyla 5434sayılı Kanunun bu Kanunla yürürlükten kaldırılan39 uncu maddesine göre aylık bağlanması şartlarımhaiz olmayanlara ise bu şartları haiz oldukları tarihtenitibaren 5434 sayılı Kanunun bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan ek 68 inci maddesinde belirtilen şartlar da dikkatealınarak, emsali belediye başkanın ın almakta olduğumakam tazminatı ve buna bağlı olarak temsil veya görevtazminatı tutan, almakta oldukları emeklilik veyayaşlılık aylıklarına ilâve edilmek suretiyleödenir Bu Kanunun yürürlük tarihinden önceseçimler neticesinde belediye başkanı olarak görevyapmış olup, bu Kanuna göre sigortalı ikenyaşlılık aylığı bağlananlardan; 5434sayılı Kanunun bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan 39 uncu maddesine göre aylıkbağlanması şartlarını haiz olanlara bu Kanunungeçici 2 nci ve geçici 4 üncü maddelerihükümleri de dikkate alınarak bu fıkrada belirtilenşartlar dahilinde söz konusu tazminatlar aylıklarınailâve edilmek suretiyle ödenir. Bu Kanunun yürürlüktarihinden önce seçimler neticesinde belediye başkanıolarak görev yapmış olanlardan ölenlerin bu Kanunun 32 ncimaddesinde belirtilen şartlara sahip olmaları halinde, 5434sayılı Kanunun bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan ek 68 inci maddesinde belirtilen şartlar da dikkatealınarak, hak sahiplerine bu Kanunun 34 üncü, geçici 1inci, geçici 2 nci ve geçici 4 üncü maddelerihükümlerine göre söz konusu tazminatlar bu Kanununyürürlük tarihinden önce ölenler için buKanunun yürürlük tarihinden itibaren, bu Kanununyürürlük tarihinden sonra ölenler için iseölüm tarihinden itibaren ölüm aylıklarına eklenmeksuretiyle ödenir. Bu Kanunun yürürlüğe girdiğitarihten önce seçimler neticesinde belediye başkanıolarak görev yapmış olanlardan; malûllükaylığı almakta olanlar ile malûllükaylığına hak kazanacaklar 5434 sayılı Kanunun buKanunla yürürlükten kaldırılan 39 uncu maddesindebelirtilen aylık bağlamaya ilişkin şartlar dikkatealınmaksızın yukarıda belirtilen tazminat haklarındanyararlandırılır. Bu fıkraya göre tazminattutarları ödendikçe Hâzineden tahsil edilir”; 101.maddesinde de; ”Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, buKanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortayaçıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerindegörülür," hükmüne yer verilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; davacının 28.09.1980 ile30.05.1983 tarihleri arasında belediye başkanı olarak görevyaptığı, bu görevinden dolayı 23.05.2012 tarihlidilekçe ile söz konusu belediye başkanlığıgörevinden dolayı makam tazminatı ve buna bağlı olaraktemsil ve görev tazminatı ödenmesi için başvurudabulunduğu, başvurusunun dava konusu edilen işlemle reddedilmesiüzerine bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
5510sayılı Kanunun Geçici 4. maddesi uyarınca, sosyalgüvenlik kanunlarına göre emeklilik veya yaşlılıkaylığı almakta olanlardan, 5434 sayılı Kanunun buKanunla yürürlükten kaldırılan 39. maddesine göreaylık bağlanması şartlarım haiz olanlara, bu Kanununyürürlük tarihinden itibaren, bu kişilerden bu Kanununyürürlük tarihi itibarıyla 5434 sayılı Kanunun buKanunla yürürlükten kaldırılan 39. maddesine göreaylık bağlanması şartlarını haiz olmayanlara isebu şartları haiz oldukları tarihten itibaren 5434sayılı Kanunun bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan ek 68, maddesinde belirtilen şartlar da dikkatealınarak, emsali belediye başkanının almakta olduğumakam tazminatı ve buna bağlı olarak temsil veya görevtazminatı tutarı, almakta oldukları emeklilik veyayaşlılık aylıklarına ilave edilmek suretiyleödeneceği belirtilmiş olup, emekli aylığı alandavacıya 5510 sayılı Kanunun geçici 4. maddesininatıf yaptığı 5434 sayılı Kanunun 39 ve ek 68.maddelerinde belirtilen şartları taşıması durumunda,makam tazminatı ve buna bağlı olarak temsil ve görevtazminatı ödeneceği açıktır.
Bu durumda,davacıya, makam tazminatı ve buna bağlı olarak temsil vegörev tazminatının 5510 sayılı Kanunun Geçici4. maddesindeki şartları taşıması durumundaödenebileceği, yani uyuşmazlığın 5510sayılı Kanundan kaynaklandığı anlaşılmakla,aynı Kanunun 101. maddesi uyarınca uyuşmazlığıngörüm ve çözümünde İş Mahkemeleriningörevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Öteyandan, benzer uyuşmazlıkla İlgili olarak Ankara 14. İdareMahkemesinde açılan davada, davanın adli yargınıngörevine girdiğinden bahisle verilen 17.11.2011 gün veE:2010/663, K:2011/1497 sayılı görev ret kararı,Danıştay 11. Dairesinin 20.11.2012 gün ve E:2012/2209,K:2012/7649 sayılı kararı ile onanmıştır” gerekçesiyledavanın 2577 sayılı Yasa’nın 15/1-a maddesiuyarınca görev yönünden reddine dair verdiği karar temyizedilmeksizin 13.03.2012 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı taleple adli yargı yerinde davaaçmıştır.
ANKARA3.İŞ MAHKEMESİ: 03.06.2015 gün ve E:2014/374, K:2015/660 sayıile “5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu yürürlüğe girmiş olupYasa'nın 101 .maddesine göre bu Kanunda aksine hükümbulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerindegörülür.5510 sayılı Yasa'nın 5434sayılı Kanuna İlişkin GeçişHükümleri” başlıklı Geçici 4.maddesinin4.fıkrasına göre "Bu Kanunda aksine bir hükümbulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanununyürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendikapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanunhükümlerine tabi olarak çalışmış olup buKanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c)bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ilebunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır."
5510sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan "...bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar iş Mahkemelerinde görülür."bölümünün iptali istemiyle yapılan itirazbaşvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E: 2010/65, K: 2011/169sayılı kararıyla iptal isteminin reddine karar vermiştir.Anayasa'nın 153/son maddesine göre Anayasa Mahkemesi kararlarıResmi Gazetede yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargıorganlarını, idare makamlarını, gerçek vetüzelkişileri bağlar. Anayasa Mahkemesi kararları ileilgili doktrindeki ağırlıklı görüş; AnayasaMahkemesi kararlarının gerekçesinin debağlayıcı olduğu yönündedir.
17.4.2008günlü 5754 sayılı "Sosyal Sigortalar Ve GenelSağlık Sigortası Kanunu İle Bazı Kanun Ve KanunHükmünde Kararnamelerde Değişiklik YapılmasınaDair Kanun" ile Anayasa Mahkemesi'nin 15.12.2006 günlü,E.2006/111, K.2006/112 sayılı iptal kararı doğrultusunda5510 sayılı Kanunda düzenlemeler yapılmış veanılan Kanun'a eklenen Geçici 1 inci ve Geçici 4üncü maddelerle 5754 sayılı Kanun'unyürürlüğe girdiği tarih itibariyle bu Kanun'un 4üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendikapsamına alınanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında,bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleride dâhil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göreişlem yapılacağı hüküm altınaalınmıştır.
5754sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden öncememur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmaktaolanlar, evvelce olduğu gibi 5434 sayılı Kanunhükümlerine tâbi olacaklar ve bunların emeklilikleribakımından da aynı Kanun hükümleri uygulanmaya devamedecek; ancak 5754 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesindensonra memur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanun'un 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tâbi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil 5510 sayılıKanun'un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır.
5754sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önceiştirakçi sıfatıyla çalışmakta olanmemurlar ve diğer kamu görevlileri ile emekli sıfatıyla5434 sayılı Kanun'a göre emekli, dul ve yetimaylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğerkamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumu'nun tesis edeceğiişlem ve yapacağı muameleler idari işlem niteliğinikorumaya devam edeceğinden bunlara ilişkin ihtilaflarda idariyargının görevli olmaya devam edecektir.
Öteyandan Uyuşmazlık Mahkemesinin 4.9.2012 tarihli 2012/64-83 Esas veKarar sayılı kararında 5510 sayılı Yasanınyürürlüğe girmesinden önce iştirakçisıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğerkamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılıKanuna göre emekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar veayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ilerideemekliliğe hak kazanacaklar yönünden Sosyal GüvenlikKurumunca tesis edilen işlem ve yapacağı muamelelerin"idari işlem" ve "idari eylem" niteliğinikorumaya devam edeceği, dolayısıyla, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilenidari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları kapsamında bulunan, emekli kamupersoneli olan davacı tarafından açılan davanın,görüm ve çözümünün idari yargıyerinde görüleceğine hükmettiği”gerekçesiyle 6100 sayılı HMK' nın 114/1-b maddesinegöre dava şartı noksanlığından davanınusulden reddine karar vermiş, temyiz edilen kararın Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 05/11/2015 tarih E:2015/17062, K:2015/19607 sayılıilamıyla onanarak kesinleştiğianlaşılmıştır.
Davacıvekili oluşan olumsuz görev uyuşmazlığınınçözümü için Mahkememize başvurmuştur.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nınkatılımlarıyla yapılan 29.1.2018 günlütoplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; Adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu dosyanın 15. maddedebelirtilen yönteme uygun olarak davacı vekilinin istemi üzerineson görevsizlik kararını veren mahkemece, idari yargıdosyası da temin edilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeidari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halilİbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın davada idari yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, Konya İli, Ilgın İlçesi,Çavuşcugöl Kasabasında 28.09.1980 ile 30.05.1983tarihleri arasında Belediye Başkanıolarak görev yapan davacının, 5434 sayılı EmekliSandığı Kanunu’nun 12. Maddesinin 11.Fıkrasının (n) bendi uyarınca makam tazminatınınödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddineilişkin işleminin iptali ile tazminat alacağınaödenmesi istemiyle açılmıştır.
Konuya ilişkin mevzuat hükümlerinebakıldığında;
5434 sayılı T.C. EmekliSandığı Kanunu’nun (5510 sayılı kanunun106. maddesi ile mülga edilen) Ek 68.maddesinde; “(Değişikmadde: 24/11/1994 - 4049/7 md.)
(Değişik fıkra:23/02/1995 - KHK - 547/13 md.) Makam tazminatı ile Yüksek Hakimlik vetemsil veya görev tazminatı ödenmesini gerektirengörevlerde bulunanlardan, 10/10/1984 tarihli ve 3056 sayılıKanunun 36 ncı maddesine göre istihdam edilenlere,Başbakanlıkta da makam tazminatı ödenmesini gerektirengörevlerde en az 6 ay çalışmış olmalarıkaydıyla bu tazminatlardan yüksek olanı esas alınaraködeme yapılır. (Ek cümle: 04/07/2001 - 631 S.KHK/1. md.)Makam veya yüksek hakimlik tazminatı ödenmesini gerektirengörevlerde toplam en az iki yıl bulunmadan veya bu görevlerdehiç bulunmadan emekliye ayrılanlara ise, en az altı aysüreyle bulundukları en üst görevleri içinbelirlenen görev tazminatı veya hizmet yıllarıitibarıyla belirlenen görev tazminatından yüksek olanıödenir. Bu halde de iki yıllık süreyi doldurmaşartı aranır. (Ek cümle: 12/02/2000 - 4505/3 md.) Ancak butazminatların ölenlerin dul ve yetimlerine ödenmesinde ikiyıl görev şartı aranmaz…
…(Ek fıkra:07/12/2004- 5272 S.K./86.mad) Sandıkça emekli aylığıbağlanan büyükşehir belediye başkanlarına 7000,il belediye başkanlarına 6000, ilçe belediyebaşkanlarına 3000, diğer belediye başkanlarına 1500gösterge rakamı üzerinden, bu Maddede belirtilen usul ve esaslardâhilinde makam tazminatı, buna bağlı olarak temsilveya görev tazminatı ödenir. Bu tazminatlar ilgililereödendikçe iki ay içinde faturasıkarşılığında Hazineden tahsil olunur. Birincifıkrada öngörülen iki yıllık süreninhesabında iştirakçi olup olmadıklarınabakılmaksızın belediye başkanıolarak geçen sürelerin tamamı dikkate alınır.
(Ek fıkra: (12/02/2000 - 4505/3md.) Temsil ve görev tazminatları; yönetim ve denetim kuruluüyelikleri dahil olmak üzere kamu kesiminde her ne suretle olursaolsun aylık veya ücret alıp almadıklarınabakılmaksızın görev alanlara bu durumları devamettiği sürece ödenmez. Tazminattan yararlanırken,yararlanma şartlarını kaybedenler en geç bir ayiçinde durumu Türkiye Cumhuriyeti Emekli SandığıGenel Müdürlüğüne bildirirler. Bu durumun ortayaçıktığı tarihi takip eden aybaşındanitibaren tazminat ödenmesine son verilir. Zamanında bildirimde bulunmayanlaraödenen tazminat kanuni faizi ile birlikte geri alınır…
…Bu tazminatlar, ölenlerin5434 sayılı Kanunun 67 nci maddesinde belirtilen aylığa müstahakdul ve yetimlerine 68 inci maddesindeki oranlar üzerinden ödenir.
Bu ödemeler, T.C. EmekliSandığınca ödenmesini müteakip iki ay içindeGenel Bütçeye giren kurumlardan ayrılanlar içinHazineden, diğerleri için son kurumlarından faturasıkarşılığında tahsil edilir.(...) denilmiş;1.1.2007 tarihinde; maddenin “Bu tazminatlar, ölenlerin 5434sayılı Kanunun 67 nci maddesinde belirtilen aylığa müstahakdul ve yetimlerine 68 inci maddesindeki oranlar üzerindenhesaplanır.” şeklindeki beşinci fıkra metni ile“Bu ödemeler, T.C. Emekli Sandığınca ödenmesinimüteakip iki ay içinde Genel Bütçeye giren kurumlardanayrılanlar için Hazineden, diğerleri için sonkurumlarından faturası karşılığında tahsiledilir.” şeklindeki son fıkra metni yürürlüktenkaldırılmıştır.
Diğer taraftan,5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanununun “5434 sayılı Kanuna ilişkingeçiş hükümleri” başlıklı Geçici 4. maddesinin birinci fıkrasında; “BuKanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanuna göre; aylık,tazminat, harp malullüğü zammı, diğer ödemeler veyardımlar ile 8/2/2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1 incimaddesine göre ek ödeme verilmekte olanlara, bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil5434 sayılı Kanunda kendileri için belirtilmiş olanşartları haiz oldukları müddetçe bunlarınödenmesine devam olunur. Ancak, 5 ilâ 10 yıl arasındafiili hizmet süresi olan iştirakçilerden dolayı dul veyetim aylığı almakta olanların, aylık ve diğerödemeleri, bu Kanunun 32 nci, 34 üncü ve 37 nci maddelerindekişartları haiz oldukları müddetçe devamedilir.” hükmüne, aynı maddenin beşincifıkrasında ise; “ Bu madde kapsamına girenlerinaylıklarının bağlanması, artırılması,azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptanödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğerödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında buKanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri dedahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlemyapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkatealınır. (Ek cümle: 16/06/2010-5797 S.K/10. md.) Ancak, Polis Akademisinde öğrenim görmekteolan öğrencilerin yetim aylıkları bu öğrenimlerisüresince kesilmeksizin ödenmeye devam edilir.”hükmüne yer verilmiştir.
31.5.2006 tarih ve 5510 sayılı SosyalSigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 506, 1479, 2925,2926 ve 5434 sayılı Kanunlar kapsamındaki hizmet akdinegöre ücretle çalışanlar (Sosyal Sigortalılar),kendi hesabına çalışanlar (Bağ-Kur’lular),tarımda kendi adına ve hesabına çalışanlar(Tarım Bağ-Kur’luları), tarım işlerindeücretle çalışanlar, (Tarım sigortalıları),devlet memurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabitutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hakve hükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerinidiğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonrakabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510sayılı Kanunda düzenlemeler yapılmış veanılan Kanuna eklenen Geçici 1 nci ve Geçici 4 ncümaddelerle, 5754 sayılı Kanunun yürürlüğegirdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4ncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaolanlar (memurlar ile diğer kamu görevlileri) ile bunların dulve yetimleri hakkında, bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre işlem yapılacağıhüküm altına alınmıştır. 5754sayılı Kanunun kimi hükümlerinin iptali istemiyleaçılan dava Anayasa Mahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E:2008/56, K:2011/58 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
5510 sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yeralan “…bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliortaya çıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devamedecektir… Bu bakımdan 5510 sayılı Kanunun yürürlüğündensonra, prim esasına dayalı yani sistemin içeriği ve Kanunkapsamındaki iş ve işlemlerin niteliği gözönünde bulundurulduğunda, itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır…”
Yukarıda sözü edilen mevzuathükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararının birliktedeğerlendirilmesinden, 5510 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önceolduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır.
Kaldı ki; T.C. Anayasası’nın158.maddesindeki “…diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır ” hükmüuyarınca Anayasa Mahkemesi kararının buuyuşmazlığın çözümünde esasalınacağı tartışmasızdır.
Bu durumda, 5510 sayılı Yasanınyürürlüğe girmesinden önce iştirakçisıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğer kamugörevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanunagöre emekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar veayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ilerideemekliliğe hak kazanacaklar yönünden Sosyal GüvenlikKurumunca tesis edilen işlem ve yapacağı muamelelerin“idari işlem” ve “idari eylem” niteliğinikorumaya devam edeceği, dolayısıyla, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilenidari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları kapsamında bulunan, 5754sayılı Yasanın yürürlüğe girdiğitarihten önce, Emekli Sandığı iştirakçisi olandavacının, Ekim 1980-Mart 1984 tarihleri arasında Belediye Başkanı olarakgörevlendirilmesinden dolayı, makam tazminatındanyararlandırılması istemiyle yaptığıbaşvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile yoksunkalınan tazminat tutarının yasal faiziyle birlikteödenmesine karar verilmesi istemiyle açtığı davanın;5434 sayılı Kanun hükümleri dikkate alınarakçözüme kavuşturulacağıgözetildiğinde; idari yargı yerinde görüleceğisonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerledavanın görüm ve çözümü idari yargıyerinin görevine girdiğinden, Ankara 9. İdare Mahkemesinin 28.12.2012gün ve E:2012/1355, K:2012/2834 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Ankara 9. İdare Mahkemesinin 28.12.2012 günve E:2012/1355, K:2012/2834 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 29.01.2018 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Ahmet Tevfik
ERGİNBAY
Üye
Turgay Tuncay
VARLI
Full & Egal Universal Law Academy