T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018 / 5
KARAR NO : 2018 / 36
KARAR TR : 29.01.2018
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı :A. K. Vekili :Av. L.P. Davalı :Karayolları Genel Müdürlüğü Vekili :Av.M.A. O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 47 … 228 plakadorse takılı (LPG yüklü) 27 … 6620 plakalıçekici tankerin Bingöl istikametinden Diyarbakır istikametineseyir halinde iken, Lice-Bingöl karayolunun 15. kilometresinde karayolununuygun genişlikte olmaması sebebiyle aracın direksiyonhâkimiyetini kaybederek gidiş istikametine göre yolun sağtarafında bulunan boş alana devrilmesi sonucu LPG gazınınkarayoluna sızması ve patlaması sonucu davacınınyaralanmasına sebebiyet verildiğinden bahisle şimdilik5.000,00-TL maddi ve 75.000,00-TL manevi zararın tazmini istemiyle KarayollarıGenel Müdürlüğü ve İçişleriBakanlığı aleyhine adli yargı yerinde davaaçmıştır. SİVEREK2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ:06.11.2015 gün ve E:2015/35 K:2015/354sayılı kararı ile “Dava, 21.07.2014 tarihinde meydanagelen trafik kazasından dolayı maluliyete dayalı (geçicive sürekli iş göremezlik) maddi ve manevi tazminat istemineilişkindir. Davacıvekili, meydana gelen trafik kazasında yolun yeterli genişlikteolmaması nedeniyle davalı Karayollarının kusurununbulunduğunu, olay meydana geldikten sonra yeterli ve etkili birbiçimde önlem almadığı gerekçesiyle isedavalı İçişleri Bakanlığı'nabağlı Jandarma Karakolu'nun kusurlu olduğunu savunarak davalılardanmüştereken ve müteselsilen tahsil edilmek üzere maddi vemanevi tazminat isteminde bulunmakta, davalılar ise özetledavanın reddi gerektiğini savunmaktadır. 2577sayılı Kanun'un 2.maddesine göre, idari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan zararauğrayan şahısların açabilecekleri tam yargıdavaları idari dava türlerinden biri olaraksayılmıştır. Gerçekten de, kamu tüzelkişilerinin, kamu hizmeti görmekle yükümlübulunmaları nedeniyle kamu hizmetleri sırasında verdikleri iddiaolunan zararlardan dolayı oluşan sorumlulukları özel hukukhükümlerine tabi değildir. Kamu tüzel kişilerininyasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerinkullanılması sırasında oluşan zararlar niteliğiitibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararlarıntazmini amacıyla kamu tüzel kişilerine karşı hizmetkusurlarına dayalı olarak İdari Yargılama UsulüHakkındaki Kanun’un 2.maddesi hükmü uyarınca idariyargı yerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerekmektedir”gerekçesiyle HMK 114/1-b ve 115/1-2 maddeleri gereğince davadilekçesinin dava şartı yokluğu nedeni ile usuldenreddine karar vermiş, temyiz edilen kararın Yargıtay 17. HukukDairesinin 20/03/2017 gün ve E:2016/9067, K:2017/2913 sayılıilamıyla onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacıvekili bu kez Karayolları Genel Müdürlüğüaleyhine aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır. DİYARBAKIR3. İDARE MAHKEMESİ: 14.12.2017 gün ve E:2017/2978 sayılıkararı ile “2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun"Karayolu Trafik Güvenliği" başlıklı 13.maddesinde; "Karayolunun yapımı, bakımı,işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütün kuruluşlar,karayolu yapısını, trafik güvenliğini sağlayacakdurumda bulundurmakla yükümlüdür. Buçalışmalar sırasında meydana getirilen tehlikelidurum ve engeller bütün sorumluluk, bunları yaratankişilere ait olmak üzere zabıtaca kaldırılır,yapılan masraflar sorumlulara ödetilir." hükmüne, 110.maddesinde ise; "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlarailişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğailişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yermahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vukubulduğu yer mahkemesinde de açılabilir."hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda,bakılmakta olan davanın, Diyarbakır ili, Lice ilçesi,Tuzla köyü mevkiinde 47 NG 228 plaka dorse takılı (LPGyüklü) 27 L 6620 plakalı çekici tankerin davalıidarenin yapımı, bakımı ve işletilmesi ilegörevli ve sorumlu olduğu yol olan Lice-Bingöl karayolunun 15.kilometresinde karayolunun uygun genişlikte olmaması sebebiylearacın direksiyon hâkimiyetini kaybederek gidiş istikametinegöre yolun sağ tarafında bulunan boş alana devrilmesisonucu LPG gazının karayoluna sızması ve patlamasısonucu oluşan tek taraflı maddi hasar ve yaralamalı trafikkazasından dolayı davacının uğradığıileri sürülen zararın tazmini isteminden kaynaklandığıve bu nedenle de işbu uyuşmazlığın 2918sayılı Kanun'dan doğan bir sorumluluk davası niteliğindeolduğu anlaşılmakla, uyuşmazlığıngörüm ve çözümünde anılan Kanun'unyukarıda aktarılan 110. maddesi uyarınca adli yargınıngörevli olduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim benzerbir uyuşmazlıkta Uyuşmazlık Mahkemesince verilen 20/02/2017tarih ve E:2016/706, K:2017/60 sayılı kararda bu yöndedir. Açıklanannedenlerle; davanın adli yargının görev alanınagirdiği sonucuna varıldığından, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin dosyanın Siverek 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyası(dava dilekçesi, Mahkeme kararı, Yargıtay kararı vekesinleşme şerhi) ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine, dosya incelemesinin Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilinceye kadar ertelenmesine” karar vermiş, dosyaMahkememize gönderilmiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE : Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nınkatılımlarıyla yapılan 29.1.2018 günlütoplantısında: I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, Mahkemece idari yargıdosyasının ekinde adli yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davalı Karayollarınınsorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen maddi hasarlı veyaralamalı trafik kazası nedeniyle oluştuğu önesürülen maddi zararın tahsili ve ayrıca manevi tazminatistemiyle açılmıştır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş, aynı Kanunun, “Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde; “Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunlailgili görev ve yetkileri şunlardır: a) Yapımve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak, b) Tümkarayollarındaki işaretleme standartlarını tespit etmek,yayınlamak ve kontrol etmek, d) Trafik vearaç tekniğine ait görüş bildirmek, karayolugüvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak, e) Yapımve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altında hızsınırları belirlemek ve işaretlemek, f) Trafikkazalarının oluş nedenlerine göre verileri hazırlamakve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirleri almak veya aldırmak, g) Yapımve bakımından sorumlu olduğu karayollarında trafikgüvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri, aydınlatma,yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleri yapmak,yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlanan projeleritetkik ve uygun olanları tasdik etmek, h) Yetkilibirimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kaza analizisonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ile işaretlemeyedayalı kaza sebepleri göz önünde bulundurularak önerilengerekli önlemleri almak veya aldırmak, j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek, k) Bu Kanunlave bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleriyapmaktır.” hükmüne yer verilmiştir. Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir. 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemekolanaklı değildir. Ancak, idari yargının denetiminebağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargıkollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dankaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2,125 ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.) Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, Diyarbakır 3.İdare Mahkemesinin Başvurusunun Kabulü ile Siverek 2. AsliyeHukuk Mahkemesi’nin 06.11.2015 gün ve E:2015/35 K:2015/354 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Diyarbakır 3.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Siverek 2. AsliyeHukuk Mahkemesi’nin 06.11.2015 gün ve E:2015/35 K:2015/354sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 29.01.2018gününde Üye Turgay Tuncay VARLI’nın KARŞI OYU veOY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Mehmet AKSU Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Turgay Tuncay VARLI KARŞIOY 03.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580K:2015/592 sayılı kararında belirtilmiş olandüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 29.01.2018 ÜYE Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy