T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 791
KARAR NO : 2018 / 22
KARAR TR : 29.1.2018
ÖZET : Türk Silahlı Kuvvetlerinde kıdemli albay olarak görevli iken 15.10.2006 tarihinde emekliye ayrılan davacının, kadrosuzluk tazminatı ödenmesi istemiyle idareye yaptığı başvurunun reddine ilişkin Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik İşlemleri Daire Başkanlığı işleminin iptali istemiyle açtığı davanın İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : M.C.Y.
Vekili : Av. G. A.Y.
Davalı : Sosyal GüvenlikKurumu Başkanlığı
Vekili : Av. O.Ö.
O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin30.08.2004 tarihinde Albay rütbesine nasbedildiğini, 15.10.2006tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri’nden Kıdemli Albayolarak emekliye ayrıldığını; 09 Mayıs 2008 tarihve 26871 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 24.04.2008 tarihli ve5758 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ileBazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 8.maddesi gereğince kadrosuzluk tazminatı almaya hakkazandığı halde, maaşlarında “KadrosuzlukTazminatı”nın yatmadığını öğrendiktensonra 24.04.2008 tarihi itibari ile alması gereken Kadrosuzluktazminatlarının müstehak olduğu tarihten itibaren yasalfaiziyle birlikte ödenmesi hususunda davalı idareye müracaatedildiğini; davalının, iptali istenen karar ile,yasanın yürürlük tarihinin 09.05.2008 olduğu,müvekkilinin emekliliğinin ise bu tarihten önce, 04.10.2005(20.9.2006 olmalı) tarihi olduğu, ilgili yasanınyayımı tarihinde yürürlüğe girmişolmasından dolayı kadrosuzluk tazminatıalamayacağından bahisle istemi reddettiğini; bu durumun evrenselhukuk kavramına, hak ve adalete ve Anayasanın eşitlik ilkesineaykırı olduğunu; İdarenin ve yasamanın emeklilerinsalt emeklilik tarihlerine bakarak eşit davranmamasının sözkonusu olamayacağını, aynı kadro ve dereceden, aynıhizmet yılı ile hizmet etmiş emeklilere “sen dahaönce emekli oldun bu yasadan faydalanamazsın” şeklindekiyaklaşımın Anayasanın eşitlik ilkesineaykırı olduğunu; Yasanın 13. Maddesindeki,yayımı ile birlikte yürürlüğe girerdüzenlemesinin, mali hakların doğumununbaşlangıç tarihini belirlediğini; iddia edildiğigibi, yayın tarihinden sonra emekli olanlara uygulanıranlamını taşımadığını; yayıntarihinde yürürlüğe girmesinin, mali haklarınemeklilik tarihine götürülmemesi, yani toptan ödemeyapılmayacağı anlamınıtaşıdığını; davalının kabul ettiğigibi Kanunun yayım tarihinden sonraki emeklileri kapsamadığını,Yasada belirtilen şartları sağlayan EmekliSandığı Kanunu’na göre emeklilik hakkınıelde etmiş bütün kıdemli albayları kapsadığını;albaylıkta bekleme süresinin 2 yıl olduğunu, müvekkilininalbaylıkta bekleme süresini fazlasıyla doldurduğunu, bu nedenlekadrosuzluk tazminatı almaya müstehak bulunduğunu ifade ederek;davalı idarenin müvekkiline kadrosuzluk tazminatıödenmemesine ilişkin tesis ettiği 21.07.2009 gün veB.13.2.SGK.0.10.02.00.03/59.859.029 sayılı işleminin iptalinekarar verilmesi istemiyle 30.7.2009 tarihinde idari yargıda davaaçmıştır.
İZMİR 4.İDARE MAHKEMESİ; 23.10.2009gün ve E: 2009/1220, K:2009/1603 sayı ile, “(…) 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanununun 1. maddesinde; bu Kanunun amacının, sosyal sigortalar ilegenel sağlık sigortası bakımından kişilerigüvence altına almak; bu sigortalardan yararlanacak kişileri vesağlanacak hakları, bu haklardan yararlanma şartları ilefinansman ve karşılanma yöntemlerini belirlemek; sosyalsigortaların ve genel sağlık sigortasının işleyişiile ilgili usûl ve esasları düzenlemek olduğu,2.maddesinde; bu Kanunun, sosyal sigortalar ile genel sağlıksigortasından yararlanacak kişileri, işverenleri,sağlık hizmeti sunucularını, bu Kanunun uygulanmasıbakımından gerçek kişiler ile her türlü kamu veözel hukuk tüzel kişilerini ve tüzel kişiliğiolmayan diğer kurum ve kuruluşlarınıkapsadığı hükümleri yer almış, 101.maddesinde ise; bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceğikurala bağlanmıştır.
Bakılan davanın; Türk SilahlıKuvvetlerinde kıdemli albay olarak görev yapmakta iken emekliyeayrılan davacının kadrosuzluk tazminatı ödenmesiistemiyle davalı idareye yaptığı başvurunun reddineilişkin 21.07.2009 günlü ve 59.859.029 sayılıişlemin iptali istemiyle açıldığıanlaşılmaktadır.
Bu durumda; emekli olup kamu görevlisisıfatı bulunmayan davacının kadrosuzluk tazminatıödenmesi istemine ilişkin uyuşmazlığıngörüm ve çözümü yukarıda anılan 5510sayılı Yasa'nın 101. maddesi hükmü gereği adliyargının (iş mahkemesinin) görev alanına girmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanununun 15/1-a maddesi hükmüuyarınca davanın görev yönünden reddine…”karar vermiş; bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı somut olay vegerekçelerle; müvekkilinin müstahak olduğu tarihtenitibaren, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıylaaylık 200,00TL kadrosuzluk tazminatı alması gerektiğinekarar verilmesi istemiyle 8.12.2009 tarihinde adli yargıda davaaçmıştır.
İzmir 2.İş Mahkemesi; 25.10.2010 gün veE:2009/838, K:2010/607 sayı ile, uyuşmazlığınesasını inceleyerek, davanın reddine karar vermiş; temyizedilmesi üzerine Yargıtay 10.Hukuk Dairesi; 8.5.2012 gün veE:2011/3871, K:2012/8284 sayı ile, uyuşmazlığın, idariyargının görev alanına girdiği gözetilip,yargı yolu yanlışlığı nedeniyle davadilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, davanınesasına girilip hüküm tesis edilmesinin usul ve yasayaaykırı olduğu gerekçesiyle; temyiz edilenhükmün bozulmasına karar vermiştir.
İZMİR 2.İŞ MAHKEMESİ; 12.9.2012gün ve E:2012/248, K:2012/396 sayı ile, “(…) Mahkememizceverilen 2009/838 Esas - 2010/607 Karar sayılı ilamınYargıtay 10.Hukuk Dairesinin 2011/3871 Esas- 2012/8284 Kararı ile"……..5510 sayılı Yasanın Geçici 4.maddesi; “...Bu madde kapsamına girenlerinaylıklarının bağlanması, artırılması,azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptanödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğerödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bukanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri dedâhil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göreişlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829Sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkatealınır...” hükmünü içermekte olup,davacının 30.08.2004 tarihinde albay rütbesine terfi ederek,kıdemli albay olarak görev yapmakta iken, bekleme süresinidoldurmadan, 20.09.2006 tarihinde isteği ile emekliye sevk edilmesi ve15.10.2006 tarihi itibariyle de kadrosuzluk tazminatına ilişkinhükümler uygulanmaksızın kendisine emekliaylığı bağlanması, uygulanması talep edilen 5758sayılı Yasanın 8. maddesi ile 926 sayılı TürkSilahlı Kuvvetleri Personel Kanununa eklenen geçici 30. maddeninise 09.05.2008 tarihinde yürürlüğe girmesi karşısında,uyuşmazlığın, idari yargının görevalanına girdiği gözetilip, yargı yoluyanlışlığı nedeniyle dava dilekçesinin reddinekarar verilmesi gerekirken, davanın esasına girilip yazılıbiçimde hüküm tesis edilmiş olması, usul ve yasayaaykırı görülmüştür……."gerekçesi ile bozularak mahkememize gönderilmiş olmakla,mahkememizce Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılanaçık yargılama sonunda,
Toplanan delil durumuna göre, 5510 sayılıYasanın Geçici 4. maddesi; “...Bu madde kapsamınagirenlerin aylıklarının bağlanması,artırılması, azaltılması, kesilmesi, yenidenbağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya veborçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ileemeklilik ikramiyeleri hakkında bu kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılıKanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bumaddenin uygulanmasında mülga 2829 Sayılı Kanunhükümleri ayrıca dikkate alınır...”hükmünü içermekle olup, davacının 30.08.2004tarihinde albay rütbesine terfi ederek, kıdemli albay olarakgörev yapmakta iken, bekleme süresini doldurmadan, 20.09.2006tarihinde isteği ile emekliye sevk edilmesi ve 15.10.2006 tarihiitibariyle de kadrosuzluk tazminatına ilişkin hükümleruygulanmaksızın kendisine emekli aylığı bağlanması,uygulanması talep edilen 5758 sayılı Yasanın 8. maddesi ile926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununaeklenen geçici 30. maddenin ise 09.05.2008 tarihindeyürürlüğe girmesi karşısında,uyuşmazlığın, idari yargının görevalanına girdiği bu durumda, yargı yolu nedeni ile davadilekçesinin, görev yönünden reddine karar verilmişolup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-İdari Yargı görevli olduğundan davadilekçesinin REDDİNE…” karar vermiş, bu karartemyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Görevsizlik kararının kesinleşmesininardından davacı vekilinin talebi üzerine, dosya İzmir2.İş Mahkemesinin 8.12.2017 tarihli üst yazısı ile UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmiş, 18.12.2017 tarihindekayıtlarımıza girmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay TuncayVARLI’nın katılımlarıyla yapılan 29.1.2018günlü toplantısında:
I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasanın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; Adli ve idari yargı yerleri arasında anılanYasanın 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuzgörev uyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının davacı vekilinin istemi üzerine songörevsizlik kararını veren Mahkemece, ekinde idari yargıdosyası ile birlikte Mahkememize gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleriarasında doğan görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-HâkimTaşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, Türk Silahlı Kuvvetlerinde kıdemlialbay olarak görevli iken 15.10.2006 tarihinde emekliye ayrılandavacının kadrosuzluk tazminatı ödenmesi istemiyle idareyeyaptığı başvurunun reddine ilişkin Sosyal SigortalarGenel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilikİşlemleri Daire Başkanlığı’nın 21.7.2009tarih ve 59.859.029 sayılı işlemin iptali(adli yargıyerinde; müstahak olduğu tarihten itibaren, fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla aylık 200,00TLkadrosuzluk tazminatı alması gerektiğine karar verilmesi)istemiyle açılmıştır.
Dava dosyaları ile davacıya ait tahsisdosyasının incelenmesinden; 1959 doğumlu olandavacının, 01.09.1977-30.8.1981 tarihleri arasında Harp Okulundaeğitim gördüğü; 1981 yılında, EmekliSandığına tabi olarak, Teğmen rütbesiyle görevebaşladığı; 30.8.2004 tarihinde Albay rütbesine terfiettiği; Kara Kuvvetleri Komutanlığı emrinde Kd.Albayolarak görev yapmakta iken bekleme süresini doldurmadan 20.9.2006tarihinde isteği ile emekliliğe sevk edildiği; kendisine15.10.2006 tarihinden itibaren kadrosuzluk tazminatına ilişkinhükümler uygulanmaksızın 59.859.029 Emekli sicilnumarasıyla emekli aylığı bağlandığı;davacının, 8.7.2009 tarihinde SGK Kamu Görevlileri Emeklilikİşlemleri Daire Başkanlığı’nabaşvurarak, “Kadrosuzluk Tazminatı Ödenmesi”ni talepetmesi üzerine; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının21.7.2009 gün ve …/ 59.859.029 sayılı yazı ile; 09.05.2008tarih ve 26871 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5758sayılı Kanunun 8. maddesi ile 926 sayılı Kanuna eklenenGeçici 30. maddesi ve aynı Kanunun 13. maddesi hükümleriuyarınca, söz konusu Kanunun 09.05.2008 tarihindeyürürlüğe girmiş olduğunu ve bu tarihtenönce emekli olanlarla ilgili yasada bir hükme yerverilmediğinden anılan yasanınyürürlüğünden önce 20.9.2006 tarihinde emekliyeayrıldığı için davacıya kadrosuzluktazminatı ödenmesine imkan bulunmadığınıbildirdiği; bunun üzerine davacı vekili tarafından, idariyargı yerinde; müvekkilinin kadrosuzluk tazminatıödenmesi istemiyle idareye yaptığı başvurunun reddineilişkin Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü KamuGörevlileri Emeklilik İşlemleri DaireBaşkanlığı’nın 21.7.2009 tarih ve 59.859.029sayılı işlemin iptali; adli yargı yerinde ise; müvekkilinin müstahak olduğu tarihten itibaren, fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla aylık 200,00TLkadrosuzluk tazminatı alması gerektiğine karar verilmesiistemiyle dava açıldığıanlaşılmıştır.
27.07.1967 tarih ve 926 sayılı TürkSilahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 49. maddesinin f bendinde “(Değişikbent: 09/08/1993 - KHK - 499/9 md.) Bekleme süreleri sonunda terfiettirilemeyen general ve amiraller emekliye sevk edilir.
Bunlardan:
I-Bekleme ve görev süresi sonunda emekliye sevkedilen veya bu süreler içerisinde kendi isteği üzerineemekliye ayrılan orgeneral-oramiraller,
II-Bekleme süresi sonunda, Kadrosuzluk sebebiyle terfiettirilemeyerek emekliye sevk edilen general ve amiraller,
III-Bu maddenin (d) bendi gereğince aynırütbede hizmete devam ettirilerek kadrosuzluk nedeniyle, bir üstrütbeye terfi ettirilmeyip emekliye sevk edilen general ve amiraller,
IV-47 nci maddenin (f) bendine göre korgeneral -koramiralliğe yükselemeyen ve bekleme süresi sonunda emekliyesevk edilen tümgeneral-tümamiraller,
V - Yaş haddinden emekliye ayrılan general-amiral ve albaylar ile,
VI - Kadrosuzluk nedeniyle yaş haddinden önceemekliye sevk edilen albay, yarbay, binbaşı veyüzbaşılara,
Emekliye sevk edildikleri tarihi takip edenaybaşından itibaren, orgeneral aylığının (ekgösterge dahil); yüzbaşılara %30'u, binbaşılara%50'si, yarbaylara %55'i, albaylara %70'si, tuğgeneral-tuğamirallere%75'i, tümgeneral-tümamirallere %80'si, korgeneral - koramirallere%90'ı, orgeneral-oramirallere %100'ü oranında kadrosuzluktazminatı rütbelerinin ve makamının yaş haddinden azolmamak üzere 65 yaşına kadar olan sürede EmekliSandığınca ödenir. Ancak bu suretle verilecek emekliaylığı ve kadrosuzluk tazminatının toplamı,Silahlı Kuvvetlerde görevli aynı rütbedeki bütünemsalinden en az istihkak, tazminat ve aylık alanın elinegeçenden fazla olamaz.
Emekli Sandığı, 3 aylık devrelerhalinde bu meblağı faturasıkarşılığında Hazineden tahsil eder.
Bu tazminatlar vergiye tabi değildir ve yaşhaddinden önce ölenlerin varislerine intikal etmez” hükmüne;
Kanunun Ek 5. maddesinde; “ (Mülga madde: 27/06/1989 - KHK-375/23. md; Yenidendüzenlenen madde: 09/08/1993 - KHK-499/23 md.)/49 uncu maddenin (d) bendigereğince aynı rütbede hizmete devam ettirilen general veamirallerden ve rütbe bekleme süresini dolduran albaylardan kendiisteği üzerine emekliye ayrılanlara da 49 uncu maddenin (f) bendiesaslarına uygun olarak kadrosuzluk tazminatı ödenir.”hükmüne;
Kanunun Geçici 30.maddesinde; “(Ek:24/4/2008-5758/8 md.)
Bu Kanunun ek 5 inci maddesi kapsamında kadrosuzluktazminatı almaya hak kazanmış olanlar hariç olmaküzere, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti EmekliSandığı Kanunu hükümlerine göre emeklilikhakkını elde etmiş olan kıdemli albaylardan kendiisteği ile emekli olanlara da yeni bir düzenlemeyapılıncaya kadar, 49 uncu maddenin (f) bendi esaslarınagöre kadrosuzluk tazminatı ödenir.”hükmüne; Geçici 31.maddesinde; “Bu Kanunun65 inci maddesinin (ı) bendi hükümleri, Kanununyürürlüğe girdiği tarihten önce emekliyeayrılanlar hakkında uygulanmaz." hükümlerine yerverilmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve GenelSağlık Sigortası Kanununun 101. maddesinde, bu Kanunda aksinehüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıkların İş Mahkemelerindegörüleceği belirtilmiş; 104. maddesinde, “(Değişikbirinci fıkra: 17/4/2008-5754/62 md.) Bu Kanunla yürürlüktenkaldırılmayan hükümleri saklı kalmak kaydıyla,17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, 17/10/1983tarihli ve 2926 sayılı ve 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılıkanunlara yapılan atıflar ile ilgili mevzuatında emeklilik, malullük,vazife malullük ve sosyal sigorta haklarına, yardımlarınave yükümlülüklerine, iştirakçiliğe vesigortalılığa, dul, yetim ve hak sahipliğişartlarına, emekli ikramiyesine, ek ödemelere, sağlıkhizmetleri veya tedavi bedellerinin ödenmesine ilişkin yapılanatıflar bu Kanunun ilgili maddelerine yapılmışsayılır.
27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı TürkSilâhlı Kuvvetleri Personel Kanununda kadrosuzluktazminatının ödenmesine ilişkin T.C. EmekliSandığına yapılmış olan atıf ile diğerkanunlarda T.C. Emekli Sandığına, Sosyal Sigortalar Kurumuna,Bağ-Kur’a yapılmış atıflar Kurumayapılmış sayılır.” denilmiş; aynıKanunun Geçici 4. Maddesinindördüncü ve beşinci fıkralarında; “BuKanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde;iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesininbirinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, buKanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434sayılı Kanun hükümlerine tabi olarakçalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesininbirinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yenidençalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimlerihakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerinegöre işlem yapılır.(…)
Bu madde kapsamınagirenlerin aylıklarının bağlanması,artırılması, azaltılması, kesilmesi, yenidenbağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya veborçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ileemeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddeninuygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleriayrıca dikkate alınır.(…)” hükümleri; aynı Geçici maddenin sondan birönceki fıkrasında ise; “Personelmevzuatına göre almış oldukları disiplin cezasısonucu 23/4/1999 tarihi ile 14/2/2005 tarihleri arasında memuriyetlerisona erenlerden, 22/6/2006 tarihli ve 5525 sayılı Kanun uyarıncahaklarında verilmiş disiplin cezaları bütünsonuçları ile ortadan kaldırılanların, bu Kanununyürürlük tarihinden itibaren (Değişik ibare:13.02.2011- 6111 S.K./47.mad) 30/6/2011 tarihine kadar Kuruma müracaatlarıhalinde, görevlerinden ayrıldıkları tarih ile görevebaşladıkları tarih arasındaki prim veya keseneködenmemiş süreleri, istekleri halinde, görevlerinden ayrıldıklarıderece ve kademelerine prim veya kesenek ödenmemiş veyaborçlanmak istedikleri sürenin her üç yılınabir derece ve her yılına bir kademe verilmek ve öğrenimdurumları itibariyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun36 ncı maddesindeki yükselebilecekleri dereceleri geçmemeküzere tespit edilecek derece, kademe ve ek göstergeleri ile emeklikeseneğine esas aylığın hesabına ait tümunsurların toplamının müracaat tarihinde yürürlükteolan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarlar esasalınarak, yine o tarihteki kesenek ve karşılıkoranları borçlandırılmak suretiyle hizmettensayılır. Bundan doğacak borç tutarınıntamamı borcun tebliğ edildiği tarihten itibaren (Değişikibare:13.02.2011 - 6111 S.K./47.mad) 31/12/2014 tarihine kadar kendileri tarafındaneşit taksitlerle veya defaten ödenir.”hükmü yeralmıştır.
31.5.2006 tarihve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlarkapsamındaki hizmet akdine göre ücretleçalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendi hesabınaçalışanlar (Bağ-Kur’lular), tarımda kendiadına ve hesabına çalışanlar (TarımBağ-Kur’luları), tarım işlerinde ücretle çalışanlar,(Tarım sigortalıları), devlet memurları ve diğer kamugörevlilerini (Emekli Sandığıİştirakçileri), geçici maddelerle korunan haklardışında, sosyal güvenlik ve sağlık hizmetleriyönünden yeni bir sisteme tabi tutmuş, beş farklıemeklilik rejimini aktüeryal olarak hak ve hükümlülükleryönünden tek bir sosyal güvenlik sistemi altındatoplamıştır. 5510 sayılı Kanunun iptali amacıylaaçılan davada Anayasa Mahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111,K: 2006/112 sayılı kararıyla, anılan Kanunun birçokmaddesi ile birlikte, bu Kanunun yürürlük tarihinden önce5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunuhükümlerine tabi olarak görev yapmakta olan memurlar vediğer kamu görevlilerini diğer sigortalılarla aynısisteme tabi kılan (başta 4/c maddesi) hükümlerin iptalinekarar vermiş; bu karardan sonra kabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754sayılı Kanunla 5510 sayılı Kanunda düzenlemeleryapılmış ve anılan Kanuna eklenen Geçici 1 nci veGeçici 4 ncü maddelerle, 5754 sayılı Kanununyürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce5510 sayılı Kanunun 4 ncü maddesinin birincifıkrasının (c) bendi kapsamında olanlar (memurlar ile diğerkamu görevlileri) ile bunların dul ve yetimleri hakkında, buKanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri dedahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlemyapılacağı hüküm altınaalınmıştır. 5754 sayılı Kanunun kimihükümlerinin iptali istemiyle açılan dava AnayasaMahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E: 2008/56, K:2011/58 sayılıkararı ile reddedilmiştir.
5510sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan “…bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak ve haklarında5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılı Kanun’unöngördüğü kural ve esaslar uygulanacak; ihtilafhalinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devamedecektir… Bu bakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır…” Yukarıda sözü edilenmevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararının birliktedeğerlendirilmesinden, 5510 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önceolduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır.
Kaldı ki;T.C. Anayasası’nın 158.maddesindeki “…diğermahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır ” hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesi kararınınbu uyuşmazlığın çözümünde esasalınacağı tartışmasızdır.
Bu durumda,5510 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesindenönce iştirakçi sıfatıyla çalışmaktaolan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emeklisıfatıyla 5434 sayılı Kanuna göre emekli, dul ve yetimaylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğerkamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem veyapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idarieylem” niteliğini korumaya devam edeceği,dolayısıyla, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilen idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları kapsamında bulunan, 5754 sayılı Yasanınyürürlüğe girdiği tarihten önce 1981yılında, Emekli Sandığına tabi, muvazzaf subay olarakteğmen statüsünde göreve başlayan, 20.9.2006 tarihindekendi isteği ile kıdemli albay rütbesi ile emekliye ayrılandavacının kadrosuzluk tazminatı isteğine ilişkinolarak açılan davanın idari yargı yerindegörüleceği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, İzmir 4.İdare Mahkemesinin 23.10.2009 gün ve E:2009/1220,K:2009/1603 sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İzmir4.İdare Mahkemesinin 23.10.2009 gün ve E:2009/1220, K:2009/1603sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 29.1.2018gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Ahmet Tevfik
ERGİNBAY
Üye
Turgay Tuncay
VARLI
Full & Egal Universal Law Academy