T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018 / 8
KARAR NO : 2018 / 39
KARAR TR : 29.01.2018
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : G.S.A.Ş.
Vekili : Av. G.K.
Davalı : Karayolları GenelMüdürlüğü
Vekili : Av. G.T.
OL A Y : Davacı vekili dava dilekçesindeözetle; Davacı şirketçe sigortalanan 34 … 2467plaka nolu aracın Çankırı- Korgun yolundaÇankırı istikametine seyir halinde iken yaptığıtek taraflı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasısonrası düzenlenen trafik kazası tespit tutanağındasürücünün herhangi bir kusurunun olmadığı,kazanın yoldaki gevşek malzemeden (mıcır)kaynaklanmış olduğunun belirtilmiş olması nedeniylearaç sahibine ödenen 7.740-TL sigorta bedelinin olay tarihindenitibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte rücuen tazminine kararverilmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
KASTAMONU İDAREMAHKEMESİ: 07.12.2012 gün ve E:2012/70, K:2012/57 sayılıkararıyla “2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun"Görevli ve Yetkili Mahkeme" başlıklı 6099sayılı Kanunun 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde;“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları,adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğailişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yermahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vukubulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." hükmüye, almıştır.
Davadosyasının incelenmesinden; davacı şirkete tarafından8801.05907580.0000 numaralı sigorta poliçesi ile kaşkolübulunan 34 BF 2467 plaka nolu aracın Çankırı-Korgunyolunun 32+300.km'sinde Çankırı istikametine seyir halindeiken sürücüsü A.G.'ün sevk ve idaresinde tektaraflı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasınınmeydana geldiği, kaza nedeniyle araç sahibine 7.740-TL sigortabedelinin ödendiği, kaza sonrası düzenlenen 03.07.2010tarihli trafik kazası tespit tutanağındasürücünün herhangi bir kusurunun olmadığıkazanın yoldaki gevşek malzemeden (mıcır)kaynaklanmış olduğunun belirtilmiş olması nedeniylebila tarihli dilekçeyle kaza sebebiyle sürücüyeödenen miktarın rücuen ödenmesi istemiyle davalıidareye yapılan başvurunun reddi üzerine bakılmakta olandavanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Olayda;karayollarında motorlu araçlarla yapılan kazalardan doğanhukuki uyuşmazlıkların 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanunun uygulama alanında olduğu, bu Kanundan kaynaklanananlaşmazlıkların da adli yargı yerindegörüleceği Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesindeaçıkça kurala bağlandığıgözönüne alındığında,uyuşmazlığın görüm veçözümü adli yargı yerine ait olduğu sonucunaulaşılmıştır.
Açıklanannedenlerle, davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Yasasının 15/1-a. maddesi hükmü uyarıncagörev yönünden reddine” karar vermiş, taraflarca itirazedilen karar Zonguldak Bölge İdare Mahkemesinin 27/04/2012 tarih ve2012/222 E. 2012/234 K. sayılı ilamıyla onanarakkesinleşmiştir.
Davacıvekili, bu kez aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
ÇANKIRI2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 22.11.2016 gün ve E:2016/181, K:2016/458sayılı kararı ile “Tüm dosya kapsamından; Dava,kasko sigorta poliçesine dayalı rücuen maddi tazminat istemineilişkin olduğu, bir kamu kuruluşu tarafından, kamuyasaları uyarınca tesis yapma, yapılmış olan tesislerebakma ve o tesisleri kullanma yükümlülüğü yinekamu yasalarından kaynaklanan bir yükümlülükolduğu, o halde, anılan nitelikteki bir kamu tesisinin gerekyapılmasındaki, gerekse kullanılması veyamuhafazasındaki kusurdan doğan zararlar, idari karar ve eylemlerdendoğan zararlar niteliğinde bulunduğundan zararınödetilmesi istekleri 11.02.1959 günlü ve 17/15 sayılıYargıtay İçtihadı Birleştirme kararının 2.bendi hükmünce tam yargı davasının konusunuoluşturduğu, bu davaların ise 2577 Sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesi hükmünce idariyargı yerinde açılması gerektiği (HGK' nun 4.11.2015tarih, 2015/17-86 E. 2015/2364 K sayılı ilamı), Yargı yoludava şartlarından olup kamu düzenine ilişkinbulunduğundan açıkça veya hiç ilerisürülmese bile yargılamanın her aşamasındamahkemelerce kendiliğinden gözetileceği, kaldı ki somutolayda davalı Karayolları Genel Müdürlüğüvekili, idari yargı mahkemelerinin görevli olduğunu, davadahizmet kusuruna dayanıldığını bildirdiği, davadilekçesi eki incelendiğinde davacı sigorta şirketinindava konusu aynı kaza nedeni ile Kastamonu İdare Mahkemesinin 2012/70E, 2012/57 K sayılı dosyasında Karayolları GenelMüdürlüğü hakkında davaaçtığı ve idare mahkemesince davaya bakmaya adliyargının görevli olduğu gerekçesiyle görevyönünden davanın reddine karar verildiği, kararın30/07/2012 tarihinde kesinleştiği, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkındaki Kanun'un 19. maddesine göre görevli yargıyerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesi gerektiği anlaşıldığından,davanın görev yönünden reddine” karar vermiş,karar taraflarca istinaf edilmeyerek 15/11/2017 tarihinde kesinleşmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nınkatılımlarıyla yapılan 29.1.2018 günlütoplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli ve idari yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı idareninsorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğuöne sürülen zararın rücuan tazmin edilmesi istemiyleaçılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsadığıve bu kanunun karayollarında uygulanacağı belirtilmiş,aynı Kanunun, “Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde; “Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunlailgili görev ve yetkileri şunlardır:
a) Yapımve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b) Tümkarayollarındaki işaretleme standartlarını tespit etmek,yayınlamak ve kontrol etmek,
d) Trafik vearaç tekniğine ait görüş bildirmek, karayolugüvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e) Yapımve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f) Trafikkazalarının oluş nedenlerine göre verileri hazırlamakve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirleri almak veya aldırmak,
g) Yapımve bakımından sorumlu olduğu karayollarında trafikgüvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri, aydınlatma,yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleri yapmak,yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlanan projeleritetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h) Yetkilibirimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kaza analizisonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ile işaretlemeyedayalı kaza sebepleri göz önünde bulundurularakönerilen gerekli önlemleri almak veyaaldırmak,
j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek,
k) Bu Kanunlave bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleriyapmaktır.” hükmüne yer verilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların,özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2,125 ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında,can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikleilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm ve çözümündeadli yargının görevli olduğu; meydana gelen zararıntazmini istemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, Çankırı 2. AsliyeHukuk Mahkemesi’nin 22.11.2016 gün ve E:2016/181, K:2016/458 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenleÇankırı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 22.11.2016gün ve E:2016/181, K:2016/458 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 29.01.2018 gününde Üye TurgayTuncay VARLI’nın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Mehmet AKSU Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Turgay Tuncay VARLI KARŞIOY 03.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580K:2015/592 sayılı kararında belirtilmiş olandüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 29.01.2018 ÜYE Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy