T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2017 / 775 KARAR NO : 2018 / 11 KARAR TR : 29.1.2018 ÖZET : Davalı idareye ait işyeri/dükkan niteliğindeki bağımsız bölümün gerçekleştiri-len ihalesinden sonra, taşınmazın idari şartnamede belirtilen yüzölçümü ile gerçek durum arasında farklılık bulunduğundan bahisle, davalı idareye fazladan ödenen miktarın iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :A.M. Vekili :Av. B. F. Davalı :Bozüyük Belediye Başkanlığı Vekili : Av.F.M. O L A Y : Davacı vekilidilekçesinde; müvekkillinin, mülkiyeti davalıkuruma ait, tapunun Bilecik İli - Bozüyükİlçesi - Kasımpaşa Mahallesi, 398 Ada, 86 Parseldebulunan 1. kat 22-no.lu bağımsız bölümü, 26.10.2011tarihinde yapılan açık arttırma sonucunda, 52,500,00 TLmuhammen bedel ve 9.450,00 TL KDV olmak üzere toplam 61.950,00 TL bedelile satın aldığını; satış bedelini14.11.20,11 tarihinde davalı kuruma ödediğini; ödemeyimüteakip taşınmazın, 26.10.2011 tarih ve 421 No.luEncümen Kararı ile 15.11.2011 tarihli satışsözleşmesi uyarınca müvekkili adına tescil edildiğinive müvekkili adına tapusunun çıkarıldığını;satış ilanı ve ihale şartnamesi incelendiğinde;müvekkili tarafından satın alınan taşınmazın 54 m2 zemin ve 19,95 m2 asma kat olmak üzere toplam 73,95 m2 yüzölçüme sahip olduğu belirtilmiş ise de, devam edensüreçte taşınmazın gerçekyüzölçümünün 35 m2 zemin ve 19,95 m2 asma kat olmak üzere toplam 54,95 m2 olduğunun ortaya çıktığını; müvekkili tarafından davalıkuruma fazla ödenen bedelin iadesine ilişkin talebin bugüne dekyerine getirilmediğini; satışa esas bedel üzerindenhesaplanan 709,94 TL/m2 birim fiyat dikkate alınarak; ilanda belirtilenile fiili durum arasındaki yüzölçümü farkıolan 19 m2’nin tutarı olan 709,94 x 19 = 13.488,86 TL ile, müvekkilitarafından davalı kuruma ödenen ihale bedelinin %18 ioranındaki KDV’nin hesaplanmasında fazladan ödenen bedelüzerinden tahakkuk ettirilen 2.428,00 TL fazla KDV olmak üzere;toplam 15.916,86 TL.’nin müvekkiline iadesinin gerektiğiniifade ederek; anılan taşınmaza ilişkin olarakdavalı kuruma fazladan ödenen 15.916,86 TL.nin, ihale bedelinindavalı kuruma fiili ödeme günü olan 14.11.2011 tarihindenitibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müvekkiline iadesinekarar verilmesi istemiyle 28.2.2012 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır. BOZÜYÜK2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 18.10.2012 gün ve E:2012/91,K:2012/425 sayı ile, dava dilekçesinin özetine yer verdiktensonra; “Davalı cevap dilekçesinde özetle; sözkonusu uyuşmazlığın idari yargının görevinegirdiğinden öncelikle davanın görev yönündenreddini talep ettiğini, şartnamede kastedilen ilgilibağımsız bölümün 19,95 m2 asma kat ile birlikte 54 m2 olduğunu, davacının bunu bilerek ve isteyerekşartnameyi imzaladığını, taşınmazındavacının iddiasının aksine ihale şartnamesi vesatış ilanında belirtildiği üzere 19,95 m2 asma kat ile birlikte toplam 54 m2 olduğunu, taşınmazın m2hesabından satışı yapılmayıp 50.000,00 TLmuhammen bedel ile satışa çıkarak en yüksek teklifolarak 52.50,000 TL ile ihalenin davacı üzerinebırakıldığını, iade söz konusu olsa bileiade edilecek miktara ticari faiz değil yasal faiz uygulanmasıgerektiği, bu nedenlerle davanın reddini istediklerinibildirmiştir. Mahkememizce davakonusu taşınmaza ait tapu kaydı dosyaya celp edilmiş,taşınmazın 17/01/2012 tarihli satış yoluyladavacı adına kayıtlı olduğu belirlenmiştir. Tüm dosyakapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacıtarafından ihale ile alınan taşınmazın ilandabelirtilen metrekaresinin daha az çıktığıbelirtilerek, metrekareye göre fazla ödenen bedelin iadesinin talepedildiği, davalı tarafın öncelikle yargı yolubakımından itirazda bulunarak davanın reddini talep ettiğianlaşılmaktadır. Davacınınidare tarafından yapılan ihale üzerine davaya konutaşınmazı ihaleden aldığı, ihale sonucu alınantaşınmazın bedelinin ödenerek davacı adınatescilinin yapıldığı, davacının eldeki dava ileihale aşamasında idare tarafından yapılan satışilanı ve ihale şartnamesinde belirtilen 73,95 m2 yüzölçümüne sahip olmayan taşınmazın,gerçekte 54,95 m2 çıktığı belirtilerek m2hesabına göre bedelden indirim yapılarak fazla ödenenbedelin iadesinin istenildiği anlaşılmaktadır. İdareninözel hukuk hükümlerine tabi bir işleminden sözedilebilmesi için ortada özel hukuk alanına girenyazılı bir sözleşmenin bulunması gerektiği,idarenin sözleşme aşamasına kadar tesis ettiği, tektaraflı tasarrufları idari işlem niteliğinde olduğukökleşmiş yargı içtihatlarındananlaşılmaktadır (Y.HGK.2001/19-257 E., 2001/285 K.). Somut davada ihaleninyapılmasından sonra, gerekli tapu tescil işlemlerininyapıldığı, bu aşamaya ilişkin herhangi biruyuşmazlığın bulunmadığı, idarenin tektaraflı tasarrufları kapsamında kalan satış ilanıve ihale şartnamesinde meydana getirilen usulsüzlükleriincelemenin ise idari yargının görevi kapsamındakaldığı, adli mahkemelerin görevli olmadığı,dolayısıyla bu aşamaya ilişkinuyuşmazlıkların çözüm yerinin idari yargıolduğu anlaşıldığından, dava dilekçesininyargı yolu bakımından reddine dair aşağıdakişekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davadilekçesinin yargı yolu bakımından REDDİNE…”karar vermiş, bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Davacı vekilinintalebi üzerine dava dosyası doğrudan idare mahkemesinegönderilmiş ise de; Eskişehir 1.İdare Mahkemesi, 31.5.2013gün ve E:2013/511, K:2013/492 sayı ile, idare mahkemesine hitaben yazılmışbir dilekçe bulunmadığından bahisle, 2577sayılı Yasanın 15/1-d maddesi uyarınca, davadilekçesinin reddine karar vermiş; bunun üzerine davacıvekili, bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır. ESKİŞEHİR1.İDARE MAHKEMESİ; 23.7.2013 gün ve E:2013/680, K:2013/682sayı ile, “(…) 2886 sayılı Devlet İhaleKanunu'nun 1. maddesinde; "Genel bütçeye dahil dairelerlekatma bütçeli idarelerin, özel idare ve belediyelerinalım, satım, hizmet, yapım, kira, trampa, mülkiyetin gayriayni hak tesisi ve taşıma işleri bu Kanunda yazılı hükümleregöre yürütülür." hükmü yer almakta;aynı Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 4.maddesinde alım, satım; taşınır ve taşınmazmallar ile her türlü ihtiyaç maddeleri, hizmet vehakların alım ve satımı, ihale; bu Kanunda yazılıusul ve şartlarla, işin istekliler arasından seçilecekbirisi üzerine bırakıldığını gösterenve yetkili mercilerin onayı ile tamamlanan sözleşmedenönceki işlemler, sözleşme; idare ile müteahhit veyamüşteri arasında yapılan yazılı anlaşmaolarak tanımlanmaktadır. 2886 sayılıKanun kapsamında ihale neticesinde akdedilen sözleşmeler,yerleşik mahkeme içtihatlarında ve uygulamada idarisözleşmeler olarak addedilmemektedir. Bu sözleşmelerdiğer özel hukuk sözleşmeleri gibi özel hukuka tabiolmakla birlikte sözleşmenin akdedilmesinden önce idareler, kamukaynağı kullanmaları ve daima kamu yararınıgözetme zorunlulukları nedeniyle mevzuatla belli usullere tabitutulmaktadırlar. Kamu ihaleleri,hazırlık, ilan, tekliflerin sunulması ve değerlendirilmesi,ihale kararının alınması ve sözleşme aşamalarındangeçerek tamamlanmaktadır. İdari ve teknikşartnamelerin hazırlanması hazırlıkaşamasında gerçekleştirilmektedir. İdareninyapacağı sözleşmeler genel (idari) bir şartname ileözel ve teknik bir şartnameye dayanırlar ve bu şartnameleridarenin tek yanlı iradesi ile belirlenir. Bu nedenle, idare ilesözleşme yapmak isteyen kişiler, bu şartları idare iletartışamazlar, ya bu şartları bir bütün olarakkabul eder veya reddederler. İhalekararı alınarak ita amiri yahut ihale yetkilisinceonaylanmasından sonra sözleşmenin akdedilmesi gerekir.Akdedildikten sonra sözleşme, özel hukuk hükümlerinetabi olacağından artık 6098 sayılı TürkBorçlar Kanunu'nun genel olarak sözleşmelere, ifaya,ayıplı ifaya ve özelde de satışsözleşmelerine ilişkin hükümlerinin uygulamaalanı bulacağının kabulü gerekmektedir. Başka bir ifadeile, kamu ihaleleri neticesinde akdedilen sözleşmelerde, özelhukuka tabi olmaları nedeniyle sözleşmelerin akdedilmesi milatkabul edilerek, öncesindeki süreç dayanak yasaya, yani idare hukukunagöre, sözleşmenin akdinden sonrasındaki süreçise niteliği gereği özel hukuka göredeğerlendirilecektir. Dava dosyası veBozüyük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:2012/91 sayılıdosyasının incelenmesinden; davacının davalı idareyeait olan Bilecik ili, Bozüyük ilçesi, Kasımpaşamahallesi, 398 ada, 86 parsel sayılı taşınmaz üzerindebulunan 1. kat, 22 nolu bağımsız bölümün26.10.2011 tarihinde gerçekleştirilen açıkartırmada 52,500,00 TL muhammen bedel ve 9.450,00 TL KDV olmak üzeretoplam 61.950,00 TL ile satın aldığı, satışbedelinin 14.11.2011 tarihinde davalı idareye ödendiği,taşınmazın tapu kaydında davacı adına tesciledildiği, satış ilanı ve ihale şartnamesindetaşınmazın 54 m2 zemin kat ve 19,95 m2 asma kat olmak üzere toplam 73,95 m2 yüzölçüme sahip olduğubelirtilmekte ise de taşınmazın 35 m2 zemin kat ve 19,95 m2 asma kat olmak üzere toplam 54,95 m2 yüzölçüme sahip olduğunun ortaya çıkması nedeniyle fazla ödenenbedelin iadesine ilişkin talebin yerine getirilmemesi üzerine ilandabelirtilen yüzölçümü ile fiili durum arasındakiyüzölçümü farkı olan 19 m2'nin bedeli olan 13.488,86 TL ile 2.428,00 TL KDV'den oluşan toplam 15.916,00 TL'nin fiiliödeme tarihinden itibaren hesaplanacak ticari faizi ile ödenmesinehükmedilmesi istemiyle Bozüyük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'ndedava açıldığı, Bozüyük 2. Asliye HukukMahkemesi'nin 18.10.2012 tarih ve E:2012/91 sayılı kararı ilesatış ilanı ve ihale şartnamesinde meydana getirilen usulsüzlükleriincelemenin idari yargının görev alanında olduğundanbahisle dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddinekarar verilmesi üzerine, işbu davanınaçıldığı anlaşılmaktadır. 6098 sayılıTürk Borçlar Kanunu'nun 207. maddesinde satışsözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlikve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise bunakarşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiğisözleşme olarak tanımlanmakta; 244. maddesinde "Aksinesözleşme olmadıkça, satılan taşınmaz,satış sözleşmesinde yazılıyüzölçümü tutarını kapsamıyorsasatıcı, eksiği için alıcıya tazminatödemekle yükümlüdür. Satılan taşınmaz,resmi bir ölçüme dayanılarak tapu sicilineyazılmış olan yüzölçümütutarını içermiyorsa satıcı, özellikleüstlenmiş olmadıkça tazminat ile yükümlüdeğildir. Bir yapının ayıplı olmasındandoğan davalar, mülkiyetin geçmesinden başlayarak beşyılın ve satıcının ağır kusuru varsa yirmiyılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar."düzenlemesine; 246. maddesinde "Taşınırsatışına ilişkin kurallar, kıyas yoluylataşınmaz satışında da uygulanır."düzenlemesine yer verilmektedir. Aynı Kanun'un219. maddesinde de "Satıcı, alıcıya karşıherhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılandabulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliğietkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacıbakımından değerini ve alıcının ondanbeklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemliölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomikayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, buayıpların varlığını bilmese bile onlardansorumludur." hükmü bulunmakta, 227. maddesindesatıcının satılanın ayıplarından sorumluolduğu hâllerde alıcının seçimlik haklarısayıldıktan sonra alıcının genel hükümleregöre tazminat isteme hakkının saklı olduğubelirtilmektedir. 4077 sayılıTüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesindeayıplı mal; ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanmakılavuzunda ya da reklam ve ilanlarında yer alan veyasatıcı tarafından bildirilen veya standardında veya teknikdüzenlemesinde tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyenniceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanımamacı bakımından değerini veya tüketicinin ondanbeklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukukiveya ekonomik eksiklikler içeren mallar olaraktanımlanmaktadır. Somutuyuşmazlık davacının, ihale neticesinde idare ile birözel hukuk sözleşmesi akdederek edindiği malınayıbından kaynaklanmakta olup, alıcı durumundakidavacının genel hükümlere göre tazminat istemehakkının saklı tutulduğu 6098 sayılı TürkBorçlar Kanunu'na göre uyuşmazlığınçözümü gerekmektedir. Sözleşmeimzalanmadan önce ihale sürecinin herhangi bir aşamasınailişkin olarak ileri sürülen hukuka aykırılıkiddialarının idari yargı merciilerince kararabağlanacağında şüphe bulunmamakla birlikte,sözleşmenin akdedilmesinin ardından malı ayıplıhale getiren hususlar nedeniyle istenecek tazminatın özel hukukhükümlerine göre belirleneceği sözleşmeninözel hukuk sözleşmesi olması nedeniyle tabiidir. Bu durumda,uyuşmazlığın çözümünün adliyargının görev alanına girdiği kanaati iledavanın görev yönünden reddine karar verilmesigerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte,tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada Bozüyük 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen dava dilekçesinin yargı yolubakımından reddine ilişkin 18.10.2012 tarih ve E:2012/91sayılı kararının 04.12.2012 tarihindekesinleştiği anlaşıldığından, işbu(Mahkememiz'in 23.07.2013 tarih ve E:2013/680, K:2013/682 sayılı)kararın kesinleşmesi halinde taraflardan bir tanesinin istemiüzerine 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi'ninKuruluş ve işleyişi Hakkında Kanun'un 15. maddesiuyarınca dosyalar görevli yargı merciinin belirlenmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilebilecektir. Açıklanannedenlerle davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 15/1-a. maddesi hükmü uyarınca görevyönünden reddine…” karar vermiş, bu karar itirazedilmeksizin kesinleşmiştir. İNCELEME VEGEREKÇE : Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nınkatılımlarıyla yapılan 29.1.2018 günlütoplantısında: I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim Taşkın ÇELİK’in,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davalıidareye ait işyeri/dükkân niteliğindeki bağımsızbölümün 26.10.2011 tarihinde gerçekleştirilenihalesinden sonra, taşınmazın idari şartnamede belirtilenyüzölçümü ile gerçek durum arasında farklılıkbulunduğundan bahisle, davalı kuruma fazladan ödenenmiktarın iadesine karar verilmesi istemiyleaçılmıştır. 2886 sayılıDevlet İhale Kanunu’nun ‘’Kapsam’’başlıklı 1.maddesinde; ‘’Genel bütçeyedahil dairelerle katma bütçeli idarelerin, özel idare vebelediyelerin alım, satım, hizmet, yapım, kira, trampa,mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve taşıma işleri buKanunda yazılı hükümlere göreyürütülür. Birinci fıkradasayılan daire ve idarelere bağlı döner sermayeli kuruluşlarile özel kanunlarla veya özel kanunların vermiş olduğuyetkiyle kurulmuş bulunan fonların yukarıda belirtilenişlerinin nasıl yapılacağı MaliyeBakanlığınca hazırlanarak Bakanlar Kuruluncaçıkarılacak yönetmelikte belirtilir.’’ hükmüneyer verilmiş; Kanun’un ‘’İhaleUsulleri’’ başlıklı üçüncübölümüne ilişkin 35.maddede ise ihale usullerininneler olduğu belirtilmiş ve Kanunun 1. maddesinde yazılıolan işlerin ihalelerinde; Kapalı teklif usulü, Belli isteklilerarasında kapalı teklif usulü, Açık teklifusulü, Pazarlık usulü ve Yarışma usulününuygulanabileceği ifade edilmiştir. Diğer taraftan, 5393sayılı Belediye Kanunu’nun “ Belediyenin görev vesorumlulukları” başlıklı 14. maddesinde: “Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla; a) İmar, su vekanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafîve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevresağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta,itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik;defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşilalanlar; konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım,gençlik ve spor orta ve yüksek öğrenim öğrenciyurtları (Bu Kanunun 75 inci maddesinin son fıkrası,belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları vebunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı olduklarıSayıştay denetimine tabi şirketler tarafından, orta veyüksek öğrenim öğrenci yurtları ile Devlete aither derecedeki okul binalarının yapım, bakım veonarımı ile tefrişinde uygulanmaz.); sosyal hizmet veyardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi veticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır.…”hükmü ile ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetleribelediyenin görevleri arasında sayılmış; “BelediyeMeclisi” başlıklı 17. maddesinde, “Belediye meclisi,belediyenin karar organıdır ve ilgili kanunda gösterilen esas veusûllere göre seçilmiş üyelerdenoluşur.” hükmüyle belediye meclisinin tanımı vekimlerden oluşacağı; “Meclisin görev veyetkileri” başlıklı 18. maddesinin ( e) bendinde“Taşınmaz mal alımına, satımına,takasına, tahsisine, tahsis şeklinin değiştirilmesine veyatahsisli bir taşınmazın kamu hizmetinde ihtiyaçduyulmaması hâlinde tahsisin kaldırılmasına;üç yıldan fazla kiralanmasına ve süresi otuzyılı geçmemek kaydıyla bunlar üzerindesınırlı aynî hak tesisine karar vermek.”hükmü ile de taşınmaz mal alımsatımının belediye meclisinin görev ve yetkileriarasında olduğu açıklanmış; aynı Kanunun“Belediye Encümeni” başlıklı 33. maddesindeBelediye Encümeninin kimlerden oluştuğu ve kimlerinçağrılacağı belirtilmiş, “ Encümeningörev ve yetkileri” başlıklı 34. maddesinin ( g)bendinde ise; “Taşınmaz mal satımına, trampasınave tahsisine ilişkin meclis kararlarını uygulamak; süresiüç yılı geçmemek üzere kiralanmasınakarar vermek.” şeklindeki düzenleme ile, taşınmaz malalım ve satımına ilişkin Belediye Mecliskararlarının uygulanmasının encümenin görev veyetkisi içinde olduğu vurgulanmıştır. Belediyelerin kamuhizmeti gören kuruluş oldukları; tüzel kişilik olarakkendilerine kanunlarla verilen görev ve yetkileri kullanırken,kanunla düzenlenmiş organları ile bu işlemlerigerçekleştirmeleri gerektiğitartışmasızdır. Öte yandan, 6098sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 207. maddesindesatış sözleşmesinin, satıcının,satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme,alıcının ise buna karşılık bir bedel ödemeborcunu üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmış;219. maddesinde "Satıcı, alıcıya karşıherhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılandabulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliğietkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacıbakımından değerini ve alıcının ondanbeklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemliölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomikayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, buayıpların varlığını bilmese bile onlardansorumludur." hükmüne yer verilmiş; Kanun'un 227.maddesinde; satıcının satılanınayıplarından sorumlu olduğu hâllerdealıcının seçimlik hakları sayıldıktansonra alıcının genel hükümlere göre tazminatisteme hakkının saklı olduğu belirtilmiş; 244. maddesinde"Aksine sözleşme olmadıkça, satılantaşınmaz, satış sözleşmesinde yazılıyüzölçümü tutarını kapsamıyorsasatıcı, eksiği için alıcıya tazminatödemekle yükümlüdür. Satılan taşınmaz,resmi bir ölçüme dayanılarak tapu sicilineyazılmış olan yüzölçümü tutarınıiçermiyorsa satıcı, özellikle üstlenmişolmadıkça tazminat ile yükümlü değildir. Biryapının ayıplı olmasından doğan davalar,mülkiyetin geçmesinden başlayarak beş yılın vesatıcının ağır kusuru varsa yirmi yılıngeçmesiyle zamanaşımına uğrar." düzenlemesine;246. maddesinde "Taşınır satışınailişkin kurallar, kıyas yoluyla taşınmazsatışında da uygulanır." düzenlemesine yer verilmiştir. Davadosyalarının incelenmesinden; davacının davalı idareyeait olan Bilecik ili, Bozüyük ilçesi, Kasımpaşamahallesi, 398 ada, 86 parsel sayılı taşınmaz üzerindebulunan 1. kat, 22 nolu işyeri/dükkan niteliğindekibağımsız bölümü 26.10.2011 tarihindegerçekleştirilen açık artırmada 52,500,00 TLmuhammen bedel ve 9.450,00 TL KDV olmak üzere toplam 61.950,00 TL ile satınaldığı; satış bedelini 14.11.2011 tarihindedavalı idareye ödediği; taşınmazın tapukaydının davacı adına tescil edildiği; satış ilanı ve ihale idari şartnamesinin, taşınmazınalanı sütununda 54 m2 + 19,95 m2, açıklama sütununda, işyeri+ 19,95 m2 asma kat şeklinde işyeri bilgisiverildiği; davacının ise, taşınmazın toplam 73,95 m2 yüzölçüme sahip olduğunun belirtildiğini, taşınmazın 35 m2 zemin kat ve 19,95 m2 asma kat olmak üzere toplam 54,95 m2 yüzölçüme sahip olduğunun ortaya çıkmasınedeniyle fazla ödenen bedelin iadesine ilişkin talebin yerinegetirilmemesi üzerine, ilanda belirtilenyüzölçümü ile fiili durum arasındakiyüzölçümü farkı olan 19 m2'nin bedeli olan 13.488,86 TL ile 2.428,00 TL KDV'den oluşan toplam 15.916,00 TL'nin fiiliödeme tarihinden itibaren hesaplanacak ticari faizi ile birlikte iadeedilmesi istemiyle davalarını açtığı;davacının, satışa ilişkin ihalenin, davalıBelediye Meclisi ya da Encümeni tarafından tesis edilen işlem ya da işlemlerin iptali istemediği anlaşılmaktadır. Konuya ilişkinmevzuat hükümleri ile somut olay birlikte irdelendiğinde;taraflar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesinde idarehukukunu ilgilendiren bir idari işlem ve tasarrufun söz konusu olmadığıgörülmektedir. İdari yargının görev alanı,idare hukukunun uygulanmasından doğanuyuşmazlıklardır. İdari hukuku kurallarıiçinde, kamu hizmetinin yürütülmesi amacıyla, kamugücü kullanılarak tesis edilen idari işlemler, idari eylemve idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklarıngörüm ve çözümü idari yargınıngörev alanına girmektedir. Davanın idari yargıdagörülebilmesi için taraflar arasında yapılansözleşmenin bir idari sözleşme olması gerekir. Birsözleşmenin idari sözleşme sayılabilmesi içinise, sürekli bir kamu hizmetinin görülmesi amacınıntaşıması, taraflardan birinin idare olması ve kamu hukukunaözgü, kamu hukukundan doğan şart ve hükümlerinsözleşmede birlikte yer alması gerekir. Bu türsözleşmelerin, idarenin tek taraflı ayrıcalıklıüstün hak ve yetkilerini içermesi gerekmektedir. Yukarıdaaçıklanan tüm bu hususlar birliktedeğerlendirildiğinde; taşınmazın satışişlemi idari usuller kullanılarak tesis edilmesine karşın;satış işlemi gerçekleştikten, taşınmazıntapu kaydının alıcı üzerine tescil edilmesinden sonra;taşınmazın yüzölçümündefarklılık bulunduğu iddiasıyla, ödenen bedelin birkısmının iadesi istemine ilişkin uyuşmazlıkta;taraflar arasındaki ilişkinin özel hukuk ilişkisiolduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığakonu edilen davanın görüm ve çözümündeAdli Yargı görevli bulunduğu sonucunavarılmıştır. Açıklanannedenlerle, davanın görüm ve çözümündeadli yargı görevli olduğundan Bozüyük 2.Asliye HukukMahkemesinin, 18.10.2012 gün ve E:2012/91, K:2012/425 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O NU Ç : Davanın çözümünde ADLİ YARGININgörevli olduğuna, bu nedenle Bozüyük 2.Asliye HukukMahkemesinin, 18.10.2012 gün ve E:2012/91, K:2012/425 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 29.1.2018gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Mehmet AKSU Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy