T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 425
KARAR NO : 2017 / 523
KARAR TR : 25.9.2017
ÖZET : Karayolunda seyir halindeyken meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sonucu hasara uğrayan sigortalı araçların uğradığı hasar bedelini karşılayan sigorta şirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi isteminden ibaret bulunan rücuen tazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : E. S.A.Ş.
Vekili : Av. M. G. U.
Davalı : Karayolları GenelMüdürlüğü
Vekilleri : Av M. A.K., Av. S. A.,Av.S. T. A.
O L A Y
:Davacı vekili; müvekkili şirkete sigortalı davadışı H. Kimya ve Madeni Yağ NakliyatSan.Tic.Ltd.Şti.’ye ait 33 … 53 plakalı çekici ile33 … 54 plakalı kapalı kasa yarı römork (dorse)araçların 25.12.2012 tarihinde Sorgun-Sarıkaya arasındakiyolda, seyir halinde iken yoldaki bozukluklar sebebiyle tek taraflı maddihasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrasıdüzenlenen raporlara istinaden sigortalı araçlardan 33 BKA 53plakalı çekici için 23.000,00 TL, 33 … 54 plakalıyarı römork için 42.526,63 TL olmak üzere toplam65.526,63 TL hasar tazminatının müvekkil şirketinsigortalısı dava dışı şirkete 04.03.2013tarihinde ödendiğini; TTK 1472.maddesinin ilk fıkrasıçerçevesinde müvekkili şirketin,sigortalısına ödemiş olduğu tazminat sonucunda yaniyasal halefiyet gereğince sigortalısının yerinegeçtiğini ve kazanın oluşumuna hizmet kusuruişleyerek sebebiyet vermiş olduğunudüşündükleri davalı İdareye hasartazminatının rücu için başvurulduğunu,başvuruların, reddedildiğini; meydana geldiği tarihitibariyle kaza yerinde davalı kurum tarafından yolçalışmasının yapıldığını,çalışma sırasında yolun durumunu bildiren gerekliuyarı işaretleri yeterli düzeydebulundurulmadığından, yolda kazaya sebebiyet verecekşekilde çukurlar bırakıldığından kazanınoluştuğunu; sigortalı aracınsürücüsünün yolda seyrederken çukurlaradüşmemek için çabaladığı sıradaaracın devrilmesi sonucu kaza yaptığını, davalıidarenin çalıştırdığı personeliniyeterince eğitmemek ve kazanın olmaması için ciddiönlemler almamakla kusuru bulunduğunu; kamu idarelerinin, yapmaklayükümlü bulundukları kamu hizmetlerini gereği gibi ifaetmekle beraber, bu hizmetin işleyişini sürekli olarak kontroletmek ve hizmetin yürütülmesi sırasında gerekliönlemleri almak zorunda olduklarını; idareden,sigortalılarının kusuru tenzil edildikten sonra 33 … 53plakalı araç için 31.985,00 TL’nin, 33 … 54plakalı araç için 17.250,00 TL’nin ödenmesininistenildiğini ancak idarenin istemlerini reddettiğini ifade ederek;fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davadışı şirkete ödenen toplam 49.145,00 TL’ninödeme tarihi olan 04.03.2013 tarihinden başlayan ticari faiziylebirlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle 26.7.2013 tarihindeadli yargı yerinde dava açmıştır.
Sorgun1.Asliye Hukuk Mahkemesi, 25/06/2014 gün ve E:2013/184, K:2014/418sayı ile, uyuşmazlığın esasını inceleyerekdavanın kısmen kabulüne karar vermiş; temyiz edilmesiüzerine Yargıtay 17.Hukuk Dairesi; 4.11.2014 gün veE:2014/18768, K:2014/15098 sayı ile, “(…) 1-Dava, trafikkazasından kaynaklanan rücuen maddi tazminat istemineilişkindir. Davalı idarenin kazanın meydana geldiğikarayolundaki bakım ve onarım görevini yerinegetirmediğinden dolayı hizmet kusuruna dayalı olarak dayaaçılmıştır. Kamu hizmeti görmekleyükümlü olan idare, kamu hizmeti sırasındaverdiği zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabideğildir. Hizmet kusurundan dolayı açılan davaların2577 sayılı İYUK.'nun 2. maddesi hükmü uyarıncatam yargı davası olarak ikame edilmesi gerekmektedir.
Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemecekendiliğinden dikkate alınması zorunludur. 0 halde, mahkemeceyargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesigerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğrugörülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma kapsamınagöre sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerekgörülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıdaaçıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyizitirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA…”karar vermiştir.
SORGUN1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 1.4.2015 gün ve E:2015/56, K:2015/162sayı ile, “(…) Mahkememizce 01/04/2015 tarihli duruşmadaYargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 04/11/2014 tarih ve 2014/18768 Esas2014/15098 Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına kararverilmiştir.
Tüm dosyakapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Dava, trafikkazasından kaynaklanan rücuen maddi tazminat istemineilişkindir. Davalı idarenin kazanın meydana geldiğikarayolundaki bakım ve onarım görevini yerinegetirmediğinden dolayı hizmet kusuruna dayalı olarak davaaçılmıştır. Kamu hizmeti görmekleyükümlü olan idare, kamu hizmeti sırasındaverdiği zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabideğildir. Hizmet kusurundan dolayı açılan davaların2577 sayılı IYUK.'nun 2. maddesi hükmü uyarınca tamyargı davası olarak ikame edilmesi gerekmektedir. Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemecekendiliğinden dikkate alınması zorunludur. Bu halde, mahkemeceyargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmişve buna ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığıüzere;
1-Davacınındavasının 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b ve 115/2maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
2-DavanınİDARİ YARGI YOLUNDAKİ görevli ve yetkili mahkemedegörülmesine,
3- Davayabakmakta görevli mahkemenin Yozgat İdare Mahkemesi olduğununTESPİTİNE…” karar vermiş; temyiz edilmesiüzerine Yargıtay 17.Hukuk Dairesince; 6.4.2016 gün veE:2015/18771, K:2016/4342 sayı ile, vekalet ücreti yönündendüzeltilerek onanan karar kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
YOZGATİDARE MAHKESİ: 24.5.2017 gün ve E:2016/769 sayı ile,“(…) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun“Amaç” başlıklı 1. maddesinde, “Bukanunun amacı, karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlamak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemektir.”; “Kapsam”başlıklı 2. Maddesinde ise “Bu Kanun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsar. BuKanun, karayollarında uygulanır...” denilmek suretiyle 2918sayılı kanunun genel olarak karayollarındauygulanacağı belirlenmiştir.
Aynıkanunun “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde“…Karayolu: Trafik için, kamunun yararlanmasınaaçık olan arazi şeridi, köprüler ve alanlardır.
Karayoluyapısı: Karayolunun kendisi ile karayolunun üstünde,yanında, altında veya yukarısındaki ada,ayırıcı, otokorkuluk, istinat duvarı, köprü,tünel, menfez ve benzeri yapılardır...” şeklindekidüzenleme ile karayolu ve karayolu yapısının ne olduğuaçıklanmıştır.
"Görevve Yetkili Mahkeme" başlıklı 110. maddesinde:“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu kanun hükümleriuygulanır..." denilmiştir.
Dava dosyasıiçerisindeki yazılı anlatımlardan ve belgelerden davakonusu olayın meydana geldiği karayolunun 2918 sayılı Kanunkapsamında olduğu açıktır.
Bu durumda,2918 sayılı yasanın 110. maddesinin karayollarında vekarayolları dışındaki alanlarda kamuya açık alanlarda,can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve kanunun, trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, bu nedenle meydana gelen zararın tazminiistemiyle açılan bu davanın adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Açıklanannedenlerle davanın adli yargının görev alanınagirdiği sonucuna varıldığından, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi'negönderilmesine, dosya incelemesini Uyuşmazlık Mahkemesince kararverilinceye kadar ertelenmesine…” karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, Ahmet TevfikERGİNBAY, Suna TÜRE, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, SüleymanHilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nın katılımlarıylayapılan 25.9.2017 günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, adli yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda seyir halindeyken meydana gelen maddi hasarlı trafikkazası sonucu hasara uğrayan sigortalı araçlarınuğradığı hasar bedelini karşılayan sigortaşirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi isteminden ibaretbulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı belirtilmiş; aynıKanunun, “Karayolları GenelMüdürlüğünün görev ve yetkileri”başlıklı 7. maddesinde; “ Karayolları GenelMüdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev veyetkileri şunlardır:
a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.)
d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak,
g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında trafikgüvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri, aydınlatma,yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleri yapmak,yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlanan projeleritetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek,
k)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır.
(Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüneyer verilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dava dosyalarınınincelenmesinden; davacı şirket tarafından sigortalı 33 …53 plakalı çekici ile 33 … 54 plakalı kapalı kasayarı römork (dorse) araçların 25.12.2012 tarihindeSorgun-Sarıkaya arasındaki yolda, seyir halinde iken yoldakibozukluklar sebebiyle tek taraflı maddi hasarlı trafik kazasımeydana geldiği, kaza yerinde davalı kurum tarafından yolçalışması sırasında yolun durumunu bildirengerekli uyarı işaretlerinin yeterli düzeydebulundurulmadığı, yolda kazaya sebebiyet verecek şekildeçukurlar bırakıldığı, araçsürücüsünün yolda seyrederken çukurlaradüşmemek için çabaladığı sıradaaracın devrilmesi sonucu kaza yaptığı iddiaedilerek; sigortalının kusuru tenzil edildikten sonraödenen toplam 49.145,00 TL’nin ödeme tarihinden başlayanticari faiziyle birlikte davalı idareden rücuen tazmini istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Yozgat İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulüile, Sorgun 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1.4.2015 gün ve E:2015/56,K:2015/162 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle , Yozgatİdare Mahkemesi’nin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Sorgun1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1.4.2015 gün ve E:2015/56, K:2015/162sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,25.9.2017 gününde Üyelerden Süleyman Hilmi AYDIN ve TurgayTuncay VARLI’nın KARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞUİLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Ahmet Tevfik
ERGİNBAY
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Suna
TÜRE
Üye
Turgay Tuncay
VARLI
KARŞIOY
3.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580K:2015/592 sayılı kararında belirtilmiş olandüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşüne katılamıyoruz.25.9.2017
Üye Üye
Süleyman Hilmi AYDIN Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy