T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017/275
KARAR NO : 2017/318
KARAR TR : 08.05.2017
ÖZET : Davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda oluştuğu öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı : İ.G. kendi adına asaleten, E.H.G. ve Y.G.’e velayeten
Vekili
:Av. N. E.
Davalı : Ankara Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av. D.Ş.
O L A Y : Davacı vekili dava dilekçesindeözetle; davacıların murisleri olan M. G.'in 06 FK 1947plakalı araçla 23.02.2015 tarihinde AnkaraŞereflikoçhisar-Kayacık Tuzlası yolu 17. kilometredegeçirdiği trafik kazası sonucu vefat ettiği, karayolununemniyetli bir şekilde kullanılmasını sağlamak,bakım ve onarımını yaptırmak ve trafikgüvenliğini sağlamak gibi sorumluluklarını yerinegetirmediğinden bahisle davalı idarenin kusurlu olduğunu ilerisürülerek; davacılardan İ.G. için 10.000,00 TLmaddi, 100.000,00 TL manevi, E.H.G. için 10.000,00 TL maddi, 50.000,00TL manevi, Y.G. için ise 10.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL olmaküzere toplam 230.000,00 TL maddi ve manevi tazminatın fazlayailişkin hakları saklı kalmak üzere olay tarihi olan23.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birliktedavalı idareden tahsili istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ANKARA1. İDARE MAHKEMESİ: 12.11.2015 gün ve E:2015/2852, K:2015/2277sayı ile, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nunuygulanmasına ilişkin bir tazminat davası olduğu,anılan Kanunun 110. maddesi uyarınca davanın görüm veçözümünde adli yargı mercilerinin görevliolduğu anlaşıldığından, davanın 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası'nın15/1-a. maddesi hükmü uyarınca görev yönündenreddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez, 133.000,00 TL tazminat istemi ile adli yargı yerinde davaaçmıştır.
ANKARA 22.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 28/06/2016 gün ve E:2016/17, K:2016/223 sayı ile, davalı idarenin hizmet kusuruna dayalıtazminat istemini içeren davaya bakma görevinin Mahkemeleriningörev alanında olmadığı, İdare Mahkemeleriningörev alanında olduğu anlaşılmakla, görev ileilgili usul hükümlerinin her aşamada re'sen nazaraalınması gerektiği hususu ile davalı vekilinin göreveyönelik itirazı nazara alınmak suretiyle esasa dair beyanlar vedeliller incelenmeksizin dava dilekçesinin görev yönündenreddine karar vermiş, bu karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay17. Hukuk Dairesi: 29.12.2016 gün ve E:2016/19519, K:2016/12174 sayıile, dosyadaki yazılara, kararın dayandığıkanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre yerindegörülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyleusul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına karar vermiş,bu karar kesinleşmiştir.
Davacıvekili idari ve adli yargı yerlerince verilmiş olan görevsizlikkararları nedeniyle oluştuğunu ileri sürdüğüolumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesiistemiyle başvuruda bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Ahmet Tevfik ERGİNBAY,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve BirgülKURT’un katılımlarıyla yapılan 08.05.2017günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacının istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
I-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalıidarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğuöne sürülen maddi ve manevi zararın tazmin edilmesiistemiyle açılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birindeaçılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacılaryakınının aracıyla seyir halindeyken kazayaptığı, bu kaza neticesinde oluştuğuönesürülen maddi ve manevi zararın tazmini talebiylebakılan bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılan kuralıAnayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığınadair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardırve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesince 28/06/2016 gün veE:2016/17, K:2016/223 sayı ile verilen görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara 22. Asliye HukukMahkemesince 28/06/2016 gün ve E:2016/17, K:2016/223 sayı ile verilenGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 08.05.2017gününde Üye Süleyman Hilmi AYDIN’ın KARŞIOYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Birgül KURT KARŞI OY 3.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.9.2015 gün ve E:2015/670,K:2015/671 sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 08.05.2017 ÜYE Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy