T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2016 / 640 KARAR NO : 2017 / 33 KARAR TR : 20.2.2017 ÖZET : Davacının, 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu’nun 20. maddesine ve buna uygun olarak çıkarılan yönetmelik hükümlerine aykırı hareketi nedeniyle aynı Kanunun 36/e maddesi uyarınca davalı şirkete ait işletmenin faaliyetlerinin durdurulması ve masrafları kendilerine ait olmak üzere tesislerin zarar vermeyecek hale getirilmesi istemi açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : İzmirValiliği Gıda, Tarım ve Hayvancılık İlMüdürlüğü Vekili : Av. G.B.E. Davalı : E. Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş. Vekili : Av. H.V. O L A Y :Torbalı C.Başsavcılığının 24/12/2012 tarih ve 2012/2210Esas sayılı talepnamesi ile; İzmir Gıda, Tarım veHayvancılık İI Müdürlüğü kontrolgörevlileri tarafından 22/11/2012 tarihinde Celal Umur Caddesi No:6Torbalı/İzmir adresinde faaliyet gösteren davalı E. TekstilSanayi ve Ticaret A.Ş. isimli iş yerinde yapılan denetimde firmatesis atık su deşarjından atık su numunesialındığı, atık su deşarjının sonulaştığı yerin alıcı ortam olması nedeniylesöz konusu atık su numunesinin 1380 Sayılı SuÜrünleri Kanunu ve Su Ürünleri Yönetmeliğihükümlerine göre değerlendirildiği, alınannumunenin analiz raporu sonuçlarında amonyak azotumiktarının 0,2 mg/lt olması gerekirken 1,36 mg/lt olaraktespit edildiği, bu nedenle Su Ürünleri Yönetmeliği’nin11. maddesinde belirtilen "Sulara BoşaltılabilecekAtıklar" kapsamında sonuçlarının uygunçıkmadığı belirlenerek 1380 Sayılı Kanunun20. madde ve Su Ürünleri Yönetmeliğinin 11. ve 12. maddelerineistinaden 1380 Sayılı Kanunun 36. maddesinin "e" bendinegöre söz konusu işletmeye 17.425,00 TL idari para cezasıuygulandığı belirtilerek; 1380 Sayılı SuÜrünleri Kanunun 36. maddesinin "e" bendi gereği davalıE. Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ne ait işletmenin faaliyetlerinindurdurulmasına ve masrafları kendilerine ait olmak üzeretesislerinin zarar vermeyecek hale getirilmesine karar verilmesi istemiyle adliyargı yerinde dava açılmıştır. TORBALI (Kapatılan) 2. SULHCEZA MAHKEMESİ: 20/02/2014 gün ve 2013/31 Esas, 2014/169 Kararsayı ile “…5326 Sayılı Kabahatler Kanununun 27/8.maddesi gereğince idari yaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişiyle ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işleminiptali talebi ile birlikte idari yargı merciindegörüleceğinden konuyla ilgili olarak kabahatli kurum İzmir1. İdare Mahkemesi’nde 2013/535 Esas sayılıdosyasıyla davası bulunduğundan, mahkememizin görevsizolduğu anlaşılmış olup, CMK'nın 3, 4, 5.maddelerinde görevli mahkemenin yargılamanın heraşamasında re'sen dikkate alınması gerektiğindenmahkememizin görevsizliğine…” şeklindekigerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, davalıvekilinin karara itiraz etmesi üzerine İzmir 4. Sulh CezaHakimliği: 20/08/2016 gün ve 2016/2937 Değişik İşsayılı kararıyla itirazın reddine karar vermiş, buşekilde karar kesinleşmiştir. Davacı vekili bu kezaynı idari yargı yerine müracaat etmiştir. İZMİR 6. İDAREMAHKEMESİ: 13/10/2016 gün ve 2016/1158 Esas sayı ile “…1380sayılı Su Ürünleri Kanunu'nun "Muhakeme Usulü" başlıklı (32) maddesinin ilk fıkrasında, 'BuKanunda yer alan mahkemece yerine getirilecek görevler zaruretgörülmeyen hallerde sulh ceza mahkemelerince on beş güniçerisinde evrak üzerinden inceleme yapılarak karara bağlanır.'hükmü; "Ceza Hükümleri" başlıklı(36.) maddesinin e) bendinde 20 nci maddeye göreçıkarılan yönetmelikteki yasak, sınırlama veyükümlülüklere aykırı hareket edenler bir milyarlira idari para cezası ile cezalandırılır. Suç;fabrika, imalathane ve atölye gibi tesis sahipleri ve bunlarınsorumlu kıldığı kişiler tarafındanişlenildiği takdirde, on milyar lira idari para cezasıhükmolunur. Bu gibilerin faaliyetlerinin durdurulmasına vemasrafları kendilerine ait olmak üzere tesislerinin zarar vermeyecekhale getirilmesine mahkemece karar verilir.' hükmü yeralmaktadır. Dava dilekçesi veeklerinin incelenmesinden; davacı İzmir Valiliğince, E.TEKSTİL SAN. VE TİC. A.Ş.'ye karşı açılanve anılan şirketin faaliyetinin durdurulmasına dair davada;Kapatılan Torbalı 2. Sulh Ceza Mahkemesinin E:2013/31sayılı dosyasında verilen 20/02/2014 gün ve K:2016/169sayılı kararla Mahkemenin GÖREVSİZLİĞİNEhükmedildiği, bu karara karşı davacı tarafındanİzmir 4. Sulh Ceza Mahkemesine itiraz edildiği, yargılama sonucundaİtirazın Reddine Kesin olarak karar verilmesi üzerinebakılmakta olan iş bu davanınaçıldığı anlatmaktadır. Yukarıda aktarımıyapılan mevzuat ve maddî olayın birliktedeğerlendirilmesinden; 1380 sayılı Su ÜrünleriKanunu'nun "Muhakeme Usulü ” başlıklı 32. maddesininilk fıkrasında, Bu Kanunda yer alan mahkemece yerine getirilecekgörevler zaruret görülmeyen hallerde sulh ceza mahkemelerince onbeş gün içerisinde evrak üzerinden incelemeyapılarak karara bağlanır, hükmü uyarınca,davalı E. Tekstil San. ve Tic. A.Ş.'nin faaliyetinindurdurulması istemli uyuşmazlığın görüm veçözümü 1380 sayılı Kanunun 32. maddesiuyarınca Sulh Ceza Mahkemesinin görev alanına girdiğinden,işbu davanın Mahkememizce görülme olanağıbulunmamaktadır. Mahkememizin işbu davabakımından görevsiz olduğuna ilişkin kanaat ilebirlikte, bakılan davaya ait uyuşmazlığın ilk olarakkapatılan Torbalı 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nin E:2013/31sayılı dosyasına kayden işlem görmeyebaşladığı, 20.02.2014 gün ve K:2016/169sayılı karar ile 'yargı yolu bakımından reddedilerek',davada idarî yargının görevli olduğunahükmedildiği görüldüğünden, gelinenaşamada ortaya çıkan olumsuz görevuyuşmazlığının çözüme kavuşturulmasıgerekmektedir. Bu durumda, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun'un (19.) maddesinde ifadesini bulan hükümlerçerçevesinde; görevli yargı yolunun belirlenmesiiçin, Mahkememizce Uyuşmazlık Mahkemesi'ne başvuruyapılması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerledavanın adli yargının görev alanına girdiğisonucuna varıldığı…” şeklindeki gerekçesiyle; 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine, dosyaincelemesinin Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadarertelenmesine karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, SüleymanHilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ınkatılımlarıyla yapılan 20.2.2017 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyalarüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; Uyuşmazlık MahkemesiGenel Kurulunun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılıİlke Kararında, “2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanununbütünüyle incelenip değerlendirilmesinden, bu Kanununuygulanması yönünden 2 nci maddesinin ikincifıkrasında yer alan, ‘ceza uyuşmazlıkları’ibaresinden, savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adliceza mahkemeleri arasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği…”açıkça belirtilmiştir. Bu durum gözönüne alındığında, olay bölümündeyazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. Adli ve idari yargı yerleriarasında 2247 sayılı Kanunun 19. maddesindeöngörülen biçimde görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının son görevsizlik kararını veren mahkemece,adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyle UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığı anlaşıldığındangörev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Sinem USTA’nın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 1380sayılı SuÜrünleri Kanunu’nun 20. maddesine vebuna uygun olarak çıkarılan yönetmelikhükümlerine aykırı hareketi nedeniyle aynı Kanunun36/e maddesi uyarınca davalı şirkete ait işletmeninfaaliyetlerinin durdurulması ve masrafları kendilerine ait olmaküzere tesislerin zarar vermeyecek hale getirilmesiistemiyle açılmıştır. 1380sayılı Su Ürünleri Kanunu’nun "Cezalar"başlıklı 36. maddesinde; "Bu Kanundaki ve bu Kanunagöre çıkarılacak yönetmeliklerdeki yasak,sınırlama ve yükümlülüklere aykırıhareket edenlere verilecek cezalar aşağıdagösterilmiştir. … e) 20 nci maddeye göreçıkarılan yönetmelikteki yasak, sınırlama veyükümlülüklere aykırı hareket edenler bir milyarlira İdarî para cezası ile cezalandırılır.Suç; fabrika, imalathane ve atölye gibi tesis sahipleri vebunların sorumlu kıldığı kişiler tarafındanişlendiği takdirde, on milyar lira idari para cezasıhükmolunur. Bu gibilerin faaliyetlerinin durdurulmasına vemasrafları kendilerine ait olmak üzere tesislerinin zarar vermeyecekhale getirilmesine mahkemece karar verilir." hükmü yeralmaktadır. Anılan Kanunun"Muhakeme Usulü" başlıklı 32. maddesinde; "Bu Kanunda yer alan mahkemeceyerine getirilecek görevler zaruret görülmeyen hallerde sulhceza mahkemelerince on beş gün içerisinde evrak üzerindeninceleme yapılarak karara bağlanır." hükmüne yerverilmiştir. İdari paracezası vermeye yetkili makamın ve cezaya karşı başvuruyolunun gösterildiği Ek 3. Maddede ise; ‘‘BuKanunun 36 ncı maddesinde yer alan idarî para cezaları mahallinen büyük mülkî amiri ile denizlerde Sahil GüvenlikKomutanlığı bot komutanları tarafından kesilir vemahallin en büyük mal memurluğuna yatırılır.Mülkî amirler ceza kesme yetkilerini 33 üncü maddedebelirtilen görevlilere önceden ilân etmek şartıyladevredebilirler. … İdarî paracezalarına karşı cezanın tebliğ tarihinden itibaren engeç yedi gün içinde yetkili idare mahkemesine itirazedilebilir. İtiraz, idare tarafından verilen cezanın yerinegetirilmesini durdurmaz. İtiraz, zaruret görülmeyen hallerdeevrak üzerinden inceleme yapılarak karara bağlanır.İtiraz üzerine verilen karar kesindir.’’ 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Başvuru Yolu”başlıklı 27. maddesinde ise; ‘‘1-İdarîpara cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkinidarî yaptırım kararına karşı, kararıntebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş güniçinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halindeidarî yaptırım kararı kesinleşir. … 8-(Ek: 6/12/2006-5560/34 md.)İdarî yaptırım kararının verildiğiişlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idarîyargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idarî yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işleminiptali talebiyle birlikte idarî yargı merciindegörülür.’’ hükümleriniiçermektedir. Dava dosyalarınınincelenmesinden, 1380 sayılı Su Ürünleri Kanununun 36.maddesinin l/e bendi gereğince, davalı şirketin faaliyetinindurdurulmasına ve masrafları kendilerine ait olmak üzeretesislerin zarar vermeyecek hale getirilmesine yönelik açılankamu davasında; Torbalı (Kapatılan) 2. Sulh CezaMahkemesi’nin 2013/21 Esas, 2014/169 Karar sayı ile görevsizlikkararı verdiği, karara itiraz eden davacı idare vekilininitirazının üzerine İzmir 4. Sulh Ceza Hakimliğince20/08/2016 gün ve 2016/2937 D.İş sayılı karar ilereddedilmesi üzerine kararın kesinleştiği, itirazınreddi kararının davacı idareye 23.09.2016 tarihinde tebliğedildiği, bunun üzerine 27/09/2016 tarihli dava dilekçesi ile1380 sayılı Su Ürünleri Kanununun 36. maddesinin l/e bendigereğince, davalı şirketin faaliyetinin durdurulmasına vemasrafları kendilerine ait olmak üzere tesislerin zarar vermeyecekhale getirilmesine karar verilmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçıldığı anlaşılmaktadır. Somut olay ve mevzuathükümleri birlikte irdelendiğinde; 1380 sayılı SuÜrünleri Kanunu’nun Ek 3. maddesinde bu kanuna aykırıfiillerin varlığı halinde idarece idari para cezasıverileceği ve idari para cezalarına karşı başvuruyolunun idari yargı yerleri olduğu öngörülmesinekarşın; 32. ve 36/1-e maddelerinde, kanuna aykırıhareket edenlerin ‘faaliyetinin durdurulmasına ve masraflarıkendilerine ait olmak üzere tesislerin zarar vermeyecek halegetirilmesine’ ilişkin idari yaptırım kararlarınınmahkemece (Sulh Ceza Mahkemesince-yeni düzenleme ile Sulh Ceza Hakimliğince)verileceğinin düzenlendiği görülmektedir. Buna karşılıkTorbalı (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nin görevsizlikkararının gerekçesinde yer verdiği 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27/8. maddesi, ‘idariyaptırım kararının verildiği işlem kapsamındaaynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görevalanına giren kararların da verilmiş olması halinde;idarî yaptırım kararına ilişkin hukukaaykırılık iddialarının bu işlemin iptalitalebiyle birlikte idarî yargı merciindegörülmesine’ ilişkin olup; somut olayda idarecedavalı şirkete kanuna aykırı eylemleri nedeniyle idari paracezası verilmesi dışında verilmiş bir idariyaptırım kararı bulunmadığından bu maddeninuygulanması mümkün değildir. Tersine, davalışirket hakkında ‘faaliyetinin durdurulmasına vemasrafları kendilerine ait olmak üzere tesislerin zarar vermeyecekhale getirilmesine’ ilişkin idari yaptırımkararının verilmesi 1380 sayılı Kanunun 32. maddesigereği mahkemeden talep edilmektedir. Bu durumda; 1380 sayılıKanuna aykırı eylemleri nedeniyle davacı şirketinfaaliyetinin durdurulmasına ve masrafları kendilerine ait olmaküzere tesislerin zarar vermeyecek hale getirilmesine yönelik istemin,idari yargı yerinde incelenemeyeceği ve davanınçözüm ve görüm yerinin Sulh CezaHâkimliği olduğu sonucunaulaşılmıştır. Açıklanannedenlerle İzmir 6. İdare Mahkemesi’nin başvurusununkabulü ile, Torbalı(Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 20/02/2014 gün ve 2013/31Esas, 2014/169 Karar sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle İzmir 6. Mahkemesinin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile Torbalı (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nin20/02/2014 gün ve 2013/21 Esas, 2014/169 Karar sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,20.2.2017 gününde OY BİRLİĞİ İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy