T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 629
KARAR NO : 2017 / 30
KARAR TR : 20.2.2017
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın davalı idarece giderilmesi istemiyle açılan tazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacılar : Z.S.S.adına velayeten E.S., V.S.
Vekili : Av. H. K.
Davalılar : 1-Karayolları Genel Müdürlüğü (AdliYargıda)
2-Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı(İdari Yargıda)
Vekili : Av.B. Ş.
O L A Y :Davacılar vekili dava dilekçesinde; 02/10/2014 tarihindedavacılardan küçüğün babası V.S.sürücülüğündeki 07 JZ 484 plakalı otomobilingerçekleştirmiş olduğu tek taraflı trafikkazısı neticesinde, araçta yolcu konumunda bulunanküçük Z.S.S.'nın kol, bacak ve omuzlarındanyaralandığını, hayati tehlike ile hastaneyekaldırıldığını, kazadan sonra girdiği birdizi ameliyat neticesinde el parmaklarının kesilerek ampüte halegeldiğini, kazanın oluşumunda araçsürücüsünün herhangi bir kusurunun olmayıptüm kusurun yolun yapım ve onarımından sorumlu olandavalı Karayolları Genel Müdürlüğüolduğunu belirterek fazlaya ait hakları saklı kalmakkaydıyla davacı Z.S.S. için şimdilik 2.000,00 TLmaluliyet tazminatı ve 20.000,00 TL manevi tazminat olmak üzeretoplam da 22.000,00 TL tazminatın, temerrüt tarihinden itibarenişleyecek avans faizi ile yargılama giderleri ve vekaletücretinin davalıdan tahsili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
ANKARA 15.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 30/12/2014 gün ve 2014/595 Esas,2014/817 Karar sayı ile, ‘‘…Davanın, yol kusurusebebi ile meydana gelen trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevitazminat davası olduğu, yol yapım ve onarımındansorumlu olduğu bildirilen Karayolları GenelMüdürlüğüne karşıaçıldığı, hizmet kusurundan kaynaklanan davada idariyargının görevli olduğuanlaşılmakla…’’ şeklindeki gerekçesiyledavanın görev yönünden reddine karar vermiş, karartaraflarca temyiz edilmeksizin 04/03/2015 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacılarvekili adli yargı yerince verilen ve kesinleşen kararınardından davalı gösterilen Karayolları GenelMüdürlüğü’ne aynı taleple başvurudabulunmuş, anılan kurumun ‘söz konusu kaza mahallinde yolyapım ve onarımından sorumlu kuruluşun Manavgat Belediyesiolduğu, kaldı ki belediyenin kazadan sonraki tarihlerde kazamahallinde iyileştirme ve düzeltme çalışmalarıyaptığı bildirilmiş ve netice itibariyle muhatabınKarayolları Genel Müdürlüğü değil deManavgat Belediyesi olduğu’ şeklindeki cevabıüzerine, Manavgat Belediyesi’ne 05/03/2015 tarihinde başvurudabulunmuş, kendisine ‘kaza sahasında 30/03/2014 tarihindenitibaren alt yapı ve kanalizasyonçalışmalarının Antalya BüyükşehirBelediyesi tarafından yapılmaya başlandığı,dayanağının da 6360 sayılı Yasaolduğu’ bildirilmiştir.
Davacılarvekili, 15/04/2015 tarihinde idari yargı yerinde hasımgösterdiği Antalya Büyükşehir Belediyesi’neyaptığı başvuruya yasal süre içerisinde cevapverilmemesi nedeniyle, bu kez 02/10/2014 tarihinde meydana gelen ve davacıZ.S.S.’nın el parmaklarını kaybetmesine ve %25oranında malul olmasına yol açan trafik kazasınınidarenin kusurundan kaynaklandığını ileri sürerek130.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın temerrüttarihinden itibaren işleyecek avans ve yargılama masrafları ileavukatlık ücreti ile birlikte tahsili maksadıyla davalıAntalya Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı’na karşı idari yargıyerinde dava açmıştır.
ANTALYA 2.İDARE MAHKEMESİ: 15/06/2016 gün ve 2015/948 Esas, 2016/738 Kararsayı ile ‘‘…2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanunu'nun 11.1.2011 gün ve 6009 sayılı Kanunladeğişik 110. maddesinde, "İşleteni veya sahibi Devletve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyetverdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundandoğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür.Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır." düzenlemesine yerverilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden, davacının da içindebulunduğu 07 JZ 484 plakalı aracın davalı idarenin hizmetkusuru nedeniyle kaza yaptığından bahisleuğranıldığı öne sürülen 130.000,00 TLmaddi, 20.000,00 TL manevi zararın yasal faiziyle birlikte ödenmesinehükmedilmesi istemiyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Belediyealeyhine idare mahkemesinde açılan tazminat talepli bir tamyargı davasında, İdare Mahkemesi 2918 sayılıYasanın 110. maddesinin 1.fıkrasının birinci ve ikincicümlelerinin Anayasaya aykırı olduğu kanısınavarmış, İdare Mahkemesinin bu iki cümlenin iptali istemiyleyaptığı başvuruyu inceleyen Anayasa Mahkemesi 8.12.2011gün ve E:2011/124, K:2011/160 sayı ve 8.11.2012 gün ve E:2012/l18, K:2012/170 sayılı aynı içerikli iki kararı ile;"2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesininbirinci fıkrasında, bu Kanun'dan doğan sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiöngörülmektedir. İtiraz başvurusunda bulunan mahkemeise idare mahkemesi olup davaya bakmakta görevli ve yetkili mahkemedeğildir. Başvurunun Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle reddigerekir." kararına varmıştır.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi'ninbenzer bir konuda İdare Mahkemesi'nin davaya bakmakla görevlibulunmadığı yolundaki kararları gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevli olduğu;meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan bu davanında adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğisonucuna varılmıştır…’’ şeklindekigerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
Davacılarvekili, 23/08/2016 havale tarihli dilekçesiyle adli ve idari yargıyerlerince verilen görevsizlik kararları nedeniyle oluşanolumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesiistemiyle başvuruda bulunmuştur.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan20.2.2017 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; davacılarvekilince adli ve idari yargı yerlerinde açılandavalarda, davalıların farklı gösterilmesi nedeniyle; 2247 sayılı Yasa’nın 14. maddesine göre olumsuzgörev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için davanın “tarafları, konusuve sebebinin aynı” olması koşulununöngörülmüş bulunması karşısında,adli yargı yerinde davalı olarak gösterilen KarayollarıGenel Müdürlüğü’nün görevsizlikkararından sonra yapılan idari başvurular sırasındatrafik kazasından kaynaklanan işbu davada sorumluluğununbulunmadığının anlaşılması üzerinehasım mevkiinden çıkarıldığı vedavacılar vekilince idari yargı yerinde görülendavanın aynı konu ve sebeple, asıl muhatap olduğu tayinedilen Antalya Büyükşehir Belediyesi hasımgösterilerek açıldığı hususları birliktedeğerlendirildiğinde; davalılarınortak olması koşulunun gerçekleştiği ve görevuyuşmazlığının doğduğunu kabul etmenin uygun olacağı sonucunavarılmıştır.
Buşekilde idari ve adli yargı yerleri arasında 2247sayılı Yasa'nın 14. maddesinde öngörülenbiçimde olumsuz görev uyuşmazlığıdoğduğu, idari ve adli yargı dosyalarının 15. maddedebelirtilen yönteme uygun olarak davacılar vekilinin istemiüzerine son görevsizlik kararını veren mahkemeceUyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkinişlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Sinem USTA’nın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargı, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,davacıların velayeti altında bulunan Z.S.S.’nın02/10/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanan vegeçirdiği ameliyatlar neticesinde el parmakları kesilerekampüte ve %25 oranında malül olanküçüğün uğradığı maddi ve manevizararın faiziyle birlikte tazmini istemiyle 25/12/2014 tarihinde açılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri bunlarınuygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları vebunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı belirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Davadosyalarının incelenmesinden; davacıların müşterekkızları olan küçüğün 02/10/2014 tarihindemeydana gelen trafik kazasında kol, bacak ve omuzlarındanyaralandığı, geçirdiği ameliyatlar neticesinde elparmakları kesilerek %25 oranında malül hale geldiği olaylailgili olarak önce Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi’ndeKarayolları Genel Müdürlüğü’nekarşı dava açıldığı, davanıngörev yönünden reddedilmesi üzerine, davacılarvekilinin kaza tarihi itibariyle yolun yapım ve onarımındansorumlu olduğu bildirilen Antalya BüyükşehirBelediyesi’ni hasım göstererek Antalya 2. İdareMahkemesi’nde dava açtığı, Antalya 2. İdareMahkemesi’nin de görevsizlik kararının ardındandavacılar vekilinin olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvurudabulunmasıyla dosyaların Mahkememize gönderildiğianlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolunda çözümlenmesisağlanarak davaların görülmesi veçözümlenmesinin hızlandırıldığı,bu suretle kısa sürede sonuç alınmasınınolanaklı kılındığı ve bunun söz konusudavaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilendüzenlemenin kamu yararına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılıKanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araçtrafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özel hukuk alanınagirdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdaretarafından kamu gücünden kaynaklanan bir yetkininkullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynıkarayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden, bunedenle aynı tür risk üreten araçlar arasındaözel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren birneden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kuralAnayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any. Mah.nin26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G.27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesinin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Belediye aleyhine idare mahkemelerindeaçılan tazminat talepli tam yargı davalarında, İdareMahkemeleri 2918 sayılı Yasanın 110.maddesinin 1.fıkrasınınbirinci ve ikinci cümlelerinin Anayasaya aykırı olduğukanısına varmış, İdare Mahkemelerinin bu ikicümlenin iptali istemiyle yaptığı başvuruyu inceleyenAnayasa Mahkemesi 8.12.2011 gün ve E:2011/124, K:2011/160 sayı,8.11.2012 gün ve E:2012/118, K:2012/170 sayı ve 28.05.2013 günve E:2013/59 K:2013/68 sayılı aynı içeriklikararları ile; “2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesinin birincifıkrasında, bu Kanun’dan doğan sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiöngörülmektedir. İtiraz başvurusunda bulunan mahkemeise idare mahkemesi olup davaya bakmakta görevli ve yetkili mahkemedeğildir. Başvurunun Mahkeme’nin yetkisizliği nedeniylereddi gerekir.” kararına varmıştır. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, davanın görüm veçözümünde adli yargı görevli olduğundan;Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 30/12/2014 gün ve 2014/595Esas, 2014/817 Karar sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara15. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 30/12/2014 gün ve 2014/595 Esas,2014/817 Karar sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 20.2.2017 gününde ÜYE Süleyman HilmiAYDIN’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN KARŞI OY 3.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.9.2015 gün ve E:2015/670,K:2015/671 ve 28.09.2015 gün ve E:2015/580 K:2015/592 sayılıkararlarında belirtmiş olduğum düşüncedoğrultusunda sayın çoğunluğungörüşüne katılamıyorum.20.02.2017 ÜYE Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy