T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 529
KARAR NO : 2017 / 16
KARAR TR : 20.2.2017
ÖZET : Davacılara ait taşınmazın, Birecik Barajı ve HES inşası için yapılan kamulaştırmalar sonrasında ve ayrıca Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği uyarınca mutlak koruma alanı içerisinde kalması nedeniyle fiilen kullanma imkanı kalmadığından bahisle kamulaştırılması ve belirtilen tazminatın tahsili istemiyle açılan davanın; davacının talepleri ve mevzuat hükümleri birlikte irdelendiğinde 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 12. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :H.K.
Vekili :Av.F.Ç.
Davalı :Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı
Vekili :Haz.Av.P.K.
O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; Yavuzeli ilçesi KasabaMahallesinde bulunan bir kısım arsaların Birecik Barajı veHES sebebiyle kamulaştırıldığını; Enerji veTabii Kaynaklar Bakanlığınca yapılan kamulaştırmaişleminin 87,5 kot seviyesinden yapıldığını, bukot seviyesi üzerinde bulunan arsaların kamulaştırılmadığını;müvekkiline ait arsanın, 2872 sayılı Çevre Kanununun8 ve 11. maddeleri ile 1.5.2003 tarihli 4856 sayılı Çevre veOrman Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri HakkındaKanunun 9. maddesine göre Çevre ve OrmanBakanlığınca 31.12.2004 tarihinde yayımlanan “SuKirliliği Kontrolü Yönetmeliği”ne göre kullanmahakkının yasaklandığını; buYönetmeliğin 17. maddesine göre, Mutlak Koruma Alanıgetirildiğini; içme ve kullanma suyu rezervuarınınmaksimum su seviyesinden itibaren 300 m genişliğindeki şeridinmutlak koruma alanı olduğunun belirtildiğini; bu alanda,“a)Koruma alanı içinde kalan bölge, su tutmayapısını hâlihazırda yapan veya yapacak idarecekamulaştırılır. b)İçme ve kullanma suyuprojesine ve mevcut yapıların kanalizasyon sistemlerine ait mecburitesisler hariç olmak üzere, bu alanda hiçbir yapıyapılamaz. Bu alanda kalan mevcut yapılar dondurulmuştur.”şeklinde koruma tedbirleri alındığını; yine aynıYönetmeliğinin 18. maddesinde göre, kısa mesafeli korumaalanı getirildiğini, kısa mesafeli koruma alanının,içme ve kullanma suyu rezervuarlarından mutlak koruma alanıile sınırından itibaren 700 m genişliğindekişerit olduğunu, maddede “a)Turizm, iskân ve sanayiyerleşmelerine izin verilemez” hükmünün bulunduğunu;dava konusu taşınmazın baraj mutlak koruma alanında olduğunu, tarımsal faaliyet ve inşaat yasağı getirildiğini,müvekkilinin arsasına tasarrufunun, davalı idarelerceengellendiğini ifade ederek; fazlaya ilişkin talep ve davahakları saklı kalmak kaydı ile, Yavuzeli İlçesi,Kasaba Köyü 102 ada, 12 parsel sayılı arsanıntasarrufuna davalı idarelerce engel olunduğundan 1.000.TLtazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tazminiistemiyle 18.10.2011 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Gaziantep5.Asliye Hukuk Mahkemesi; 19.12.2013 gün ve E:2012/797, K:2013/721sayı ile uyuşmazlığın esasını inceleyerek,dava konusu taşınmazın tamamının davalı idaretarafından koruma altına alınmak sureti ile davacınıntaşınmazdaki tasarrufunun her türlü şekildeengellendiği ve bu şekilde el atıldığıgerekçesiyle davanın kabulüne, 12 parselin ifrazı sonucuoluşan181 ve 182 nolu parsellerin davacı adına olan tapukayıtlarının iptali ile hazine adına tapuya kayıt vetesciline karar vermiş; temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 5.HukukDairesi; 26.6.2014 gün ve E:2014/5117, K:2014/18891 sayı ile, davadilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesigerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasınındoğru görülmediği gerekçesiyle kararıbozmuş, karar düzeltme istemi da aynı Dairece, 16.12.2014gün ve E:2014/23609, K:2014/30099 sayı ile reddedilmiştir.
GAZİANTEP5.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 11.3.2015 gün ve E:2015/52, K:2015/218sayı ile, “(…) Dava konusu taşınmaza ait tapukaydının incelenmesinde; dava konusu 102 ada 12 sayılıparselin ifraz sonucu 102 ada 181 ve 182 parsellereayrıldığı, her iki taşınmazın da davacıadına kayıtlı olduğu, taşınmazınfıstıklık olarak tapuya kayıtlı olduğuanlaşılmıştır.
Taraflarıntüm delilleri toplandıktan ve resen gerekli belgeler celp edildiktensonra dava konusu taşınmazın mahallinde keşif icraedilmiş, yapılan keşif sonrasında sunulan 24/03/2013tarihli raporda dava konusu taşınmazın arazi vasfında olup,taşınmazın m2 değerinin 15,69 TL edeceğini vekamulaştırılan 45.050 m2.lik kısım yönündendavalıya ödenmesi gereken bedelin 706.834,50 TL olduğubildirilmiştir.
Fenbilirkişisi tarafından düzenlenen krokili raporda; davalıkurum tarafından taşınmazın tamamının BirecikBarajı kıyı şeridinden itibaren 300 m2 lik mutlak korumaalanı içerisinde kaldığı, resmi yolbulunmadığını belirterek krokisinde dava konusutaşınmazı göstermiştir.
Mahkememizcebilirkişi raporları denetlenmiş, bu denetlemeler neticesinderaporun bilimsel verilere göre hazırlandığı vedenetlenebilir nitelikte olduğu görülmüştür.
Mahkememizceyapılan gözlemde de dava konusu taşınmazıntamamının koruma alanı içerisinde kaldığıgözlenmiştir.
Bu suretletoplanan delillere, tapu kaydına, belediyeden gelen müzekkerecevaplarına, mahallinde yapılan keşfe, keşif sonrasıdosyaya ibraz edilen bilirkişilerin raporlarına ve tüm dosyakapsamına göre davacının dava konusutaşınmazın maliki olduğu, dava konusutaşınmazın tamamının davalı idare tarafındankoruma altına alınmak sureti ile davacınıntaşınmazdaki tasarrufunun her türlü şekildeengellendiği ve bu şekilde el atıldığıanlaşılmakla açılan davanın bilirkişiler raporudoğrultusunda taleple bağlı kalınarak kabulüne kararverilmiş, vaki temyiz sonucu Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 26.06.2015tarih ve 2014/5117 esas 2014/18891 karar sayılı bozma ilamı ile"taşınmaza davalı idarece fiilen elatılmadığından ve husumet hususunun da idari yargıdaçözümlenmesi gerektiğinden Su KirliliğiKontrolü Yönetmeliğinin 17. maddesi uyarıncaaçılan davaya bakma görevinin idari yargı yerine aitolduğu gözetilerek dava dilekçesinin görevyönünden reddine karar verilmesi gerektiği"gerekçesi ile mahkememiz kararı bozulmuştur.
MahkememizceYargıtay Bozma ilamı doğrultusunda yargılama yapılmış,davaya konu taşınmaza davalı idarece fiilen elatılmadığı, husumet hususunun da idari yargıdaçözümlenmesi gerektiğinden, Su KirliliğiKontrolü Yönetmeliğinin 17. maddesi uyarıncaaçılan davaya bakma görevinin idari yargı yerine aitolduğu gözetilerek dava dilekçesinin görevyönünden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davadilekçesinin görev yönünden reddine, dava konusutaşınmaza fiilen el atılmamış olması sebebiyledavada idari yargının görevli olması sebebiylereddine(…)” karar vermiş, temyiz edilmesi üzerineYargıtay 5.Hukuk Dairesi; 23.2.2016 gün ve E:2015/18050, K:2016/3263sayı ile, anılan kararı vekalet ücreti yönündendüzelterek onamış, karar düzeltme isteminde bulunulmadığından,görevsizlik kararı kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu defa; müvekkilinin maliki olduğu Gaziantep İli,Yavuzeli ilçesi, Kasaba Köyü, 102 ada, 12 parseldekayıtlı taşınmazın Birecik Barajı ve HESyapımı sebebiyle yapılan kamulaştırmalar sonucuulaşım imkanının kalmadığını, SuKirliliği Kontrol Yönetmeliği uyarınca mutlak korumaalanı içerisinde bulunduğunu, ayrıca mücavir alankamulaştırma yönetmeliğinin 4.maddesi ileKamulaştırma Kanununun 12.maddesi gereğince,taşınmazdan fiilen kullanma imkanı kalmadığındanbahisle kamulaştırılması ve 1.000,00-TL tutarındakitazminatın Gaziantep 5.Asliye Hukuk Mahkemesi'nde ilk davanınaçıldığı 18/10/2011 tarihinden itibaren hesaplanacakyasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle 26.4.2016tarihinde idari yargı yerinde dava açmıştır.
Gaziantep1.İdare Mahkemesi; 5.5.2016 gün ve E:2016/356, K:2016/470 sayıile,”(…) açılan iptal davalarında, iptal istemiile beraber hangi işlem veya işlemlerin iptalinin talep edildiğihususları açıkça belirtilmek suretiyle davanınkonusunun herhangi bir tereddüte ve yoruma yer bırakmayacakşekilde dilekçenin bütünü içerisindeaçık ve net olarak ortaya konulması gerekmektedir.
Davadilekçesi ve eklerinin incelenmesinden; davacının malikiolduğu Gaziantep İli, Yavuzeli İlçesi, KasabaKöyü, 102 ada, 12 parselde kayıtlıtaşınmazın Birecik Barajı ve HES yapımı sebebiyleyapılan kamulaştırmalar sonucu ulaşımimkanının kalmaması ve ayrıca Su Kirliliği KontrolYönetmeliği uyarınca mutlak koruma alanı içerisindekalması nedeniyle kullanım imkanı kalmadığıgerekçesiyle kamulaştırılması yönündedavalı İdareye başvuruda bulunulduğu ancak bugünekadar herhangi bir işlem tesis edilmediğinden bahisle anılantaşınmazın kamulaştırılması ve 1.000,00-TLtutarındaki tazminatın Gaziantep 5.Asliye Hukuk Mahkemesi'nde ilkdavanın açıldığı 18/10/2011 tarihinden itibarenhesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesininistenildiği anlaşılmakta ise de, Gaziantep İli, Yavuzeliİlçesi, Kasaba Köyü, 102 ada, 12 parseldekayıtlı taşınmazın fiilen kullanım imkanıkalmadığından bahisle kamulaştırılmasınailişkin talebin idari işlem ve eylem tesisi mahiyetinde olduğu,diğer taraftan, 1.000,00-TL tutarındaki tazminatınödenmesine karar verilmesine yönelik talebin ise; dava konusutaşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na 6487sayılı Kanun'un 21.maddesi ile eklenen Geçici 6.maddekapsamında kamulaştırma yapılmaksızın hukukiolarak el atılmasından dolayı uğranılan zararailişkin olarak talep edilen bir tazminat mı? yoksauğranılan başka zararlara ilişkin bir tazminat mı? olduğununaçıkça ortaya konulmadığıanlaşılmıştır.
Bu durumda,hangi işlemin iptali talep ediliyorsa, iptal istemi ile birlikte iptalitalep edilen işlemin tarih ve sayısı ve de tebliğ tarihineyer verilerek, ayrıca tazminat talebinin kaynağıaçıkça ortaya konulmak suretiyle yeniden davaaçılmakta serbest olunmak üzere dilekçenin reddinekarar vermek gerekmektedir.
Açıklanannedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 3. maddesi hükmüne uygun olmayan dava dilekçesinin,anılan Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendigereğince bu kararın tebliğ tarihini izleyen gündenitibaren (30) gün içinde 3. maddeye uygun şekildedüzenlenerek, yanlışlıklar ve eksiklikler giderildiktensonra harç alınmaksızın yeniden davaaçılmakta serbest olunmak üzere REDDİNE…”karar vermiştir.
Bu kararüzerine dilekçesini yenileyen davacı vekili; “(…)Gaziantep İli, Yavuzeli İlçesi, Kasaba Köyü evlerive arazilerinin Birecik Barajı ve HES sebebiyle 2000 yılımayıs ayında kamulaştırıldığını,müvekkilinin maliki bulunduğu Kasaba köyünde bulunantaşınmazının kamulaştırılmasıiçin davalı kurumu müracaatta bulunulduğu halde bugüne dek kamulaştırılmadığını; Birecik Barajının başlangıçta sadece enerji vesulama amaçlı olarak planlanmış olmasınakarşın daha sonra içme ve kullanma suyu barajı olarakyapıldığını ve 2000 yılı mayısayında faaliyete geçtiğini; Birecik Barajındayapılan kamulaştırma nedeniyle taşınmazınbulunduğu Kasaba köyünde çevrenin sosyal, ekonomik veyerleşme düzeninin bozulduğunu, bu nedenle görevliyargı yerinin adli yargı olduğunu; dava konusutaşınmaza karayolu ile ulaşımın kesilmesi,yapılan kamulaştırma nedeniyle yolların su altındakalması, Köydeki yerleşim ve verimli arazilerin su altındakalması ve kamulaştırılması nedeniyle Kasabaköyünde sosyal, ekonomik ve yerleşme düzeninin bozulduğunubu durumun ise dava konusu taşınmazın kullanılmasınaengel olduğunu; Barajın davalı Bakanlık tarafındanyapıldığını, tüm yetki, sorumluluk,düzenleyici işlem yapma ve tasarruf yetkisinin Bakanlıktaolduğunu, Barajın tüm gelir ve giderinin EnerjiBakanlığına ait bulunduğunu; ÇevreBakanlığı Çevre Koruma GenelMüdürlüğünün 06.08.2002 tarih ve 2240/12162sayılı yazısına göre içme ve kullanma suyutemin edilen kıta içi yüzeysel su kaynaklarının 2872sayılı Çevre Kanununa dayanılarakçıkartılan Su Kirliliği KontrolüYönetmeliğinin 16-20 inci maddelerinde belirtilen hükümlerçerçevesinde korunmakta ve kullanılmakta olduğunu;Birecik Barajı Gölünün de içme ve kullanma suyutemin edilen barajlarımızdan birisi olduğu, bu nedenlesağlıklı içme ve kullanma suyu temin etmek amacı ilekorunması gerektiğinin belirtildiğini; Su kirliliğiKontrolü Yönetmeliğinin 17. ve 18. maddelerindenbahisle; dava konusu taşınmazın Birecik Barajı MutlakKoruma alanında bulunmakta olduğunu, tarımsal faaliyettebulunmanın ve inşaat yapmanın yasaklandığını;Kasaba köyünde yapılan kamulaştırma sonucu; davakonusu taşınmaza karayolu ile ulaşım kalmadığını,Köyün verimli arazileri ve köyün bir kısmıkamulaştırıldığından köy sakinlerininGaziantep iline ve Yavuzeli ilçesine göçetmek zorunda kaldığını,bu vatandaşların köydeki taşınmazları kullanmaimkanlarının oldukça güçleştiğini, taşınmazınbakımı, üretimi, pazarlanması, ilaçlanması,budanması gibi nedenlerden dolayı vatandaşların köydebulunmaları gerektiğini, ancak birçok kişinin köydeevi olmadığından günü birlik gidip-gelmesınırlı olduğundan ve çoğunluklataşınmazların bakımı için köydebulunmaları şart olduğundan, 2942 sayılı KamulaştırmaKanununun 12 .maddesinde belirtildiği gibi, baraj için yapılankamulaştırma sonucu mücavir taşınmaz mallardaçevrenin sosyal, ekonomik ve yerleşme düzeninin bozulduğunu;yine enerji, sulama, içme ve kullanma suyu barajı olarak faaliyetegeçen Birecik Barajının kamulaştırması sonucudava konusu taşınmazda tarımsal faaliyet ve inşaatyasağı getirilmesi sonucu müvekkilinintaşınmazını kullanması imkanının kalmadığını;mücavir alan kamulaştırma yönetmeliğinin 4. maddesindemüracaat esaslarının düzenlendiğini, müracaatdilekçesine eklenecek belgelerde; mücavir taşınmazınulaşım imkansızlığı veya zorluğu, jeolojikyapısında değişiklik meydana gelmesi, yeraltı suyununyükselmesi ve nüfus yoğunluğunun azalması,çevrenin sosyal, ekonomik ve yerleşme düzeninindeğişmesinin belirtildiğini; Kamulaştırma Kanunun 12.maddesinin son fıkrasına göre; “...Baraj inşasıiçin yapılan kamulaştırmalar sonunda mücavirtaşınmaz mallar, çevrenin sosyal,ekonomik veya yerleşmedüzeninin bozulması, ekonomik veya sosyal yöndenyararlanılmasının mümkün olmaması hallerinde, sahiplerininyazılı başvurusu üzerine kamulaştırmaya tabitutulur…” denildiğini, müvekkilinin maliki bulunduğuHalfeti İlçesi Kasaba Köyünde bulunantaşınmazına kamulaştırmasız elatıldığından, kamulaştırmasıztazminatının tazmini için işbu davaya zaruret hasıl olduğunuifade ederek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmakkaydı ile; dava dilekçelerinin görev yönündenincelenerek adli yargı görevli olduğu kanaatinde olduklarındangörevsizlik kararı verilmesi; Yavuzeli ilçesi, KasabaKöyü 102 Ada 12 parsel sayılı taşınmazaKamulaştırılmasız El Atıldığındanşimdilik 1.000.TL kamulaştırmasız el atmatazminatının Gaziantep 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/52 Esas -2015/218 Karar sayılı dosyasındaki ilk dava tarihi olan18.10.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdantahsiline karar verilmesi istemiyle yeniden idari yargı yerinde davaaçmıştır.
GAZİANTEP1.İDARE MAHKEMESİ: 24.5.2016 gün ve E:2016/420 sayı ile,“(…) 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun11/06/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılıYasa’nın 21.maddesi ile değişik Geçici 6.maddesinin10.fıkrasının üçüncü cümlesinde;"Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlaraayrılmak suretiyle veya ilgili kanunların uygulamasıylatasarrufu kısıtlanan taşınmazlar hakkında, 3/5/1985tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülenidari başvuru ve işlemler tamamlandıktan sonra idariyargıda dava açılabilir. Bu madde hükümleri kararabağlanmamış veya kararı kesinleşmemiş tümdavalara uygulanır. Kararı kesinleşen davalara ise, bu maddeninyalnızca sekizinci fıkra hükümleri uygulanır."hükmüne yer verilmiştir.
2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin(1) numaralı fıkrasının (b) bendinde, 'İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargıdavaları’nın idari yargıda görüleceğihükme bağlanmıştır. Buna göre, özelkanunlarda adli yargının görevli olduğubelirtilmedikçe, idari işlem ve eylemlerden kaynaklanan tazminatdavalarının görüm ve çözümü idariyargının görev alanına girmektedir.
Bununlabirlikte, Türk Hukukunda, idarenin hiçbir hukuki temeli bulunmayanbazı eylemlerinden doğan zararların tazmininin idariyargıda değil, adli yargıda görülmesi gerektiğidoktrin ve yargısal içtihatlarda kabul edilmektedir. Bu eylemler,şeklen idareden sadır olmalarına rağmen eylemlerdekiağır hukuksuzluk, bunların fonksiyonel açıdan idarieylem olma niteliğini ortadan kaldırmakta ve fiili yoladönüştürmektedir. Bu derece ağır hukuksuzluklariçeren fiiller, öteden beri idari eylem olarak değilhaksız fiil olarak yorumlamakta ve uygulanmaktadır.
Davadosyasının incelenmesinden; davacı tarafından, malikiolduğu Gaziantep İli, Yavuzeli İlçesi, KasabaKöyü, 102 ada, 12 parselde kayıtlıtaşınmazın bulunduğu alandaki bir kısımarsaların Birecik Barajı ve HES sebebiylekamulaştırıldığı ancak kot seviyesininüstünde bulunan arsalarınkamulaştırılmadığı ve Su Kirliliği KontrolYönetmeliğinin 17.maddesine göre kullanma hakkınınyasaklandığından bahisle tasarruf hakkınınengellendiği ileri sürülerek tazminat ödenmesi talebiyleaçılan Gaziantep 5.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:2012/797sayısına kayıtlı davada Mahkeme'ce verilen kabulkararının Yargıtay 5.Hukuk Dairesi'nin 26/06/2014 tarih ve 2014/5117,K2014/18891 sayılı kararıyla davaya bakma görevinin idariyargı yerine ait olduğu gerekçesiyle bozulmasıüzerine anılan Mahkeme'nin 11/03/2015 tarih ve E:2015/52, K2015/218sayılı kararı ile davanın görev yönündenreddine karar verilmesi üzerine, davacı vekili tarafından,davacının maliki olduğu taşınmazın BirecikBarajı ve HES yapımı sebebiyle yapılankamulaştırmalar sonucu ulaşım imkanınınkalmaması ve ayrıca Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliğiuyarınca mutlak koruma alanı içerisinde kalması nedeniylefiilen kullanım imkanı kalmadığı vekamulaştırmasız olarak el atıldığı ilerisürülerek 1.000,00-TL tutarındaki tazminatınödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkkonusu olayda, inşa edilen Birecik Barajı ve HES nedeniyleyapılan kamulaştırmalar sonucu çevrenin sosyal, ekonomikve yerleşme düzeninin bozulması ve Birecik BarajGölü'nün içme ve kullanma suyu temin edilen yerolması nedeniyle Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliğiuyarınca dava konusu taşınmazın da içerisindebulunan alanın mutlak koruma alanında kalması sonucudavacıya ait taşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisininkısıtlandığı ileri sürülmektedir.Davacının tasarruf yetkisinin kısıtlanmasının,davacının mal varlığında azalma meydanagetirebileceği tartışmasızdır. Ancak,davacının mülkü üzerinde tasarruf etmehakkının kısıtlanması, genel ve düzenleyici biridari işlem niteliğinde bulunan imar planından veya idari bireylemden kaynaklanmamaktadır. Diğer taraftan yukarıdaaktarılan 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nunGeçici 6.maddesi kapsamında idari yargı yerinde tazminatdavası açılabilmesi için,uğranıldığı ileri sürülen zararın, imarkısıtlamalarından kaynaklanması gerekmektedir. Olayda,idari bir işlem niteliğinde olduğu tartışmasızolan imar planından ya da idari bir eylemden dolayı mülkiyet hakkınagetirilen kısıtlamadan kaynaklanan bir zararın söz konusuolmadığı anlaşıldığından,uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğisonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Mahkememizin görevine girmeyen ve Gaziantep 5.Asliye HukukMahkemesi tarafından da görevsizlik kararı verilen bu davada,görevli mahkemenin belirlenmesi için Gaziantep 5.Asliye HukukMahkemesi'nin E:2015/52, K:2015/218 sayılı dava dosyasınınadı geçen Mahkeme'den temin edilerek, söz konusu dosyanınve iş bu dosyasının 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkındaki Kanun'un19.maddesi hükümleri uyarınca Uyuşmazlık Mahkemesi'negönderilmesine, Uyuşmazlık Mahkemesi'nce bir karar verilinceyekadar yargılamanın ertelenmesine…” karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan20.2.2017 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacıyaait Gaziantep İli, Yavuzeli İlçesi, Kasaba Köyü, 102ada, 12 parselde kayıtlı taşınmazın BirecikBarajı ve HES yapımı sebebiyle yapılankamulaştırmalar ve ayrıca Su Kirliliği KontrolYönetmeliği uyarınca mutlak koruma alanı içerisindekalması nedeniyle fiilen kullanım imkânıkalmadığından bahisle fazlaya ilişkin talep ve davahakları saklı kalmak kaydı ile 1.000.TL tazminatın faiziile birlikte tahsili istemiyle açılmıştır.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun"Kısmen kamulaştırma" başlıklı 12.maddesinde;“Kısmen kamulaştırılan taşınmaz malındeğeri;
a) Kamulaştırılmayan kısmın değerinde,kamulaştırma sebebiyle bir değişiklikolmadığı takdirde, o malın 11 inci maddede belirtilenesaslara göre takdir edilen bedelinden kamulaştırılankısma düşen miktarıdır.
b) Kamulaştırma dışında kalankısmın kıymetinde, kamulaştırma nedeniyle eksilmemeydana geldiği takdirde; bu eksilen değer miktarı tespitedilerek, kamulaştırılan kısmın (a) bendindebelirtilen esaslar dairesinde tayin olunan kamulaştırma bedelineeksilen değerin eklenmesiyle bulunan miktardır.
c) Kamulaştırmadışında kalan kısmın bedelinde kamulaştırmanedeniyle artış meydana geldiği takdirde ise, artışmiktarı tespit edilerek, kamulaştırılan kısmın(a) bendinde belirtilen esaslar dairesinde tayin edilen bedelinden artandeğerin çıkarılmasıyla bulunan miktardır. Şu kadar ki, (c) bendigereğince yapılacak indirme, kamulaştırma bedelininyüzde ellisinden fazla olamaz. (b) ve (c) bentlerinde sözüedilen bedelin düşüş ve artış miktarları, 11inci maddede belirtilen esaslara göre bedel takdiri suretiyle tespitolunur. Kamulaştırmadışında kalan kısım, imar mevzuatına göreyararlanmaya elverişli olduğu takdirde; kesilen bina, ihataduvarı, kanalizasyon, su, elektrik, havagazı kanalları, makinegibi tesislerden mal sahiplerine kalacak olanlarının eski nitelikleridairesinde kullanılabilecek duruma getirilebilmeleri için gerekengider ve bedel, belirlenerek kamulaştırma bedeline ilave olunur. Bumasraf ve bedeller (b) bendinde yazılı kıymetdüşüklüğü miktarının belirlenmesindegözönünde tutulmaz. Bir kısmıkamulaştırılan taşınmaz maldan artan kısmıyararlanmaya elverişli bir durumda değil ise, kamulaştırmaişlemine karşı idari yargıda dava açılmayanhallerde mal sahibinin en geç kamulaştırma kararınıntebliğinden itibaren otuz gün içinde yazılıbaşvurusu üzerine, bu kısmın da kamulaştırılmasızorunludur. Baraj inşası içinyapılan kamulaştırmalar sonunda kamulaştırmasahasına mücavir taşınmaz mallar, çevrenin sosyal,ekonomik veya yerleşme düzeninin bozulması, ekonomik veya sosyalyönden yararlanılmasının mümkün olmamasıhallerinde, sahiplerinin yazılı başvurusu üzerinekamulaştırmaya tabi tutulur. Bu hususları düzenleyenyönetmelik, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca;İçişleri, Maliye, Bayındırlık, Tarım veOrman, Köyişleri ve Kooperatifler bakanlıklarınıngörüşü de alınmak suretiyle hazırlanır. Buyönetmelik, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihtenitibaren bir yıl içerisinde Bakanlar Kurulu kararıylayürürlüğe konulur ve Resmi Gazete'de yayımlanır.Bu suretle kamulaştırılan mücavir taşınmaz mallarhakkında 22 ve 23 üncü maddeler hükmü uygulanmaz.İdare, bu taşınmaz mallar üzerinde imar mevzuatıhükümlerini de gözönünde tutarak dilediği gibitasarrufta bulunabilir ve gerektiğinde Hazineye bedelsiz olarakdevredebilir. Kısmenkamulaştırılan paylı mülkiyete konu taşınmazmal, evvelce paydaşlar arasında fiilen bölünerek bir veyabirkaç paydaşın tasarruf ve yararlanmasınabırakılmış ve yapılan kısmikamulaştırma bu yerin tamamını veya birkısmını kapsıyor ise, bu durumda kamulaştırmayailişkin işlemler sadece bu paydaş veya paydaşlarhakkında yürütülerek kamulaştırma bedelipayları oranında kendilerine ödenir. Pay veyapaydaşların sadece bu kısım için dava haklarıvardır. Taşınmaz malın kamulaştırılmayankısmı üzerinde hakları kalmaz ve adları paydaşlararasından çıkarılır. Kamulaştırılanbu yerler tapu sicilinde idare adına tescil olunur. Bu maddenin uygulanmasındandoğacak anlaşmazlıklar adli yargıdaçözümlenir.” hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan, 2942 sayılıKanuna dayanılarak Bakanlar Kurulunca çıkarılan ve 6.8.1985gün, 18834 no.lu Resmi Gazetede yayımlanan “Barajİnşaatı İçin YapılanKamulaştırmalarda Kamulaştırma Sahasına MücavirTaşınmaz Malların KamulaştırılmasıHakkında Yönetmelik” ile de; baraj inşasıiçin yapılan kamulaştırmalar sonundakamulaştırma sahasında mücavir taşınmazmalların, çevrenin sosyal, ekonomik veya yerleşimdüzeninin bozulması, ekonomik ve sosyal yönden yararlanılmasınınmümkün olmaması hallerinde bu sahalarınkamulaştırılabileceğine dair çözüm, usulve esasların düzenlendiği görülmüştür. Davadosyalarının incelenmesinden; davacı tarafından, malikiolduğu Gaziantep İli, Yavuzeli İlçesi, KasabaKöyü, 102 ada, 12 parselde kayıtlıtaşınmazın bulunduğu alandaki bir kısımarsaların Birecik Barajı ve HES sebebiylekamulaştırıldığı ancak kot seviyesininüstünde bulunan arsalarınkamulaştırılmadığı ve Su Kirliliği KontrolYönetmeliğinin 17.maddesine göre kullanma hakkınınyasaklandığından bahisle tasarruf hakkınınengellendiği ileri sürülerek tazminat ödenmesi talebiyle ilkolarak adli yargı yerinde dava açıldığı; Mahkemece, Yargıtay Bozma ilamı doğrultusunda, davaya konutaşınmaza davalı idarece fiilen el atılmadığı,husumet hususunun da idari yargıda çözümlenmesigerektiğinden bahisle ve Su Kirliliği KontrolüYönetmeliğinin 17. maddesi uyarınca açılan davayabakma görevinin idari yargı yerine ait olduğugerekçesiyle görevsizlik kararı verildiğigörülmüştür. UyuşmazlıkMahkemesinin istikrar kazanmış kararlarında; Yönetmelikhükmüne göre ya da imar planlarıyla dere mutlakalanında ya da örneğin baraj gölü korumaalanlarında bırakılarak, tasarruf hakkıkullanılamayacak şekilde kısıtlanan kişilerinaçtığı tazminat davalarında; mülkiyethakkına getirildiği söylenen kısıtlamanın,taşınmazın maliki yönünden zarar doğurucusonuçlarının olabileceğinde kuşkubulunmadığı, ancak; bu sonuç ya dasonuçların, bir idari işlem olan Yönetmelik ve imarplanlarından başka anlatımla da, idari işlemlerden vedavalı idarenin Yönetmelik gereği yapılması gerekenkamulaştırmalar konusundaki hareketsizliği şeklinde ortayaçıkan idari eylemlerden kaynaklandığınınanlaşıldığı, belirtilen duruma göre,Yönetmelik, imar planı ve buna dayalı imar uygulamasısonucunda uğranılan zararın tazminine yönelik bulunan davaların,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-bmaddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları" kapsamında idariyargı yerince çözümlenmesinin gerektiğinehükmedildiği görülmektedir. Adliyargıdaki dava süreci incelendiğinde, davanın konusunailişkin tereddüt yaşandığı; davacı vekilinin;15.8.2014 tarihli ve Gaziantep 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.12.2013 günve E:2012/797, K:2013/721 sayılı hükmünü bozanYargıtay 5.Hukuk Dairesinin 26.6.2014 gün ve E:2014/5117,K:2014/18891 sayılı kararının düzeltilmesi istemiyleverdiği dilekçesinde; açmış bulunduklarıdavanın Kamulaştırma Kanununun 12.maddesine göremücavir alan kamulaştırma davası olduğunu, bu maddeninuygulanmasından doğan anlaşmazlıkların adliyargıda çözümlendiğini ifade ettiği; yineGaziantep 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.3.2015 gün ve E:2015/52,K:2015/218 sayılı kararının bozulması istemiyle1.6.2015 tarihinde temyiz dilekçesi veren davacı vekilinin, aynıiddia ve itirazını tekrarladığıanlaşılmıştır. Davacıvekilinin, adli yargı yerince verilen görevsizlik kararındansonra idari yargı yerinde davasını açtığı,yukarıda ayrıntılı olarak belirtildiği üzere;idari yargı yerindeki ilk dava dilekçesinin Mahkemecereddedildiği, davacı vekilinin yenilediği dilekçesinde;müvekkilinin taşınmazının Birecik Barajı ve HESyapımı sebebiyle yapılan kamulaştırmalar veayrıca Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği uyarıncamutlak koruma alanı içerisinde kalması nedeniyle fiilenkullanım imkanı kalmadığından bahisle fazlayailişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı iletazminat talep ettiği; taşınmazın mutlak korumaalanında kaldığından bahisle taşınmazıkullanamadığını belirtmesine karşın; esas olarakKamulaştırma Kanununun 12.maddesindeki mücavir alankamulaştırmasını tanımlar şekilde; “BirecikBarajında yapılan kamulaştırma nedeniyletaşınmazın bulunduğu Kasaba köyündeçevrenin sosyal, ekonomik ve yerleşme düzeni bozulmasınedeniyle görevli yargı yeri adli yargıdır. Dava konusutaşınmazın kullanılmasına neden olan asıl engeltaşınmaza karayolu ile ulaşımın kesilmesi olupyapılan kamulaştırma nedeniyle yolların su altındakalması, Kasaba köyününde yerleşim ve verimliarazilerin su altında kalması ve kamulaştırılmasınedeniyle kasaba köyünde sosyal, ekonomik ve yerleşmedüzeninin bozulmasıdır.” İfadelerine yer verdiğive davasını anılan Yasa maddesine özgülediğisonucuna varılmıştır. Somut olayda,davacının davaya ilişkin talepleri ve mevzuat hükümleribirlikte irdelendiğinde; 2942 sayılıKamulaştırma Kanunu'nun 12. maddesinde düzenlenen mücaviralan kamulaştırması kapsamında nitelendirilebilecek ve bu maddeninuygulanmasıyla çözüme kavuşturulacak uyuşmazlığın,anılan Kanun maddesinin son fıkrasının açıkhükmü karşısında adli yargı yerinin görevinegirdiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Gaziantep 1.İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulüile Gaziantep 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.3.2015 gün ve E:2015/52,K:2015/218 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Gaziantep1.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile Gaziantep 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.3.2015 gün veE:2015/52, K:2015/218 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 20.2.2017 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy