T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 31
KARAR NO : 2017 / 91
KARAR TR : 20.02.2017
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi istemiyle açtığı rücuen tazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :A.Sigorta A.Ş Vekili :Av. N.K. Davalı :Karayolları Genel Müdürlüğü Vekili :Av. D.G. O L A Y : Davacı vekili dava dilekçesindeözetle; davacı şirket tarafından kasko sigortası ileteminat altına alınan 34 NBT 29 plakalı aracın 22.03.2011tarihinde Balıkesir'den Edremit istikametine seyir halindeyken,ağaç kesme ekiplerince kesilen ve ormanlık alanda yolunkenarına bırakılan ağaçların aracınüzerine düşmesi sonucunda 1.890,00 TL maddi zarar meydanagelmesinde, davalı idarenin 2918 sayılı Yasa uyarıncaüzerine düşen sorumlulukları yerine getirmemesi nedeniyle,hizmet kusuru olduğundan bahisle, 1.890,00 TL' nin idareye başvurutarihi olan 28.06.2011 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ilebirlikte tazminine karar verilmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır. BALIKESİRİDARE MAHKEMESİ:30.9.2011 gün ve E:2011/1357, K:2011/1254sayılı kararı ile “… 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14.maddesinin 3.bendinde,dava dilekçelerinin görev ve yetki, idari merci tecavüzü,ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gerekenbir işlem olup olmadığı, süre aşımı,husumet ve 3 ve 5.maddelere uygun olup olmadıkları yönlerindensırasıyla incelenerek, aynı Yasa'nın 15.maddesinin l/abendinde ise adli yargının görevli olduğu konularda,açılan davanın görev yönünden reddine kararverileceği belirtilmiştir. 2918 sayılıYasanın, 11.01.2011 tarihinde kabul edilen 6099 Sayılı Kanun'un14.maddesi ile değişen ve 19/01/2011 günlü Resmi Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren, değişik 110.maddesinde, "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır." hükmüne, aynıYasanın 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe girenGeçici 21. maddesinde, "Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz." kuralınayer verilmiştir. Bakılmakta olandavanın, 34 NBT 29 plakalı aracın kasko sigortacısıolan davacı şirket tarafından, anılan aracın22.03.2011 tarihinde Balıkesir'den Edremit'e istikametine seyirhalindeyken, ağaç kesme ekiplerince kesilen ormanlık alandayolun kenarındaki ağaçların aracın üzerinedüşmesi sonucunda 1.890,00 TL maddi zarar meydana gelmesinde,davalı idarenin 2918 sayılı Yasa uyarınca üzerinedüşen sorumlulukları yerine getirmemesi nedeniyle, hizmet kusuruolduğundan bahisle, 1.890,00 TL' nin idareye başvuru tarihi olantarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tazminine kararverilmesi istemiyle 22.07.2011 tarihinde İstanbul İdare Mahkemesi'ndekayda giren dava dilekçesi ile açıldığıanlaşılmaktadır. 2918 sayılıYasanın 110. maddesi ile Geçici 21. maddesinin irdelenmesinden,2918 sayılı Yasadan kaynaklanan sorumluluk (tazminat)uyuşmazlıkların, 110. madde de yapılandeğişikliğin yürürlüğe girdiği19.01.2011 tarihinden sonra adli yargı yerinde görüleceği,bakılmakta olan davanın ise 22.07.2011 tarihindeaçıldığı görüldüğünden,2918 sayılı Yasadan kaynaklı ve sorumluluk hukukuna ilişkinuyuşmazlığın görüm veçözümünün, adli yargının görevinegirdiği anlaşılmaktadır”görüşüyle davanın 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Yasasının 15/1-a. maddesi hükmü uyarıncagörev yönünden reddine karar vermiş, kararın BursaBölge İdare Mahkemesinin E:2012/1274, K:2012/1259 sayılıkararıyla onanarak kesinleşmiştir. Davacıvekili bu kez aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır. BALIKESİR3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 24.4.2014 gün ve E:2014/84,K:2014/171 sayılı kararı ile “Dava rücuen tazminat davasıdır.Dosya, kusur ve hasar yönünden inceleme yapılmak üzereuzman makine mühendisi bilirkişiye tevdii edilmiş bilirkişi05/03/2013 havale tarihli raporunda özetle; Kazanın oluşumunda2918 sayılı KTK' nun 7. Maddesine aykırı davranandavalı Karayolları Genel Müdürlüğünün6/8 (% 100) oranında kusur ve kabahatli olduğunu, davacı tarafındansigortalanan 34 NBT 29 plakalı otomobil sürücüsüAbdullah AKAGÜNDÜZ' ün kusur ve kabahatininolmadığını, davacı tarafındansigortalanmış olan 34 NBT 29 plakalı otomobilde oluşangerçek zarar bedelinin 1 890,00 TL olduğunu, bu zararın dadavacı sigortanın sigortalısına ödediğini, kusuroranlarına ve gerçek zarar bedeline göre, davacının,davalıdan hak ettiği tazminat tutarının 1 890,00 TLolduğunu rapor ve mütalaa etmiştir. Davalı vekili müvekkiliidarenin kusuru olduğunu kabul etmemekle birlikte idarenin hizmetkusurundan kaynaklanan davaların İdari Yargı yerlerindegörüleceğinden yargı yolu itirazında bulunmuş isede; 2918 S.K. nun 1. Maddesi "Bu kanunun amacı karayollarında,can ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninisağlamak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri belirlemek" olduğu belirtilmişaynı kanunun 7. Maddesinde Karayolları Genelmüdürlüğünün görev ve yetkileridüzenlenmiş, 7/a maddesinde "yapım ve bakımındansorumlu olduğu karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparakönlemleri almak ve aldırmak" görevi düzenlenmiştir. Dosya kusur ve hasar tespitiyönünden makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş,bilirkişinin dosyaya, somut olaya ve mevzuat hükümlerine uygundüşen ve gerekçeli denetime açık raporundadavalı idareyi %100 kusurlu bulan raporu hükme esas alınmayadeğer bulunmuştur. Gerçekten somut olayda aracınhasarlanması nedeniyle sürücüye atfedilebilecek bur kusurunolmadığı davalı idarenin de gerekli tedbirlerialmadığı/aldırmadığıanlaşıldığından tamamen kusurlu olup araçtaoluşan 1.890,00 TL’nin davalı idareye başvuru tarihindenitibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir. Dava dosyası davalıtarafından temyiz edilmesi üzerine dosya mahkememizce Yargıtay’agönderilmiş Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 25/11/2013 tarih ve2013/17189 Esas - 2013/16474 Karar sayılı kararında"Davacı, davalı Karayolları GenelMüdürlüğü’nü hizmet kusuru nedeniyle davaetmiştir. Kamu hizmeti görmekle yükümlü olandavalı kamu hizmeti sırasında verdiği zararlardandolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildir.İdari karar ve eylemlerden doğan zararlar niteliğinde bulunanzararın ödetilmesi istekleri 11.2.1959 günlü ve 17/15sayılı Yargıtay İçtihadı BirleştirmeKararında değinildiği üzere tam yargıdavasının konusunu oluşturur. Bu davaların ise 2577Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 2. maddesihükmünce idari yargı yerinde açılması gerekir.Yargı yolu dava şartlarından olup mahkemece resen incelenmesi vedava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddi gerekirken,davanın esasına girilerek kabulüne karar verilmesi doğrugörülmediği'" gerekçesi ile mahkememiz dosyası Yargıtay’cabozularak iade edilmiştir. Bozma üzerine dosya bu defaMahkememizin 2014/84 Esas sırasına kaydedilerek usul ve yasaya uygunbozma ilamına uyulmasına karar verilerek uyulan Yargıtay17.Hukuk Dairesinin ilamında belirtilen gerekçelerle dava konusuitibariyle idari yargı alanına girdiği”düşüncesiyle açılan davanın yargı yoluyönünden usulden reddine karar vermiştir. Davacı vekili mezkurkararı temyiz etmiş, karar Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin06/01/2015 tarih ve E:2015/23552, K:2015/1016 sayılı ilamıylaonanmıştır. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan20.2.2017 günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli ve idari yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığı anlaşıldığındangörev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargı,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davalı idareninsorumluluk sahasında kalan yol kenarında, ağaç kesimişi yapılırken, karayolunu kullanan sürücüleriuyaran veya trafiği düzenleyen işaret veişaretçileri kullanılmaması, gerekli işaretlemelerinyapılmaması sebebi ile meydana geldiği ileri sürülenkaza nedeniyle oluşan zararın rücuan tazmin edilmesi istemiyleaçılmıştır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve buKanunun karayollarında uygulanacağı belirtilmiş, aynıKanunun, “Karayolları GenelMüdürlüğünün görev ve yetkileri”başlıklı 7. maddesinde; “ Karayolları GenelMüdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev veyetkileri şunlardır: a) Yapımve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak, b) Tümkarayollarındaki işaretleme standartlarını tespit etmek,yayınlamak ve kontrol etmek, d) Trafik vearaç tekniğine ait görüş bildirmek, karayolugüvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak, e) Yapımve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek, f) Trafikkazalarının oluş nedenlerine göre verileri hazırlamakve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirleri almak veya aldırmak, g) Yapımve bakımından sorumlu olduğu karayollarında trafikgüvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri, aydınlatma,yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleri yapmak,yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlanan projeleritetkik ve uygun olanları tasdik etmek, h) Yetkilibirimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kaza analizisonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ile işaretlemeyedayalı kaza sebepleri göz önünde bulundurularakönerilen gerekli önlemleri almak veyaaldırmak, j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek, k) Bu Kanunlave bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleriyapmaktır.” hükmüne yer verilmiştir. Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlarailişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında,can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, Balıkesir 3. AsliyeHukuk Mahkemesi’nin 24.04.2014 gün ve E:2014/84, K:2014/171 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Balıkesir3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 24.04.2014 gün ve E:2014/84,K:2014/171 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 20.02.2017 gününde ÜYE Süleyman HilmiAYDIN’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN KARŞI OY 03.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580K:2015/592 sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum.20.02.2017 ÜYE SüleymanHilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy