T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017/723
KARAR NO : 2017/762
KARAR TR : 27.11.2017
ÖZET : Davacının davalı idarelerin sorumluluk sahasında kalan yolda bisikleti ile seyir halinde iken meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğu öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı : B.E.
Vekili
:Av. M.M.
Davalılar : 1- Adana Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyonİdaresi Genel Müdürlüğü
Vekili
:Av. D.T.B.
2- Seyhan Belediye Başkanlığı
Vekili
: Av. A.K.
O L A Y : Davacı vekili davadilekçesinde özetle, müvekkilinin 3.9.2015 tarihinde bisikletiile Ahmet Dağlıoğlu sokakta seyir halinde iken, davalıbelediyenin hiçbir uyarı levhası olmaksızın sokaktaasfaltlama çalışması yapması ve diğerdavalı ASKİ'nin rögar kapağını açıkbırakması sebebiyle kanalizasyon çukurunadüştüğünü, sakat kalarak tedavilerinin devamettiğini, davacının dava konusu kazanın izlerinihayatı boyunca taşıyacağını, eskisi gibiçalışamayacağı için ciddi bir kazançkaybının söz konusu olduğunu ileri sürerek,şimdilik 500,00-TL maddi tazminatın ve 10.000,00-TL manevitazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ilebirlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemiyleadli yargı yerinde dava açmıştır.
ADANA 1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 11.05.2017 gün ve E:2016/666,K:2017/292 sayı ile, davanın hizmet kusuru nedenine dayalıtazminat davası niteliğinde olduğu ve hizmet kusurundankaynaklanan zararlar yönünden idare aleyhine tam yargıdavasının idari yargı yerinde açılmasıgerektiği gerekçesiyle, davanın yargı yolu bakımındanusulden reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacıvekili aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ADANA 3.İDARE MAHKEMESİ: 4.8.2017 gün ve E:2017/752, K:2017/925sayı ile, 2918 sayılı Karayolu Trafik Kanun'un 110. maddesi uyarıncaadli yargı hukuk mahkemelerinin görev alanına girenuyuşmazlığın Mahkemelerince esastan incelenerekçözümüne olanak bulunmadığıgerekçesiyle davanın, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Yasasının 15/1-a maddesi hükmüuyarınca görev yönünden davanın reddine kararvermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacıvekili, adli ve idari yargı yerlerince verilmiş olan görevsizlikkararları nedeniyle oluştuğu öne sürülen olumsuzgörev uyuşmazlığının giderilmesi istemiylebaşvuruda bulunmuştur.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay TuncayVARLI’nın katılımlarıyla yapılan 27.11.2017günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli ve idari yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacının istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderildiği veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
I-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülşen AKARPEHLİVAN’ın, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacının davalıidarelerin sorumluluk sahasında kalan yolda bisikleti ile seyir halindeiken meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğu öne sürülenzararın tazmin edilmesi istemiyle açılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri bunlarınuygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları vebunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; “Tanımlar” başlıklı3.maddesinde, “Bisiklet :(Değişik: 12/7/2013-6495/13md.) Üzerinde bulunan insanın adale gücü ile pedalveya el ile tekerleği döndürülmek suretiyle hareket edenmotorsuz taşıtlardır. Azami sürekli anma gücü0,25 KW’ı geçmeyen, hızlandıkça gücüdüşen ve hızı en fazla 25 km/saate ulaştıktansonra veya pedal çevrilmeye ara verildikten hemen sonra gücütamamen kesilen elektrikli bisikletler de bu sınıfa girer.”denilmiş; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca, can ve malgüvenliği yönünden; karayollarında trafikdüzeninin sağlanması ve trafik güvenliğiniilgilendiren hususlarda alınacak tedbirler ile ilgili olarak,Yönetmelikte düzenlenmesi işaret edilen ve gerekligörülen diğer hükümleri ve bunların uygulanmasınaait esas ve usulleri belirlemek amacıyla çıkarılanKarayolları Trafik Yönetmeliği’nin, 3. maddesinde bisiklettanımına da yer verilmiş; 35. maddesinde, MotorsuzTaşıtların Tescilinde uygulanacak esasların nelerolduğu belirtilmiş; “HızSınırları” başlıklı 100.maddesinde ise,motorlu ve motorsuz bisikletlerin yerleşim yeri içinde,dışında hangi hızda seyredebilecekleri kuralabağlanmış ve otoyollara giremeyecekleri ifade edilmiştir. Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, davacınınbisikleti ile seyir halindeyken kaza yaptığı, bu kazaneticesinde oluştuğu önesürülen zararın tazminitalebiyle bakılan bu davanın açıldığıanlaşılmaktadır. 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesiile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesince 11.05.2017 gün veE:2016/666, K:2017/292 sayı ile verilen görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle , Adana 1. Asliye HukukMahkemesince verilen 11.05.2017 gün ve E:2016/666, K:2017/292sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,27.11.2017 gününde Üyelerden Süleyman Hilmi AYDIN veÜye Turgay Tuncay VARLI’nın KARŞI OYLARI ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Mehmet AKSU Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Turgay Tuncay VARLI KARŞI OY 3.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.9.2015 gün ve E:2015/670,K:2015/671 sayılı kararında belirtilmiş olandüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşüne katılamıyoruz.27.11.2017 ÜYE ÜYE Süleyman HilmiAYDIN Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy