T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 606
KARAR NO : 2017 / 691
KARAR TR : 27.11.2017
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : G. S. A.Ş.
Vekilleri :Av. İ. E. & Av. T.E.
Davalı :Denizli Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı
Vekili : Av. O.Ö.
O L A Y :Davacı vekili; müvekkili şirkete sigortalı 45 … 7672plakalı aracın, 18.10.2014 tarihinde sürücü F. İ.’insevk ve idaresinde, Denizli Tosunlar Mahallesi istikametinden Ahmetli istikametineseyir halindeyken Ada Mahallesi’ne dönüşüsırasında, sigortalı/sürücünün yolda bulunangevşek malzemeye aracı kaptırıp, direksiyonhâkimiyetini kaybedip yoldan çıkması ve sol taraftabulunan telefon direğine aracının sol ön tarafındançarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydanageldiğini; kaza tespit tutanağında, yolun bakım veonarımını gereği gibi yapmayan ve gerekliişaretlemeleri yapmayan idarenin de kazanın meydana gelmesindekusurlu olduğunun belirtildiğini; hazırlanan ekspertiz raporunda,sigortalının tali, karayollarının ise asli kusurlu bulunduğunu,araçtaki maddi hasarın KDV dahil toplam 26.308,27 TL olarakhesaplandığını, sigortalının maddi zararıolan toplam 22.434,00 TL.nin 04.12.2014 tarihinde sigortalıya ödendiğini;hasar tazminat bedelinin Türk Ticaret Kanunu’ndaki halefıyetilkesi gereği ödenmesi için yaptıklarıbaşvurulardan sonuç alamadıklarını; karayolunungerekli bakım, onarım, tadilatlarınınyapılmaması, zeminin kaygan ve gevşek vaziyettebırakılarak kazaya sebebiyet verilmesi, gerekli uyarıcılevhaların ve ışıklandırmalarınyapılmaması gibi tüm nedenlerle, kazanın oluşumundakiasli kusurun davalı idarede olduğunu, bu amaçla davalıdankusur oranına göre hasarın % 75’inin talep edilmesinekarşın, idarece süresi içerisinde ödemeyapılmadığı gibi herhangi bir cevap da verilmediğiniifade ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakkaydıyla, davanın kabulü ile, 16.825,50 TL’ninsigortalıya ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziylebirlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesi istemiyle 18.5.2015tarihinde idari yargı yerinde dava açmıştır.
DENİZLİİDARE MAHKEMESİ; 27.5.2015 gün ve E:2015/435, K:2015/538sayı ile, “(…) 19.01.2011 gün ve 27820 sayılıResmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Tebligat Kanunu ve Bazı Kanunlarda DeğişiklikYapılmasına Dair Kanun'un 14. maddesiyle değişik 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinde,"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçittemeydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleriuygulanır. Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir." hükmü; geçici 21. maddesinde;"Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz." hükmü yer almıştır. (…)
Olayda; 2918sayılı Kanun'un 110. maddesinde yapılandeğişikliğin yürürlüğe girdiği19.01.2011 tarihi sonrasında Karayolları Trafik Kanunu'na dayalıolarak açılan sorumluluk davalarında adli yargı mercilerigörevli olduğundan, anılan istemle açılan iş budavanın görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğu sonucunavarılmıştır.
Açıklanannedenlerle, 2577 sayılı Kanun’un 14/3-a ve 15/1-a maddeleriuyarınca davanın görev yönünden reddine…”karar vermiş, bu karar itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu defa, aynı istemle 15.9.2015 tarihinde adli yargı yerindedava açmıştır.
DENİZLİ 4.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ:7.3.2017 gün ve E:2015/637, K:2017/138 sayı ile, olaydakiuyuşmazlığın çözümübakımından "hizmet kusuru" kavramınıkapsamlı bir şekilde açıkladıktan, 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili maddelerineyer verdikten sonra aynen; “Yukarıdan beri yapılanaçıklamalar değerlendirildiğinde, KTK’dandoğan sorumluluk davaları 85 ve devamı maddelerindedüzenlenen “motorlu aracın işletilmesinin” sonucudoğan zararlar nedeni ile “motorlu aracın işleteni vebağlı olduğu teşebbüsün sahibinin” sorumluolduğu davalardır. Yani, KTK'nun 106. maddesi gereğince Devletve diğer kamu kuruluşlarına ait motorlu araçlarınişletilmesi nedeniyle araç işleticisi sıfatıyla(KTK'nun 85. maddesi gereğince) kamu idareleri ve kuruluşlarınakarşı açılacaklar da dahil bütün araçsahibi ve işleticilerine karşı açılan davalaradlı yargı kolunun görev alınana girmektedir. Bunakarşın kamu idareleri ve kuruluşlarının trafikgüvenliği ve düzenini sağlamak amacıyla gerek kendikuruluş yasaları, gerekse 2918 sayılı KTK na göreyürüttükleri hizmetlerin, kamu hizmeti niteliğinitaşıması ve yukarıda sözü edilen KTK’dagörevlendirilen kamu idare ve kuruluşlarınınsorumluluklarına ilişkin her hangi bir düzenlemenin ayrıcaKTK’da yer almaması dikkate alındığında, trafikdüzeni ve güvenliği hizmetlerinden kaynaklandığıiddia edilen zararların tazmini istemiyle ilgili idarelere karşıaçılan davalar idari yargı kolunun görev alanınagirmektedir.
Benzer bir uyuşmazlıktaaynı ilkeler Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun26.2.2015 gün ve 2015/493 Esas, 2015/557 Karar sayılıilamında da benimsenmiş ve idari yargı kolunun görevliolduğu değerlendirilmiştir.
Nitekimaynı ilkeler, Hukuk Genel Kurulunun 04.11.2015 gün ve 2015/17-225 E.,2015/2370 K, 04.11.2015 gün ve 2015/17-86 E.,2015/2364 K, ile 04.11.2015gün ve 2015/17-1869 E., 2015/2369 K. sayılı kararlarında dabenimsenmiştir(Yargıtay HGK'nın 29/06/2016 tarih, 2014/17-1163E. - 2016/909 K., 17 HD'nin 13/06/2016 tarih 2016/5106 E -7158 K., 06/10/2006tarih, 2016/2899 E. - 8595 K. , 22/06/2016 tarih 2016/9557E.-7631 K).
Somut olayagelince, davalı Belediye'nin karayolunun bakım ve onarımıile ilgilenmediği ve gerekli işaretlemeyi de yapmadığıve sigortalı aracın kontrolden çıkarak telefondireğine çarpması sonucu hasarlandığı iddiaedilmiştir. Bu iddiaya göre, davalı Belediye'ye ait biraracın sebebiyet verdiği bir trafik kazasından bahsetmekolanaksızdır. Davada KTK’nın 85 ve devamımaddelerinde düzenlenen işletenin hukuki sorumluluğunadeğil, davalı Belediye'nin görevlerinin tam ve eksiksiz yerinegetirilmediği, yani yürütülen kamu hizmetinin kusurluolduğu iddiasına dayanılmıştır. Uyuşmazlık,oluşan hasarın hizmet kusurundan kaynaklandığıiddiasına dayandığından, uyuşmazlığınçözüm yerinin de idari yargı yeri olacağıaçıktır.
Yapılanaçık yargılama dava, cevap ve tüm dosyaiçeriğine göre eldeki davanın davalı idarenin hizmetkusuruna dayalı olarak açılan tazminat davası olduğuve davada idari yargı yolunun görevli olduğuanlaşılmakla, HMK'nun 114/1-b ve 115/2. Maddeleri gereğincedavanın usulden reddine karar verilerek aşağıdakişekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Gerekçe ve Nedenlerle
1-Dava konusuuyuşmazlığın, 2577 Sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu(İYUK)'nun 2/1-b maddesi gereğinceİdari Yargı yerindegörülmesi(çözümlenmesi) gerektiğinden, 6100sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 114/1-b maddesinde"Yargı Yerinin Caiz Olması" şeklinde hükümaltına alınan dava şartının yokluğu nedeniyle, 6100Sayılı HMK'nın 115/2 maddesi gereğince, DAVANIN USULDENREDDİNE…” karar vermiş; istinaf yolunabaşvurulması üzerine ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ DÖRDÜNCÜ HUKUKDAİRESİ: 5.7.2017 gün ve E:2017/650, K:2017/634 sayı ile,“(…) ilk derece mahkemesince yargı yerinin caiz olmamasıve dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usuldenreddine karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik yoktur.Dolayısıyla davacı vekilinin istinaf başvurusu haklıve yerinde olmayıp reddi gerekir.
Davalıvekilinin vekalet ücretine yönelik istinafına gelince, 6100Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331/2 maddesinde;"Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonradavaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılamagiderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veyagönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devamedilmemiş ise talep üzerine davanınaçıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumutespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeyemahkûm eder." biçiminde düzenlemeyapılmıştır.
Yukarıdakiyasal düzenleme hiç kuşkusuz adli yargı yerindegörülecek davalarda ve adli mahkemeler arasındakigörevsizlik kararlarında uygulanmalıdır.Açıklanan maddede davaya bir başka mahkemede devamedilmesi" hali düzenlenmiştir. Oysa yargı yolubakımından görevsizlik kararlarında, davaya başka birmahkemede devam edilmesi söz konusu olmayıp, kendine has usulkuralları bulunan farklı yargı yerinde yenidenaçılan bir dava söz konusudur ve bu dava adli yargıyerindeki davanın devamı niteliğinde değildir.
Buna göre,davacı davasını, yürürlükte bulunan yasaldüzenlemelere göre görevsiz yargı yerindeaçmış ise "yargı yolu bakımındangörevsizliğe" dair verilecek kararla birlikte; vekaletücreti yönünden de hüküm kurulması gerekir.Nevarki, ilk derece mahkemesince bu yönde bir hükümkurulmamıştır. Bu itibarla davalı istinafı haklıve yerindedir.
İstinafmahkemeleri yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olayauygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasınaihtiyaç duyulmadığı takdirde yeniden davanınesası hakkında karar verebilir( HMK m.353/1-b/2 ).
Açıklanantüm bu sebeplerle; vekalet ücreti ve diğer yargılamagiderleri yönünden düzeltme yapabilmek amacıyla ilk derecemahkemesinin 07/03/2017 tarihli kararınınkaldırılmasına, HMK 353/1-b,2 madde ve bendinintanıdığı yasal olanak çerçevesindehükmün yeniden tesisine, karar verilmelidir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçeye göre;
I)Davacının istinaf başvurusunun esastan reddine,
II)Davalının istinaf başvurusunun esastan kabulüne,
III) Denizli4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 07/03/2017 tarih ve 2017/138 sayılıKararının kaldırılmasına, hükmünaşağıdaki şekilde yeniden tesisine,
1) Davadilekçesinin yargı yerinin caiz olmaması ve davaşartı yokluğu nedeniyle usulden reddine,
2) Görevlimahkemenin Denizli İdare Mahkemesi olduğunun tespitine…”kesin olarak karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay TuncayVARLI’nın katılımlarıyla yapılan 27.11.2017günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında anılan Yasanın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren Mahkemece; dosya kapsamında UYAP’takayıtlı idari yargı dosyasının bir örneğiile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracınuğradığı hasar bedelini ödeyen sigortaşirketinin, zararın bir kısmının davalı idarecegiderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminatdavasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu belirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; davacı şirkete sigortalı 45 … 7672plakalı aracın 18.10.2014 tarihinde Denizli ilinde şehiriçi yolda seyir halinde iken yolda bulunan gevşek malzeme nedeniylekazaya uğraması sonucu meydana geldiği iddia olunan zararakarşılık davacı şirketçesigortalısına ödenen bedelden kusur oranınakarşılık gelen kısmının mahsubu sonucu kalan16.825,50.-TL'nin, sigortalıya ödemenin yapıldığı04.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, yolunbakımını, onarımı ve gerekli işaretlemeleriyapmayan davalı idareden tazmini istemiyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında,can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Denizli 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 7.3.2017 gün ve E:2015/637,K:2017/138 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Denizli 4.AsliyeHukuk Mahkemesinin 7.3.2017 gün ve E:2015/637, K:2017/138 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 27.11.2017gününde Üyelerden Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay TuncayVARLI’nın KARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Mehmet AKSU Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Turgay Tuncay VARLI KARŞI OY 03.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/670,K:2015/671 sayılı kararında belirtilmiş olandüşünce doğrultusunda sayın çoğunluğungörüşüne katılamıyoruz. 27.11.2017 ÜYE ÜYE Süleyman Hilmi AYDIN Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy